Tek isteği biyolojik ailesini bulmaktı... Bir DNA testi yaptı, film gibi bir maceranın içine düştü

Güncelleme Tarihi:

Tek isteği biyolojik ailesini bulmaktı... Bir DNA testi yaptı, film gibi bir maceranın içine düştü
Oluşturulma Tarihi: Ocak 08, 2023 09:08

Evde yapılan DNA testleri son dönemde özellikle ABD'de çok popüler. Bu testler sayesinde hiç tanımadıkları kardeşlerini bulan, aile geçmişlerine dair çok ilginç sürprizlerle karşılaşan birçok insan var. Birazdan okuyacaklarınız da böyle bir hikâye. Bırakın ülke sınırlarını kıtaları bile aşan bir maceraya hazır mısınız?

Haberin Devamı

Tim Curran, biyolojik ailesini bulma umuduyla bir gen testi yaptığında başına geleceklere dair en ufak bir fikri yoktu.

Curran, 1961 yılında California'da dünyaya gelmiş ve doğar doğmaz evlat edinilmişti. Hayatı boyunca dönem dönem biyolojik ebeveynini bulmak için girişimlerde bulunsa da kayıtların mühürlü, resmi kurum temsilcilerinin ise ketum olması nedeniyle fazla ilerleme kaydedememişti.

Dolayısıyla evde yapılabilen DNA testlerinin son 10 yılda hızla yaygınlaşması, Curran için oyunun kurallarını değiştiren bir gelişme oldu.

Curran, şansını artırmak için sektörün iki büyüğü olan 23andMe'ye ve Ancestry.com'a tükürük örneklerini gönderip beklemeye başladı. Analiz sonuçlarını içeren e-postayı okuduğunda ise gözlerine inanamadı.

Yaşadıklarını CNN Travel için kaleme alan Curran, "Hayatım boyunca hep sıradan bir Beyaz Amerikalı olduğuma inanmıştım ama bunun sadece yarısının doğru olduğunu öğrendim. Biyolojik annem Iowa doğumluydu ama biyolojik babam Kuzey Afrikalı çıktı" ifadelerini kullandı.

Haberin Devamı

Curran, 23andMe ve Ancestry'nin veri tabanında bazı akrabaları olduğunu görüyordu. Ancak bu kişilerin kimlikleri belli değildi. Curran, bu siteler üzerindeki mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla söz konusu akrabalarına mesaj gönderse de bir yanıt alamadı.

Ardından halka açık resmi veri tabanlarında dolaşmaya başlayan Curran, haftalarca uğraştıktan sonra nihayet her iki ebeveyninin de kimliklerini tespit etmeyi ve yakın akrabalarının iletişim bilgilerini bulmayı başardı.

Tek isteği biyolojik ailesini bulmaktı... Bir DNA testi yaptı, film gibi bir maceranın içine düştü
Casablanca'nın en ünlü sahnesi

FAS'TAN SAN FRANCISCO'YA UZANAN BİR HAYAT

Curran'ın biyolojik babası 1930'ların ortalarında Fas'ın Kazablanka şehrinde dünyaya gelmişti. Bu gerçeği öğrenen Curran, Humphrey Bogart ve Ingrid Bergman'ın Nazilerden kaçtığı 1942 tarihli "Casablanca" filmiyle ilgili hayaller kurmaya başlamıştı.

Resmi kayıtlar, biyolojik babanın 1959 yılında ABD'ye göç ettiğini ve San Francisco'da yaşamaya başladığını gösteriyordu. Anne de San Diego'da büyümüş ve liseden sonra San Francisco'ya yerleşmişti. Peki ama bu insanları yaşadıkları yerleri terk edip San Francisco'ya yerleşmeye iten neydi?

Haberin Devamı

Curran ailesi hakkında bilgi sahibi oldukça merakı körükleniyordu. Aklından iyisiyle kötüsüyle birçok senaryo geçiyordu. Varlığından bile haberdar olmayan akrabalarıyla tanıştığında söyleyeceği şeylerin provalarını yapıyordu kendi kendine. Nihayetinde tüm cesaretini topladı ve aile üyelerine mesajlar gönderdi.

