Diş çürüğü bulaşıcı mı? “10 saniyelik bir öpücükle…”

Diş çürüğü bulaşıcı mı “10 saniyelik bir öpücükle…”

Türkiye’de diş sağlığı hakkında yapılan araştırmalar gösteriyor ki son 50 yılda diş çürüğü sıklığı oranı yüzde 70’in altına hiç inmedi. Geçtiğimiz günlerde Tiktok'ta bir diş hekiminin 'Çürük bulaşıcıdır' iddiası ise büyük bir tartışmaya neden oldu. Gerçekten diş çürüğü bulaşıcı olabilir mi? Öpüşme yoluyla çürükler taşınabilir mi? Uzmanlar hurriyet.com.tr’ye anlattı.

Haberin Devamı

Diş çürüğü, çoğunlukla dişin sert dokusu olan mine, onun altındaki dentin ve kimi zamanda kök yüzeyini örten sert dokunun yıkılması sonucu meydana geliyor. Genellikle karbonhidratlı yiyecekler, şekerli gazlı içecekler, kek ve çikolata gibi yapışkan gıdaların diş yüzeyinde uzun süre kalmasıyla oluşuyor.

Ama çürüklerden kurtulmanın çözümü bulunuyor. Örneğin Ulusal Diş ve Kraniyofasiyal Araştırma Enstitüsü’ne göre çürükler erken dönemlerindeyken geri döndürülebiliyor. Hatta florür içeren bir diş macunu ile dişlerin düzenli olarak fırçalanması da minenin onarılmasına ve diş çürüğünün etkilerini tersine çevirmeye yardımcı oluyor.

Fakat son günlerde diş çürüğü ile ilgili TikTok’ta paylaşılan bir video oldukça popüler oldu. ABD’de Houston’da özel bir klinikte çalışan diş doktoru Tasneem Mahmood, "Çürüğü olmasına rağmen eşimi öpmem doğru mu?" başlıklı bir paylaşım yaptı.

Haberin Devamı

1,2 milyon izlenmeye ulaşan video, insanlara daha önce diş çürüklerinin bu şekilde oluşup oluşmadıklarını sorgulattı. Bir kişi 4 bine yakın beğeni alan yorumunda "Yeni korkunun kilidi açıldı" dedi. Peki diş çürüğü bulaşıcı olabilir mi?

Türk Diş Hekimleri Birliği’ne göre 35-44 yaş grubunda kırsal kesimde çürük prevalansı yüzde 95-98, şehir çevresinde yüzde 79, şehirlerde ise yüzde 76’dır. Bütün diş dizini ağızda yer almış olarak kabul edilen 12-13 yaşlarında her 100 çocuktan 81-84’ünün dişlerinde çürük bulunuyor.

Diş çürüğü bulaşıcı mı? “10 saniyelik bir öpücükle…”

Türk Diş Hekimleri Birliği’ne göre 35-44 yaş grubunda kırsal kesimde çürük prevalansı yüzde 95-98, şehir çevresinde yüzde 79, şehirlerde ise yüzde 76’dır. Bütün diş dizini ağızda yer almış olarak kabul edilen 12-13 yaşlarında her 100 çocuktan 81-84’ünün dişlerinde çürük bulunuyor.


‘ÇÜRÜME VARSA ÖPÜŞME ESNASINDA SİZE ÇÜRÜK KAYNAKLI BAKTERİ GEÇEBİLİR’

Dr. Tasneem Mahmood Insider'a yaptığı açıklamasında, bunu kimseyi öpüşmekten vazgeçirmek için yapmadığını ama partnerinizin çok fazla çürümesi varsa dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi ve şu bilgileri paylaştı:

"Bu konuda eşiniz ya da sevgilinizle doğru iletişim kurarak dikkatli olunmasında fayda var. Diş çürüğü hâlâ üzerinde çalışmalar yapılan bir konu. Örneğin pek çok araştırmalar, bazı insanların kusursuz diş hijyenine sahip olsa da çürüğün oluştuğu ağızdaki bakterilerin öpüşme yoluyla geçebildiğini açıklıyor. Bu nedenle eşiniz ya da sevgilinizde çok fazla çürüme varsa öpüşme esnasında size çürük kaynaklı bakteri geçebilir.”

