Dr. Hüseyin H. Serdar

Terminal güvenlik uygulamaları  

11 Eylül 2020
Sevgili okurlarım, dört beş yıl önce kentlerimizde bombaların patladığını, yüzlerce yurttaşımızın hayatlarını kaybettiğini, ciddi güvenlik sorunları yaşandığını hatırlarsınız… 

Canlı bombalar, bomba yüklü araçlar, silahla taramalar ve uzaktan kumanda patlayıcılar kullanılarak güzel ülkemiz kan gölüne döndürülmüştü. 
Katliamlardan IŞİD - DEAŞ, PKK, TAK, PYD gibi terör örgütleri sorumlu tutulmuştu. 
Sıkıntılı günler, üzüntü verici olaylardı… 
Hatay, Reyhanlı, 11 Mayıs 2013, Diyarbakır, 5 Haziran 2015, Şanlıurfa, Suruç, 20 Temmuz 2015: Iğdır, 8 Eylül 2015; Ankara, tren garı önü: 10 Ekim 2015; İstanbul, Sultanahmet Meydanı, 12 Ocak 2016; Ankara, TBMM yanı, 17 Şubat 2016; İstanbul, İstiklal Caddesi, 19 Mart 2016; Ankara, Kızılay, 13 Mart 2016; İstanbul, Vezneciler, 7 Haziran 2016; İstanbul, Atatürk Havalimanı, 29.06.2016
Küçük çaplı saldırıları ve cinayetleri listelemedim. 

BURSALI UNUTMAZ 

Bursalılar da 27 Nisan 2016 günü Bursa Ulu Cami kapı girişinde kendini patlatıp ölen canlı bombayı ve 13 kişinin yaralanmasını unutmamıştır. 

Yazının Devamını Oku

Sürpriz yok COVID bildiğini okuyor

4 Eylül 2020
Bulaşıcı hastalıklarla mücadelede yol bellidir. Bilimsel, sadece bilimsel yöntemlerle netice alınır. 

İnsanlık tarihine büyük acılarla yazılan felaketlerden ders çıkartan topluluklar salgınları en az kayıp ve hasarla atlatıyorlar. 
Toplumsal koruma anlayışını, halk sağlığını önemsemeyen devletler ise büyük kayıplar veriyorlar.

BİYOLOJİK TEHLİKELER 

Yaşamı etkileyen virüs, bakteri, mantar ve parazitlerin neden olduğu biyolojik tehlikelere karşı devletler akılcı ve kararlı tedbirler alırlar, kurumsal yapılar oluşturur ve salgını hafife almazlar.

 * 

Herkes ilan edilen, polis ve jandarma tarafından takip edilen, gerektiğinde de parasal cezai işlem yapılan süreçte maske, mesafe ve temizlik konusuna titizlikle riayet etmeli. 
Her sade birey gibi siyasetçiler ve devlet idarecileri de hassasiyet göstermeliler. Yoksa salgınla mücadele inandırıcılığını yitirir. 

YAZIK OLUYOR EMEKLERE

Yazının Devamını Oku

Hava, su, toprak, sel, heyelan, afet...

28 Ağustos 2020
Küresel ısınma, iklim değişikliği, kuraklık 21. Yüzyılın önemli sorunu. Duyduklarınızı, gördüklerinizi unutun, aslında sorun yeni başlıyor. Daha yolun başındayız. 

Yazları sıcak ve kurak geçen ülkemiz ağustos ayında su taşkınları, sel ve heyelanları yaşıyor. 
Karadeniz Bölgesi, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu ve Samsun’da tehlike büyük...  
Bir yanda Çin Seddi gibi sahil boyunca batıdan doğuya, Samsun’dan Sarp’a uzanan ve daha proje aşamasında ‘bu şekilde’ yapılmasına itiraz edilen ‘Karadeniz Oto Yolu’ diğer yanda ormanlarının yol, tünel, baraj, madencilik ve yerleşimler için doğal yapısının adeta tahrip edilmesi problemiyle başbaşa… 
Daha ne olsun!.. 

*

Bir hafta önce Giresun’da yağmurla gelen felaket çok sayıda yurttaşımızın ölümüne neden oldu. 
İlçeleri sel basmasına, yolların ve köprülerin çökmesine, evlerin, iş yerlerinin yıkılmasına, arabaların sele suya karışıp sürüklenmesine, hayvanların telef olmasına, maddi ve manevi kayıplar oluşmasına alıştık sanki!.. 

Yazının Devamını Oku

Ah o eski hocalar üniversiteler 

14 Ağustos 2020
Cinci, üfürükçü hocalardan bahsetmiyorum. Onlar ziyadesiyle mevcutlar, çığ gibi ürüyorlar ve bir hayli de etkililer. 