Tahmin ettiği üzere Curran'ın varlığından ne annesinin ne de babasının ailesinin haberi vardı. Dolayısıyla hepsi ufak bir şok yaşadı. Ancak bu durum onu kucaklamalarına engel olmadı. Bu tavır Curran'ı fazlasıyla rahatlattı.

Ne var ki tüm haberler iyi değildi. Biyolojik ebeveynlerinin hayatlarını kaybettiğini öğrenen Curran, anne babasıyla asla tanışamayacağını anlayınca çok büyük bir hayal kırıklığına uğradı. "Onları bulmak için daha önce harekete geçsem sonuç farklı olur muydu?" diye düşünmeden duramıyordu.

Haberin Devamı

En büyük tesellisi ise anne ve babasının tüm kardeşlerinin halen hayatta olmasıydı.

Tek isteği biyolojik ailesini bulmaktı... Bir DNA testi yaptı, film gibi bir maceranın içine düştü

North Beach'te geçmişi çok eskiye dayanan eğlence mekânları bulunuyor

BEBEĞİN VARLIĞINI BİLEN ÇOK AZ KİŞİ VARDI

Yeni ailesi sayesinde Curran, anne ve babasının hikâyelerine dair parçaları birleştirmeyi başardı.

Dünyanın iki ucunda doğup büyüyen bu iki genç, zamanında kendi aileleriyle çok çatışmış ve ellerine geçen ilk fırsatta evden ayrılmıştı. Kendilerini "özgürlükler şehri" San Francisco'ya atmalarının sebebi de buydu.

Babası, North Beach civarında döşemeci olarak çalışıyordu. Annesi de aynı semtteki bir gece kulübünde garsonluk yapıyordu. Curran, "Babamın, annemin çalıştığı kulüpte yer döşemesi yaptığı sırada tanıştıklarını hayal ediyordum" ifadelerini kullandı.

Haberin Devamı

Muhtemelen birlikte çok fazla zaman geçirmemişlerdi. Çünkü baba o dönemde başka bir kız arkadaşıyla birlikte yaşıyordu. Curran'ın teyzesi de kardeşinin böyle bir adamdan bahsettiğine hiç şahit olmamıştı. Hatta anne, hamile olduğunu kız kardeşi ve kendi annesi haricinde hiç kimseye söylememişti. Babanın ailesi de genç adamın böyle bir hamileliğe dair bilgisi olmadığından emindi.

Sürprizler bununla bitmiyordu. Curran'ın annesi hayatının geri kalanında ne evlenmiş ne ciddi bir ilişki kurmuş ne de çocuk sahibi olmuştu. Baba tarafına gelince; Curran bir erkek bir de kız kardeşi olduğunu, Fransa'da ve Fas'ta yaşayan onlarca kuzeni bulunduğunu öğrendi.

Haberin Devamı

Tek isteği biyolojik ailesini bulmaktı... Bir DNA testi yaptı, film gibi bir maceranın içine düştü

Paris'in Montmartre mahallesi

"PARİS'İN MANEVİ OĞLU" OLDU

Kuzenleri Curran'ı yaşadıkları ülkelere davet etti. O da uçak biletlerini alıp ailesiyle tanışmak üzere Fransa ve Fas'ın yolunu tuttu.

Curran'ın ilk durağı Paris'ti. Burada yaşayan kuzenlerinden biri, evinde Curran için büyük bir parti verdi. Bu sayede Curran bütün akrabalarıyla tanıştı.

Akrabaları Curran'a hazır Fransa'dayken ziyaret etmesi gereken yerlere dair de ipuçları verdi. Daha önce iki kez Paris'e gitmiş olmasına rağmen Curran hep turistlerin gezdiği yerleri gezmişti. Bu kez Buttes-Chaumont Parkı'na gidip Julien'de "bouillon" çorbası içen Curran, "Kendimi Paris'in manevi oğlu gibi hissettim" ifadelerini kullandı.

Curran'ın Fas'ta geçirdiği zamanlar daha da ilginçti. Hayatı boyunca Avrupa ve Amerika kıtalarının dışında bir yere gitmemiş olduğundan, Fas hem değişik hem de sihirli bir yolculuk olacaktı.