Bu nedenle ağız hijyenine ekstra özen göstermek gerektiğini vurgulayan Dr. Tasneem Mahmood, eşinin çürükleri olduğu için bir TikTok videosuna maruz kalması hakkında ise "Kocam birkaç çürüğe sahip olmaktan utanmıyor. Bu zaten utanılacak bir durum da değil. Zamanında dolgu yaptırarak onları hallettik. Böyle bir şey yaptığı için onu utandırmıyordum. Zaten TikTok’u diş sağlığı ile ilgili bilgi ve deneyimlerimizi insanları eğitmek için kullanıyoruz" ifadelerini kullandı.

Diş çürüğü bulaşıcı mı “10 saniyelik bir öpücükle…”


‘10 SANİYELİK BİR ÖPÜCÜKLE 80 MİLYONDAN FAZLA BAKTERİ DEĞİŞ TOKUŞU GERÇEKLEŞİR’

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğum Diş Hekimi Şahin Durmuş da Dr. Tasneem Mahmood gibi yapılan araştırmalar ölçeğinde bakterilerin öpüşme yoluyla bulaştığının altını çizdi ve şu önemli bilgileri paylaştı:

Haberin Devamı

- Diş eti hastalığına neden olan bakteriler, öpüşme yoluyla kişiden kişiye kolaylıkla aktarılabilir. Hepimizin ağzında düzinelerce türe sahip milyonlarca bakteri bulunuyor. Bu bakterilerden bazıları iyi ve ağız sağlığına fayda sağlarken, ‘Streptococcus mutans’ ve ‘Porphyromonas gingivalis’ gibi bakteriler kesinlikle kötü ve çürüğe neden olan bakteriler olarak kabul edilirler.

- Bu kötü bakterilere sahip birini öptüğünüzde, kolayca ağzınıza aktarılabilirler. 10 saniyelik bir öpücük bile 80 milyondan fazla bakteri alışverişine neden olabiliyor.

Tedavi edilmeyen çürükler zamanla ilerleyerek daha uzun süren kanal tedavilerine hatta diş kayıplarına yol açabiliyor. En önemlisi diş çürükleri; kalp-damar, mide, karaciğer ve böbrek gibi pek çok sistemik hastalığı da tetikliyor.

Diş çürüğü bulaşıcı mı? “10 saniyelik bir öpücükle…”

Tedavi edilmeyen çürükler zamanla ilerleyerek daha uzun süren kanal tedavilerine hatta diş kayıplarına yol açabiliyor. En önemlisi diş çürükleri; kalp-damar, mide, karaciğer ve böbrek gibi pek çok sistemik hastalığı da tetikliyor.

TÜKÜRÜK BAKTERİ GEÇİŞLERİNİ SAĞLIYOR

Kaliforniya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi eski dekanı Prof. Dr. John Featherstone ise The Guardian’a verdiği demecinde uzmanların 1970'lerden beri diş çürüğünün bulaşıcılığının farkında olduklarını söyledi.

Featherstone, “Çürüme ağzımızdaki belirli bakteri türlerinin varlığıyla bağlantılıdır. Bu bakteri insanlar arasında öpüşme sırasında tükürük yoluyla değiş tokuş edilebilir” dedi ve şu şekilde detaylandırdı:

- Çoğumuzun ağzında çürümeye neden olan bakteriler var. Ancak bakteriler bu işi kendi başlarına yapmazlar. Diş çürüğü için kesinlikle gerekli olan şey, fermente edilebilir karbonhidrat dediğimiz şeyin sık tüketilmesi. Yani sakkaroz, glikoz, fruktoz, yüksek fruktozlu mısır şurubu ve bazı ekmekler…

- Eşiniz veya sevgilinizi bu etkenlerden dolayı oluşan bakterilerden bazılarını size verse bile, iyi diş hekimliği uygulamalarını izleyerek sağlıklı kalma şansınızı artırabilirsiniz. Özetle öpüşmek, herhangi bir hastalığı birinden diğerine geçirmekte etkili olsa da öte yandan insan faaliyetinin bir parçası… Riskli karbonhidratların aşırı alımından kaçınmak hem ağız sağlığınızı hem de ilişkiniz için faydalı olacaktır.

