Oya Armutçu

Uyutmayan komşu ışığına ne yapmalı

27 Haziran 2022
Yan binanın salonunda gece sabaha kadar açık bırakılan beyaz ışık, yatak odanıza sızıp sizi uyutmuyorsa dava açılabilir mi? Balkondan sofra bezi, nevresim silkelenebilir mi? Yatak odası penceresinden zeytin çekirdeği atan üst kat komşunuz belediye ve karakola şikâyet etmenize rağmen çekirdek atmayı sürdürüyorsa ne yapabilirsiniz? Bu sorularınızı İstanbul Barosu avukatlarından Kat Mülkiyeti Hukuku uzmanı Mustafa Şeref Kısacık yanıtladı.

Önce komşuları ile sorun yaşayan iki okurumun ilginç iki örnek sorusu:

T.G.C.: “Yan binamızdaki üst kat dairenin salonunda sabaha kadar açık bırakılan morg ışığı gibi bembeyaz ışık evimizin içine sızıyor. Perdeleri de çekmiyorlar. Kendi camıma karton koymak dahil ne yaptıysam çözüm olmadı. Evimde sanki televizyon ışığı gibi sabaha kadar parlayan bir ışık var. Sızan bu beyaz ışık yüzünden kaliteli uyku uyuyamaz oldum. Artık tahammül edemediğim bu beyaz ışığa karşı ne yapabilirim?”

CAMDAN ZEYTİN ÇEKİRDEĞİ ATIYOR

F.D.: “Ankara Yenimahalle’de iki yıldır kiracı olarak oturuyorum. Üst katımızda yönetici var. Apartman panosuna 5-6 maddede apartmanda uyulması gereken kuralları yazmış. Bu kurallara kendisi uymuyor. Kendisi, eşi ve kızıyla konuşup uyarmamıza rağmen sürekli balkondan, pencerelerden sofra bezi, nevresim gibi şeyleri çırpıyorlar. Yatak odası penceresinden zeytin çekirdekleri atıyorlar. Balkondan sofra bezi ve nevresim çırparlarken, 15 saniyelik bir video da çektim. Yenimahalle Belediyesi’ni aradım. Zabıtalar, ‘Sadece uyarabiliriz, başka bir yaptırım gücümüz yok’ diyerek gittiler. Karakola da gittim, sonuç alamadım. Nasıl bir yol izleyebilirim?” Sorunlu komşulara karşı ne yapılacağına ilişkin bu sorularınızı Kat Mülkiyeti Hukuku uzmanı İstanbul Barosu avukatlarından Mustafa Şeref Kısacık yanıtladı. Kısacık’ın, değerlendirmeleri bakın şöyle:

KOMŞULUK HUKUKU

“Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (KMK) 18. maddesi ve Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 737. maddesi komşuların birbirlerine karşı sorumluluğunu, uymakla yükümlü oldukları kuralları belirlemektedir. Bitişik yan binadaki kişi de sizinle aynı binada oturmasa da komşularınızla aynı kurallara uymakla yükümlüdür. Bu iki düzenlemeyi bir arada ele alıp değerlendirirsek; evimizde/sitemizde, kendi bağımsız bölümümüzü, apartmanın ve sitenin ortak alan, yer ve tesislerini kullanırken birbirimizi/komşularımızı rahatsız etmemeye, başkasının hakkını çiğnememeye özen göstermemiz gerekir. Sadece malikler değil, kiracı veya başka sıfatla oturanlar da bu özeni göstermek zorundadırlar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27 Eylül 2006 tarih esas 2006/1-551 K2006/597 sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 20 Ekim 2011 tarihli ve esas 2011/11469-10833 sayılı ve birçok kararı da bu yöndedir.