Curran, ilk 6 günü Kazablanka'dan 45 dakika uzaklıktaki bir sahil kasabası olan Dar Bouazza'da geçirdi. Buraya gittiğinde kuzenlerinin, dedesinin bir asır önce satın aldığı bir araziye yan yana yazlıklar inşa ettiğini ve yazlarını burada geçirdiklerini öğrendi.

Tek isteği biyolojik ailesini bulmaktı... Bir DNA testi yaptı, film gibi bir maceranın içine düştü

Kazablanka

FAS'TA KÖKLERİNİ BULDU

Curran bu süreçte bazı zorluklar yaşadığını da anlattı. Akrabalarının iletişim dili Fransızcaydı. Halaları ve amcaları İngilizce bilmiyordu. Curran da Fransızca bilmediğinden, kuzenlerinin tercümanlığı olmadan konuşmalara katılamıyordu. Özellikle sofra sohbetlerinde zorlanan Curran, bir sonraki ziyareti öncesi Fransızca öğrenme kararı aldı.

Curran, "Yaşadığım dil sorununa rağmen tüm akrabalarımı tanıma fırsatı buldum. Katı amcamı, anaç halalarımı, şakacı kuzenimi... En önemlisi de onların kişilik özelliklerini ve tuhaflıklarını kendimde de gördüm" dedi.

Ancak akrabalarla vakit geçirip nefis Fas yemekleri yemek Curran için yeterli değildi. Babasının memleketini daha iyi tanımak istiyordu. Bunun için bir seyahat şirketi sahibi olan kuzeninin organize ettiği bir turla Fez'e ve Marakeş'e de gitti.

İki şehrin de büyüleyici güzellikte olduğunu belirten Curran, "Ama bir yandan da tuhaf bir biçimde tanıdıktılar. DNA yolculuğum sayesinde bu şehirleri benzersiz ve kişisel bir biçimde tecrübe ettim. Rehberleri ailemin kültürünü ve tarihini keşfedebilmem için bana özel turlar organize etti. Hatta Fez'deki aile kabristanımızı bile ziyaret etme şansı buldum" diye yazdı.

Tek isteği biyolojik ailesini bulmaktı... Bir DNA testi yaptı, film gibi bir maceranın içine düştü

Fez

SÜRPRİZLERE HAZIRLIKLI OLMAK GEREK

Curran kendisi gibi evde DNA testi yapmayı planlayanlara da "İsteseniz de istemeseniz de kendinizi bir maceranın ortasında bulabilirsiniz" uyarısını yaptı.

Gerçekten de bu testleri yaptıranların bazıları taşıdıkları genetik hastalıkları bazıları da etnik kökenlerini öğrenme amacıyla yola çıkıyor. Ancak testler sayesinde hiç tanımadıkları kişilerle beklenmedik bağlarını ortaya çıkaran birçok kişi de var.

Yıllarca babaları bildikleri kişinin babaları olmadığını keşfedenler, sperm bağışı yoluyla dünyaya geldiğini ve sayısız kardeşi olduğunu öğrenenler yakın zamanda hikâyelerine şahit olduğumuz örneklerden bazıları.

Hatta bu sürpriz keşiflere odaklanan "Suddenly Family" isimli bir podcast serisi bile bulunuyor. Serinin yapımcısı gazeteci Samuel Burke, "DNA testi Pandora'nın kutusunu açabilir ve maalesef DNA endüstrisinde kimse bundan bahsetmiyor" dedi.

Şok yaşamamak adına test yaptırmadan önce her şeye hazırlıklı olmak gerektiğin belirten Burke, "Beklenmedik bir şeyle karşılaşacakmışsınız gibi düşünün. Eğer kötü bir şey çıkacağından şüpheleniyorsanız, sonuçlarınızı paylaşmamayı tercih edebilirsiniz" diye konuştu.

Bu alanda çalışırken öğrendiği en önemli dersin "yavaş gitmek" olduğunu da ifade eden Burke, "'Sonuçlarımı hemen paylaşıp tüm gizemi bir anda çözmeliyim' diye düşünmeyin" yorumunu yaptı.

Podcast'in dördüncü bölümünde anlattığı üzere Burke de yakın zamanda kendisini yetiştirenlerin biyolojik ailesi olmadığını öğrenme şoku yaşamıştı.

CNN Travel'ın "I used DNA analysis to find my birth family and it sent me across three continents" başlıklı haberindend derlenmiştir

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!