"Selin Irmak Kaçmaz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Selin Irmak Kaçmaz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Selin Irmak Kaçmaz

Selin Irmak Kaçmaz

Kendi Hayatımıza Bakmayı Ne Zaman Öğreneceğiz?

3 Ekim 2019

Oturduğumuz yerden, sırf sosyal medyada hesapları var ve onları takip edebiliyoruz diye, insanlar hakkında istediğimiz yorumu yapabilme hakkını kendimizde bulduk.

Önceki gün Pınar Altuğ ile birkaç takipçisi arasında geçen diyalogları gördüm. Pınar Altuğ, Instagram hesabından eşi Yağmur Atacan ile bir fotoğrafını paylaşmış. Altına gelen yorumlar ise “Keşke bunları görmeseydim” dedirtecek cinsten…

O kötü yorumları burada tekrar ederek ne kendimin ne de sizlerin sinirlerini bozmak istemiyorum açıkçası. Altuğ da gereken cevabı gayet güzel vermiş. Pınar Altuğ bu durumu sıklıkla yaşıyor, sosyal medyada çoğu zaman eşi ile olan yaş farkı yüzünden can sıkıcı yorumlara maruz kalıyor.

Oturduğumuz yerden yaptığımız yorumlar bir kadının, ne kadar umursamadığını söylese de, zamanla bu durumu takıntı haline getirmesine neden olabilir. Kendini mutsuz hissetmesine, özgüvenini kaybetmesine ve hatta evliliğinin bitmesine neden olabilir. Kadına şiddet kavramının çok fazla konuşulduğu şu günlerde, yorumlara baktığımda yine karşıma kadınlar çıkıyor. Bir kadın hemcinsine neden ve nasıl böyle öfkeyle yorum yazabilir, nasıl küçük
düşürmeye çalışabilir benim aklım almıyor. Eğer anlayanınız varsa lütfen bana da anlatsın.

Benim asıl sormak istediğim soru şu; gerçekten insanların hayatı bizi bu kadar ilgilendiriyor mu?

Bir kadın eşinden yaşça büyük olabilir, bir adam kendinden küçük birine aşık olabilir, kilolu biri zayıf biriyle, uzun biri kısa biriyle, güzel biri çirkin biriyle (ki güzellik çirkinlik kime göre bunu da anlamış değilim) beraber olabilir.

Yazının devamı...

Güzellik Uğruna Tüm Bunlara Değer mi Selena?

17 Mayıs 2019

Festival, filmler kadar davetlileri ve davetlilerin giydiği kıyafetler ile de oldukça meşhur. Sadece bir film festivali olmayan Cannes, dünyaca ünlü mücevher markalarının da reklam yaptığı önemli bir platform. Bu yüzden kırmızı halıda oyuncuları ve modelleri oldukça şık, iddialı kostümler ve takılar içinde görüyoruz.

Cannes Film Festivali’nin bu yıl en dikkat çeken isimlerinden biri de Selena Gomez. Festivalin açılış filmi Gomez’in de rol aldığı ‘The Dead Don’t Die’ filmiyle yapıldı. Hal böyle olunca Selena Gomez de festivalde çeşit çeşit kıyafetle boy gösterdi.

Festivalin ilk günü beyaz bir elbise giyen Gomez, oldukça zarif görünüyordu. Tabii bu buz dağının sadece görünen kısmı. Oyuncunun, kırmızı halıda poz vermeden hemen önce, festival alanına giderken arabada neler yaşadığını gördünüz mü?

Görmeyenler için özetleyeyim; Selena daracık elbisesi ile oturamıyor, arabanın içinde uzanır bir halde kıpırdayamadan yolculuk yapmak zorunda kalıyor. Bırakın kıpırdamayı nefes almakta dahi zorlanan oyuncu, makyajı bozulmasın diye konuşamıyor bile.
Sevenlerinin karşısına en kusursuz haliyle çıkma çabalarına rağmen Selena, sosyal medyada pek çok eleştiriye maruz kaldı. Sayısız insan Selena Gomez’in fazla kiloları olduğunu yazdı, göbeği olan birinin öyle dar elbise giymemesi gerektiğini söyledi.

Tüm bunlar bana çok değil birkaç hafta önce MET Gala kostümünün içinde daha güzel görünebilmek için giydiği korse yüzünden nefes alamayan Kim Kardashian’ı hatırlattı. Hatta Kim’in daha ince belli görünebilmek için kaburgalarını aldırdığı bile iddia edildi.

