'Kocalarınız için bu hapları alın...' 'Tıbbın cinsiyetçi tarihi!

Güncelleme Tarihi:

Kocalarınız için bu hapları alın... Tıbbın cinsiyetçi tarihi
Oluşturulma Tarihi: Şubat 19, 2022 09:24

Kadınlar, on yıllardır tıp alanında yaşanan cinsiyet eşitsizliğinin etkileriyle karşı karşıya kalıyor. Uzun yıllar buyunca yanlış tedavi uygulamaları, yaşanan ciddi rahatsızlıklara ve birçok kadının hayatını kaybetmesine yol açtı. Bir dönemin "popüler" menopoz tedavisinin yarattığı sarsıcı etki ise bugün hâlâ zihinlerdeki yerini koruyor. İşte tıp tarihinin cinsiyetçi yüzü...

Haberin Devamı

Tıbbın karanlık yüzü olarak gösterilen cinsiyete dayalı ayrımcılığın dün olduğu gibi bugün de yaşanıyor oluşu, kadınlar tarafından tepki ile karşılanıyor. Sağlık kurumlarında kadın hastalıklarına uygulanan yanlış tedavi metotlarının uzun yıllar boyunca sürdürülmesi, bu ayrımcılığın sonuçlarından sadece biri.

İngiltere'nin Merseyside bölgesinde yaşayan Katy (26) adındaki genç kadının başından geçen bir olay, sağlık alanındaki cinsiyet eşitsizliğinin bugün dahi yaşanmakta olduğunu gözler önüne serdi. İdrar yolları iltihabına yakalanan genç kadın, sosyal hayatını olumsuz etkileyen bu sorun üzerine bir erkek doktora gittiğini ve tedavi esnasında sorduğu sorular nedeniyle doktorundan defalarca azar işittiğini söylüyor.

İlk çağlardan bu yana, tıp dünyası cinsiyet ayrımcılığının en yoğun yaşandığı alanlardan biri. Bunun nedenleri üzerinde dururken, karşımıza antik Yunan düşünürlerinin kadın bedeni üzerine yaptığı incelemeler çıkıyor. Buna göre, ilk çağ düşünürleri kadın bedenini “eksik” ve “tıbbi olarak kusurlu” olarak tanımladığı görülüyor. Bu nedenle, tıp alanında “kadın hastalıkları” üzerine yapılan çalışmalar sadece kadının üreme kapasitesiyle sınırlıydı. Tıp camiasına göre kadının sağlığı “doğurganlığıyla” ölçülüyordu.

Amerikan Tıp Derneği tarafından yayımlanan uluslararası tıp dergisi JAMA Surgery’de yer alan bir araştırmaya göre de erkek cerrahların girdiği ameliyatlarda kadınların hayatını kaybetme olasılığı yüzde 32 daha fazla.

Haberin Devamı

Peki, cinsiyet eşitsizliğine dayalı ayrımcılığın kökleri ne kadar eskiye gidiyor? Kadın hastalıklarının tedavisinde uzun yıllardır kullanılan yöntemlerin kadınlar üzerindeki etkileri neydi?

The Guardian’da yayımlanan “Menopoz ve Hormon Replasman Tedavisinin Tarihi” adlı yazıda, kadın hastalıklarına yönelik yanlış tedavi yöntemlerinin yıllar boyunca nasıl popüler hale geldiği, uzmanlar tarafından nasıl kabul gördüğü ve bu tedavilerin kadınların hayatına nasıl mâl olduğu ortaya konuyor.

Kocalarınız için bu hapları alın... Tıbbın cinsiyetçi tarihi

KOCALARINIZ İÇİN BU HAPLARI ALIN

Menopoz belirtilerine ilişkin tedavi yöntemlerinin tarihi yüzyıllar öncesine dayanıyor. Tıp alanında yaşanan gelişmelerden önce kadınların adet dönemlerinin “kötü” ve adet kanının ise zehirli olduğuna inanılıyordu. Atlar üzerinde yapılan deneysel çalışmalarla geliştirilen östrojen kombinasyonunun, menopoz belirtilerini durduracak bir hormon tedavisi olarak kullanılabileceği fikri ilaç sektörünü harekete geçirmişti.