TAHAMMÜL

Yazının Devamını Oku

Komşunun ağacı kesilebilir mi

20 Haziran 2022
Komşunun çiti, kurumuş çam ağacının yaprakları sizin bahçenizi kirletiyor, balkonunuza dökülüyor ya da borularınızı tıkıyorsa kestirebilir misiniz? Manzaranızı kapattığı için yan bahçedeki ya da sınırınızdaki ağaçları budatmanız ya da kökünden kestirmeniz mümkün mü? Bu suç olur mu? Böyle bir durumda hukuken ne yapılabilir? Zarar veren “taşkın” olarak tanımlanan ağaç ve bitkilere karşı izlenecek yolu İstanbul Barosu avukatlarından Mustafa Şeref Kısacık bakın nasıl anlattı: Önce komşunuzu nazikçe uyarın. Fayda etmiyorsa doğrudan dava açılabileceğiniz gibi noterden ihtar da çekebilirsiniz. Zararın giderilmesi için tazminat da talep edebilirsiniz.

İkiz villa veya bitişik bahçeleri olan müstakil evlerde, bahçeli apartmanlarda oturan okurlarımdan, komşularının kuruyan ağaç ve bitkileri nedeniyle yaşadıkları sorunlara ilişkin çok sayıda soru geliyor. Önce, bu konuyu özetleyen iki örnek soru:

Soru: İkiz villalardan oluşan bir sitede sınırı ayıran çalı bitkilerini komşumuz kırdı. Çimlerin üzerine de kimyasal madde döktü. Bu komşumuza karşı ne yapabiliriz?

Soru: Müstakil bahçeli evde oturuyoruz. Yan komşumuzun kurumuş çam ağacının dökülen dikenleri, kurumuş yaprakları bizim evin oluklarını, balkon borularını tıkıyor. Balkonları kapattık. Bu defa da ağaçtan dökülen kurumuş parçalar yüzünden balkon camları kapanmıyor. Ağacı kesmesini defalarca rica ettik. Kesmiyor da budamıyor da. Tartışma çıkarıyor. Onun bahçesindeki kurumuş çam ağacını zarar verdiği için biz kestirebilir miyiz?

Bu sorularınızı, kat mülkiyeti hukuku uzmanı İstanbul Barosu avukatlarından Mustafa Şeref Kısacık’a ilettim. Avukat Kısacık’a göre, komşuya ait ağaçları, çalı tarzı bitkileri kurusalar bile izinleri olmadan kesemezsiniz. Türk Medeni Kanunu’nun 740. maddesine göre sadece komşunuzun ağacının dalları sizin mülkünüze sarkıyorsa ancak sarkan dalları kestirmeniz mümkün. Sarkmayan dallara dokunamazsınız. Komşunun ağacını kökünden kesmek gibi bir hakkınız ise yok.

‘MANZARAMI KAPATIYOR’ DİYEMEZSİNİZ

Havuz yaptırmak ya da deniz manzarasını kapattığı için komşunun ağaçlarını kestirmeyi de budatmayı da düşünmeyin. Komşunun ağacını iznini almadan kestirirseniz, şikâyeti halinde, “Mala zarar vermek”ten sanık olabilirsiniz. Yargıtay içtihatlarına göre komşunuzun ağacını kökünden keserseniz, suçun nitelikli hali olan Türk Ceza Kanunu’nun 152. maddesindeki “Nitelikli mala zarar verme suçu”ndan sanık olma ve cezalandırılma tehlikesi ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu maddede dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğunu söken failin 1 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması hükmü yer alıyor. Sorudaki gibi çit olarak kullanılan çalı bitkilerinin kimyasal dökülerek, kurutulması konusunda suç duyurusunda bulunulabilir. Sonrasında o komşunuza dava açılabilir. Avukat Kısacık’ın, sorularınıza ilişkin ayrıntılı değerlendirmeleri bakın şöyle:

ÇİT KURUP DİKEBİLİRSİNİZ

Yazının Devamını Oku

2. el alırken dikkat! Gizlenen 'ayıp'tan satıcı sorumlu

13 Haziran 2022
Hasarlı aracı sıfır diye sattılar ya da aldığınız ikinci el aracın kilometresi ile oynandığı ortaya çıktı. Tüketici olarak haklarınız neler? Bu sorularınızı İstanbul Barosu’nun tüketici hukuku uzmanları Şevda Şensoy ve Alpcan Tekdemir yanıtladı: Bilmeden ayıplı otomobil alan vatandaşları Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Türk Borçlar Kanunu koruyor. “Sözleşmeden dönme, aracın ayıpsız mislini isteme, ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, ücretsiz onarım isteme” haklarınızdan birini kullanabilir, ayrıca uğradığınız zararın tazminini talep edebilirsiniz.

