Sağlık turizminde patlama yapabiliriz

Bu önemli konuya daha önce de not düştüm. Sağlık turizmi ekonomik açıdan son derece önemli ve verimli bir fırsat.

Haberin Devamı

Uzmanlar eğer biraz dikkatli yönetebilir ve uluslararası tanıtımı daha profesyonel bir mantıkla yapılabilirse neredeyse 100 milyar doları geçen küresel sağlık pazarının en büyük oyuncularından biri olabileceğimizi söylüyor. Muazzam bir sağlık altyapımız var. Sağlık teknolojisinde lider ülkelerden biriyiz. Devlet hastanelerimiz bile son derece kaliteli otelcilik hizmeti verebiliyor. Özel hastanelerimiz mükemmel. Özellikle Ortadoğu, Balkanlar ve Orta Asya için olağanüstü kalitemiz ve oldukça makul fiyatlarımız ile ciddi bir sağlık turizmi atağı yapabiliriz. Bütün mesele Sağlık Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığımızın birlikte geliştireceği ulusal bir projenin oluşturulmasıyla ilgili.

ÖNEMLİ
SAĞLIK TURİZMİ: ALTIN YUMURTLAYAN TAVUK

SAĞLIK hizmetlerinde ulaştığımız nokta tek cümleyle “muazzam ve mükemmeldir”. Rahmetli Özallı yıllarda başlayan, 80’li yılların özelleştirilmiş sağlık hizmeti çabası bugün neredeyse Avrupa’nın tamamı ile boy ölçüşebilecek, Amerika ve Uzak Asya ile yarışa girebilecek düzeydedir. Sağlık turizmi pahalı bir turizmdir. Ülkemize farklı nedenlerle gelen (saç ekimi, estetik diş uygulamaları, plastik ve estetik cerrahi uygulamalar...) sağlık sorunlarına çözüm arayışındaki turistlerin yapacakları harcamalar, tatil için gelen turistlere oranla çok daha fazladır. Eğer döviz açığı problemimizi halletmek istiyorsak, eğer katma değeri yüksek bir turizm organizasyonu daha düşünüyorsak sağlık turizmi için yapılacak daha ciddi organizasyonlar ve uluslararası tanıtım çabaları düşündüğümüzden çok daha fazla döviz geliri elde etmemizi sağlayabilir.

Sağlık turizminde patlama yapabiliriz

Kısacası elimizde altın bir fırsat var, lütfen bu fırsatı ıskalamayalım, en iyi şekilde ve yeniden değerlendirelim.

YORGUNLUK İÇİN 3 REÇETE

ŞU bilgi kesin: Bir taraftan pandemi, diğer taraftan ekonomik sorunlar/enflasyon meselesi hepimizi yorgun düşürdü. Aslında başka nedenleri de var yaşadığımız bu “KRONİK YORGUNLUK MESELESİ”nin. Ama gelin bu güzel hafta sonuna nedenlerle uğraşmayı bir kenara bırakıp çözümlere odaklanarak başlayalım. Eğer siz de “hayat yorgunlarından biri” iseniz ve her gece yatağınıza yorgun girip her sabaha yorgun uyanıyorsanız işte size formda, fit hatta zımba gibi biri olmanız için üç farklı yorgunluk reçetesi.

Haberin Devamı

REÇETE 1: HAREKET EDİN

Yorgun olduğunuzda oturup dinlenmek ya da rahat bir divana uzanıp kafa dinlemek yerine “koşmayı, zıplamayı, dans etmeyi” yani “egzersiz hapları” ile enerji kazanmayı deneyin. Çünkü uzmanlara göre, özellikle “psikolojik yorgunlukla mücadelede” egzersiz mükemmel bir ilaç görevi üstlenebiliyor. Kendinizi yorgun, halsiz ve bitkin hissettiğiniz anlarda yürümek, koşmak, hoplayıp zıplamak, dans etmek, birkaç şınav çekmek ve benzeri esneme egzersizlerini denemek size anında enerji yüklüyor.

Haberin Devamı

REÇETE 2: İKİ ÖĞÜN BESLENİN

Sık aralıklarla yemek, özellikle bel çevresi geniş, insülin direnci fazla, yemek sonrası hipoglisemi atakları yoğun kişilerin en önemli yorgunluk hazırlayıcılarından biridir. Bu durumda olanlar için “sık sık gıda tüketmek, güne 3-4 hatta 5-6 öğün sığdırmaya gayret etmek” yapılabilecek en önemli hatalardan biridir. Eğer siz de böyle biri iseniz ve gıda tüketiminize/öğünlere uzun aralar vermezseniz hem sık sık “hipoglisemi tuzakları”na düşer, hem de metabolizmanızı aşırı yük altında bırakarak en azından karaciğerinizi yorgunluk malulü haline getirirsiniz.

Sağlık turizminde patlama yapabiliriz

REÇETE 3: SICAK-SOĞUK DUŞ ALMAYI DENEYİN

Yorgunlukla mücadelede önemli ama genelde gözden kaçan bir ayrıntı da “sıcak-soğuk terapisi”dir. Sıcak bir duşun üzerine alacağınız olabildiğince soğuk bir ikinci duş, sauna veya buhar uygulamalarının hemen ardından yapacağınız soğuk su banyoları, sizi rahatlatan, enerjinizi arttıran, bedeninizi ve ruhunuzu huzura kavuşturan “vagus siniri”ni aktive edecektir. Ayrıca bu uygulamaların lenf sisteminde biriken toksinleri de temizlemeye yardımcı olabileceği biliniyor. Sıcak-soğuk banyolarıyla kan dolaşımı hızlanıyor, beyne kan akışı artıyor, beden de ruh da ferahlıyor.

Haberin Devamı

İYİ HABER
SADECE 10 DAKİKA YETİYOR

AMERİKA’da yapılan ve ortalama 53 yaşındaki 1600 kişi üzerinde 25 yıl boyunca sürdürülen güvenilir bir araştırmaya göre, “günde 10 dakika yürümek veya bisiklete binmek” gibi orta yoğunluktaki egzersizlerin her gün düzenli yapılması bedene de ruha da muazzam katkılar sağlıyor. Araştırmaya bakılırsa günde 10 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapmayı ihmal eden kişilerde beyin hasarı gelişme ihtimali, yapanlara göre 25 yıl sonra yüzde 47 daha fazla.

Yazarın Tüm Yazıları