Geriİlayda Erduran Depresyon ve Beslenme İlişkisi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Depresyon ve Beslenme İlişkisi

Depresyon ve Beslenme İlişkisi
Abone Olgoogle-news

"Depresyonun daha çok biyokimyasal temelli veya duygusal köklü olduğu düşünülürken beslenme göz ardı edilmektedir. Oysa beslenme, depresyonun başlangıcında, şiddetinde ve süresinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle bireyin beslenme alışkanlıklarına dikkat etmesi gerekmektedir."

Karbonhidrat: Karbonhidratlar, vücudun harcadığı enerjinin büyük bir kısmını sağlarlar. Beyin enerji için sadece karbonhidratları kullandığı gibi tüm dokular da enerji gereksinimleri için karbonhidratları kullanırlar. Karbonhidratların bilinen birçok faydasının yanında bireylerin ruh halini ve davranışını da etkilediği bulunmuştur. 

Özellikle düşük karbonhidratlı beslenmenin depresyonu hızlandırdığı bilinmektedir. Yeterli oranda ve doğru karbonhidratla beslenmek bu yüzden oldukça önemlidir. Karbonhidratlar ayrıca kendinizi iyi hissettiren serotonin üretimine yardımcıdır. Meyve, sebze, kurubaklagil ve lifli gıdalara beslenmede yer vermeli; rafine şekerden uzak durulmalıdır.

Protein: Proteinler amino asitlerden oluşur ve yaşamın önemli yapı taşlarıdır. Bütün hayvansal ve bitkisel besinlerde protein bulunmaktadır. Fakat her proteindeki elzem aminoasitlerin oranı birbirinden farklıdır. Protein ve dolayısıyla amino asitler, beynin işleyişini ve zihinsel sağlığı etkileyebilmektedir. Bazı aminoasitlerin eksikliğinde, bireylerde düşük ruh hali görüldüğü belirlenmiştir. Yüksek proteinli besinler arasında ise et, süt/süt ürünleri ve yumurta bulunmaktadır. Fasulye, bezelye ve tahıllar gibi bitkisel besinlerin proteinlerinde ise elzem aminoasitlerden bir veya ikisi gerekli olan orandan daha az bulunmaktadır.

Omega-3 yağ asitleri: Beyin, en yüksek lipit seviyesine sahip organlardan birisidir. Yağ asitlerinden oluşan beyin lipitleri, membranların yapısal bileşenleridir. Yapılan birkaç çalışma, omega-3 içeren yiyeceklerin depresyon belirtilerini yönetmede yardımcı olabileceğini göstermiştir. İyi omega-3 kaynakları arasında balık, fındık, kanola yağı, keten tohumu yağı ve koyu yeşil yapraklı sebzeler yer almaktadır. Başka çalışmalarda ise omega-6 ve omega-3 yağ asitleri oranındaki dengesizliğin ve/veya omega-3 yağ asitlerindeki eksikliğin bireylerde depresif belirtileri arttırabileceği gösterilmiştir. Bu yüzden beslenmede omega 6 ve omega 3 yağ asitleri dengesi oldukça önemlidir. Fakat ne yazık ki, aşırı miktarda omega-6 yağ asitleri ve yetersiz miktarda omega-3 yağ asitleri içeren Batı tarzı beslenme gittikçe artmaktadır.

Vitamin ve mineraller: Yapılan çalışmalarda depresyon hastalarının, sağlıklı bireylere göre ortalama %25 daha düşük kan folat düzeylerine sahip olduğu gözlenmiştir. Krom ve depresyonla ilgili birçok çalışma yapılmış olup akıl sağlığı açısından önemi belirtilmiştir. Yapılan başka araştırmada da yetersiz selenyum alımının düşük ruh hali ile ilişkili olduğu gösterilmiştir.

Sağlıklı beslenme sadece fiziksel sağlığınız için değil, zihinsel sağlığınız için de önemlidir. Çeşitli meyve, sebze, kepekli tahıllar, süt ve süt ürünleri, et, yumurta ve balık tüketimi sizin sağlıklı ve enerjik kalmanıza yardımcı olacaktır. Bunların yanında düzenli egzersiz yapmak, yeterli ve kaliteli uyumak da zihinsel sağlığınız için gereklidir.

False