Pandeminin etkileri nedeniyle hâlâ sıfır araç bulmakta sıkıntı yaşayan tüketiciler mecburen ikinci el araçlara yöneliyorlar. İkinci el araçlara sıfır araçlardan daha yüksek fiyatlar istenirken, “hasarlı” hatta “pert kaydı” olan araçlar, kötü niyetli kişiler tarafından “sıfır” ya da “hasarsız” diye satılabiliyor. İkinci el araçların kilometresi ile oynanıyor. Tüketicinin kandırıldığı çoğu zaman serviste ya da araç muayenesinde ortaya çıkıyor. Bu sorunlarla karşılaşmamak için, ikinci el araç satın alırken tüketiciler nelere dikkat etmeli? Kandırılıp zarara uğratılan mağdur tüketiciler ne yapmalı? Önce iki örnek okur sorusu:

ARACIN PERT KAYDI VAR

Z.F.: Bir hafta önce iki hafif hasarı olduğu belirtilen bir araç aldım. Bir hafta sonra servise gittim. Arabanın pert kaydı olduğunu söylediler. Airbag patlaması ve ön kaput değişimi varmış. Satan kişi bana söylemedi. Bilmeden aldım. Arabayı iade etmek istiyorum. Hukuki olarak mümkün mü?

KİLOMETRESİYLE OYNANMIŞ

E.E.: Üç ay önce galeriden araba aldık. Muayenede bir anormallik olduğu ortaya çıktı. İki yıl önce yüksek olan kilometre iki yıl sonra düşük görünüyor. Araç muayeneden geçmedi. Satan galerici, “Geri getirin alayım” diyor. Ne yapmalıyız?

Bu ve benzer sorularınızı tüketici hukuku uzmanı Türkiye Barolar Birliği Tüketici Hakları Komisyonu Sekreteri ve İstanbul Barosu Tüketici Hakları Ve Rekabet Hukuku Merkezi Başkanı avukat Şevda Şensoy ile Türkiye Barolar Birliği Tüketici Hakları Komisyonu Üyesi ve İstanbul Barosu Tüketici Hakları Ve Rekabet Hukuku Merkezi Yürütme Kurulu üyesi avukat Alpcan Tekdemir yanıtladılar. İki uzman sorularınızı yanıtlarken, bakın hangi değerlendirmeleri yaptılar:

KANUN KİMİN YANINDA

Yazının Devamını Oku

'Martı'ya plaka mı geliyor

6 Haziran 2022
Son günlerde sıkça kazalara karışan elektrikli scooter ‘Martı’lara plaka zorunluluğu gündemde. 18 km. hızla gidebilen Martı’lara plaka takılması gerektiğini söyleyen Adalet Bakanı Bozdağ, “Plaka verildiğinde soruşturma daha kolay yürütülür. Bu konuyu İçişleri Bakanı’na ileteyim” dedi.

Bazı okurlarım, bisiklet yolunda kullanılması gereken Martı’ların yoğun trafikte ve caddelerde kullanılmasından ve yayalara çarpıp kaçmalarından şikâyetçi. Polisin “Karayolunda elektrikli scooter kullanmak” suçundan ceza kesmesinin ise yetersiz kaldığını belirtiyorlar. Okurlarım, Martı’lara plaka takılması gerekip gerekmediğini ve Türk Ceza Kanunu (TCK) açısından Martı’nın sürücüsü kazaya karıştığında nasıl cezalandırıldığını da öğrenmek istiyor. Bu hafta siz okurlarımdan gelen scooter’larla ilgili bu soruları Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a ilettim. Bakan Bozdağ, Martı’lara plaka takılmasını isteyen okurlarımızı haklı buldu. Takipleri, bir suça karıştıklarında soruşturma ve diğer işlemler kolay yürütülebilmesi için Martı’lara plaka verilmesinin faydalı ve gerekli olduğunu söyledi. Bakan Bozdağ’ın, Martı’larla ilgili sorularınıza ilişkin değerlendirmeleri şöyle:

‘İÇİŞLERİ’NE İLETEYİM’

