GeriAdil Yıldırım Evliliği Yeniden Ateşlemenin 8 Yolu Nedir?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Evliliği Yeniden Ateşlemenin 8 Yolu Nedir?

Evliliği Yeniden Ateşlemenin 8 Yolu Nedir?
Abone Olgoogle-news

"Herkese merhabalar. Yeni yıla sadece birkaç gün kala, son dönemde sıkça talep edilen evlilik konusuna girmek istiyorum. Öyle bir dönemdeyiz ki “her canlı bir gün boşanmayı tadacaktır” lafı dilden dile dolanmaya başladı; maalesef boşanma oranları gün geçtikçe artıyor."

Yaptığım çalışmalarda gördüğüm kadarıyla bunun en büyük sebeplerinin başında evlilikte cinsel hayatın bitmesi veya rutinleşmesi geliyor. Günümüzde sosyal medyanın hayatımızı neredeyse tamamen ele geçirmesi nedeniyle, çok fazla alternatifim var veya olabilir yanılgısına düşen ve bu sebeple eşine yönelik cinsel arzusunu kaybeden çok sayıda insan var. İnsan beynini uyaran faktörlerin sayısı arttıkça insanın eşine yönelik ilgisi veya arzusu azalıyor; üstelik bazı kavramlar büyük yara almış durumda; sadakat gibi veya fedakarlık gibi kavramlar evlilikte eskisi kadar gündemde değil. Eskiden bu kavramlar evliliği ayakta tutardı; oysa artık modası geçmiş kavramlar gibi. Son derece üzücü bir durum çünkü toplumun temelinde aile vardır ve aileyi korumak demek toplumu korumak demektir.

Bir evlilikte eşler arasındaki cinselliği ve tutkuyu ayakta tutmak, evliliği ayakta tutmak anlamına geliyor. Evliliğin ilk yıllarında cinsellik son derece canlı olsa bile, yıllar geçtikçe bu tutku azalabilir; özellikle de bazı tartışmalarda eşler birbirlerine kırıcı sözler söyleyerek aralarındaki paylaşıma zarar verdiklerinde bunu tamir etmek tahmin edildiği kadar kolay olmayacaktır. Genelde kullanılan yöntem, bu kötü hislerin halının altına süpürülmesi olacaktır fakat yeni tartışmalarda bu halı kaldırılır ve eski kırgınlıklar yeniden evliliğin yüzeyine çıkar. Eğer cinsel hayatınızı korumak istiyorsanız, tartışmalarda söylediğiniz sözlere çok dikkat edin ve asla eşinizin şahsına yönelik kırıcı sözler söylemeyin.

Yeni yıla girerken evliliğinizde şömine ateşini yeniden yakmak için yapabileceğiniz sekiz maddeyi sizlerle paylaşıyorum:

1- “Eşim birkaç aydır benden uzak duruyor, bana asla dokunmuyor ve yatakta en ufak bir cinsellik yaşayamaz hale geldik” diyen kadınlara ilk önerim: Eşinizin bu süreçte yaşadığı psikolojik veya fiziksel bir rahatsızlık olabilir mi? İşte bunu tespit etmenizde fayda var. Bizim toplumumuzda erkekler iş hayatında veya arkadaşları ile yaşadıkları sorunları pek paylaşmazlar hele ki iş hayatındaki kayıplar, problem, gerginlik gibi konuları paylaşmak nedense bir zayıflık olarak görülür. Erkek, her zaman güçlü olmak zorundadır ve ailesi tarafından bu şekilde yetiştirilir; fakat bu sıkıntılar zamanla aile hayatına ve en başta da cinsel hayata yansımaya başlar. Erkek, bu durumu eşiyle paylaşmadıkça problemi büyütmekte olduğunu bilmez; zira karısının aklından bin türlü farklı senaryo geçmekte olduğunu ve bunların en başında da “başka bir kadın” yani “aldatılma” ihtimalinin geldiğini bilmez. Problemleriyle başa çıkmaya çalışırken evde ve özellikle yatakta başlayan huzursuzluğu görmezden gelir. sizin yapmanız gereken, öncelikle eşinizin psikolojik veya fiziksel bir rahatsızlığı olup olmadığını anlamaya çalışmaktır. Bunun çeşitli yolları vardır; mesela bazı kadınlar “ben check-up yaptıracağım, haydi sen de bana eşlik et sana da baktıralım” diyerek eşlerini detaylı bir kontrolden geçirirler. Bu şekilde eşlerinin bir tür on bin bakımına ihtiyacı olup olmadığını anlayabilirler!

