Dr. Hüseyin H. Serdar

Hüzün yılı, Eyüp sabrı

31 Aralık 2020
Zor zamanlardan geçe geçe geldik yılın son gününe. Hastalık, ölüm, karantina, izolasyon, sokağa çıkma yasağı, yaş kısıtlılığı, seyahat engelleri, ticari hayatın yavaşlaması, iflaslar, işsiz kalanlar, geçim sıkıntısı gibi durumlar içimizi acıtıyor. 

Çok büyük can kayıpları verdik, vermeye devam ediyoruz. 
Hüzün yılı diyelim en iyisi bu yıla. 
Hüzün yılı… 


Başımıza pandemi geldi.  
Madem geldi başa katlanmalıyız dostlar. 


Yazının Devamını Oku

2021’e sayılı günler kaldı

24 Aralık 2020
2021 ‘e sayılı günler kaldı. Tam tamına yedi gün. Koca bir hafta. Girince ne olacak sanki! Belli değil… 

Nasıl bir yıl olacak acaba, merak ediyor musunuz? 
Mesela bu yılı bile arar mıyız? 
İnşallah öyle bir şey olmaz… 
Yine de ihtiyatlı olmalı. 
Boşuna mı demiş eskiler, ‘gelen gideni aratır!’ diye… 

Koca bir hafta var demiştim. 

Yazının Devamını Oku

Kar Bursa’ya Bursa kışa yakışırdı

17 Aralık 2020
Bu günlerde şehir boydan boya beyaza boyanır, kiremit kırmızısı çatılar bir süre kaybolur, bacalarından yükselen dumanlar izlenirdi.  

Geçmiş yılların destansı hikayelerini fısıldayan heybetli Çınarları, mezarlıklarda yükselen selvileri, tarihimizin şahitleri Muradiye ve Yıldırım külliyeleri, Yeşil Türbe, Ulucami, Emirsultan, Üftade, Murat Hüdavendigar camileri beyaza bulanır, çatılardan mızrak gibi sarkıtlar sallanır, daracık sokaklar kapanırdı. 
Mahallenin düşkünleri, yoksulları, hastaları, ihtiyarları, yalnız yaşayanları korunur, gözlenir, ihtiyaçları giderilirdi.  
Tıpkı sokak kedileri, köpekleri ve kuşların merhametli Bursalılar tarafından kollandığı gibi... 

KAR VE BURSA 

Çekirge, Muradiye, Pınarbaşı, Tophane, Hisar, Yeşil, Işıklar’dan ne muhteşem görüntüler yansırdı... 
Hele hele Uludağ’ın yamaçlarına yaslanan o yorgun orta sınıfın gariban ama vakarlı mahalleleri Alacahırka, İvazpaşa, Mollafenari, Kuştepe’nin büründükleri harika manzaralar... 

Yazının Devamını Oku

Can pazarı prosedür, kural tanımaz

10 Aralık 2020
Böylesine büyük ve yaygın bir acı yaşamamıştık. Hastalık ve hastalanma korkusu sarmış her yeri. Ölümler, ölüm ilanları, ıssız ve cemaatsiz cenazeler. Sanal taziyeler. Matem havasındayız… 

Yaşama, umuda dair ne varda hepsi örselendi.  
Kapanan iş yerleri, iflaslar, işsizlik, geçim sıkıntısı. 
Ekonomik durgunluk ve kriz...  
Eğitimden ulaştırmaya, tarımdan hayvancılığa, imalattan ticarete her sektör derin sıkıntılar içinde kıvranıyor. 
Sağlık… 

Kora kor bir mücadele içerisindeyiz. 

Yazının Devamını Oku

COVID fırsatçıları

3 Aralık 2020
Aylardır yazıyorduk, çiziyorduk.  Diyorduk ki; “devlet yalan konuşmaz, ama Sağlık Bakanlığı aylardır eksik bilgiler yayınlıyor.” Böyle diyorduk. 

Kızıyordular bize… 
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali sorumluluğu gereği halkı aydınlatan hekimler ve meslek örgütü alenen linç edilmeye çalışıldı. 
Neymiş halkı paniğe sürüklemek, kargaşa çıkarmaya çalışmak..! 

DOĞRUYU SÖYLEMELİ 

Şaşmamak gerek, pandeminin daha ilk günlerinde Çin’de virüs konusunda meslektaşlarını uyaran Dr. Li Venliang ‘a da hükümet ve sağlık bakanlığı soruşturma açtırmamış mıydı? 
Açtırmıştı… 

Yazının Devamını Oku

COVID-19'un bizden götürdükleri

26 Kasım 2020
Memleket cenaze evine döndü. Yüzler asık. Kimsenin konuşası yok. Endişeli. Kaygılı. Yastayız.  

Hüzünlüyüz... 
Her gün uzaktan yakından, dosttan arkadaştan, can evinden bir acı dağlıyor yürekleri. 
Bu nasıl bir zaman, bu nasıl bir acı... 
Sevdiklerimiz, canlarımız, cananlarımız. 
Offf off... Bakmaya kıyamadıklarımız, koklamaya doyamadıklarımız. 
Ciğerlerimiz yanıyor. 
Bu ne beladır? Ocaklar söndü, bu nasıl devrandır?.. 

Yazının Devamını Oku

Kapalı hastaneler açılsın, kapasite yaratılsın

19 Kasım 2020
Koronavirüs salgınını ya da artık ezberlenen şekliyle Covid-19 Pandemisi yazmak benim için de, okuyucu için de sıkıntılı bir hal.


Toplumda büyük bir bıkkınlık olduğu kesin.
Ancak gündemi de es geçmemek gerek…
*
‘Yeni normal’ ile başlayan ‘gevşeklik’ geride kaldı.
İçinde bulunduğumuz endişe verici durumu ‘ikinci dalga’ olarak adlandırmanın da çözüme bir katkısı yok.
Tanımlamalarla hastalık önlenmiyor…

SALGIN RAKAMLARI KONUŞUYOR

Yazının Devamını Oku

Türkiye’ye geç gelen COVID-19

13 Kasım 2020
2019 ‘un Kasım ayının sonuna doğru Çin ‘in Hubei / Wuhan ‘ında ortaya çıkan ve tedavi edilemeyen zatürre benzeri belirtiler gösteren bir hastalık etkeni konuşmaya başlandı.

Koronavirüs…

Bilinen ve üzerinde çalışmalar yapılan bir mikrobiyolojik etken. Sığır, köpek, kedi, tavuk ve hayvanlarda enfeksiyonlar oluşturan bu virüsün dünyayı derinden etkileyeceğini kim düşünebilirdi?..
Bu virüs ailesinin bazı tipleri 2002-2003 yıllarında yine Çin’de SARS, daha sonrada MERS adıyla Çin ve yakın coğrafyasında salgın yapmış, bin civarında insanın ölümüne yol açmıştı.

İLK COVID SORUŞTURMASI

Hayvanlarda görülen bu virüsün hayvandan insana, daha sonra da insandan insana bulaşması, bir kaç ay içerisinde de tüm kıtalar da görülmesi, 21. Yüzyılın en büyük Pandemisini oluşturması insanlık için talihsizlik sayılmalı. Ancak yüzyıl önceye, 1918-1920 yıllarına gidip, İspanyol gribinin 100 milyona yakın ölüme neden olduğu hatırlanınca buna da şükür demek geliyor içimizden…

*

Hastalık etkeni olan koronavirüsün hayvan pazarından yayıldığı söylendi.

Yazının Devamını Oku