“Scooter’lar elektrikli araçlar ve plakaları yok. Mesela biçerdöverlerde var ama bunlarda plaka yok. Martı tabir edilen bu araçlara da plaka verilmesi gerekir. Bu araçlara plaka takılması hem kayıt altına alınmaları hem de takip bakımından faydalıdır. Plaka takılırsa Martı herhangi bir suça karıştığında; soruşturma ve diğer işlemler daha kolay yürütülür. Şu anda bu araçlarda plaka bulunmuyor. Kimin kullandığı, zarar ziyan verdiğinin tespiti güç oluyor. Çünkü kaza olduğu zaman bizde aracın ismi yazmıyor. Ben bu konuyu İçişleri Bakanlığı’mıza ileteyim. İçişleri’nin konusu. Onların yapacağı bir çalışma ama bizde bir çalışma yok.

EĞİTİM MERKEZİNE ÇİÇEK’İN ADI VERİLDİ

ADALET Bakanlığı’nın üçüncü eğitim merkezi 31 Mayıs’ta, Yozgat’ta açıldı. Benim de katıldığım törende merkeze bir başka ünlü Yozgatlı siyasetçinin ismi verildi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, törene gelen eski TBMM Başkanı, Adalet Bakanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek’in Yozgat’a ve Türkiye’ye büyük hizmetler yaptığını vurguladıktan sonra Yozgat Personel Eğitim Merkezi’ne Cemil Çiçek’in isminin verildiğini söyledi. Bu açıklama salondan büyük alkış aldı. Törende, Çiçek’in konuşmasındaki şu sözler de dikkat çekip alkış aldı: “Türkiye’de son 20 yılda en fazla değişime, dönüşüme uğrayan kurumların başında yargı hizmetleri geliyor. Yargıdaki fiziki imkânlar ile özlük hakları konusunda geçmişle kıyas edilemeyecek bir duruma gelindi. Biz bunları tabiri caizse denetimli serbestlik altında bir iktidar döneminde yaptık. Belki pazar günü sandıkta rey verildi ama pazartesi günü Ankara’da nelerle karşılaştığımızı bir Allah bilir, bir de biz biliriz.”

504 KİŞİLİK  12 DERSLİK

Ankara ve Rize’deki eğitim merkezlerinin ardından Yozgat Personel Eğitim Merkezi’nin temeli

Yazının Devamını Oku

Yeni ev sahibi kiracıya ‘Ya zam yap ya çık’ diyebilir mi

30 Mayıs 2022
*Oturdukları ev satılan kiracılar yeni ev sahiplerinin “Ya zam yap ya çık” demesinden yakınıyor. Ev satılır satılmaz içindeki kiracı çıkmak zorunda mı? 15 gün önce kiraya TÜFE oranında yasal artış yapan kiracı, yeni ev sahibinin istediği kirayı ödemek zorunda mı? Yeni dönem kira parasına TÜFE oranında artış yapan eski kiracıdan, ev sahibi ek zam talep edebilir mi? *Kira hukuku uzmanı avukat Olcay Göçüm’e göre, beş yıllık süre dolmadan yeni ev sahibi, satın aldığı evde oturan mevcut kiracıdan, kanun gereği TÜFE oranında artış dışında kira artışı isteyemez. Ek zam yapılmadığı ve talep edilen yüksek kira ödenmediği için de evde oturan kiracının tahliyesi talep edilemez.

İstanbul başta olmak üzere kiralardaki rekor artış, kiracıları zor duruma düşürdü. Ev sahipleri ile kiracıları karşı karşıya getirdi. Ev sahipleri, eski kiracılarının ödediği kiranın piyasanın ve enflasyonun çok altına kalmasından ve kiralarına ek zam yapamadıklarından şikâyetçi. Eski kiracılar, kira fiyatlarına ve ev sahiplerinin ek zam baskısına isyan ediyorlar. Bu hafta köşemi kiracı okurlarımdan gelen çok sayıdaki bu ve benzeri soruya ayırdım. Sorularınızı kira hukuku uzmanı avukat Olcay Göçüm’e ilettim. Sorularınız ve avukat Göçüm’ün yanıtları şöyle:

