Arkadaşıma aldatıldığını söylemeli miyim?

Siz arkadaşınızın ya da ailenizden birinin aldatıldığını öğrenseniz ne yapardınız? Hemen söyler miydiniz yoksa "Ortalığı karıştırmayayım" deyip görmezden mi gelirdiniz? İşte bu durumu yaşamış insanların hikayeleri ve uzman görüşüyle yapılması gerekenler...

Haberin Devamı

En yakınlarınızdan birinin, bir dostunuzun ya da bir aile üyenizin çok mutlu olduğu ilişkisinde aldatıldığını öğrenseniz hatta bu olaya gözlerinizle şahit olsanız ne yaparsınız? Çok zor bir soru değil mi? Yakınınızın üzülmesini, kandırılmasını istemiyorsunuz ama gerçekleri ortaya dökmenin sorumluluğu da oldukça ağır. Üstelik işin sonunda sizin kötü olma ihtimaliniz de var.

Bir Sorudan Fazlası'nda böyle iki arada kalanların hikayelerini dinleyip Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş'ten bu zor durumda yapılabileceklerle ilgili tavsiyeler aldık.

‘BABAMIN İHANETİNİ ANNEME SÖYLEDİM, SUÇLU BEN OLDUM’
Burcu A. (32)

Ben arkadaşımın değil annemin aldatıldığını öğrendim ve “Söylemeli miyim?” diye çok düşündüm.

Babamın annemi aldattığını öğrendiğimde henüz 17 yaşındaydım. Zaten o yaşlarda sebepsiz depresif ve mutsuz oluyorsunuz, hayatta her şey üstünüze geliyormuş gibi hissediyorsunuz. Ben tüm bu duygusal değişimlerle, ergenliğin yıpratıcı hisleriyle boğuşurken bir de sevgi dolu sandığım ailemin yalandan ibaret olduğunu öğrendim.

Haberin Devamı

Aylarca kafamda kurdum, babamdan kaçtım, annemin yüzüne bakamadım. Neredeyse bir yıl boyunca bu korkunç bilgi ile ne yapacağımı bilemez halde yaşadım. En sonunda babamla yüzleşmeye karar verdim. Babam gerçekleri bildiğimi anlayınca önce şoke oldu, sonra inkar etti, en sonunda da kabul etmek zorunda kaldı. Saçma sapan bir şey olduğunu, bunu ben gördüğüm için çok üzüldüğünü söyledi. İlişkisinin bitip bitmediğini sordum, “Bittiyse iyi, bitmediyse hemen son ver yoksa anneme anlatacağım daha fazla içimde tutamıyorum” dedim. Bana bittiğini söyledi, inanmam için yeminler etti, anneme söylememem için ise tam anlamıyla yalvardı.

Babamla yüzleşince biraz olsun rahatlarım sanmıştım ama hiç öyle olmadı. Hâlâ öfke ve suçluluk duyuyordum. Annemden bunu saklamanın çok büyük haksızlık olduğunu düşünüyordum ama maalesef bu söylemesi hiç de kolay bir şey değildi. Birkaç ay sonra babamın telefonunda yine aynı kadınla mesajlarını gördüm. O an anladım ki babam annemi aldattığı gibi beni de yalanlarıyla kandırmıştı.

Haberin Devamı

Kararımı verdim, annemle konuştum. Çok ağladı, inanmak istemedi. Babamla kavgalar etti ve gün sonunda ne oldu biliyor musunuz? Annem bana, “Keşke bana söylemeseydin, ben babanla boşanmayacağım” dedi. Kötü ben olmuştum. O andan sonra evde benim için cehennem başladı. Babam onu ifşa ettiğim için aşırı kızgın annem ise ‘basit bir kaçamağı’ ona söyleyip mutsuz ettiğim için tavırlıydı. Babamla aram on yıla yakın bozuktu. Hatta ilk yıllar evde tek kelime konuşmuyorduk. Sofraya oturmuyor, o eve gelince odama kapanıyordum.

Bu süreç ben evlenmeye karar verene kadar devam etti. Şimdi ise geçmişin üstüne sünger çekilmiş gibi. Babamın annemi aldatmasından daha çok annemin “Neden bana söyledin?” diye hesap sorması deyim yerindeyse içime oturdu. Diyeceğim odur ki, bırakın arkadaşı anneye bile aldatıldığı söylenmemeli. Sonra kötü insan siz oluyorsunuz.

