Yalçın Doğan

Skandal budur

24 Mayıs 2015
ON gün önce Tayyip Erdoğan Arnavutluk’ta. Cumhurbaşkanı Nişani ve Başbakan Edi Rama ile görüşme sonrasında, Gülen’in yurtdışındaki okullarıyla ilgili kendisine yöneltilen soruya, muhtemelen çanak soru, şunu söylüyor:

“Bu konuyu kardeşlerim Nişani ve Rama ile görüştük, bu örgütün faaliyetlerini anlattım, inanıyorum ki, onlar da bu konuda gerekeni yapacaktır”.
Buna karşılık Başbakan Rama basın toplantısında çok farklı havada:
“Bu bizim işimiz, buna biz kendimiz karar veririz”. Olayda bir bityeniği var, kokusu nasıl olsa çıkar. Yurda dönerken uçakta aynı soru yine geliyor, Erdoğan:
“Paralel yapıya olumlu yaklaştılar”.
Türkiye’de buna ilişkin haberler burada bitiyor, devamı Arnavutluk basınında.

HEDİYE-TAKAS

Erdoğan’ın ziyareti sonrasında konu Arnavutluk meclisine geliyor. Bir milletvekili kürsüde, aynen:

Yazının Devamını Oku

‘Merkez Türkiye’ 2035

23 Mayıs 2015

CHP bu seçimde proje ve yenilik açısından açık ara önde, sadece AKP’yi eleştirmek yerine, ufuk açıcı, rekabete açık önerilerle halkın karşısına çıkıyor. Kılıçdaroğlu’nun önceki gün açıkladığı “Yüzyılın Mega Projesi, Merkez Türkiye” bunun son örneği. Bu seçimde AKP’nin değil, CHP’nin önerileri, projeleri konuşuluyor, AKP geride.
Davutoğlu gülünç iddialarla ortaya çıkıyor, “Merkez Türkiye benden çalıntı” gibi. Göstersin, ne zaman, nerede açıklamış böyle bir projeyi. Oysa, projeye dönük daha makul eleştiriler olabilir.

GAP GİBİ

-Proje 2035’e ayarlı, bu seçimle ilgisi yok, “CHP de büyük düşünür” imajı veriyor.
-Tamamlanması yirmi yıl sürecek proje lafta iyi görünüyor ama neden yirmi yıl, belli değil.

Yazının Devamını Oku

‘Sur kantonuna hoş geldiniz’

21 Mayıs 2015

BENİM gölgeme basıyorsun deyip bizleri sopadan geçiren polisler gördük biz, çok zulüm, çok baskı yaşadık. HDP sakin gidiyor, AKP’yi frenleyen tek parti HDP’dir. Ama, eğer barajı geçemez ise...”Korkum o ki, HDP bu sözleri söyleyen kitleyi kolay kolay frenleyemez, tutamaz gibi.
Geçtiğimiz ekim sonunda ilan edilen, sonra duvarlara yazılan yazıları görüyorum Diyarbakır’da: “Sur kantonuna hoş geldiniz”. Diyarbakır’ın Sur Mahallesi’nde özerklik ilanı. Yine ekim sonu, kasım başında Cizre, Silopi ve İdil’in bazı mahallelerinde kanton ilanlarını TV’lerde izliyoruz.

YDG-H ASAYİŞ

Tek tip kıyafetli, yüzleri poşulu gençler, kendilerini Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi, kısaca “YDG-H Asayiş” olarak tanımlıyor, PKK’nın son dönemde asayiş sağlayan birimi. Kantonları, yani özerk mahalleleri onlar ilan ediyor, kimlik kontrolleri TV’lere yansıyor.
Birileri kadınlara sarkıntılık mı yapıyor, kız öğrencileri rahatsız mı ediyor, uyuşturucu mu satıyor, işi hırsızlık mı, tefecilik mi, kumar mı oynatıyor, gel buraya, bunlara cezayı YDG-H kesiyor, sıkı dayak, ardından “Bir daha görürsem” diye gözdağı. Adı üstünde “asayişi” sağlıyor.

Yazının Devamını Oku

Köylerde Facebook patlamış

20 Mayıs 2015

‘JANDARMA seçimde köye gelmiş, baskı yapmış, o geçti abi. Şimdi videoya alıyoruz, hemen Facebook’ta paylaşıyoruz ya da bir köyde miting, videoya çekiyoruz, bütün köylere iletiyoruz. İletişim devri en çok bize yaradı, biri bir şey yazıyor, hepimiz olayı öğreniyoruz, cevap veriyoruz. Batıdakiler sadece Türk medyasını izliyor, biz burada hem Türk, hem Kürt medyasını izliyoruz, bizim avantajımız.’Geçen hafta sonu Diyarbakır’a bağlı bir-iki köye gidiyorum. Bunları anlatanlar köylerdeki insanlar. İkide bir sosyal medyayı neden yasaklıyor, onu gösteriyor. Ben Güneydoğu’ya hemen iki yılda bir
giderim, insanlar şimdi çok
bilinçli, hakkını arıyor, peşini bırakmıyor. Öyle bilenmişler ki, HDP Güneydoğu’da AKP’yi hallaç pamuğu gibi atacak, hazretlerin öfkesi bundan. Halkın inancı tam, “Demirtaş sakindir, çizgisinden vazgeçmez, başkanlığı da vermez”. Köylerde Facebook, Twitter şakır şakır, müthiş bir uyanış. Saldırı ya da nutukla önlenecek gibi değil. Onların diliyle, “Seçim bizimle AKP arasindadir”.


Üç aydır yakalanan yok


Yazının Devamını Oku

Demirtaş: AKP 3.500 kişilik hile ekibi kurdu

17 Mayıs 2015

GÖZLERİME inanamıyorum, her partiye bol gelen bu alan, Demirtaş’a dar geliyor, hıncahınç dolu. Diyelim ki, HDP Urfa mitingi için iyi adam toplamış, HDP’nin Güneydoğu’da gücünü gösteriyor. Urfa on iki milletvekili çıkarıyor. Demirtaş’ın dünkü mitingine bakarsanız, HDP Güneydoğu’yu silip süpürüyor, AKP’nin büyük korkusu.
160-170 kilometre hızla gidiyoruz Diyarbakır’dan Urfa’ya dün, ben de Demirtaş’la aynı arabadayım, bir buçuk saatlik yolculukta sohbet bol. Demirtaş çok tartışılacak bir iddiada bulunuyor: “AKP’nin 3.500 kişilik ekip kurduğunu haberini aldım, sandıkta hile için. Bizi baraj altında tutmak için, sandıkta hileye başvurabilirler. Herkes kaygılı, oyum çalınacak diye”.
Ekip konusu ne kadar doğru diye sorduğumda: “Yakında TV’lerde açıklayacağım”.
SALDIRILAR Ekliyor: “Oysa, HDP’nin baraj altı kalması demokrasinin kaybı olur. Ben onların yerinde olsam, HDP’yi Meclis’e taşımak için elimden geleni yaparım. Türkiyeleşmiş bir HDP’nin elinden tut, saldıracağına, Meclis’e getirmeye çalış ama AKP sadece bize saldırıyor”. Saldırıyor sözcüğünün fiili karşılığı var. Demirtaş: “Bizim örgütlerimize 60 yerde saldırı var. Davutoğlu sözde Başbakan, tek laf etmiyor, CHP ve MHP de bir şey söylemiyor. HDP baraj altı kalırsa, onların da hezimetidir”.
Saldırılar ve baraj Demirtaş’ın öncelikleri arasında. “AKP kendi oylarını yükseltmek yerine, bizi baraj altında tutmaya çalışıyor, biz geçersek, en az altmış milletvekili kaybedecekler, biz daha çok AKP’den oy alıyoruz, bu Erdoğan’ı çıldırtıyor, tek hedef biziz”.
MEYDAN Miting alanına bakıyorum, geçen hafta Davutoğlu bu alanda. Şimdi resmi bilgi, “Demirtaş çok daha fazla insan toplamış, AKP mitingi bu kadar değildi”. İnsanlar coşkulu, aslında Demirtaş ne söylese, coşkulu. Her sözünü müthiş alkışla kesiyorlar. Ne de olsa burası Güneydoğu. Dört-beş yıl sonra yeniden Urfa’dayım, inanılmaz gelişmiş, metropol olma yolunda. Bir de AKP şu GAP’ın üzerine ciddiyetle gitmiş olsaydı. GAP enerjide yüzde 80 tamam, bu iyi ama sulama yüzde 20, bu kötü.

İpler Kobani’de koptu

Yazının Devamını Oku

Babacan: ‘Dikkat ediyorum da...’

16 Mayıs 2015

“BAŞKANLIĞI kendi aralarında çok konuştular, Sayın Cumhurbaşkanımızla Sayın Başbakanımız, sonunda seçim beyannamemize koyduk, hassas bir konu, ifadelerime dikkat ediyorum, başkanlık sistemiyle ilgili çok detay var, parlamento etkin olmalı.”Bu sözler Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a ait. Babacan’ın dün gazetelerde yer alan konuşması var, hukukla ilgili, onları ilk konuşmasında söylüyor. Daha sonra sohbete geçiliyor, başkanlıkla ilgili sözleri, soru üzerine, sohbet sırasında. Başka önemli vurguları da var. Babacan önceki akşam Babıâli Toplantıları’nda. Toplantıya davetli olanlar arasında ben de varım. Babacan’ın başkanlıkla ilgili sözlerini dinlerken, bizim masada beş kişiyiz, herkes mutabık:
-Doğrudan söylemiyor ama başkanlık sistemine karşı gibi. İfadesine dikkat ediyor, rahatsızlığı belli, “parlamento” vurgusunu ihmal etmiyor.
-Başkanlık AKP seçim
bildirgesine, Erdoğan ile Davutoğlu görüşmeleri sonrasında giriyor, yani Erdoğan
bastırınca. Daha önce benzer haberler çıkıyor, konuyla ilgili bu düzeyde ilk net bilgi bu sözlerde
yer alıyor. Bu ifadeler AKP içinde bir kesimin başkanlığa pek sıcak bakmadığı izlenimini veriyor. Bendeki izlenim böyle. Buna rağmen, Davutoğlu meydanlarda başkanlığı savunmak zorunda kalıyor,
siyasi intihar gibi.

Yazının Devamını Oku

Evren dışarıda, içeride

14 Mayıs 2015

-12 Eylül’de dışarıda: 12 Eylül darbesine onay karşılığında Amerika’nın beklentisi var. Türkiye’nin 1974 Kıbrıs çıkarmasına Yunanistan tepkili, NATO’nun askeri kanadından çekiliyor. Amerika Evren’e: “Yunanistan’ın askeri kanada dönmesine izin verin, veto hakkınızı kullanmayın”. Oysa, o veto hakkı çok önemli koz. Atina, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı: “Onlar AB’de bizi veto etmesin, biz de askeri kanat için ses çıkarmayalım”. Hayır, böyle bir pazarlık yok, Evren hiç bir koşul öne sürmüyor, Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesine izin veriyor. Türkiye ise AB’de otuz beş yıldır Yunan engeli ile meşgul. Müthiş bir fırsat heba ediliyor. 12 Eylül’ün en büyük zararlarından biri.
-12 Eylül’de içeride: Her türlü insan hakları ihlalleri yanı sıra, kapitalist dönüşüm perçinleniyor. 24 Ocak ekonomik kararları ile gelen büyük kapitalist aşama Güney Amerika’daki gibi, ancak askeri dikta ile mümkün. 12 Eylül bunu sağlıyor, “24 Ocak + 12 Eylül, bu şahane fırsat” yazıları boşuna yazılmıyor.
Evren’in asla unutulmayacak temel miraslarından.

Gazeteciler Danıştay peşinde


Yazının Devamını Oku

Diktatörle 35 yıl

13 Mayıs 2015

ERUH baskını 1984, adı bilinmeyen silahlı bir grubun saldırısı, Cumhurbaşkanı Evren haberi aldığında Hakkâri’de, ben de bazı gazetecilerle oradayım. Eruh’a geçiyoruz, bilgi aldıktan sonra Evren: “Üç-beş çapulcunun işi, hemen yakalarız”.
O yakalama 35 yıldır sürüyor, Eruh baskını ile başlayan PKK terörü. PKK 12 Eylül’de Evren sayesinde Diyarbakır Cezaevi’nde güçleniyor. Birebir dinlediğim cezaevindeki işkencelerin izi 35 yıldır hâlâ taze.


* * *


12 Eylül öncesi terör fırtınası, her gün onlarca insan öldürülüyor. Başbakan Demirel askerlerle toplantıda: “Para, yetki ne isterseniz veriyorum, yeter ki terörü bitirin”. Terör dinmek bilmiyor, ne hikmetse, 12 Eylül sabahı her yer sütliman, bu kez devlet terörü başlıyor. “12 Eylül geldi, canımız kurtuldu” masalına karnım tok.


Yazının Devamını Oku