Evliliği Yeniden Ateşlemenin 8 Yolu Nedir

2- Diyelim ki eşinizin hiçbir sıkıntısı yok, ne iş hayatında problemler var ne de fiziksel olarak bir rahatsızlığı bulunuyor; yani her şey yolunda! Bu ilk aşamadan emin olduğunuzda size önerim, birlikte spor yapın. Bakınız; her sabah veya akşam, ya da sadece hafta sonlarında eşiyle yürüyüşe çıkan, kardiyo çalışmaları veya egzersiz yapan insanların bir bildikleri var, birlikte terlemek eşler arasındaki cinsel çekimi arttırıyor. Bunu ben demiyorum; Michigan Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, birlikte spor yapan ve “birlikte terleyen” eşlerin salgıladıkları endorfin hormonuna bağlı olarak karşılıklı arzuları tetikleniyor ve seks hayatları yüksek bir ritimde devam ediyor. Bu arada spor her durumda faydalıdır, birlikte yapıyorsanız daha da güzel.

3- Erkek beynini ateşlemek istiyorsanız, eşinize bir sürpriz yapın ve onun içini gıcıklayacak yeni iç çamaşırları alın. Her zaman işe yarar. Farklı renkler deneyin, daha önce sizde görmeye alışık olmadığı renklerle başlayın, özellikle dantelli iç çamaşırları eşiniz üzerinde etkili olabilir. Alışveriş merkezlerinde dolaşırken iç çamaşırı satan mağazaların boş olduğunu hiçbir zaman görmedim. Yurtdışında bile durum aynıdır, dünyanın neresine gitseniz, erkek beynini etkilemenin yolunu bilen kadınlar iç çamaşırı mağazalarında sürekli yeni modelleri satın alırlar. Bu durum değişmez, neden biliyor musunuz? Çünkü erkek beyni asla güncellenmiyor ve erkeklerin etkilendikleri konular üç aşağı beş yukarı hep aynıdır.

4- Evlilikte cinselliği bitiren konular listesinde, ofisteki gerginlikleri eve taşımak en baş sıralarda yer alacaktır. Ofis hayatı gergin ve rekabet oldukça yorucu, ofisten çıkarken bunu arkanızda bırakmaya ve yaşadığınız sorunları ev ortamına taşımamaya dikkat edin. Bu öyle bir hatadır ki, zamanla cinsel hayatınızın yok olmaya başladığını fark etmezsiniz bile. Eve geldiğinizde televizyonun karşısında otururken, zihninizde iş yerinde size sürekli mobbing uygulayan patronunuzla kavga etmeye devam ederseniz, sevişirken de bu stresli kafa yapısından çıkamazsınız; ya da en kötüsü ezbere ve ruhsuz bir sevişme olacaktır. Stresli ortamı ofiste bırakın; stresi yatak odanıza taşımayın.

5- Bazı evli çiftler bunu yöntemi çok iyi kullanıyorlar; öğle kaçamakları yapın. Öğle tatilinizde yeterince vaktiniz varsa ve çalıştığınız yerler ile evinizin mesafesi buna müsaitse, mutlaka öğle tatilinde evde buluşun ve cinsellik yaşayın. Evli çiftlerin yaptıkları en büyük hata cinsellik çizelgesi yapmalarıdır; örneğin cinsellik şu gün şu saatte ve şu odada yaşanır ve sadece şu pozisyonda cinsellik yapılır gibi bir çizelge aranızda bir tutku varsa bile bunu tamamen bitirecektir. Böyle cinsellik olmaz. Cinselliğin özündeki en büyük kıvılcım “sürpriz faktörüdür” ve bunun amacı rutinden uzak durmaktır. Çizelgeye dönen, zamanlaması ve lokasyonu ile rutine dönen bir cinsel hayat hiçbir evliliği veya ilişkiyi ayakta tutamaz.