Haberin Devamı

İnsanda en çok içsel çatışma yaratan durumlardan bir tanesi bu. Birçok insan şahit olduğu aldatmayı arkadaşına veya aile bireyine söyleme ihtiyacı duyuyor fakat söyleyemeyenler de var. En doğru yaklaşım eğer uzaktan da olsa bir iletişim varsa aldatan kişiyle görüşerek durumu partnerine anlatmasını sağlamak olmalı. Aldatılan kişinin doğru biçimde ve doğru açıklamalarla karşı karşıya kalarak gerçek duygularını ifade etmesini sağlamanın en doğru yolu bu olacaktır. Genelde bu tür durumları öğrenme anları travmatik olabilir. Bu travmatik anda verilen tepkinin doğrudan muhatabına yönelmesi, bu hisleri ve bastırılmışlığı geleceğe taşımayı önleyip duyguların uygun şekilde deşarj edilmesini sağlayacaktır. Aldatan kişiyle ilişki ve iletişim kurabilecek bir yakınlık derecesinde değilsek, bildiklerimizi arkadaşımızla onun istediği duygusal tepkiyi daha rahat verebileceği güvenli bir ortamda paylaşabiliriz.

Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş

YAKIN ARKADAŞIM NİŞANLIYKEN ALDATILDI, GEREKENİ YAPTIM
Şenay D. (29)

En yakın kız arkadaşlarımdan birinin çok güzel bir ilişkisi vardı. Erkek arkadaşı, kız grubumuzla da çok iyi anlaşıyordu. Özetle enişte, yakın arkadaşlardan tam onay almıştı. İlişkileri tam gaz devam ediyordu.

Bir gün arkadaşımın sevgilisi beni aradı ve evlilik teklifi etmek istediğini söyleyerek benden yardım istedi. Seve seve yardım edeceğimi söyledim. Beraber çok hoş bir organizasyon yaptık. Kalacakları oteli ben ayarladım, yüzüğü bile beraber seçtik. Sonuçta neredeyse 15 yıllık arkadaşımdı, onu benden daha iyi kim tanıyabilirdi ki? Arkadaşıma sürpriz hazırlama sürecine dahil olduğum için gerçekten çok mutlu oldum. Onun yaşayacağı mutluluğu düşündükçe de seviniyordum. Nitekim teklif edildi, “evet” cevabı alındı ve aile arasında bir merasim ile nişan yüzükleri takıldı. Onlar için her şey harika gidiyordu. Öyle ki biz bile, “Umarım biz de evlenme kararı alırsak böyle sakin ve kusursuz geçer süreç” diyorduk. Sonra tesadüf eseri o kadar korkunç bir şey öğrendim ki, dünyam başıma yıkıldı.

Haberin Devamı

Eski iş yerimden hâlâ görüştüğüm arkadaşlarım var. Bu arkadaşlarımdan biri bir gün bana mesaj attı, “Geçen gün paylaştığın nişan fotoğrafını gördüm, çok şaşırdım. Konuşabilir miyiz?” yazıyordu. Kızı hemen geri aradım ve hiç duymak istemeyeceğim şeyler öğrendim. Meğer bizim bu ‘enişte bey’, birkaç ay bir kızla tanışıyor ve sevgili oluyor. O zamanlar tam da nişan dönemine denk geliyor. Kıza tabii ki nişanlı olduğunu söylemiyor ve böylece iki kişiyi aynı anda idare etme süreci başlıyor. Ta ki ben yakın arkadaşımın doğum gününü enişte beyin de olduğu nişan fotoğrafıyla kutlayana kadar… Ben fotoğrafı sosyal medyada paylaşınca eski iş arkadaşım görüyor ve şoka giriyor. Çünkü arkadaşının tanıştığı ve sevgili olduğu adam fotoğrafta başka bir kadınla nişanlı halde poz veriyor! Gördüğünüz gibi dünya çok küçük ve gerçekler bir gün bir şekilde ortaya çıkıyor.