Haberin Devamı

ABD’li bir ilaç şirketinin 1942 yılında piyasaya sürdüğü östrojen kombinasyonu tedavisi kadınlar için "hayat kurtarıcı" bir ilaç olarak sunuluyordu. O dönem çıkan reklamlar, menopoz döneminde kadınların çaresiz ve çekingen olduğunu belirterek, ilaçların bu durumu onaracağına değiniyordu.

Tıp dünyasında geçmişten gelen mitler kökleşmiş önyargıları yansıtıyor ve bu durum kadın hastalıklarının tedavisinde olumsuz sonuçlar alınmasına neden oluyor. Örneğin, tıp camiasında kadınların kronik ağrılarına koyulan teşhislerde, sakinleştirici ve antidepresan tedavisi oldukça yaygın bir uygulama. Bu da demek oluyor ki, kadınların yaşadığı kronik ağıların “bedensel” ya da “biyolojik” bir nedenden değil de, “duygusal” ya da “psikolojik” sorunlar nedeniyle yaşandığı genel bir kabul.

İlaç piyasasının erkekler ve onların menopoz hakkındaki düşünceleri tarafından yönlendirildiği düşünüldüğünde, o dönem hazırlanan reklam kampanyalarının kadınların aleyhine olması hiç de şaşırtıcı değil. İlaç şirketleri hormon hapları reklamlarında, erkeklerin eşleri için bu haplarını almaları gerektiği söylüyordu.

1950’lerin Amerikan rüyasıyla süslenen yeni atmosferi içinde popüler menopoz tedavisi haline gelen haplar için “Hormon hapları sayesinde eşinizle her şey yeniden güzel olacak” ifadesine yer verilen reklamlar oldukça yaygındı.

Haberin Devamı

Kocalarınız için bu hapları alın... Tıbbın cinsiyetçi tarihi

VÜCUDUN BOZULMAMASI İÇİN HORMON İLAÇLARI ÖNERİLDİ

Östrojen ve progesteron karışımından elde edilen hapların etki alanı genişledikçe menopoza ilişkin öne sürülenler de giderek iç karartıcı hâl almaya başlamıştı. 1966 yılında Amerikalı jinekolog Robert A. Wilson yazdığı “Feminine Forever” (Sonsuza Kadar Kadınsı) isimli kitapta menopozun ağrılı ve sıklıkla sakatlayıcı etkileri bulunan çok ciddi bir hastalık olduğunu söylüyordu.

Kadın bedenine odaklanan pek çok reklam kampanyasında ise menopozla birlikte kadınların dış görüntüsünün bozulacağı belirtiliyor, bunun için de çözümün ilaç tedavisi olduğu söyleniyordu. Wilson, bu hapların etkileri üzerinden erkeklere nasihatte bulunduğu kitabında aynen şu cümleye yer vermişti: 

Haberin Devamı

“Eşiniz için endişelenmenize gerek yok, sorunların hepsi çözülebilir. Hormon Replasman Tedavisi (HRT) hapları sayesinde eşinizin vücudu menopoz nedeniyle deforme olmayacak ve onunla yaşamak çok daha keyifli olacak.”  

Bu övgü dolu sözcükler sayesinde Wilson ilaç şirketlerinden yüklü miktarda maddi gelir elde etti. Kazancı bununla da sınırlı kalmadı, zira kitabının satış rakamları dört katına çıktı.

Kadınlarda sıklıkla görülen migren ağrıları ciddiye alınmadan önce bir tıp uzmanının ağrının şiddetine inandırılması gerekiyor. Kadınların yaşadığı sorunlar karşısında gösterilen bu yaygın güvensizlik havası tıbbın tarihine kök salmış alışkanlıkların bir sonucu. Britanya ve ABD basınında sıkça çıkan, “Doktorlar kadınlara neden inanmıyor?” ve “Doktorların kadınları erkeklerden daha fazla yanlış tedavi etmesinin nedeni nedir?” gibi başlıklar, tıp dünyasındaki cinsiyet eşitsizliğine dair farkındalığın artmasına yardımcı oldu.

