Hasan Ercazip

Yeniler göreve

28 Eylül 2020
Soru işaretleriyle başlanan bir sezonun ilk 3 haftasında alınan 5 puan... İlk 11'inden, takımın omurgasından 4 oyuncunun vedası sonrası. Kötü denebilir mi? Hayır...

 

Peki daha iyisi olabilir miydi? Evet...

Sarı Kırmızılılar adına sahada yapılan ışıltılı işler de var, geliştirilmesi gereken noktalar da.

Örneğin Göztepe, ligde kanat ikilisini hem toplu hem topsuz oyunca en efektif kullanan ekipler arasında. Mesela Halil... Yıllarca 'hızı ve çabukluğuyla takımını ve topu öne taşıyan bir oyuncu' iken, artık rakip defans arkasına attığı koşularla Göztepe'nin en önemli gol silahı haline geldi.

Mesela Tripic... Norveçli sahada gözlerinden fışkıran hırsı, üretime çeviriyor topu ayağına her alışında. Her hareketinde bu yıla damga vurmaya aday olduğunu gösteriyor.

Dün yenilen iki gole karşın savunmada Atınç-Alpaslan ikilisi genel olarak uyumlu. Solda Berkan geçen yılın biraz gerisinde de olsa Göztepe adına bu bölgeyi 'sorunsuz' kılıyor.

Ancak kale, sağ bek ve orta alandaki üçlünün çok yeterli olduğunu söylemek güç. Daha doğrusu Soner'in yanındaki ikilinin... Mossoro teknik kalite olarak benim için özel oyunculardan. Ancak tempo olarak eksik kalıyor. Özellikle dün ilk yarıda takımını neredeyse eksik oynattı. Günü bir asistle kapatmasına karşın biraz daha ekonomik, hamle oyuncusu olarak kullanılması daha doğru olacak gibi. Genç Yalçın takıma yavaş yavaş ısınıyor, yeteneği de umut veriyor. Ancak temposunu biraz daha artırması şart.

Ideye Brown'ı ise son iki yıl buradan çok kulağını çınlattığımız Cameron Jerome'un ikizi olarak tanımlamak mümkün. Emek yoğun, beceri eksik bir santrfor.

Yazının Devamını Oku

Göztepe ve futbol aklı

4 Mayıs 2020
 Göztepe ile ilgili 10 Nisan’da bir yazı yazmış, takımın borçsuz oluşu, yeni stada geçilmesi gibi avantajlara değinmiş ve şöyle bitirmiştim: “Ancak geçen yılın son 5 dakikasına ligde kalmayı başaran takımla, bu yıl Avrupa hayalleri kuran takım arasındaki uçurumu ortadan kaldırmanın yolu, sağlıklı bir yapıyı oluşturmaktan, doğru bir futbol aklını bulmaktan geçiyor.”

 

 

Evet kurumsal, kalıcı, takımın bugünü ve yarınına yön verecek donanıma sahip bir futbol aklı.

 

Futbolumuzda sirkülasyonu en fazla olan teknik direktörler değil söz ettiğim. Hocalar değişse bile, futbol takımının direksiyonunu elde tutacak, rotayı çizecek bir irade.

 

Peki Göztepe bu açıdan ne durumda? Nasıl bir futbol aklı tarafından yönetiliyor. Ya da (cidden bilmediğim için soruyorum) Göztepe’nin bir futbol aklı var mı? Örneğin bu kulüpte transfer nasıl yapılır, listeler nasıl belirlenir? Seçimler sadece menajerler tarafından sunulan oyuncular arasından mı belirlenir? Göztepe’nin oyuncu tarama ekibi var mıdır? Varsa hangi ülkeler takiptedir? Hoca seçiminde temel kriterler nelerdir?

 

Yazının Devamını Oku

Meze edemezsiniz!

21 Nisan 2020
Türk futbolunun hali bu... Çuvaldızı kendimize batıracak olursak, Türk basınının da!

 

 

Altınordu’yu bir futbol fabrikası haline getirsen de...

Cengiz Ünder, Çağlar Söyüncü, Barış Alıcı, Berke Özer, Erce Kardeşler gibi değerleri Türk futboluna armağan etsen de...

Yarının yıldızları Ravil’i, Burak’ı daha lise yaşlarında vitrine çıkarsan da...

Türkiye liglerinin en istikrarlı hocası olsan da...

Yetmiyor!

Adının gazetelerin manşetlerini süslemesi için illa bir Fenerbahçe bağlantısı (Galatasaray veya Beşiktaş da tabii) gerekiyor!