Haberin Devamı

Arkadaşımın aldatıldığını öğrenince bir saniye bile düşünmeden nişanlısını aradım, buluşmak istedim. Öğrendiğim her şeyi anlattım, bildiklerim karşısında şoka girdi. Ağlamaya başlamasını ise hiç beklemiyordum. Arkadaşımı çok sevdiğini, aptalca bir hata yaptığını söyledi. Ben de ilişkisini hemen o anda bitirmesi ve bu iğrençliği arkadaşıma açıklaması karşısında sessiz kalacağımı söyledim. Kabul etti. Aradan aylar geçti, arkadaşıma hiçbir şey anlatmadı. Her sorduğumda geçiştirdi. Bu kararı almakta çok zorlansam da arkadaşımın daha fazla kandırılmasına izin veremezdim. Eğer bu ilişkiye devam edecekse tüm gerçekleri bilip öyle karar vermeliydi. Ben de gerekeni yaptım ve ona her şeyi anlattım. Yüzleşmelerin, soruların, tartışmaların ardından nişanı attı. Bana da teşekkür etti. Eğer bu gerçeği ileride bir gün başka şekilde öğrenseydi arkadaşlığımızı bitireceğini de söyledi.

İnsanlar bu konuda ne yapar bilemem ama ben sevdiğim insanların göz göre göre bir yalanla yaşamasını kabul edemem. Arkadaşım ilişkisine devam etme kararı alsaydı da saygı duyardım. Önemli olan onun gerçeği bilerek karar vermesiydi, öyle de oldu.

Biz beklenmedik ve ani bir şokla karşılaştığımızda, bir kayıp halinde, bir süre yaşadığımızı inkâr etmeye yatkın olan bir türüz. Bu aynı zamanda yas evrelerinin ilkidir. Kişi, bu şok bilgiyi aldığında bunu görmek veya kabullenmek istemez. Birçok insan bağımlı ilişkiler geliştirebiliyor. Birçok kişi hayatını bir insana bağlayabiliyor. Birçok kişi kendi benliğini bir başka insan üzerinden tanımlayabiliyor. Kişinin travma geçmişi önemli. Yetişme tarzı önemli. Kendisinin bile yaşadığı acıları inkâr ediyor olması, bilincine taşımıyor olması veya acılarından kaçıyor olması söz konusu olabilecekken elbette bunu söyleyen kişilere tepki göstermesi de olasılıkların içinde. İlişkisinin bitmemesi için üç maymunu oynayan, ayrılık ve yalnızlıkla başa çıkamayacağına inanan, birçok konuda her şeyi görmezden gelen fakat bir şeylerin ters olduğunu hisseden bir insanın bunu açığa çıkaran arkadaşına tepki göstermesi de olası. 

Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş

‘BENİ BU İŞLERE BULAŞTIRMA KARDEŞİM, GİT KIZ ARKADAŞINLA KONUŞ’
Mustafa T. (39)

Ben arkadaşımın aldatıldığına şahit olmadım, bizzat ihanet eden kişi benim arkadaşımdı.

Yıllar evvel, ikimiz de 20’li yaşlarımızın başındayken arkadaşımın bir sevgilisi vardı, bir ayrıl bir barış ilişki yaşıyorlardı. Bir dönem araları çok soğuktu, arkadaşım ayrılmak istiyordu ama nedense bir türlü ilişkiyi bitiremiyordu. O dönem başka biriyle tanıştı ve kızdan çok hoşlandı. Ama bir yandan da soğuk da olsalar ilişkisi devam ediyordu.

Yeni biriyle tanıştığını ve ondan çok hoşlandığını, neredeyse aşık olacağını bana anlattığında çok kızdım. “Senin zaten bir sevgilin var, bu aldatmak değil mi?” diye sorduğumda kafasının çok karışık olduğunu, kız arkadaşıyla arasının zaten soğuk olduğunu ama ayrılık konuşması yapmaya hazır olmadığını söyledi. “Benim arkadaşım sensin ama bu durumu uzatmana göz yumamam. Beni kız arkadaşınla konuşmak zorunda bırakma. Beni bu işlere bulaştırma kardeşim, git kız arkadaşınla konuş” deyince biraz aklı başına geldi.

Aslında arkadaşımı ele vermek gibi bir niyetim yoktu ama böyle kötü bir durumun içinde olmasını da istemiyordum. Onu harekete geçirecek bir şey yapmam lazımdı, nitekim işe de yaradı. İlişkisini bitirdi ve yeni tanışıp çok etkilendiği kişi ile de adımları daha yavaş atmaya karar verdi. Daha sonra o kızla sevgili oldular ama kısa sürdü. Ama en azından ihanet eden adam olmadı.

