GeriBirgül Özgüvenç Ne kadar kıskançsınız?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ne kadar kıskançsınız?

Ne kadar kıskançsınız?
Abone Olgoogle-news

Hepimiz hayatımızın herhangi bir kesitinde aldatılmaktan, birinin yerinizi almasından, sahip olduğunuz şeyleri kaybetmekten korkup kıskançlık duygusuna kapılmışsınızdır. Fakat kıskançlık duygusunu, mutluluğu, üzüntüyü ya da korkuyu ifade edebildiğimiz kadar kolaylıkla ifade edemeyiz. Çünkü içinde yaşadığımız toplum kıskançlığı olumsuz bir duygu olarak tanımlar.

Çoğu zaman kıskaçlığımızın nedenini sorgulamak yerine saklamayı tercih ederiz. Çocukken kardeşimizi, ebeveynlerinizi, ergenliğinizde arkadaşlarınızı, yetişkinlik döneminizde ise zaman zaman sahip olamadığınız yaşantılara ve eşlerinize karşı bu duyguyu yaşamış olmanız muhtemeldir. Kıskançlık duygusu dozunda yaşandığında yani kendinize ve karşınızdaki kişilere zarar vermediğiniz ve sağlıklı şekilde baş etmeyi başardığınız sürece olağan bir duygudur.

PEKİ, KISKANÇLIK NEDİR? NİYE KISKANÇ OLUNUR?

Kıskançlık, yitirilmek istenmeyen bir kişinin ya da bir ilişkinin yitirileceği ya da tehdit altında olduğu sanısıyla yaşanan karmaşık bir ruhsal yaşantıdır. Olumsuz olarak nitelendirebileceğimiz bir duygu durum halidir. Genellikle kendisini yetersiz ve değersiz gören, değerlilik duygusu dış etkenlerden etkilenen, özgüveni düşük bireylerde, patolojik olarak gözlenen bir davranış şeklidir.

KISKANÇLIK SEVGİNİN GÖSTERİLME BİÇİMİ MİDİR?

Kıskançlığın korku ve kaygı ile harmanlanarak oluşan bir duygu olduğunu ifade etmiştik. Dolayısıyla eşiniz sizi gitmenizden korktuğu için mi yoksa sizinle mutlu olduğu için mi sevgi göstermeli? “Seven insan kıskanır” sözü günlük hayatımızın içinde ne kadar dilimize pelesenk olsa da dozunda olmayan kıskançlık ilişkilerimizin yıpranmasına ve yıkıcı hale gelmesine sebebiyet verecektir. Kıskançlık, evlilikle ilgili problemlerin ve boşanmaların en büyük sebeplerinden biridir. Birçoğunuz sosyal medyada veya diğer yayın organlarında kıskançlık sonucu yıkıcı sonuçları olan haberler okumuşsunuzdur.

Dozunda olmayan her duygu gibi kıskançlık duygusunun da fazlası zarar verecektir. Diğer taraftan sağlıklı kıskançlık olarak nitelendirebileceğimiz duygu, ilişkimizin ritmini koruyabilir. Duygusal partnerler birbirlerine güvenmek, birbirlerine bağlılıklarından emin olmak isterler. Bu güvence ve sevgiyi sağladıklarına emin olduklarında günlük hayatın rutin etkinliklerine kendilerini kaptırırlar ve sevgiyi takdir etmemeye başlarlar. Bu yüzden romantik kıskançlıklar kişilerde yarattığı duygusal kaygıdan dolayı bireylerin ilişkilerini gözden geçirmesini sağlar. Eşlerin birbirlerine değerlerini hatırlatır. O yüzdendir ki zaman zaman yaşanan dozunda kıskançlıklar ilişkiye olumlu etki edecek ilişkinin canlı kalmasını sağlayacaktır.

Kişilerin kıskançlık ve kıskançlıkla baş etme yöntemleri farklıdır. Kadınlar genellikle duygusal olarak değerlendirir ve pasif tepkiler gösterirler. Daha yapıcı bir tavır göstermekle birlikte kendi isteklerinden vazgeçen ve alttan alan bir yaklaşım sergilerler. Erkekler ise fiziksel olarak değerlendirirler ve daha saldırgan tepkiler verirler. Genellikle tehdit ederek ya da şiddet uygulayarak sonuç elde etmeye çalışırlar.
Sizin için de kıskançlık ilişkilerinizi ve psikolojik sağlığınızı etkileyen bir sorunsa, bu duyguların ortaya çıkmasının altındaki etkenleri ve tetikleyicileri tespit etmek ve hangi ihtiyacınız karşılanmadığında bu duyguları hissettiğinizi fark etmek bu duygularla başa çıkabilmeniz için oldukça önemlidir.

Kıskançlık duygusu sizin hayatınızın neresinde duruyor? Ne kadar kıskançsınız? Kıskançlıkla baş edebiliyor musunuz? Eğer sizde partnerinizi devamlı kontrol etmek istiyorsanız, devamlı nerde ve kiminle olduğunu düşünüyorsanız bu soruları kendinize yöneltmenizde fayda var. Bu sorunun cevabına evet diyorsanız, bireysel olarak ya da çift olarak üstesinden gelemediğiniz bir konu halini aldıysa, psikolojik destek almak yaşadığınız sorunla başa çıkabilmeniz için size yardımcı olacaktır.

[fotogaleri=3890,3557,3901]

False