Diş çürüğü bulaşıcı mı “10 saniyelik bir öpücükle…”


EN SAVUNMASIZ OLANLAR BEBEKLER VE ÇOCUKLAR


Diş çürüğünün bulaşmasında en savunmasız gruplar bebekler ve çocuklar. Çünkü yeni doğan bebekler ya da çocuklar, genellikle ağız çevresinden öpülürler. Peki böyle bir tehlike söz konusuyken bebekler ve çocukların diş sağlığı için nasıl davranmak gerekiyor?

“Küçük çocuklarda henüz yetişkinlerdeki kadar çok ağız bakteri türü yoktur ve bağışıklık sistemleri bunlarla uğraşmaya alışkın değildir” diyen Dr. Şahin Durmuş, “Anne ve babadan gelen çok fazla öpücük onları çürük oluşumuna karşı daha savunmasız bırakır ve bu çürük oluşumunu hızlandırır” ifadelerini kullandı ve şu bilgileri paylaştı:

Haberin Devamı


“Oral bakterilerinizi çocuğunuza aktarmaktan kaçınmanın en iyi yolu, çocuğunuzu dudağından değil de yanağında öpmek. El ve ayaklarını ısırmamak (öpmemek), çocuğun yemeğini soğutmak için üflemek yerine bir müddet beklemek, ağızda emzik temizlememek, kaşık ya da çatalınızı onunla paylaşmaktan kaçınmak ve her zaman kendisine özel eşyalarla beslemektir.”

AYNI KAŞIK, ÇATAL, TABAK YA DA BARDAĞI KULLANAN ÇİFTLER DİKKAT!


Uzmanlar öpüşme yoluyla bakteri kaynaklı çürümelerin kişiden kişiye geçtiğini vurguluyor. Peki nesneler yoluyla da bu taşınma gerçekleşebilir mi?

Örneğin bazı çiftler, aynı kaşık ve çatalı kullanıyor ya da aynı bardaktan su içiyor. Bu tarz nesnelerde bakteriler kalıcı olup diş sağlığı için bir tehdit oluşturabilir mi?

Bu soruma Dr. Şahin Durmuş’un cevabı “Evet” oldu. Dr. Durmuş “Bakteriler aynı bardaktan su içmek, aynı yemek parçasını ısırmak hatta aynı yemek tabağını paylaşmak suretiyle de kişiden kişiye intikal eder” dedi ve detaylandırdı:

- Çiftler, iyi ağız hijyeni ve ana ağız sağlığı stratejilerinin farkında olmalıdır. Eğer çiftlerden birinde aktif diş çürüğü varsa, bununla ilişkili kötü ağız bakterilerini çatal-kaşık paylaşma, aynı tabaktan yemek yeme, aynı bardaktan su içme gibi yeme alışkanlarına bağlı olarak doğrudan eşine bulaştırabilir ve kısa bir süre sonra bu durum karşılıklı bakteri alışverişine dönüşür.

- Bunun önüne geçilmesinin en temel yolu, yeme alışkanlıklarımızı değiştirmek ve gıda-tüketim eşyalarını paylaşmaktan kaçınmaktır. Aksi takdirde ailecek diş çürükleriyle baş etmek zorunda kalabilirsiniz.

Haberin Devamı

Diş eti hastalıkları da çok önemli bir sorun. Sadece dişi değil dişi çevreleyen ve destekleyen dokuları de etkiliyor. Hiç çürüğü olmayan dişler bile bu hastalık nedeniyle kaybedilebilir. Çocuklarda, büyüme çağındaki bireylerde, erişkinlerde ve yaşlılarda görülebilen toplumdaki en yaygın kronik hastalıklardan biridir.

Diş çürüğü bulaşıcı mı? “10 saniyelik bir öpücükle…”

Diş eti hastalıkları da çok önemli bir sorun. Sadece dişi değil dişi çevreleyen ve destekleyen dokuları de etkiliyor. Hiç çürüğü olmayan dişler bile bu hastalık nedeniyle kaybedilebilir. Çocuklarda, büyüme çağındaki bireylerde, erişkinlerde ve yaşlılarda görülebilen toplumdaki en yaygın kronik hastalıklardan biridir.

AYNI ODADA UYUMAK HAVA YOLUYLA ÇÜRÜK OLUŞUMUNU ARTIRIR MI?