Yazının devamı...

#KadınOlmasa Hiçbir Şey Olmaz ki…

7 Mart 2019

Kadın olmasa…” yazdım ve aralarında erkeklerin de bulunduğu pek çok arkadaşıma mesaj gönderdim. Gelen cevaplar ise şöyleydi;

Kadın olmasa kahkaha olmaz

Kadın olmasa başarı olmaz

Kadın olmasa sevgi olmaz

Kadın olmasa detay olmaz

Kadın olmasa hayat olmaz

Kadın olmasa renk olmaz, her şey siyah beyaz olur

Kadın olmasa barış olmaz

Yazının devamı...

Başkalarına Benzemeye Çalışmak Aslında Bir Hastalık

11 Şubat 2019

90’lı yıllarda baş gösteren ve henüz birkaç yıl önceye kadar devam eden bir algı vardı: Güzellik standartlarını Barbie bebek üzerinden tanımlamak. Pek çok kişiye göre kadın dediğin Barbie gibi olmalıydı; zayıf, uzun, küçük ve kalkık burun, renkli gözler, kusursuz bir ağız ve sarı saçlar…

Bu düşünce ile hareket eden ve Barbie’ye benzemek için sayısız operasyon geçiren birçok kadın var. Hepimiz bu haberleri defalarca gördük, okuduk.

Barbie bebeğe benzemek isteyenlerin sayısı son yıllarda yavaş yavaş yok olma noktasına gelmişti ki şimdi de yepyeni bir ‘challenge’ çıktı: Bratz bebeklere benzemek.

2000’lerin başında Barbie’ye rakip olarak piyasaya sunulan Bratz bebekler, günümüz güzellik anlayışını da yeniden biçimlendirir oldu. Buradaki güzellik anlayışı ise çekik ve iri gözler, kavisli kaşlar, kalın-abartılı olacak kadar kalın- dudaklar ve ince bir burun.

Kadınlar makyajla, photoshopla ve estetik operasyonlarla birer Bratz bebek olmak için çaba gösteriyorlar. Bu hallerini de sosyal medyada paylaşıp “Bakın ne kadar benziyoruz” diyorlar. 

Beden algı bozukluğuna yol açıyor!

Sürekli estetik olma isteği, makyajla bir bebeğe benzeme çabaları, özellikle genç kızlarda vücut dismorfik bozukluğu diğer bir deyişle beden algı bozukluğunun habercisi olabiliyor. Uzmanlar bu hastalığı, kişinin görünümündeki hayali bir kusur ile aşırı ölçüde uğraşması olarak tanımlıyor.

Yazının devamı...

Güzellik Kalıpları Sonunda Yıkıldı mı?

8 Ocak 2019

Trend diyorum çünkü bu algı, dünyaca ünlü isimlerin “0 beden olmak zorunda değiliz” kararıyla neredeyse bir akım haline geldi. Aslında normali bu…

Kadın erkek fark etmeden herkes kendini bulunduğu kiloda, ten renginde, kendi burnuyla, saçıyla, doğum çatlaklarıyla, beyaz saçlarıyla kabul etmeli, sevmeli.

Modern dünyanın sunduğu güzellik kalıplarını reddeden bu akım, benim listemde geçtiğimiz yılın en müthiş olaylarından biri.

Rihanna’ya bin teşekkür!

İnsanlara bedenini her haliyle sevmenin en güzel halini gösteren, kalıpları yıkma yolunda meşaleyi taşıyan isim ise bana göre Rihanna.

Birkaç yıl önce kusursuz bedeniyle sahnelerde arz-ı endam eden Barbadoslu şarkıcı, sonra kilo almaya başladı. Anında eleştiri oklarının, aşağılayıcı yorumların ve magazin gündeminin hedefi olan Riri, umursamaz tavrıyla muazzam bir duruş ortaya koydu.

Rihanna’nın kilolarına rağmen giydiği cesur kostümler, verdiği “Her halimle güzelim” mesajları kendisiyle barışık olmayan tüm kadınlara ilham kaynağı oldu.

Olaya son noktayı ise kendi tasarladığı iç çamaşırı koleksiyonunun defilesinde koydu. Podyumlara sürekli kusursuz görünen modelleri çıkaran markalara inat Rihanna, her renkten, her bedenden hatta hamile modelleri defilesinde yürüttü.

Yazının devamı...