Deprem bölgelerinde salgın hastalık tehlikesi | Haşereler büyük risk oluşturuyor... Nelere dikkat edilmeli, hangi uygulamalar yapılmalı?

Güncelleme Tarihi:

Deprem bölgelerinde salgın hastalık tehlikesi | Haşereler büyük risk oluşturuyor... Nelere dikkat edilmeli, hangi uygulamalar yapılmalı
Oluşturulma Tarihi: Şubat 15, 2023 11:47

Tüm Türkiye'nin yüreğine ateş düşüren büyük felaketin ardından el ele verdik yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Bu süreçte bölgede zorlu koşullarda hayata tutunan afetzedelerin karşı karşıya olduğu bir tehlike daha var: Salgın hastalıklar... Hurriyet.com.tr'ye konuşan uzmanlar, afet sonrası koşullarında hastalıkların ortaya çıkmasını önlemek için yapılması gerekenlere dair önemli uyarılarda bulundu.

Haberin Devamı

Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki depremden etkilenen bölgelerde, elektrik, doğalgaz, su gibi altyapı hizmetlerinin de zarar görmesiyle zorluklar katbekat arttı. Özellikle temiz suya ulaşımın kısıtlı olması bölgede salgın hastalık riskini artırdı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca afet bölgesinde yaptığı açıklamada, "Bölgede ortaya çıkabilecek salgınlara karşı önlem alındı" ifadelerini kullandı. Mobil eczanelerin devreye girmeye başladığını ve köylere sağlık hizmetlerinin ulaştırılmaya devam ettiğini vurgulayan Koca, deprem sonrası ortaya çıkabilecek enfeksiyonlara karşı gerekli tedbirlerin alındığını, bölgeye kuduz ve tetanos aşılarının sevk edildiğini duyurdu.

Uzmanlar deprem bölgelerinde çok zor olsa da salgın hastalıklardan korunmanın en önemli yolunun kişisel hijyen olduğunu, böyle dönemlerde üreme alanları arttığı için sinek, hamamböceği ve fare gibi haşerelerden kaynaklanan salgın hastalıklara çok dikkat etmek gerektiğini belirtti.

Haberin Devamı

DEPREMZEDELER VE BÖLGEDEKİ GÖNÜLLÜLER AŞILANMALI

Deprem bölgelerinde özellikle çadırlarda yaşayan kişilerin toprakla temasının çok fazla olması nedeniyle tetanos riskinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Eğer kişiler son on yıl içerisinde tetanos aşısı olmadıysa, sağlık bakımlarına ulaşma imkânları da sınırlı olacağı için aşılanmaları çok önemli bir sağlık problemini önler. Aynı şekilde enkaz çalışmalarını yürüten ekipteki kişiler de mutlaka aşılanmalı” dedi.

Kuduz, vahşi hayvanlarda ve sokaklardaki başıboş köpek ve kedilerde bulunabilen, söz konusu hayvanların ısırması ya da kedilerin tırmalaması sonucunda deri bütünlüğünün bozulması nedeniyle bulaşabilen bir enfeksiyon hastalığıdır.

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke, başıboş köpek, kedi gibi hayvanlardan kaynaklanan ısırılma, yaralanma durumlarında hemen yara yerinin temizlenmesi ve temas sonrası önleyici tedavi olarak kuduz aşısı uygulanması gerektiğini söyledi.

Büke, “Baş ve boyun bölgesinden yaralanmalarda, vahşi hayvan ısırıklarında sadece aşı değil, kuduz serumu uygulaması da gerekli” diye konuştu.

HİJYEN EKSİKLİĞİ UYUZ HASTALIĞININ YAYILMASINA SEBEP OLABİLİR

Afet bölgelerinde kalabalıkların birlikte yaşamasının ve yakın temasta olmasının getirdiği bir başka risk de uyuz. Korunmak için neler yapılabilir?