1) SATILAN EVDEKİ KİRACI ÇIKARTILABİLİR Mİ

E.K.: İstanbul’da kamuda çalışıyorum. 4 bin 250 TL maaş alıyorum. 2019 Nisan’da 1500 TL bedelle oturduğum evi tuttum. 2020’de ev sahibi pandemi dolasıyla zam yapmadı. 2021 Ocak’ta 100 TL artış yaptık. 2021 Eylül’de kiraya zam istedi ve 2000 TL üzerinde anlaştık. 15 gün sonra ev satıldı. Yeni ev sahibi aradı. 4 bin 500 TL istediğini söyledi. Kabul etmedim. Yeni ev sahibi “Ya ek zam yap ya çık” dedi.

Avukat Göçüm: Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 310. maddesine göre; yeni malik eski malikin kira sözleşmesinden kaynaklanan haklarına halef olur. Yani yeni malik, kiralanan taşınmazı satın almakla kira sözleşmesine taraf olur. “Evi ben satın aldım, istediğim şekilde kirayı artırırım” diyemez.  


Olcay Göçüm

2) YENİ EV SAHİBİ EK ZAM YAPABİLİR Mİ

Yazının Devamını Oku

Kiracılar dikkat! Mahsuplaşın ev sahibine fazla ödemeyin

23 Mayıs 2022
Bu hafta köşemi site ve apartmanlarda oturan kiracı okurlarımdan gelen sorulara ayırdım. Her yıl dönem sonunda site ve apartmanlarda mahsuplaşma yapılmalı mı? Kiracı, yönetici olabilir mi? Kiracı site genel kuruluna vekaleten katılıp aidata itiraz edebilir mi? Bu vekalet noterden mi alınmalı? Site havuzundaki yenileme giderini, yıkılan 30 yıllık duvarın tadilat parasını kiracı ödemek zorunda mıdır? Tüm bu sorularınızı İstanbul Barosu avukatlarından Mustafa Şeref Kısacık yanıtladı. Sorularınız ve avukat Kısacık’ın yanıtları şöyle:

1) KİRACILAR HANGİ GİDERLERDEN SORUMLUDUR?

Avukat Kısacık: Kiracı, sadece olağan yönetim giderlerinden sorumludur. Yatırım ve demirbaş niteliğindeki harcamaların bedelini malik öder. Kiracı bu tür giderleri ödemez. Örnek verirsek; havuzdaki esaslı bakım onarım ve yenilenmesi gideri kiracıdan istenemez. Buna karşılık havuzun işletilmesiyle ilgili günlük ilaçlama, temizlik, aydınlatma, personel ücreti vb. giderler kiracıdan istenebilir. Malikin ödemesi gereken yatırım ve demirbaş niteliğindeki giderleri kiracı ödemek zorunda değildir.

2) DÖNEM SONUNDA MAHSUPLAŞMA GEREKİR Mİ?

Site ve apartmanlarda dönem sonunda mahsuplaşma yapılmalı mı? Nasıl yapılmalı?

Evet, mahsuplaşma yapılmalıdır. İşletme projesi genellikle yıllık yapılır, çok yıllık yapılmaz. İşletme projesi dönemi bitince mahsuplaşma yapılması, gelir ve giderlerin sıfırlanması gerekir. İster kiracı olalım, ister mal sahibi olalım, bu konuda ısrarcı olmalıyız. Mahsuplaşma yapılmasını ısrarla talep etmeliyiz ve mutlaka bunu sağlamalıyız. Çünkü, apartman ve site yönetimine her ay düzenli olarak ödediğimiz ve aidat olarak nitelendirdiğimiz aylık sabit miktar aslında ortak gider avansıdır. Avans olarak alındığına göre, dönem bitince gerçekleşen gider hesabının yapılması ve ödenen miktarla karşılaştırılmak suretiyle, herkesle ayrı ayrı mahsuplaşmanın yapılması gerekir. Maalesef sitelerin çoğu bunu yapmamaktadır.

