HABER

Yoğun bakımdaki doktor anlattı: Eve çok defa ağlayarak gittim

Koronavirüs nedeniyle ölen ilk sağlık çalışanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu'nun adının verildiği Okmeydanı'ndaki hastanede virüsle savaş ilk kez görüntülendi. Yaklaşık 1 ay önce açılan Okmeydanı'ndaki hastanede tedavi gören koronavirüs hastası kişi, 'iyiyim' mesajını yoğun bakım odasındaki yatağından el işaretiyle anlattı. Doktorlar ise alkışlarla karşılık verdi. Yoğun bakımda çalışan doktor Gaye Şensöz'ün anlattıkları ile dikkat çekti: Ben buradan eve çok defa ağlayarak gittiğimi biliyorum. Özellikle kaybettiğimiz, durumu kötüleşen hastalarımız için. Hasta yakınlarıyla konuşurken bile bazen böyle bir şey düğümleniyor boğazımda. O kadar zorlanıyorum ki hasta yakınlarına bilgi verirken.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden ilk sağlık çalışanı, İstanbul Tıp Fakültesi Dahiliye Profesörü Cemil Taşçıoğlu'nun adının, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne verildiğini açıklamıştı. Yenilenen hastanenin 30 Mart'ta açılan ilk etabı, hasta kabulüne başladı. Salgın nedeniyle planlanan tarihten daha önce açılan hastane, koronavirüs ile mücadelede önemli rol oynuyor. Salgın döneminde 600 yatak kapasitesi ve 81 yataklı yoğun bakım ünitesi ile hizmet veren hastanede, günlük 3 bin testin yapılabildiği bir de Covid-19 Tanı Merkezi bulunuyor. Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu'nun adının bulunduğu tabela ise önceki gün, isminin verildiği hastanedeki yerine takıldı. Demirören Haber Ajansı (DHA), hastanenin servis, yoğun bakım ünitesi ve Covid-19 Tanı Merkezini ilk kez görüntüledi. 1 aydır çalıştığı yoğun bakımda yaşadıklarından bahseden Dr. Gaye Şensöz ise, “1 ayı geçti yoğun bakımımız açılalı. Burası oldukça büyük bir yoğun bakım, 48 yatağımız var. Beraberinde eski binamızda da zaten 36 tane yatağımız vardı. Buranın açılışı ile beraber tabii bizim için daha da yoğun bir dönem oldu. Sayımızla idare etmeye çalıştık, hem yeni gelen hastaları gözeterek hem de kendimizi koruyarak mümkün olduğunca zaman geçirmeye çalışıyoruz burada. İçeri girerken tulumlar, siperlik, gözlük mümkün olduğu kadar önlemleri alıyoruz. Hastalara da mümkün olduğunca yeterli bir hizmet vermeye çalışıyoruz. Onun dışında tabii bizim için zor olan bir şey var, hepimizin evde aileleri var. Ben şahsen annemle yaşıyorum ve 55 yaşında. Kendisi eczacı çok şükür, ev ayırmak gibi bir durumumuz kalmadı ama inanın hepimizin ağlayarak geldiği, ağlayarak gittiği oluyor. Ben buradan eve çok defa ağlayarak gittiğimi biliyorum. Özellikle kaybettiğimiz, durumu kötüleşen hastalarımız için. Hasta yakınlarıyla konuşurken bile bazen böyle bir şey düğümleniyor boğazımda. O kadar zorlanıyorum ki hasta yakınlarına bilgi verirken. Özellikle kaybettiğimiz ve durumu kötüye giden hastalarımızda. Gerçekten hepimiz için zor bir süreç. Hem hasta, hem hasta yakınları, hem burada çalışan herkes. Gittikçe daha da aile gibi oluyoruz zaten. Herkesin birbirine olan bağlılığı artıyor. Tüm sağlık çalışanlarına kolay gelsin ve inşallah bu süreci atlatırız diyorum" dedi.

 

GÜNCELLENME