Haberin Devamı

Uyuzun hijyen eksikliği sonrası oluşan bir hastalık olduğunu belirten Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, “Elbette önlemek için uygun hijyen koşullarının sağlanması gerekiyor. Ancak bu her zaman, özellikle de afet bölgelerinde pek de mümkün değil. Bu nedenle hastalığın yayılımını önlemek amacıyla sık sık sağlık taramaları yapılmalı ve hastalığa yakalandığı saptanan kişiler tedavi süresince uygun şekilde izole edilmeli” ifadelerini kullandı.

Büke, son 25 yılda yaşanan doğal afetlerin değerlendirildiği bir çalışmaya göre, bedensel, ruhsal, fiziksel ve ekonomik olarak bakıldığında en yıkıcı etkiyi oluşturanların başında depremler geldiğini, bu tür büyük afetler sonrası çok çeşitli viral, bakteriyal, mikobakteriyal, mantar ve paraziter hastalık ve salgınların yaşandığını söyledi.

Haberin Devamı

Deprem bölgelerinde salgın hastalık tehlikesi | Haşereler büyük risk oluşturuyor... Nelere dikkat edilmeli, hangi uygulamalar yapılmalı

SOLUNUM HASTALIKLARI BİR KİŞİDE BİLE ORTAYA ÇIKSA ÇOK HIZLI YAYILIR

Grip, koronavirüs, RSV gibi hastalıkların arttığı bir dönemde deprem felaketiyle karşılaştık. Afetzedeler şu an spor kompleksleri, okullar, çadırlar gibi alanlarda toplu şekilde yaşıyor. Böyle bir ortamda solunum yolu hastalıklarından korunmak için neler yapılabilir?

Kış mevsiminde olduğumuz için grip başta olmak üzere, koronavirüs ve diğer soğuk algınlığı virüslerinin toplu yaşayan kişiler için risk oluşturduğunun altını çizen Prof. Sönmezoğlu, “Bu enfeksiyonlar toplu olarak yaşanan ortamlarda bir kişide ortaya çıktığında çok hızlı yayılır ve dolayısıyla salgınlara neden olabilir. Bu nedenle ateş, burun akıntısı, öksürük ve solunum sıkıntısı olan kişiler, hiçbir belirtisi olmayan sağlıklı kişilerden uzaklaştırılarak izole edilmeli ve sonrasında hızlıca tedavi edilmeli. Özellikle daha kolay hasta olabilecek yaşlılar, küçük çocuklar ya da bağışıklık sistemi zayıf olan kişilere öncelik verilmeli” dedi.

Haberin Devamı

Prof. Büke ise korunma yollarına dair şu detayları paylaştı:

Hasta kişinin bulunduğu ortamın mümkün olduğu kadar ve sıklıkta havalandırılması, gerekli her durumda aynı ortamı paylaşan kişilerin ellerini temiz tutmaları (şu koşullarda el dezenfektanları ile el hijyeni), ellerin temas ettiği yüzeylerin gerekli durumlarda 1/100 oranında çamaşır suyu ilave edilmiş su ile temizlenmesi alınacak önlemler arasındadır. Ayrıca mevsimin devam etmesi nedeniyle bu sene aşı yapılmamışsa risk grubundaki kişilerin sağlık ekiplerince mevsimsel grip aşısı ile aşılanması da korunmak için oldukça önemli.”

İSHAL ÇOCUK VE YAŞLILARI ÇOK DAHA FAZLA ETKİLER

İshal ile seyreden enfeksiyonlar ve salgınlar depremlerden sonra görülebilecek ciddi sağlık sorunlarının başında geliyor.

Haberin Devamı

Özellikle çocuklar ve ileri yaş grubundaki kişilerin bu durumlardan daha çok etkilendiğini ve ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalabileceğini ifade eden Prof. Büke, “Burada da temel önlem ishal saptanan olgunun hastalığı diğer kişilere bulaştırmasını önlemek amacıyla derhal hekim tarafından değerlendirilmesi ve tedavisinin planlanmasıdır. Bu kişiler ile aynı tuvaletlerin kullanılacağı durumlarda, sonrasında tuvaletlerin el ile temas edilen tüm yüzeylerinin 1/100 oranında çamaşır suyu eklenmiş su ile silinmesi ve aynı tuvaleti kullanan kişilerin de el temizliğini, hijyenini gerekli olan her durumda sağlaması bulaşmanın önüne geçmede etkili olabilir” açıklamalarında bulundu.