YÖNETİM PLANINA KONULMALI

Kiracı, malikine ödemekle yükümlü bulunduğu kira miktarıyla sınırlı olarak ödeme yapmak durumunda kalmışsa Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (KMK) 22. maddesi gereği yaptığı ödemeyi kira borcundan mahsup edebilir. Ancak kira sözleşmesinde açıkça yazılmayan hallerde kiracı kira bedelinden kesinti/mahsup yapamaz. Aksi halde; kira borcunu

Yazının Devamını Oku

Yargıtay'dan hayvanseverleri üzen karar

16 Mayıs 2022
Yargıtay, mevzuatımızda yasak olmamasına rağmen apartman veya sitenin Yönetim Planı’nda ‘Hayvan beslenemez’ yazılı olması halinde binadaki bağımsız bölümlerde kesinlikle kedi-köpek beslenemeyeceğine karar verdi.

SİTE ve apartmanlarda kedi-köpek beslenmesi mevzuatımızda yasak olmadığı gibi, yasal olarak da koruma altında. Ancak, sürekli tartışılan bir konu. İstanbul başta birçok apartman ve sitede bu yüzden vatandaşlar birbirleriyle mahkemelik. İstanbul’da bir köpeğin tahliyesi için açılan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (YHGK) önüne kadar uzanan davada, yüksek mahkeme hayvanseverleri üzen tartışmalı yeni bir karara imza attı. Yargıtay, apartman veya sitenin yönetim planında (YP) ‘Hayvan beslenemez’ yazılı olması halinde, binadaki bağımsız bölümlerde kesinlikle kedi-köpek beslenemeyeceğine karar verdi. Üstelik bu karar hukukçulara göre sadece hayvanseverleri değil herkesi ilgilendiriyor. Önce, bu kararın nasıl verildiğine göz atalım:

YEREL MAHKEME DİRENDİ

İstanbul’da, 2012’de köpeği havladığı için şikâyet edilen bir vatandaşa açılan davayı İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesi 2014’te reddetti. Bu kararı davacı komşu, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nde temyiz etti. Daire, 2017’de, YP’deki yasağı gerekçe göstererek, mahkeme kararını bozarak, “Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 28. maddesine göre bütün kat maliklerini bağlayıcı sözleşme niteliğinde olan yönetim planında, bağımsız bölüm ve eklentilerinde kedi, köpek gibi hayvanların beslenmesi açıkça yasaklanmışsa, bağımsız bölümde beslenen köpek çevresine rahatsızlık vermemiş olsa bile uyuşmazlık halinde mahkemece yönetim planının uygulanması zorunludur” dedi. Bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılamada İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesi ilk kararında direndi. Davacı avukatı da mahkemenin direnme kararını bir üst kurul olan YHGK’de temyiz etti. YHGK, 18 Ocak tarihli 2017/(18)5-3018 esas 2022/6 karar sayılı kararı ile 18. Hukuk Dairesi’ni haklı buldu ve mahkemenin direnme kararını bozdu. Bozma kararında, “Bağımsız bölümlerde hayvanların beslenmesini açıkça yasaklamış olan yönetim planı hükmüne tüm kat malikleri uymak zorundadır” vurgusu yapıldı.

EVDEN ATILACAKLAR

Köpeğinden ayrılmamak için hukuk savaşı veren davalı hayvansever avukatı kanalıyla Yargıtay’ın bu kararına karşı son çare olarak “karar düzeltme” yoluna başvurdu. Eğer karar düzeltme aşamasında da karar değişmezse YP’de, “hayvan besleme yasağı” olan apartman ve sitelerdeki evcil hayvanlar; koku, ısırma veya başka şekilde bir rahatsızlık verip vermediklerine ilişkin bilirkişi incelemesi ve keşif yapılmadan evlerinden atılacaklar. Hayvanseverler şimdi, Yargıtay’dan çıkacak son kararı bekliyor.