6- Kendinize fırsatlar yaratın ve eğer imkanınız varsa hafta sonu eşinizle bir kaçamak yapın; şehirden uzaklaşın, yakın uzak fark etmez, bir butik otel bulun veya ilginizi çeken bir yerde baş başa kalın. Uzaklaşmak her zaman iyidir ve işin içine sürpriz faktörü girer, daha önce cinsellik yaşamadığınız bir odada, farklı bir atmosferde aranızdaki kıvılcımı yeniden yakabilirsiniz. Neresi olduğu önemli değil, farklı bir yer olsun yeter, bir değişiklik yapmak size iyi gelecektir. Bunu yapamıyorsanız evinizde farklı odalarda cinsellik yaşayın. Yatak odasının dışına çıkın. Mutfak iyi bir seçenektir.

Evliliği Yeniden Ateşlemenin 8 Yolu Nedir

7- Evli çiftlerde cinselliği bitiren faktörlerin başında, genellikle içine düştükleri bir yanılgı gelir. Aralarında muazzam bir tutku olan evli çiftlerde bile, çocuk olduktan sonra, karı koca kimliğinin bırakılıp yerine anne baba kimliğinin geçtiğini görüyoruz. Bundan bir sakınca yok; ancak eşler arasında karı koca kimliğini korumak son derece önemlidir. Bireysel seanslarda birçok kadından şunu duymuşumdur: “Eşim artık beni karısı olarak görmüyor, çocuğunun annesi olarak görüyor.” Bu hatayı yapan evli çiftler çocuğu evliliğin merkezine koyarlar; oysa henüz hayatla ilgili hiçbir bilgisi olmayan ve tamamen anne babasının ilgisine muhtaç olan bir çocuğun, evliliğin merkezine geçerek bunun sorumluluğunu alması imkansızdır. Eşler, çocukla ilgili tüm sorumluluklarını elbette yerine getirirken, bir yandan da aralarındaki tutkulu karı koca ilişkisini korumalıdırlar. Aksi halde, birbirlerini sadece anne baba olarak gördüklerinde, tutkuyu ve yatak odasındaki ateşi kısa zamanda kaybederler.

8- Evlilikte cinsel tutkuyu kısa zamanda kaybeden ve sadece birkaç yıl sonra artık arzulamıyorum diyen çiftlerin yaptıkları en büyük hata; cinsel fantazilerini birbirleriyle paylaşmaktan kaçınmalarıdır. Bu konuda tabular devreye giriyor çünkü 2020 yılına girmemize rağmen, bu devirde bile, cinsellik hala büyük bir tabu. İşin enteresan tarafı, eşler arasında bile bu tabunun yıkılmamış olması. Bazı evli kadınlar şöyle düşünürler: “Ben fantazilerimi eşime anlatırsam beni yanlış anlayabilir!” Peki bu cinsel fantazileri sürekli bilinçaltında saklı tutmak doğru bir yol mudur? Daha sonra, bunlara hitap eden bir insan ile karşılaştığında bunları ateşe vermesi ve canlandırması daha riskli değil midir? Aldatmaların en büyük sebebi bu değil midir? Birçok insan kendini açıkça ifade edemediği ve eşiyle yaşayamadığı cinselliği bir başka insanla yaşama yoluna gitmekte ve bu sebeple boşanma oranları artmaktadır. En iyisi bunları evliliğin içinde tutmak ve eşler arasındaki iletişimi daha açık hale getirmektir. Bu şekilde, cinselliğin bitmesi nedeniyle meydana gelen boşanmaların sayısı azalacaktır.

Sizlere şimdiden mutlu yıllar diliyorum; sağlıkla, keyifle, neşeyle, huzurla ve elbette aşk ile geçen bir yıl olsun.

Seviliyorsunuz.
Görüşmek üzere,

Adil Yıldırım

False