SU YA KAYNATILMALI YA DA DEZENFEKTE EDİLİP TÜKETİLMELİ

Deprem bölgesindeki en büyük ihtiyaç şüphesiz su. Sudan bulaşacak salgın hastalıklar ise önemli bir risk. Uzmanlar musluk suyunun tercih edilmemesi gerektiğinin sık sık altını çiziyor. Deprem bölgelerinde gerek içmek için gerek hijyen için su kullanırken nelere dikkat edilmeli?

Prof. Sönmezoğlu, deprem bölgelerinde mümkün olduğunca kapalı suların tüketilmesi gerektiğini söyleyerek, “Daha önce yaşanan depremlerde de görüldüğü üzere, su kaynaklarının kirlenmesi, altyapının bozulması ve hijyen koşullarının sağlanamaması gibi birçok nedene bağlı olarak su kaynaklı norovirüs enfeksiyonları, kolera ve enterovirüs enfeksiyonları ortaya çıkabilir” dedi.

Prof. Ertuğrul ise kapalı içme suyuna ulaşılamıyorsa ne yapılabileceğini açıkladı:

Kaynamayla mikroplar öleceği için kaynatılıp soğutulmuş su içilebilir. Kaynatma olanağı da yoksa var olan su, çamaşır suyuyla (klorla) dezenfekte edilip tüketilmelidir. Suya eklenecek çamaşır suyunun miktarı, kullanılacak ürünün içindeki klor miktarına göre değişir, bu nedenle kullanılacak çamaşır suyunun üzerindeki etiketten klor miktarı belirlenmelidir.”

Deprem bölgelerinde salgın hastalık tehlikesi | Haşereler büyük risk oluşturuyor... Nelere dikkat edilmeli, hangi uygulamalar yapılmalı
Kaynak: HASUDER Çevre Sağlığı Çalışma Grubu

AFET BÖLGELERİNDE FARE VE SİNEK BENZERİ CANLILAR TEHLİKE SAÇIYOR

Afet bölgelerindeki tehlikelerden biri de salgın hastalıklara sebep olabilecek haşereler…

Depremden etkilenen illerimizin önümüzdeki günlerde enkaz kaldırma çalışmalarına daha fazla zaman ayırmak zorunda kalacağını belirten Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin, “Böyle dönemlerde haşere üreme alanları artar ve haşerelerle bulaşan hastalıkların salgın olma durumu ortaya çıkar. Farelerin ve sinek benzeri canlıların enkazlar etrafında risk oluşturmasından dolayı enkaz kaldırma çalışmalarına süratle devam edilmesi, enkazdan çıkan cansız bedenlerin uygun yerde tutulması ve mümkünse üstlerinin toprak vb. malzeme ile kapatılması gerekir” açıklamalarında bulundu.

SICAKLIKLAR MEVSİM NORMALLERİNİN ÜSTÜNDE OLDUĞU İÇİN HAŞERELER AKTİF

Mikroorganizmaların ve parazitlerin yayılmasında hava sıcaklıkları da etkili oluyor.

Afetler sonrası temiz su ve gıda gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan kişiler, temizliklerini sağlayacak yeterli suya, banyo ve tuvaletlere de ihtiyaç duyuyor. Bu ihtiyaçların kısa sürede ve yeterli düzeyde sağlanamaması gıda ve su yoluyla bulaşabilecek mikroorganizma ve parazitlerin yayılması açısından risk oluşturuyor.

Kirli su, tuvaletler, atıkların kaldırılamaması gibi problemlerden kaynaklanabilecek olası risklere ek olarak sinek, hamamböceği ve fare gibi haşerelerden kaynaklanan salgın hastalıklara da dikkat etmek gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Hüseyin Çetin, özelikle Güneydoğu ve Akdeniz bölgelerinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesinden dolayı haşerelerin bu yıl kış aylarında da aktif olduklarını belirtti.