Yazının Devamını Oku

Marka, İzmir ve U12 Cup

13 Nisan 2020
 Marka üretme konusunda sıkıntılı bir şehir İzmir... Yıllardır siyasette, sporda, ekonomide kaybetmekten yorgun düşmesinin nedenlerinden biri de bu.

Böyle bir şehirde, son dönemin en parıldayan işlerinden biri U12 İzmir Cup... Altınordu’nun emeğiyle doğan, kentten ve yönetenlerden bence yeterli desteği almadan emekleyen turnuva, İzmir’in çok çok değerli bir markası olma yolunda ilerliyor. 2013 yılında 8 takımla başlayan, 2019 yılında 72 takımın boy gösterdiği bir yetenek şöleni haline gelen U12 İzmir Cup’ın bu yıl Kovid 19 nedeniyle yapılamayacak olması, Nisan ajandam için büyük bir eksiklik.

Bakın, 2015 yılında Ajax formasıyla U12 İzmir Cup’ta boy gösteren Naci Ünüvar, Hollanda futbolunun en büyük yıldız adayı olarak görülüyor. O Naci, henüz 16’sında attığı golle “Ajax tarihinde en genç yaşta gol atmayı başaran oyuncu” unvanını ele geçirdi bile! Ajax formasıyla aynı turnuvanın en değerli oyuncusu (MVP) seçilen Dillon Hoogewerf, henüz 16’sında Manchester United’a transfer oldu. 2018’de Anderlecht formasıyla bizleri büyüleyen Rayane Bounida, daha 14’ünde tüm futbol dünyasının dikkatini çekmeyi başarmış durumda...

Yarın bu yeteneklerin birer dünya yıldızı olduğunu, öykülerini anlatırken U12 İzmir Cup’tan söz ettiklerini bir düşünün... Bu turnuvanın değerini, sanırım o zaman çok daha iyi anlayacağız.

Seyit Mehmet Özkan’ın İzmir’e kazandırdığı mini dünya kupasının 2018’deki başlama vuruşunu Alex de Souza yapmıştı.

 

 

Yazının Devamını Oku

Koronavirüs ve doğaltaş ihracatı

12 Nisan 2020
BİR virüsün dünyayı esir aldığı günlerden geçiyoruz hep birlikte...


Sorun sadece virüs değil tabii. Dünya ekonomisi çok ciddi bir darboğazda...
Hürriyet için sürekli spor sayfasına çalışsak da yalnızca spor değil işimiz.
Bir elimiz de doğaltaş sektörünün üzerinde.
Koronanın vurduğu sektördeki son durumu öğrenmek için önceki gün İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nden (İMİB) ocak-mart dönemine ait istatistikleri rica ettik.
İtiraf etmeliyim ki, rakamlar beni çok şaşırttı.
Öyle ki, Ocak-Mart 2020 döneminde Türkiye’nin doğaltaş geliri sadece yüzde 0.16’lık bir gerileme göstermiş ve 376 milyon 146 bin dolar olarak kayıtlara geçmişti.

Yazının Devamını Oku

Göztepe ve geniş açı

10 Nisan 2020
Günlük hayatın koşuşturması, temposu, heyecanı... Öyle bir yoğunluk ki, insanın değerlendirmeleri de daha kısa metrajlı oluyor. Kovid 19’a bir de bu açıdan bakmak gerek. Virüs nedeniyle evdeyiz ve bu kendi adıma fotoğraflara daha geniş açıdan bakma şansı demek... İzliyoruz, okuyoruz, düşünüyoruz... Türk sporuna da bu pencereden bakma zamanı.

 

 

Kabul etmek gerekiyor ki artık yeni bir dönem bekliyor bizi... Çoğu ‘son kullanma tarihi gelmiş’ dünya yıldızlarını izlediğimiz, boyumuzu aşan kontratlarla borca battığımız, kısacası bol keseden harcadığımız günlerin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Son 2-3 yıldır zaten etkisini gösteren ekonomik sıkıntılar, Korona sonrası yepyeni bir dönemin geleceğinin işareti.

Artık devir, ‘kıt kaynakları en doğru şekilde kullanma’ devri...

 

Bu anlamda şanslı bir kulüp Göztepe. Sağlıklı bir ekonomik yapının üzerine kurulmuş, borç yükünden uzak kalmayı başarmış, yepyeni stadıyla yeni gelir kaynaklarına kavuşmuş... Tüm bunları bir araya getirdiğimizde, yeni dönemin yıldızlarından biri olma kapısı açılıyor Sarı-Kırmızılılara. Öncelikle bu noktaya gelinmesinde Başkan Mehmet Sepil’e teşekkür etmek gerek.