Bahsetmek istediğim üniversite hocaları, akademik personel, ilim adamları... 
Üniversitelerimizin hali... 

HOCA OLMAK  

Nerede olursa olsun, ortamda bir üniversite hocası bulunduğu zaman en çok saygıyı gören insan olurdu. 
Hürmet edilendi. 
Düşüncelerine ve fikirlerine değer verilir, baş tacı edilirdi. 
Ama o hocaların da ağzından çıkan bir söz nice terazilerde tartılır, dirhem dirhem çıkardı. Lafları değerli ve yerli yerinde olurdu. 

Yazının Devamını Oku

Trafik kazalarına ulusal öncelik

7 Ağustos 2020
Bir bayramı daha yolcu ettik. Pandemi gölgesinde bayramın tadı çıkmadı. AVM ’ler, tatil yerleri, sahiller, yaylalar, piknik alanları, kafeler, eğlence mekanlarında çoğunluğun maske, mesafe, temizlik kurallarını uymadığı görüldü. Bunun bir bedeli olacak elbette!.. 

Allah kabul etsin, kurbanlar kesildi ve dağıtıldı. 
2 milyon 700 bin küçükbaş ve 800 bin büyükbaş, toplam 3,5 milyon hayvan kesildi. Belki biraz daha fazlası… 
Umalım ki yoksul ve gariban kursakları biraz et görmüştür.

 YİNE ÇİRKİNLİK 

Kesim yerleri, her yıl iyileştiriliyor.  
Kesiciler, sertifikalı eğitimlere katılıyor. 
Çevre temizliği ve atıklar konusunda bilgiler paylaşılıyor. 

Yazının Devamını Oku

Kurban bayramı ve sertifikalı kesiciler

31 Temmuz 2020
Ortalık kan revan içerisinde kalırdı. Cadde ve yeşil alanlarda kesilen hayvanların işkembesi, dışkısı, kellesi, ayakları, postları ilkel görüntüler oluşurdu. Kurban edilen hayvanlar acemi kasapların elinde acı çekerler, vahşet görüntüleri oluşurdu. 

İnsanın aklını başından alan o çirkin manzaralar gittikçe azalıyor. 
Belediyeler hayvan satış pazarları ve kesim yerleri oluşturuyor. 
Denetimler yapılıyor. 
Kurban kesimi artık daha bilinçli olarak gerçekleştiriliyor. 

Acemi kesici ve kasapların hayvanlara acı çektirmesine karşı bilincin yayılmasıyla ‘hayvan refahı’ kavramı toplum tarafından daha iyi anlaşılmaya başlandı. 
Hayvanın seçilmesi, nakledilmesi, kesime hazırlanması ve kesim esnasında hayvana şiddet uygulanmaması ve sakinleştirilmesinin ardından kesimin gerçekleştirilir. 

Yazının Devamını Oku

Futbol sadece futbol değildir

24 Temmuz 2020
Süper lig sezonu tamamlandı.Futbol, erkeklerin oynadıkları, ilgilendikleri, takip ettikleri, üzerine tartıştıkları ve kavga ettikleri, günlerce konuştukları bir spor dalı.Milyonlarca insan için spordan öte bir aşk…


Futbol severler, doksan dakika oynanan maçın kritiklerini televizyonlardan üç gün boyunca bıkmadan, usanmadan takip eder. Doksan dakika maç, üç gün yorum... Bu böyle sürer gider.

ŞAMPİYON BELLİ

Süper lig sezonu tamamlandı.
Başından belliydi, ilan edildi.

*

Ancak ülke, şehirler ve meydanlar suskun…

Yazının Devamını Oku

Çevre ve doğa uyarıyor

17 Temmuz 2020
Yaşlı dünyamız bugüne kadar nice badireler atlatmış. Yaşadığımız coğrafyada son büyük felaket Nuh Tufanı olmuş.

6 bin yıl önce gerçekleşen bu hadise önce Sümer tabletlerinde belirtilmiş, sonra Tevrat’ta, daha sonra da Kuran’da yer almış.
Tufanın nasıl ve nerelerde olduğuna dair yapılan bilimsel araştırmalar halkın ilgisini çekmeye devam ediyor.
Nuh’un gemisi haberleri dikkatleri daha çok çekiyor. Ağrı dağında mı, Cudi dağında mı? Yoksa Irak’ın bir şehrinde mi?
Kalıntılar, anlatılar, efsaneler birbirine giriyor… Gemi Ağrı’da mı acaba?..
*
Sular yükselmiş. Dev dalgalar olmuş, yükselen sular her yeri yutmuş. Nuh peygamber gemisine aldığı hayvanlarla suların çekilmesini beklemiş. Beş altı ay süren bu yolculuk geminin bir dağın tepesinde karaya oturmasıyla sona ermiş. Hayat yeniden başlamış.
*

Yazının Devamını Oku