1999 Gölcük Depremi sonrası normal ev ve okul yaşantısına devam eden çocuklar ile geçici evlerde kalan ve geçici okullarda okuyan çocuklar karşılaştırıldığında G.intestinalis ve E. vermicularis enfeksiyonu oranının yer değişikliği yapan 2. grupta daha fazla olduğu tespit edilmiştir.

DAHA SICAK OLAN BÖLGELER DAHA RİSKLİ

Şu anda deprem bölgelerindeki belediyelerle sürekli temas halinde olan Çetin, kuzeyde kalan bölümlerde havanın soğuk olduğunu ama güneydeki kentlerde havanın daha sıcak olmasından dolayı durumun daha riskli olduğunu ifade etti.

Kış aylarında belediyelerin ilaçlama çalışmalarına aralık vermeden devam ettiğini ancak deprem nedeniyle bu hizmetlerde aksamalar yaşanabileceğine dikkat çeken Çetin, şöyle konuştu:

"Bu bağlamda özellikle diğer illerde belediyelerde çalışan arkadaşlarımızın deprem bölgelerine destek olmaları faydalı olacaktır. Tecrübeli arkadaşlarımız yeterli miktarda ilaçla sahada birkaç hafta yoğun bir şekilde ilaçlama yaparlarsa ortaya çıkabilecek salgın hastalıkların da önüne geçmiş oluruz." 

ACİL OLARAK KEMİRGEN MÜCADELESİNE YÖNELİK ÇALIŞMA BAŞLATILMALI

Enkaz kaldırma çalışmalarının devam edeceği bölgelerde acil olarak kemirgen (fare/sıçan) mücadelesine yönelik çalışma başlaması gerektiğini vurgulayan Çetin, "Kemirgenlere yönelik mücadele yaparken kullanılan fare zehirleri renkli olduğu için çocukların bunu şeker zannetmesi söz konusu. Bu nedenle zehirler, çocuk ve sahipli/sahipsiz hayvanların ulaşamayacağı noktalara uygulanmalı. Bu amaçla canlı yakalama tuzakları, yapışkan tuzaklar ve kapanlar kullanılmalı" diye konuştu.

Bu mücadelenin oldukça önemli olduğunu vurgulayan Çetin, fare ve sıçanların insanların gıda ve sularını dışkı ve idrarları ile kirleterek ve afetzedelerin gıda malzemelerine zarar vererek hastalık bulaşmasına neden olabileceğini belirtti.

Deprem bölgelerinde salgın hastalık tehlikesi | Haşereler büyük risk oluşturuyor... Nelere dikkat edilmeli, hangi uygulamalar yapılmalı

SİNEKLER ATIK MALZEMELERİ TAŞIYARAK HASTALIK BULAŞTIRABİLİR

Aşevleri ve yemek dağıtılan alanların çevresinde çöp toplama işleminin düzenli olarak yapılmasının hayati önem taşıdığını, atık malzemeler üzerinde gelişebilecek her türlü sineğin, taşıyabileceği mikroplarla hastalıkların yayılmasına neden olabileceğini belirten Çetin, bu bağlamda çöp depolama yerlerinin iyi belirlenmesi gerektiğini, çöplerin düzenli alınmasının ve bu alanların düzenli aralıklarla ilaçlanmasının çok önemli olduğunu söyledi.

“Büyükşehirlerde temizlik hizmetleri ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğünden büyükşehir belediyeleri ile eşgüdümlü çalışılarak konteyner ve çöplerin hızla temizlenmesi ve ilaçlanması, salgınla mücadelede hayati öneme sahip" diyen Çetin sözlerini şöyle sürdürdü:

Enkazlara girmeye çalışan leş sineklerinin sayısında artış olabilir. Bu sebeple enkazların bulunduğu illerdeki sağlık müdürlükleri ile görüşülerek ve izin alınarak uçan sineklere ve gezinen haşerelere karşı sıcak sisleme (dumanlama) ve blower ile ilaçlama yapılması gerekir. İçme suyu şebeke sistemleri, çöp depolama alanları, çadır kentlerdeki yemekhaneler, sağlık kuruluşları gibi ortamlarda haşerelere karşı mücadele hizmetlerinin aralıksız sürdürülmesi son derece önemli.”

