GeriAvrupa Yalnız bırakıldı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yalnız bırakıldı

Yalnız bırakıldı

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Covid-19 belasına karşı baştan itibaren hep kararlı bir mücadele verilmesinden yanaydı. Nitekim Almanya’da geçen yıl şubat ayı başlarında ilk vakaların saptanması üzerine Robert Koch Enstitüsü (RKI) başta olmak üzere, bulaşıcı hastalıklar alanında çalışmalar yapan uzmanları devreye soktu.


Yalnız bırakıldıOnların önerileri doğrultusunda hareket ederek eyalet başbakanlarıyla birlikte insanları bu beladan korumak için bir dizi önlemleri hayata geçirdi.
Hatta mart ayı sonlarına doğru kafelerin, restoranların, barların, diskoteklerin, okulların, yuvaların, yüksek öğrenim kurumlarının kapatılmasını, ‘risk bölgesi’ ilan edilen birçok ülkeye seyahati içeren ciddi kısıtlamalar devreye sokuldu.
Ancak kısa bir süre sonra ‘homurdanmalar’ başlayınca eyalet başbakanları yavaş yavaş Merkel’den uzaklaşmaya başladılar.
‘İmparatorluk Vatandaşları’ ve ‘Aykırı Düşünenler’ gibi aşırı sağcıların öncülüğünde düzenlenen protesto gösterilerine katılanların sayısının artması üzerine Merkel’e destek daha da azaldı.

VİRÜS GEVŞEMEYİ AFFETMEDİ
Katı kısıtlamalar sayesinde vaka sayısının azalması üzerine geçtiğimiz yaz yeniden ‘eski yaşama’ dönüldü.
Ancak Covid-19, gevşemeyi affetmedi.
Vaka sayılarının yeniden artmaya başlaması üzerine Başbakan Merkel ağırlığını koyup, kasım ayında yeniden kısıtlamaların hayata geçirilmesi için eyalet başbakanlarını ikna etti.
Ama 26 Eylül’deki genel seçimlerin yanı sıra 6 eyalette yapılacak eyalet parlamentosu seçimlerinde oy kaybı yaşayacaklarından korkan eyalet başbakanları ‘süper seçim yılı’ 2021’in ilk haftalarında yeniden ‘su koyuvermeye’ başladılar.
Kısıtlamaların kaldırılmasında ısrar ettiler.
Hatta bazı eyalet başbakanları, kendi eyaletlerinde kısıtlamaları devre dışı bıraktılar.
Ancak Covid-19 bu gevşemeleri de affetmedi.
Vaka sayısı birden rekor düzeye ulaştı.
Yaşamını kaybedenlerin sayısı da sistematik olarak arttı.

TOPLANTI BİTER BİTMEZ...
Başbakan Merkel, 22 Mart’ta videokonferans yöntemiyle eyalet başbakanları ile yaptığı toplantıda, Paskalya Yortusu günlerinde mecburi olmayan seyahatlerin yanı sıra karşılıklı ziyaretlerden kaçınılması, dini ayinlerin dijital ortamda yapılması için ağırlığını koydu.
Kabul de ettirdi.
Ancak daha toplantı biter bitmez yine bazı eyalet başbakanları ‘su koyuvermeye’ başladı.
Yıllarca genel başkanlığını yaptığı Hıristiyan Demokrat Birlik Partili (CDU) bazı politikacılar da öyle.
“Nasıl olur da isminde Hıristiyan sözcüğü bulunan bir parti Hıristiyan aleminin en kutsal günlerinde dini ayinleri bile yasaklar” diyerek Merkel’e ateş püskürdüler.
Gelen tepkiler üzerine Başbakan Merkel, “Hata yaptım. Bu benim hatamdı. Tüm sorumluluğu üzerime alıyorum ve herkesten af diliyorum” diyerek geri adım atmak zorunda kaldı.
Yani Başbakan Merkel Covid-19’la mücadelede yalnız bırakıldı.
Ancak Merkel’in haklı olduğunu gören ve sorumluluk taşıyan politikacılar, birçok eyalette bazı kısıtlamaları Paskalya günlerinde devreye soktular.
Saat 21.00-05.00 arası sokağa çıkma yasağı ilan ettiler.
Bir başka aileden en fazla bir kişiyle buluşulmasına izin verilmesini kararlaştırdılar.
Yani bir yerde “Başbakan Merkel, yerden göğe kadar haklıymış” dediler.
Ama Başbakan Angela Merkel haklı olmak istemiyor.

İLK SIRAYI KAPTIRMIYOR
Merkel, bu ülkede yaşayan insanların bu beladan bir an önce kurtulması için gece gündüz demeden kafa yoruyor.
Her ne kadar aşı tedarikinde Avrupa Birliği (AB) ile birlikte hareket edip Almanya’ya hiç yakışmayan bir şekilde ‘çuvallasa’ da bu yanlışın giderilmesi için kararlı bir biçimde yolunda devam ediyor.
Bu yasama döneminin sonunda aktif politikayı bırakacağını zaten aylar önce ilan ettiği için koltuğunu kaybetme endişesi de yaşamadığından daha inandırıcı ve daha kararlı bir tutum sergiliyor.
İşte bu nedenle de Almanya’da partilere, politikacılara güven her geçen gün azaldığı halde, Başbakan Angela Merkel, ‘en çok sevilen ve en en çok güven duyulan’ politikacılar sıralamasında ilk sırayı kimselere kaptırmıyor.
Hem de yıllardır.
Hem de sonuna kadar hak ettiği için.

False