Ağız kokusu da çok önemli bir sorun. Özellikle kişide diş çürüğü varsa koku yoğunluğu artabiliyor. Bu noktada ise akla şu soru geliyor; ‘Diş çürüğü olan bir insanla aynı odada bir süre zaman geçirmek ya da uyumak, hava yoluyla bakterilerin ağza taşınıp çürük oluşmasına neden olur mu?’


Dr. Şahin Durmuş, bu konuda direkt olarak bulaşır demenin zor olduğunu ve güçlü araştırmalar yapılması gerektiğini vurguladı. Fakat ağız kokusunu oluşturan şeyin de bakteriler olduğunun altını çizdi:

“Ağız kokusunu oluşturan şey bakterinin kendisidir. Ağız kokusuna, ağızda büyüyen ve koku üreten bakteriler neden olur. Düzenli olarak fırçalamadığınız ve diş ipi kullanmadığınız zaman, ağzınızda ve dişlerinizin arasında kalan yiyecek artıklarında bakteri birikir. Bu bakteriler tarafından salınan kükürt bileşikleri nefesinizin kokmasını neden olur.”

Diş çürüğü bulaşıcı mı “10 saniyelik bir öpücükle…”


SADECE DİŞ FIRÇALAMAK YETERLİ Mİ?

Sürekli dış fırçalamanın önemine değinilir ama sadece fırçalamak yeterli mi? Dış sağlığını korumak
için başka nelere dikkat edilmeli?

“Sağlıklı dişlere sahip olmak bir ömür boyu bakım gerektirir” diyen Dr. Şahin Durmuş, “Her gün onlarla ilgilenmek ve sorunları önlemek için doğru adımları atmak çok önemlidir. Bu, doğru ağız bakım ürünlerini kullanmanın yanı sıra günlük alışkanlıklarınıza dikkat etmeyi de içerir” ifadelerini kullandı ve şu bilgileri paylaştı:

“Fırçalama, diş ipi kullanma ve uygun ağız hijyeni ürünlerinin kullanımı ile bu mikroorganizmalar için besin görevi gören şeker kalıntıları kolaylıkla temizlenebilir. Bunun yanı sıra dikkat edilmesi gereken hususların başında, dişleri düzgün ve tahriş etmeden fırçalamak, gargara yapmak, bol su içmek, şekerli ve asitli yiyecekleri sınırlamak, yılda en az iki kez diş hekiminizi ziyaret etmek gelmektedir.”

Haberin Devamı

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ’NE GÖRE ‘MİSVAK’ ÇOK FAYDALI

Piyasada çok fazla diş macunu çeşidi bulunuyor. Ayrıca ‘misvak’ kullanımı da oldukça yaygın. Peki tüm macunlar aynı bileşenleri mi içeriyor?

“Beyazlatma veya hassasiyet için bazı özel diş macunları ilave kimyasallar içerebilir” diyen Dr. Şahin Durmuş, “Diş macunları, sağladıkları faydalara ek olarak dişlerinize zararlı da olabilir. Çoğu macun, mikro aşınmaya neden olabilecek bir aşındırıcı içerir” dedi ve ekledi:

- Bu yüzden ne tür diş macunu satın aldığınıza dikkat etmek çok önemli. Diş macununuzun içeriğinin her zaman diş sağlığınızın gereksinimlerine uygun olduğundan emin olun. Misvak ise dişleri temizlemeye yardımcı olan ve MÖ 5 bin yılından beri bu amaçla kullanılan bir daldır.

- Dünya Sağlık Örgütü ve diğer bağımsız sağlık kuruluşları tarafından yapılan çok sayıda çalışmada düzenli olarak Misvak kullanan kişilerin diş macunu ve tozları kullananlara göre çok daha az diş bakımına ihtiyaç duyduğu bulunmuştur.

- Araştırmalar, Misvak'ın düzenli kullanımının diş eti hastalığı üzerinde tedavi edici bir etkiye sahip olduğunu söylüyor. Ayrıca Porphyromonas gingivalis, Aggregatibacter actinomycetemcomitans vb. çoklu diş eti hastalığına neden olan organizmalara karşı da etkili olduğunu ortaya koyuyor.

Fotoğraflar: İStock