TEMİZ SU KAYNAĞINA ULAŞIM HİJYENİN İLK BASAMAĞI

Afet bölgelerinde kişilerin kalabalık şekilde bulunması ve olanakların kısıtlı olmasına bağlı olarak ciddi hijyen sıkıntıları ortaya çıkıyor. Bu şartlarda temizlik yapabilmek ve temiz kalabilmek oldukça zor. Peki kısıtlı imkanlarla hijyeni sağlamak adına neler yapılabilir?

Afet bölgelerinde enfeksiyon kontrolü dendiğinde üzerinde durulması gereken maddelerin başında ellerin düzenli olarak yıkanmasının geldiğini ifade eden Prof. Sönmezoğlu, “Suya ulaşılamayan durumlarda da ellerin alkol bazlı el dezenfektanlarıyla temizlenmesi gerekir. Dolayısıyla afet bölgesinde bulunanlara el dezenfektanı sağlanması son derece önemli. Bir diğer önemli konu da yiyecek ve içeceklerin temizliği. Bir kişinin gün içinde içme, temizlik ve tüm alanlarda kullandığı suyun yaklaşık 20 litre olduğunu düşünürsek temiz su kaynakları daha da ciddi bir konu” dedi ve ekledi:

“Enfeksiyonlar açısından mutlaka dikkat edilmesi gereken konulardan biri de atıklar ve çöplerdir. Gerek yiyecek, gerekse diğer çöpler ağzı kapalı olarak biriktirilmeli ve yaşam alanlarından mümkün olduğunca uzaklaştırılmalı.”

BÖLGEYE BİT ŞAMPUANLARI VE UYUZ İLAÇLARI GİTMELİ

Çadır kentler içerisinde baş biti, tahtakurusu problemi ve uyuz gibi hastalıkların görülmeye başlayacağını hatta kendisine bölgeden uyuz vakalarının bildirilmeye başladığını söyleyen Çetin, “Bu durumda acil tıbbi destek alınmalı, hastalar ayrı izole çadırlarda kalmalı, tedavileri hızla yapılmalı. Ayrıca bu kişilerin kullandıkları kıyafetler çok yüksek sıcaklıklarda yıkanmalı, böyle bir imkân yoksa ya gömülmeli ya da yakılmalıdır” sözleri ile durumun ciddiyetini vurguladı.

Çetin, deprem bölgelerine en kısa sürede bit şampuanı ve uyuz ilaçları ile ilgili destek gelmesi, ayrıca bu konudaki uzmanların bölgede çalışmaya başlaması gerektiğini vurguladı.

MEZARLAR YETERLİ DERİNLİĞE SAHİP OLMALI

“Cenazeler ya hızlı bir şekilde defnedilmeli ya da soğutucu özellikte dorseye sahip tırlarda saklanmalı” diyen Çetin, cenazelerin defnedilecekleri yerlerde yeterli derinliğe sahip mezarların kazılması ve sahipsiz hayvanların bu alanlara girmesini engelleyecek tedbirlerin mutlaka alınması gerektiğini söyledi.

Deprem bölgelerinde salgın hastalık tehlikesi | Haşereler büyük risk oluşturuyor... Nelere dikkat edilmeli, hangi uygulamalar yapılmalı

SEYYAR VE KALICI TUVALETLERİN KURULUMU ÖNEMLİ

Dışkı üzerinde beslenebilecek sineklerin hastalıkların yayılmasına neden olduğunu, sahipli/sahipsiz kedi ve köpek gibi hayvanlardan kaynaklanabilecek pire ve kene probleminin önüne geçebilmek için dış ve iç parazit ilaçları ile veteriner hekimler kontrolünde hayvanların da ilaçlanması gerektiğini belirten Çetin, "Aynı zamanda bu hayvanların enkaz bölgelerine girişleri de önlenmeli. Buna ek olarak depremin zarar verdiği kanalizasyon sistemleri ile üzerleri kapanan fosseptikler de kısa sürede sivrisinek gelişmesine olanak sağlayacağı için bu türdeki noktaların da acil olarak belirlenmesi ve ilaçlanması oldukça önemlidir” diye konuştu.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!