‘ADALET VE VİCDANA AYKIRI’

Karar düzeltme başvurusuna ilişkin gerekçeleri, İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi önceki dönem başkanı Avukat Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu’na sordum. Avukat Kalafatoğlu’nun, kararın uygulanması ve karar düzeltme başvurusuna ilişkin çarpıcı değerlendirme ve uyarıları bakın şöyle: “Kurul bozma gerekçesi olarak sadece; YP’nin hukuki niteliğini, mahiyetini ve bağlayıcılığını göstermiştir. Bu karar, kanunlara, normlar hiyerarşisine, anayasal ilkeler doğrultusunda temel haklara, adalet ve vicdan kavramlarına açıkça aykırıdır. Çünkü, daha önce Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 2019/142 Esas, 2019/682 sayılı kararında da detayları ile açıklandığı üzere; YP, kat malikleri arasında kurulan üstelik uygulamada genellikle kat maliklerinin katılımı olmaksızın yalnızca müteahhit tarafından hazırlanan bir sözleşme mahiyetindedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesinde sayılan sözleşme özgürlüğünü kısıtlayan durum ve hususlar, YP bakımından da geçerlidir. Bu madde kapsamında, hukuka, ahlaka ve adaba aykırı sözleşmeler kesin hükümsüzdür.

Yazının Devamını Oku

Sitelerin ‘havuz’ problemi

9 Mayıs 2022
Baharla birlikte apartman ve sitelerde; havuz, bahçe gibi ortak alanlarda tadilat mevsimi başladı. Birçok okurum havuzun esaslı bakım-onarım tadilat ve işletme giderleri için istenen binlerce liralık ek ödemelerden şikâyetçi. Bazı okurlarım ise site havuzlarının kapalı olmasından ve tadilatının yapılmadığından yakınıyor.Yaşlı çift, Bodrum’daki yazlık sitelerinin havuzuna hiç girmedikleri için bu giderden muaf tutulup tutulmayacaklarını soruyor. Kiracı bir okurum ise ev sahibinin “Sen havuzu kullanıyorsun, tadilat parasını sen öde” dediğini anlatıyor. Bu hafta başta havuz olmak üzere tadilat, bakım, onarım, işletme giderleri ile ilgili sorularınızı İstanbul Barosu avukatlarından Kat Mülkiyeti Hukuku uzmanı avukat Mustafa Şeref Kısacık yanıtladı.

YÖNETİCİ YAPTIRABİLİR Mİ

1)Yazlık sitemize çok yüksek aidat ödüyoruz. Havuzun yeniden yapılması ve saunada tadilat gerekiyor. Yöneticimiz bu tadilatı toplanan aidatlardan yaptıramaz mı?

Apartman ve site yöneticileri; havuz, sauna gibi tesislerin yapımına kendileri karar veremezler. Bu tesisler mevcutsa ancak olağan temizlik ve bakımını yaptırabilirler. Önemli bir bütçe gerektiren iyileştirme ve tadilat yapılmasına da kendi başlarına karar veremezler. Kaldı ki rutin işler ve personel gideri için toplanan aidatlardan oluşan bütçe site havuzunun yeniden yaptırılması için yeterli de olmaz. Apartman veya sitedeki kat maliklerinden oluşan Genel Kurul (GK) en yetkili organ olup bu tür kararların GK’da alınması gerekir. Büyük sitelerde temsilcilerden oluşan Toplu Yapı Temsilciler Kurulu da (TYTK) GK işlevini görür.

ÇOCUK PARKI DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR Mİ

2)Yazlık bir sitede oturuyoruz ve havuzumuz yok. Çocuk parkımız son derece büyük. Çocuk parkının bir bölümüne site için havuz yatırabilir miyiz? Bunun için nasıl karar alınması gerekir?

Tesis yapılacak yer mimari projede özel bir amaca özgülenmişse okurun sorusundaki gibi örneğin çocuk parkı ise orada otopark veya havuz yapabilmek için site GK’sında oybirliği ile karar alınması gerekir. Buna karşılık, mimari projesinde herhangi bir amaca özgülenmeyen boş bir alansa, burada havuz ya da otopark gibi bir yer yapılabilmesi için oybirliği gerekmez. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (KMK) 42. maddesi gereği apartman veya sitedeki tüm maliklerin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile GK’da karar alınması yeterli olur. Ancak, kararın yeter sayı ile alınmış olmasının yanında, yapılacak tesislerin malikleri rahatsız etmeyecek bir yere yapılması da şarttır. Örneğin sitenin evlere uzak bir köşesindeki otoparkı evlerin ortasına getirdiğinizde, otoparka yakın olan evler egzoz dumanından ve gürültüden rahatsız olurlar.

LÜKS HARCAMAYI İSTEYEN ÖDER

Yazının Devamını Oku