GeriAygül Aydın Gökyüzünün En Parlak Yıldızı, Anne!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gökyüzünün En Parlak Yıldızı, Anne!

Gökyüzünün En Parlak Yıldızı, Anne!
Abone Olgoogle-news

"Günaydın bir pazar sabahından… Bugün anneler günü… Bugünü elbet boş geçmek olmazdı…"

İki satır bir şeyler karalayayım istedim. Böyle günlerde annesini kaybedenlerin, evlat sahibi olmaya çalışanların ya da evladını kaybedenlerin daha acısının pekiştiği bir gün olduğu hep kafamda döner durur. Bir gün bu durum herkes için geçerli olacaktır. İnsanlar ölümlüdür. Ben de sizde öleceğiz, herkesin zamanı geldiğinde öldüğü gibi. Ölenlerle ölünmüyor ve ölenlerle ölmeyi düşünmek sadece bir görevden kaçış olarak kalıyor. Dünyada kalanlara yarınların gereksinimi var. Bu mantığımızın rotasını acilen düzeltmeliyiz. Devam etmeliyiz, ta ki görev bitene kadar.

Doğa, bir anadır, saltıktır, vardır, var eder.
Tansıktır.

Aklın alamayacağı, şaşırtıcı, olağanüstü, görkemlidir.
Yeri, göğü, ısısı, ışığı, soğu, yağmuru rüzgârı, mevsimleri, yazı, kışı, bin bir renkte kokuda çiçeği, yiyecek içecekleri, canlı ve cansızları korur ve kollar.

Kadınlar da anadır…

Vardır, var eder…

Varlığa dönük özel ilişkin yansımalar ve yönsemeler ondan çoğalır.
Yapıcı ve yaratıcı güçlerin bileşkesidir. Onların gözettiği kaosta, aylar, gök kuşakları sosyal yapıyı sessizce sarar sarmalar, ışıtır, ısıtır.

Bağışlayıcı, onarıcıdırlar.

Hemen sorulacaktır?

Eğer öyleyse, aile yapısındaki bu kargaşa, bu karşı koyuş, bu horlama, çıldırtan eziklikler nereden geliyor?

Şöyle veya böyle! aynı parkurdan yola çıktık yaratılışta, kadın ve erkek olarak.

Binlerce veya on binlerce yıl boyu kadınlar hep yok sayıldıklarını, önemsiz bir nesne gibi görüldüklerini sandılar. Erkekler tarafından doğumda, çocuk bakımında, ev işlerinde kullanıldıklarınızı düşündükleri için içlerinde hep bir kızgınlık vardı…

Aslında bu kadar işe yarar doğmak kadının doğasında vardı…Bu yaşam maratonunda kadın hep önde koşuyordu.

Sistem zaman zaman kadının düşünme ve yaratım gücünü yok ederek, yaşamda tek söz sahibi başkalarıymış duygusu verse de kadın bu seferde “annelik” misyonundan güç alıyordu.   

Karşı rakip, hayatı ve doğayı paylaşmayı bir türlü benimseyemedi…Kadını bir rakip olarak gören hiç kimse paylaşmayı hiç tadamadı.
Zaman zaman insanlık tarihi içinde başkaldırılarda bulunmak zorunda kaldı kadın…

Kısa süreler egemen de oldular.

Ama sorunlar hep ikili kaldı, kadın ve erkek.

Ya hep ya hiç ilkesi bozulamadı.

Kadın ve erkeğin, bir bütünün parçaları olduğu gerçeğini kavramak zamanlar aldı. Ya da hala kavrayamayanlar var.

Üstün insan Atatürk, çağlar boyu süren bu yarım olmanın sakatlığını gördü. Kadın haklarını, kadın ve erkek eşitliğini genç Cumhuriyet'in temeline oturttu. Asırlar boyu tortulaşmış sosyal yapı, kültürüyle, etiğiyle, görenek geleneğiyle şöyle bir sarsıldı. Deprem diplerden geliyordu. Sessizdi ama büyüktü. Ezenle ezilen karşı karşıya gelmişti. Oyun büyük, kuralları ise eksikti!

Erkek, milyonlarca senenin tiranı, kadın ise sıfır yaş gurubunun deneyimsiz bebeğiydi.

Bir evrim sürecindeyiz, artık yavaş da olsa kadın uyanıyor.

Tümün, tümlüğün, insan kurgusunun, onsuz olmaz parçası olduğunun bilincine varıyor.
Yaratılışın evrensel gerçekliği olan insanın kadın ve erkek olarak iki vazgeçilmez olduğunu, ancak böylece bütün ve insan olunacağı bilincine, gerçeğine sahip çıkmamız gerekiyor. Dahası kadın, insan özgürlüğünün bilincine vardıkça, üzerimizdeki karanlık, sıkıntı veren kabus bulutları gidecek, yerine pembe, ılıman, çoğaldıkça çoğalan, bir mutluluğa binlerce mutluluk katan anne yüreğinin güçlü saydam atmosferi gelecektir.

Doğa anayı belki sarıp sarmalamamız diğer tüm sorunların üstesinden gelecektir. Size klişe şeyler yazmak istemedim. Belki de çok klişe şeyler yazdım, bilmiyorum. Olayı tüm genişliği ile düşünmenize yardımcı olması adına bir yazı yazdım. Bir anne olarak sizden isteğim doğa anaya sahip çıkmanız sonra kendi annelerinize saygınızı hiç yitirmemenizdir…

Daha üstün bir güç düşünülemez…

Eğer şu an annenizi görme imkânınız yoksa gökyüzüne bakın…

Ay, size kucak açacak ve size göz kırpacaktır…

Ay, anne demektir…

Mutlu günler dilerim..

False