Bazen insanlar ‘ilişkiyi bozan’ kişi olmak istemedikleri için bunu paylaşmayabiliyorlar. Suçlanma korkusu da olabiliyor. Kıskanıldığı düşünülebiliyor. Bu durumda bu insanların davranışlarının sebeplerinin de anlaşılması gerekir çünkü gerçekten insanı çok ikileme sürükleyebilecek bir durum. Arkadaşlıkların yakınlık derecesi de önemli. Bazen en yakın arkadaşın davranışları daha rahat ön görülebileceği, niyeti daha doğru anlaşılabileceği ve tepkisi daha kontrollü olabileceğinden dolayı en yakın arkadaşla bunu paylaşmak daha güvenli hissettirebiliyor ama daha uzak arkadaşlıklarda çatışma daha da büyüyebiliyor. Buna benzer durumlarda kişi eğer ihaneti söylediği arkadaşından tepki gördüyse konuyu zamana bırakması en doğrusu olacaktır. Kişilerin, kendi ilişkisinin sınırlarına bir başka arkadaşının girmesini istememesi anlaşılabilir fakat bu bilgiyi öğrenen kişilere de empati yapmaları gerekir. Nitekim bu durumu öğrenen kişilerin yaşadığı ahlaki ikilem de kişilerde büyük baskılar yaratabilir. 

Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş

'ALDATMALAR ÇİFT YÖNLÜDÜR'

Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş, “Aldatmanın hangi sebeplerden kaynaklandığının anlaşılabilmesi için kişinin partneriyle iletişim halinde olması gerekir. Aldatmalar tek yönlü gibi görünse de aslında bu çift yönlü bir yoldur. İlişki dinamiklerinde bir sorunun olduğuna işaret ediyor olabilir. Sadece ilişki dinamiklerinde değil, aldatan kişinin ruhsal yaşantısında birçok konunun bir araya gelerek oluşturduğu bir sonuç olabilir. Yaşanan olaylara neden-sonuç ilişkisiyle yaklaşarak bunun bir sonuç olduğunu anlayıp, altında yatan nedenleri analiz etmek gerekir” dedi ve ekledi:

“Bir davranışı ‘ahlaksızlık’ veya benzeri bir etiket yapıştırarak yargılayıp kişiyi suçlamak ve dışlamak ne ilişkiye ne de bu kişilere yardımcı olacaktır. Söylediklerim ihanetin veya aldatmanın doğru veya yanlış olmasıyla ilgili değil, ilişki ve kişinin hayatıyla alakalı bir neden-sonuçlar silsilesi içermesiyle alakalı. Birçok insan bunun neden-sonuç ilişkileri içeren bir süreç olması konusunda bile tepkili hissedebilir. Tepki göstermeyi ve birçok kavramın yanlış olduğunu küçük yaştan beri öğreniyoruz. Öğretiler, ‘yanlış’ diyerek geçtiğimiz davranışların altında yatan dinamiği görmemize engel oluyorsa, maalesef bu tür durumlardan ne kaçınabiliriz ne de bu durumlarla başa çıkabiliriz.”

İHANET EDEN KİŞİ SEBEPLERİ SORGULAMALI

“İhanet eden kişinin çevresinde bulunan bir insan, kişiyi bu davranış ve ihtiyacın altında yatan sebepleri sorgulaması ve anlaması için teşvik etmeli, bu durumu partnerine açık ve doğru bir iletişim yoluyla aktarabilmesi adına yardımcı olmalı” diyen Ateş şu bilgileri de verdi:

“Bununla beraber, birçok insan karşısındaki insanın tepkisinden çekindiği için bunu partneriyle paylaşamayabilir. Burada partnerin geçmişteki olaylara vermiş olduğu tepkiler üzerinden bir öngörüde bulunmak ve istemsizce ortaya çıkabilecek öfke patlamaları sonucu karşılaşılabilecek kontrolsüz tepkilerden kaçınmak gerekir. Buna benzer korkuları olan bir yakınımıza mutlaka profesyonel destek alması ve bu konuyu bir profesyonelle paylaşması konusunda destek olabiliriz.”

lişkiler çok hassas dengeler içerebilir. Her ilişki, kendi içinde birçok eşsiz dinamiğe sahiptir. Buna benzer bir durumla karşı karşıya kalındığında bunun doğrusu ve yanlışının ne olduğu üçüncü kişilerin yorumunun çok ötesinde olabilir. Aldatılan kişinin baş etme mekanizmaları, içsel ve dışsal kaynakları, mental stabilizasyonu gibi birçok değişken hesaba katılmalıdır. Üçüncü şahısların üzerinde sorumluluk hissettiği durumlarda diğer değişkenlerin hesaba katılarak hareket edilmesi gerekebilir. 

Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş
Yazarın Tüm Yazıları