Neden fazla mesai yapıyoruz?

1dk okuma

Londra Üniversitesi’nden Prof. Laura Empson, Harvard Business Review’da yer alan makalesinde fazla mesai konusuna değiniyor.

Haberin Devamı

Makalede üzerinde durulan kritik soru ise şu: “Madem işinizde çok başarılısınız, neden hala fazla mesai yapıyorsunuz?” Empson, farklı sektörlerdeki firmalarda çalışan pek çok kişiden “Kendimi robot gibi hissediyorum, ben ve diğer iş arkadaşlarım haftasonları dahil çok uzun saatler çalışıyoruz” gibi cümleler duyduğunu belirtiyor. Oysa, kronik olarak fazla mesai yapmanın sağlığa zararlı olduğunu ve yapılan işin kalitesini düşürdüğü herkes tarafından biliniyor. Eskiden kariyerinin başında fazla çalışmak herkese göre normaldi. Çünkü, fazla çalışmanın karşılığında üst düzey pozisyonlara terfi ediliyor ve daha rahat çalışılan bir döneme giriliyordu. Ancak, Empson’a göre artık bu devir geçti.

GÜVENSİZLİK
Bugün, en üst düzey bir yönetici bile sabah 6’da işe başlayıp, akşam 10’lara kadar mesai yapabiliyor. Hatta haftasonları da çalışıyor. Firmadaki diğer çalışanlar da, en üst düzey yöneticilerin bile bu şekilde çalıştığını görünce, kendileri de öyle çalışmak zorunda hissediyor. Empson, bu konuda yaptığı bir araştırmaya göre çalışanların böyle davranmasındaki en büyük sebebin kendilerini güvende hissetme ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Çünkü, pek çok şirkette “ya çok çalışıp yüksel ya da aramızdan ayrıl” şeklinde bir terfi sistemi bulunuyor. Bu sistem çalışanların birbirlerini iş arkadaşından çok rakip olarak görmelerine neden oluyor. Sonuçta, yöneticilerine kendilerinin iş arkadaşlarından daha iyi olduğunu kanıtlama gereği duyan çalışanlar, daha çok çalışma gereği hissediyorlar. Empson, bu çalışanlar için “Güvensiz başarılılar” terimini kullanıyor. Bu tip çalışanlar firmalarının kendilerinden çok başarılı olmalarını beklediğini ve eğer olamazlarsa işsiz kalacaklarını düşünerek daha fazla mesai yapıyorlar.

AİLE GİBİ GÖRÜYORLAR
Öte yandan, Empson’ın araştırmasına göre bu durum bazı çalışanları hiç rahatsız etmiyor. Firmaların oluşturduğu güçlü şirket kültürü sayesinde iş ortamını “aile” olarak tanımlıyorlar. Fazla mesai için kurumlarını suçlamıyor ve kendi seçimleriyle kaldıklarını iddia ediyorlar. Empson, bu durumun fazla mesainin normalleştirilmesinden kaynaklandığını savunuyor. Ve sonuçta, sürekli fazla mesai yaparak terfi eden “güvensiz başarılılar”, bunun doğru sistem olduğunu düşünerek üst düzey bir yönetici olduklarında sistemin aynı şekilde devam etmesini savunuyorlar.

Empson, “Artık belli bir başarıya ulaşmama rağmen neden hala çok çalışıyorum” diye soran liderlere şu cevabı veriyor: “Kendinize dönüp bir bakın, sizi çalıştığınız kurumlar böyle yaptı. Çok çalışma karşılığında güzel ödüller kazandınız. Ancak, dönüp baktığınızda kendinizi ve ekibinizi ne kadar zorladığınızı göreceksiniz.” Empson, bu şekilde çalışmayı alışkanlık haline getirmiş liderlerin, daha az çalışıp başarıya ulaşmayı başarmış kişileri örnek almaları gerektiğini düşünüyor

Haberle ilgili daha fazlası: