Serhat Tezcan

Bursa'nın ihracatı

16 Ağustos 2020
Koronavirüsün ülkemizde görülmesinin ardından çalışma hayatı, üretim, satış durma noktasına geldi. Bu dönemde ihracat rakamları da düştü. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Bursa’dan geçen yıl Nisan ayında 1 milyar 248 milyon dolar ihracat yapılırken, bu yıl aynı ayda 436 milyon dolar ihracat gerçekleşti. Geçen yıl Mayıs’ta 1 milyar 447 milyon dolarlık ihracat, bu yıl aynı dönemde 574 milyon dolara geriledi. Haziran’da ise 1 milyar 65 milyon dolardan, 930 milyon dolara düştü. Temmuz ayında nispeten daha iyi bir oran gerçekleşti. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,14’lük düşüş ile 1 milyar 155 milyon dolar ihracat yapıldı. Temmuz ayı Bursa ihracatında, otomotiv ilk sırada yer aldı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24 düşüş yaşayan otomotiv, 579 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu sektörü aynı dönemde yüzde 3 gerileme yaşayıp, 141 milyon dolar ihracat yapan hazır giyim ve konfeksiyon takip etti. Yüzde 5 düşüş ile 85 milyon dolar ihracat yapan tekstil ve hammaddeleri ise üçüncü sırada yer aldı.Yılın 7 aylık performansında ise 35 milyar 494 milyon dolar ihracat gerçekleştiren İstanbul ilk sıradaki yerini korurken; Bursa, aynı dönemde 6 milyar 662 milyon dolarlık ihracat hayata geçirdi. İş dünyası temsilcilerine ihracat oranlarındaki gelişmeleri sorduk. Hızlı bir geri dönüş mü oluyor? En iyi dönüşler hangi sektörlerde yaşandı? Hangi sektörler daha yavaş toparlanıyor? Önümüzdeki dönem ile ilgili düşünceleri neler? İşte ihracat ile ilgili değerlendirmeleri…

OTOMOTİVDE TALEPLER DEĞİŞİYOR

Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, ihracatta daha önce görülmemiş düşüş yaşadıklarını kaydetti. Salgında vaka artışları olmadığı taktirde ihracat artışının süreceğini belirten Çelik, otomotivin yılı 23 ile 25 milyar dolar aralığında bitirebileceğini söyledi. Salgının tüketici tercihlerini de etkilediğine dikkat çeken Çelik, “Her tehdit içinde fırsatları da barındırmaktadır. Bu süreçte otomotiv endüstrisi, daha çevreci ve bireyselleştirilmiş araçlara yönelik talebin artacağı öngörüsü ile çalışmalarını sürdürmektedir” dedi.

Otomotiv ihracatının Nisan ayında yüzde 77 gerilediğini hatırlatan OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, daha önce böyle bir düşüş yaşanmadığını kaydetti. Sektörel üretimin neredeyse tamamen durduğunu belirten Çelik, “AB’nin kapılarını büyük ölçüde kapatması ile ihracatımız 596 milyon dolara kadar geriledi. Mayıs’ta üretimin başlaması ile ihracat rakamımız 1,2 milyar dolar oldu.

Haziran’da ise işgünü fazlasının da katkısıyla tekrar 2 milyar doların üzerinde bir ihracata ulaştık. Temmuz ayında 4 iş günü sayısı az olsa da Haziran ayına kıyasla yüzde 9,2’lik bir artışla 2 milyar 201 milyon dolarlık bir değere ulaştık. Yılın geri kalanı için hem ülkemizde, hem de Avrupa’da ciddi bir ikinci dalga salgın ile karşılaşmazsak, Eylül ayından itibaren son 4 ayda daha iyi rakamlar bekliyoruz. Yılın geri kalanında her şey yolunda gittiği taktirde yılı 23-25 milyar dolar aralığında bir ihracat rakamı ile kapatacağımızı öngörüyoruz” diye konuştu.

GIDA VE DENİZCİLİKTE OLUMLU İVME

Pandeminin yoğun yaşandığı dönemde ihracat düşüşünün tüm sektörlerde görüldüğünü söyleyen Çelik, gıda, gemi ve yat gibi sektörlerin süreçte olumlu bir ivme kazandıklarını aktardı. Salgının tüketici tercihlerini de etkilediğine dikkat çeken Çelik, “Her tehdit içinde fırsatları da barındırmaktadır. Bu süreçte otomotiv endüstrisi, daha çevreci ve bireyselleştirilmiş araçlara yönelik talebin artacağı öngörüsü ile çalışmalarını sürdürmektedir” dedi.

BİNEK VE İKİ TEKERLEK YENİ TERCİH

Yazının Devamını Oku

Görünürlüğe ve iletişime yatırım

1 Ağustos 2020
Koronavirüs birçok konuda yaşamı kısıtladı. Bu alanlardan birisi de ekonomi… Çalışma hayatı durma noktasına geldi. Üretim asgari düzeye indi. Ticaret sınırlı oranda gerçekleşti. Sınırlar kapandı. İhracat dip yaptı. Bu durumdan Bursa’daki şirketleri nasıl etkilendi? 2020 yılı hedeflerinde bir sapma oldu mu? 2021 yılından beklentileri ne? İşte şirketlerin önümüzdeki dönem hedef, strateji ve öngördükleri fırsatları…

Önümüzdeki senelerde daha çok dijital iletişime ve görünürlüğe yatırım yapacakları bir yıl olacağını söyleyen Çilek Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Vasfiye Çilek, “Aynı zamanda yeni trendler doğrultusunda yeni ürünlerimizi müşterilerimiz ile buluşturacağız” dedi.

Aile şirketi olarak 1996’da kurulan Çilek Mobilya; bebek, çocuk ve genç̧ odalarında uzmanlaşarak, 5 kıtada 71 ülkede yer alıyor ve 500’ün üzerinde satış noktasında hizmet veriyor. Hem Ar-Ge merkezi, hem de Tasarım Merkezi’ni bulunan Çilek Mobilya, 3 vardiya üretim yapıyor.


Şirket hedeflerinden bahseden Çilek Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Vasfiye Çilek, 2020 yılı hedefleri içerisinde geçen yıla oranla satışlarını yüzde 35 arttırma planı bulunduğunu hatırlatarak, “Hemen her şirket gibi pandemi sürecinden etkilensek de süreç sonunda belirgin şekilde artan mobilya talepleri ile bu hedefimizi yılsonuna kadar gerçekleştireceğiz gibi görünüyor. Hedeflerimizden bir diğeri olan kurumsal imajımızı üst düzeyde tutmaya devam etmek.

Özellikle mağazalarımızın dekorasyonunun yenilenmesi ve kurumsal kıyafet ve araçlarımızın güncellenmesi gibi konular halen devam etmekte” diye konuştu.

DİJİTAL İLETİŞİM ARTACAK

Önümüzdeki senelerde daha çok dijital iletişime ve görünürlüğe yatırım yapacakları bir yıl olacağını açıklayan Çilek, “Aynı zamanda yeni trendler doğrultusunda yeni ürünlerimizi müşterilerimiz ile buluşturacağız. Bir diğer deyişle, 2021 her yönden farkındalıklarımızın olduğundan daha ileriye taşındığı ve planladığımız stratejilerimizi devam ettireceğimiz bir yıl olacak” dedi.

Yazının Devamını Oku

Türkiye avantajlı hale gelecek

30 Temmuz 2020
Covid-19 pandemisi nedeniyle seri üretimlerin yavaşlaması ve durmasına paralel olarak yatırım planlarında ertelemeler yaptıkla-rını açıklayan Coşkunöz Holding Ceo’su A. Erdem Acay, “Salgının en belirgin etkisinin ise lojistik yakınlığın öne çıkması ve üretim-lerin, pazarın olduğu yere geri dönmesi yönünde akımlar olacak. Yaşanan zorluklar neticesinde Türkiye gibi lojistik anlamda ko-numu optimum iyi olan ülkeler avantajlı hale gelecek” dedi.


Covid-19 pandemisi nedeniyle seri üretimlerin yavaşlaması ve durmasına paralel olarak yatırım planlarında ertelemeler yaptıkla-rını açıklayan Coşkunöz Holding Ceo’su A. Erdem Acay, “Salgının en belirgin etkisinin ise lojistik yakınlığın öne çıkması ve üretim-lerin, pazarın olduğu yere geri dönmesi yönünde akımlar olacak. Yaşanan zorluklar neticesinde Türkiye gibi lojistik anlamda ko-numu optimum iyi olan ülkeler avantajlı hale gelecek” dedi.

Coşkunöz Holding; otomotiv, savunma, havacılık, enerji, çevre teknolojileri, bilişim ve lojistik alanlarında 12 şirket ile faaliyetlerini sürdürüyor. Aralıksız 70 yıldır üretimini sürdüren Coşkunöz Holding, yurtdışında farklı yatırım ve projeleri ile dikkat çekiyor.
Geçen yılı yüzde 15 büyüme ile kapatıp, 330 milyon Euro ciro elde ettiklerini açıklayan Coşkunöz Holding Ceo’su A. Erdem Acay, bu büyümenin içerisinde otomotiv sektörüne hizmet veren yurt dışında kurulu şirketlerin gelirlerindeki payının yüzde 30 civarında olduğunu hatırlattı. Gelecek 5 yıl içinde öngördükleri büyümeye paralel olarak yeni yatırımlar yapacaklarını belirten Acay, bu oranı yüzde 45’lere çıkarmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Covid-19 pandemisi nedeniyle seri üretimlerin yavaşlaması ve durmasına paralel olarak yatırım planlarında ertelemeler yaptıkla-rını açıklayan Acay, “Holding olarak 2020 yılı yurtiçi ve yurtdışında 350 milyon TL’nin üzerinde yatırımlar planladığımız bir yıldı. İlk iki ayda planlarımıza uygun bir şekilde ilerledik ancak tabii ki Mart ayından itibaren sektörlerdeki gelişmelere ve nakit akışımıza göre yatırım ötelemelerine başladık. Hedefimiz yıl sonuna kadar öngördüğümüz yatırımları gerçekleştirmek” diye konuştu.

YENİDEN PLANLAMALAR YAPTIK

Öncelikle piyasaların durumunu da dikkate alarak yeniden planlamalar yaptıklarına dikkat çeken Acay, “Bu dönemde yatırımla-rımızı öteledik, tedarikçilerle ödeme vadelerimizi ve siparişlerimizi yeniden yapılandırdık. Maliyet azaltma çalışmalarına odakla-narak; krizden daha az veya geç etkilenen kalıp üretimi, IT, savunma gibi sektörlerdeki çalışmalarımıza diğer şirketlerden destek vererek, kaynak yaratmayı öne çektik. Yurtdışındaki şirketlerimizin ve projelerimizin pandemiden etkilenme faz farklarını finan-sal dengeleme için kullandık. Proje bazlı çalıştığımız müşterilerimizle ödeme vadelerini öne çekmek üzere görüşmeler yaptık” dedi.

DÖVİZ KREDİLERİNİ KAPATTIK

Yazının Devamını Oku

Tarih ve doğa bir arada

15 Temmuz 2020
Bursa’nın en eski yerleşim yerlerinden Yıldırım, sahip olduğu tarihi zenginlikleri ile dikkat çekiyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Cumalıkızık ile Reşat Nuri Güntekin’in yazdığı Çalıkuşu Romanı’nın ilham kaynağı Zeyniler, doğal güzellikleri ile ilgi görüyor. Zengin bitki örtüsü, patikaları, su kaynakları, yürüyüş yolları ile doğa tutkunlarının öncelikli tercihleri arasında yer alıyor.

 


Osmanlı sivil mimarisinin ilk yansımalarından olan ve tarihi dokusunu korumayı başaran 700 yıllık Osmanlı Vakıf Köyü Cumalıkızık, Bursa’nın 10 kilometre doğusunda Uludağ’ın eteklerinde kuruldu. 1981’de ‘Kentsel ve Doğal Sit Alanı’ ilan edilen, 2014’te ise UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Cumalıkızık, 3 anıtsal yapı ve 176 sivil mimari örneğini bünyesinde barındırıyor. Ağaçların arasından geçen taş döşemeli yolculuyla daha ilk adımdan itibaren ziyaretçilerini zaman yolculuğuna çıkaran Cumalıkızık, aynı zamanda geniş bir organik ürün yelpazesine ve zengin mutfağa sahip.

DEPREMDEN SONRA RESTORE EDİLDİ


Bursa’daki ilk Osmanlı eserlerinden olan Balabanbey Kalesi, şehri gözetim altında tutmak amacıyla Aktimur Kalesi ile birlikte devletin kurucusu Osman Bey tarafından yaptırıldı. Bursa’yı yerle bir eden 1855 depreminde büyük hasar gören kalenin yeri 1927’de tam olarak yeninden tespit edildi. Yıldırım Belediyesi tarafından restore edilen kalede her yıl Nisan ayında düzenlenen fetih şölenlerine ev sahipliği yapıyor.

DEVLETE GEÇİŞİN YANSIMASI


Yazının Devamını Oku

Mavi ile yeşilin buluştuğu yer

14 Temmuz 2020
Karacabey, sahip olduğu uzun sahili ile dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra doğal güzellikleri de oldukça zengin. Eskikaraağaç’tan longoza, Uluabat’tan ıhlamur ormanlarına, ayı barınağından haraya kadar sosyal mesafeyi koruyarak, güzel vakit geçirebileceğiniz birçok alternatif bulunuyor.

Avrupa Leylek Köyü ağına girmeye 2011’de hak kazanan ve Türkiye’yi bu birlikte temsil eden tek Türk köyü olan Eskikaraağaç, 12 yıldır düzenlenen ‘Leylek Festivali’ kapsamında, hem doğa konusunda farkındalığı artırıyor, hem turizm alanında adını sıkça duyuruyor. Bursa’nın ilk ve tek tahnit müzesi de Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından bu köye yapılıyor. Türkiye’de görülen kuş türlerinin yer alacağı müzenin, özellikle doğaseverlerin ilgisini çekeceği belirtiliyor. Eko turizmde de öne çıkan bölge 1,5 kilometre uzunluğundaki Leylek Yürüyüş Yolu’na sahip. Uluabat Gölü’nün kıyısında, şiirlere konu olacak bir manzara eşliğinde gün batımını ziyaretçilerine sunan köy, ayrıca yeni kazandırılan sosyal tesis ile bu güzel manzara eşliğinde yemeğini yemek isteyenleri geri çevirmiyor.

LONGOZ ORMANI

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük longoz ormanına ev sahipliği yapan Karacabey, bu özelliği ile her yıl yerli ve yabancı, birçok kuş gözlemcisi ile doğa fotoğrafçısını bölgede buluşturuyor. Büyük nilüfer yataklarının yanı sıra; uçsuz bucaksız karabaş otu tarlaları ile özellikle ilkbaharda misafirlerine muhteşem bir renk cümbüşü yaşatıyor. Bir diğer adı subasar ormanı olan longoz ormanı, yağışlarla birlikte sonbahardan itibaren suyla dolmaya başlıyor ve yaklaşık 6 aylık bir süre boyunca da yüzen ormana dönüşüyor. Yazın kurak zamanları ile birlikte çekilen suların yerini ise bu kez zengin bitki çeşitliliği alıyor. Longoz ormanı, her yıl bahar aylarında farklı ve kalabalık doğa gruplarına ev sahipliği yapıyor.

ULUABAT GÖLÜ

Uluabat Gölü, RAMSAR Uluslararası Sulak Alanlar Sözleşmesi kapsamında 1998 yılında koruma altına alınan ve dünyada yalnızca 38 gölün sahip olduğu ‘Yaşayan Göl’ unvanına sahip. Göl üzerinde irili ufaklı, 9 ada bulunuyor. Uluabat Gölü’nün kıyısında, 2004 yılında yapılan kazılarda Aktopraklık Höyüğü’nde, İÖ 6 binli yıllardan İÖ 5200 yıllarına kadar uzanan, bir yaşam tespit edildi. Açık hava müzesi konumundaki bölge gezilebiliyor.

Yazının Devamını Oku

Doğa ve lezzetin buluştuğu ilçe

13 Temmuz 2020
Mustafakemalpaşa’da gezdikçe birbirinden güzel doğal alanları keşfedip, tadını çıkaracaksınız. Bu alanları isterseniz, fotoğraf karelerine yansıtıp, ölümsüzleştirebilirsiniz. Bölgeyi gezerken, lezzetlerinden de uzak kalmamalısınız. Peynir tatlısının yanı sıra manda evi ürünleri ilginizi çekebilir.

 


Suuçtu Şelalesi, Mustafakemalpaşa’ya 18 kilometre mesafede bulunuyor ve ilçenin içme suyunu karşılıyor. Yaklaşık 38 metre yükseklikten dökülen şelale, belediye tarafından hizmete açılan mesire ve piknik alanları, yöresel lezzetleri, kafe işletmesi ve dört mevsim farklı renge bürünen kendine has doğası ile ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor. Özellikle yaz günlerinde yolunuz buraya düşerse, şelale keyfini ve piknik yapmayı unutmayın.

TÜMBÜLDEK KAPLICALARI


Tümbüldek Kaplıcaları ilçenin 15 kilometre güneyinde, Akarca Köyü içinde yer alıyor. Akarca’ya 2 kilometre uzaklıkta bulunan Bahariye Mahallesi’nde bulunan tarihi hamam kalıntıları miladi dönemden bu yana bölgede şifalı suların bulunduğu tespit edildi. Türk yapısı iki kubbeli hamamıyla romatizma başta olmak üzere birçok hastalığa iyi geldiği söylenen Tümbüldek Kaplıcaları; yeşil doğasıyla ilgi görüyor. Kaplıcalarının yanında bir mesire yeri olarak da kullanılıyor. Son yıllarda civar illerde ve İstanbul‘da da adının duyulmuş olması kaplıcaların ziyaretçi sayısını arttırdı. Konaklamak için, belediye tarafından 15 günlük dönemler halinde kiraya verilen 30 civarında küçük daire ve odalar kullanılıyor.

SOLDERE SUYU VADİSİ

Söğütalan Mahallesi, Mustafakemalpaşa merkezine 18 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Söğütalan Su Değirmeni’nin üzerinde bulunduğu Soldere Suyu, Söğütalan Köyü sınırlarından başlıyor. Söğütalan Bucak Merkezi yakınında bulunan Suçıkan olarak isimlendirilen yerden, bir tepenin altında kaya mağaradan gürültüyle çıkan Soldere suları, yeşil ağaçlık bir vadide akarak Mustafakemalpaşa Çayı’na dökülüyor. Soldere Suyu Vadisi, bol miktarda tatlı su balığını barındırıyor. Soldere, ayrıca irili ufaklı birçok şelaleye de sahip. Yürümek isteyenler için de çok güzel bir parkuru bulunuyor.

Yazının Devamını Oku

Doğa sporu & gastronomi

12 Temmuz 2020
İsmi daha çok mobilya başkenti olarak öne çıkan İnegöl’de farklı alternatifler bulabilirsiniz. Oylat’ın doğasından ve şifalı sularından faydalanabileceğiniz gibi mağarasını gezebilirsiniz. Doğa Sporları ve Turizm Merkezi’nde 13 ayrı branşın uygulamalarını hayata geçirebilirsiniz. Tarihi ve kültürel merkezlerini ziyaret edebilirsiniz. Acıkırsanız ilçenin dünya markası haline gelmiş İnegöl köftesi yiyebilirsiniz.

Oylat Kaplıcaları; dertlere derman olan kaynak suyuyla yeşil örtüsü ve bol oksijeniyle adeta bir terapi merkezi diyebiliriz. Şehir merkezine 27 kilometre uzaklıkta bulan Oylat; çam, gürgen, meşe, kestane, ıhlamur, kavak, çınar ağaçları ile kuşburnu ve böğürtlen bitkilerinden meydana gelen ormanlarıyla ziyaretçilerine doyumsuz doğa güzellikleri ile huzur sunuyor. Oylat civarında bulunan kalıntılar, kaplıcanın Roma dönemine kadar uzandığını gösteriyor. Şifalı suları; cilt hastalıkları, romatizma, tansiyon, eklem iltihaplanması, strese bağlı rahatsızlıklar, kireçlenme gibi hastalıkların tedavisine yardımcı olup, Oylat Vadisi ile yeşillikler içinde eşsiz doğa manzarası ile dikkat çekiyor. Çevre köylülerin doğal ürünlerini sattığı köy pazarında ise gelenlerin hatıra olarak alabileceği hediyelik eşyalar bulunuyor. Konaklamak için farklı tercihler yapılabilecek Oylat’ta tesis, otel ve apartlar yer alıyor.

3 MİLYON YILLIK MAĞARA

Oylat Bölgesi’nde 3 milyon senelik doğal oluşum olan Oylat Mağarası da ziyaretçilerden ilgi görüyor. Toplam uzunluğu 750 metre, yüksekliği ise 93 metre olan mağara; astım, nefes darlığı, bronşit gibi rahatsızlıklara iyi geliyor. Nem oranı yüzde 90 olan mağaranın yaz ve kışın sıcaklığı ise +18 derece olarak dikkat çekiyor. İçerideki sarkıt ve dikitlerin 1 santimetresinin 16 yılda oluştuğunu detay bilgi olarak paylaşabiliriz.

DOSTUM İLE DOĞAYLA KUCAKLAŞ

Yeşilin her tonunu bağrında taşıyan İnegöl; yaylaları, ormanları, dereleri ve kanyonları ile doğal güzelliklerini koruyor. Yeniceköy Mahallesi’ndeki Doğa Sporları ve Turizm Merkezi (DOSTUM), şehrin doğal güzellikleriyle insanları buluşturuyor. 13 ayrı branşın yer aldığı merkezde yamaç paraşütünden bungalov evlere, okçuluktan balıkçılığa, bisiklet, ATV, motocross, kampçılık, havacılık gibi pek çok alanda hizmet veriyor. Göl kenarında bulunan tesisleriyle dikkat çekiyor. Aktaş Tepe ismi verilen 2 bin 222 rakımlı tepede, Türkiye’de eşi benzeri bulunmayan 3 yöne uçuş imkanı veren tecrübe yaşanıyor.

Yazının Devamını Oku

Kalabalıktan uzakta doğayla baş başa

11 Temmuz 2020
Koronavirüs pandemisi etkinlik ve tatil anlayışlarının da değişmesine neden oldu. Kalabalıklardan uzak, sosyal mesafenin öne çıktığı bu dönem, tarihi, kültürel ve doğal değerlerinin yanı sıra gastronomi alanındaki zengin ürün potansiyeli ile Bursa’yı önemli bir alternatif olarak öne çıkardı. Tatilinin erteleyen veya çıkamayanlar için Bursa ve çevresinin güzelliklerini okurlarımız için paylaştık.

 


Mysia Yolları, pandemi günlerinde farklı etkinlikleri gerçekleştirebileceğiniz bir alternatif olarak dikkat çekiyor. Kalabalıktan uzak şekilde doğada yürüyüşü, dağ bisikleti turları, atlı doğa yürüyüşü yapabileceğiniz gibi yamaç paraşütü de gerçekleştirebilirsiniz. Panoramik olarak kentin doğal güzellikleri ve tarihî mekânlarını izleyebilirsiniz. Konaklama isterseniz, kamp veya karavan alanlarından istifade edebilirsiniz.

Nilüfer Belediyesi’nin ‘Doğa, Tarih ve Kültür Rotaları Projesi’ kapsamında Bursa’ya kazandırdığı ve Türkiye’nin en iyi rotaları arasında gösterilen Mysia Yolları, doğa tutkunlarının uğrak noktası haline geldi.
Mysia yolları, antik dönemlerin önemli iki yerleşimini patikalarla birbirine bağlarken, aynı zamanda çeşitli spor aktivitelerinin yapılabileceği bir keşif için ziyaretçilerine ücretsiz bir tur davetinde bulunuyor. Dağ köylerini de içine alan parkur rotalarında doğaseverlerin keyifli vakit geçirebileceği yürüyüşler, dağ bisikleti turları, çadırlı kamp, panaromik manzara keyfi, kuş gözlemi, doğa fotoğrafçılığı, atlı doğa yürüyüşü ve sportif olta balıkçılığı gibi pek çok alternatif bulunuyor. Göletlerden, mağaralara, kamp ve piknik alanlarından atlı doğa yürüyüş parkurlarına doğal güzelliklerin keyfini tarihin izini sürerek, çıkarmak için doğanın çağrısına uymanız yeterli…

50 FARKLI ROTA


Yazının Devamını Oku