 

Ancak fotoğraftaki güzellikler gibi, eksiklere de bakmak şart.

Yazının Devamını Oku

Rota şaştı

23 Şubat 2020
Göztepe’yi bugün Süper Lig’de bulunduğu konuma getiren en büyük etken direkt oyun becerisi. İlhan Palut ile birlikte becerili ayaklar ile çabuk ayaklar arasındaki bağlantının en üst düzeye taşınması, Avrupa hayallerine uzanan bir macerayı başlatmıştı. Bu beceriyi destekleyen ana unsur da alan parselleme başarısıydı.

Dün iç sahada olmasına karşın oyun üstünlüğünün ele alınamamasında da ana etken aynıydı. Ligde üçlü savunma oynayan tek takım olan Gaziantep, özellikle ilk yarıda alana çok daha iyi yayıldı. Üstün fizik kalitelerini, Göztepe’yi andıran direkt oyun becerileriyle de birleştirince “Kolay lokma değilim” mesajını en sert şekilde hissettirdi konuk ekip.

 

İkinci yarıda alanı daha doğru paylaşan, topu hakimiyetine alan Göztepe, buna rağmen üretim sıkıntısını aşamadı.

Teşhis belliydi: Göztepe’nin A Planı işlemiyordu.

Palut’un tedavi modeli, ön alanda çok hareketsiz kalan Kamil Wilczek’in son vuruş kalitesi yerine Jerome’un dinamizmiydi. Ve diri Jerome, altın değerindeki kafa dokunuşuyla kilidi açtı.

 

Sonrasında maçın kırılma anı Serdar Gürler’in bomboş ve kaleci ile karşı karşıya pozisyonda Günay’a teslim ettiği toptu. Serdar orada galibiyeti sigortalayamayınca, Gaziantep’in maç boyu dikkat çeken yan top üstünlüğü son dakika golü olarak tabelayı belirledi.

 

Yazının Devamını Oku

Saygıdeğer

16 Şubat 2020
Deplasmanda atılan 3 gol, alınan 3 puan, dün itibarıyla Göztepe’nin ligin dış sahada en fazla maç kazanan iki takımından biri haline gelmesi güzel.

 

Ancak benim adıma ‘büyük resim’ daha da güzel... Konyaspor bu ligin deneyimli ekiplerinden... Hafta içinde hocasını değiştirmiş. İç sahada oynuyor, galibiyete ‘ekmek-su’ gibi ihtiyacı var. Böyle bir rakibe karşı sahaya kendi kimliğini yansıtmak, “Bu oyun, benim istediğim gibi oynanacak” demek, özellikle ilk yarıda kendi oyununu dikte etmek çok değerli Göztepe için. Skordan bağımsız, Göztepe’nin geldiği bu noktaya saygı duymak gerek. Ve tabii İlhan Palut hocaya da “Emeğine sağlık” demek...

Sonrasında günün iki özel performansına bakalım. Bazı oyuncular vardır futbolda. Sessiz, sakin, gösterişten uzak gerçek emekçilerdir onlar... Takımlarına kattıkları, bir oyuncudan ötedir. Ne mutlu ki, Göztepe’de bu oyunculardan fazlasıyla var. Dün ikisi öne çıktı. Biri Alpaslan Öztürk... Gol atmadı, asist yapmadı, şovla zaten işi olmaz! Ama öylesine iki kritik savunma hamlesi vardı ki, iki golü önledi. Takımın ‘ruhani lideri’ kocaman bir alkışı hak etti...

Ve Napoleoni... Göztepe’nin sezon başında üst üste iki pas yapamayan görüntüsünden, bugün deplasmanda kendi oyununu dikte eden bir kimliğe bürünmesinde ‘İtalyan’ın payı büyük. Dün de birbirinden şık iki asistiyle gözlerin pasını sildi. Mücadelesi, oyun bilgisi ve sahaya akıl koyması da Göztepe adına büyük şans.

Beto’nun yokluğunda ‘O yoksa ben varım” diyen Göktuğ’a, attıkları gollerle Göztepe’yi uçuran iki kanat Halil ve Serdar’a, orta alanın iki dinamosu Soner ve Castro’ya kadar her dişliği iyi işledi Göztepe’nin.

Günün en merak edilen adamına gelince... Kamil Wilczek pek oyun içinde görünen bir santrfor modeli değil. Sol ayağı iyi, zaman zaman kontra çıkışlarında gösterdiği gibi oyun bilgisi iyi... Ancak ikinci yarının başında kaçırdığı gol, ondan beklentilerle örtüşür türden değildi.

Ne diyelim, biraz zaman!

Yazının Devamını Oku