İLAÇLAR RAHİM KANSERİ ORANLARINI YÜKSELTTİ

1970’lerin ortasına gelindiğinde ise klinik deneyler hızla artış göstermeye başlamıştı. Östrojen tedavisinin rahim kanserine yol açtığı ortaya çıktığında ilaç şirketleri çözümü daha düşük östrojen dozuna sahip ilaçları piyasaya sürmekte buldu.

Haberin Devamı

Pazarlama stratejileri güncellendi, yeni menopoz ilaçları piyasaya sürüldü. Üstelik popüler kültür de menopozun tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğu fikrinin gelişmesinde oldukça etkiliydi. 90’ların başlarında menopoz tedavi hapları ABD’de en çok tüketilen reçeteli ilaçlar arasına girmişti.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi tarafından kanser riskini artıran bu ilaçların kemik erimesi ve kalp rahatsızlıklarına iyi geldiği iddia edilmiş ve tedavi için kullanılmasına onay verilmişti. Kadınların sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğuran ilaçlara ilişkin ilk önleyici müdahale tesadüfen hayata geçirildi.

Kocalarınız için bu hapları alın... Tıbbın cinsiyetçi tarihi

‘BÜTÜN KADINLAR BU KÖTÜLÜKTEN NASİBİNİ ALDI’

Kadın Sağlığı Girişimi (WHI) menopoz tedavisi ilaçları konusunda o döneme kadar yapılan en büyük klinik deneyleri başlattı ve adeta ezberleri bozdu. Fakat sonuçlar öylesine korkutucuydu ki Endokrinolog Megan Ogilvie’ye göre “Bu tedavi, uzun zamandır kadınların başına gelen en kötü şeylerden biriydi. Bütün kadınlar ve muhtemel olarak iki kuşak bu ilacın yarattığı kötülükten nasibini almıştı”.

WHI araştırmasının asıl sebebi, menopoz döneminde ilaç tedavisi almaya başlayan daha genç kadınların kalp sağlığı açısından gördüğü faydaların, daha yaşlı kadınlar için de geçerli olup olmayacağıydı. Yani esas araştırma noktası, ilaca başlama yaşının tedavi için önemli olup olmadığını anlamaktı.

Nihayetinde klinik çalışmalarda, hormon tedavi ilaçlarının kalp-damar hastalıklarına, kansere, kemik erimesine neden olduğu ve yaygın şekilde kadınların hayatını kaybetmesine yol açtığı tespit edildi.

MEME KANSERİNE NEDEN OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI

Kurum araştırmalarına devam ederken her şey 2002’de bir anda değişti. Ortaya çıkan sonuçlar yoğun medya ilgisiyle karşılandı ve çalışma 5,5 yıldan sonra aniden durduruldu.

Bunun nedeni, çalışmalar sırasında menopoz tedavisi için kullanılan ilaçların meme kanseri ve kalp hastalığı riskini ciddi oranda artırmış olduğunun saptanmasıydı. Asıl sorun ise bu bulguların korkunç bir şekilde aktarılmasıyla ortaya çıktı.

Araştırmada, daha yaşlı grup içerisinde bulunan eski tür ilaçları kullananlarda meme kanseri riskinin yüzde 26 artığı ortaya çıktı. Bu da her yıl 10 bin kadından 38’inin bu ilaçlar nedeniyle meme kanseri olduğu anlamına geliyordu.

Kocalarınız için bu hapları alın... Tıbbın cinsiyetçi tarihi

RÜZGÂR TERSİNE DÖNDÜ İLAÇLARA KARŞI FARKINDALIK ARTTI

Bu ilk deneme sonuçlarında araştırmacılar, östrojen ve progesteron karışımından elde edilen hapların kalp rahatsızlıklarını ve meme kanseri riskini artırdığını ortaya çıkartmıştı. Klinik çalışmalarda ilaçların kalın bağırsak kanseri başta olmak üzere birkaç hastalığın önüne geçtiği tespit edilse de risklerin faydalarından daha fazla olduğu sonucuna varılmış ve bu nedenle çalışma erken sonlandırılmıştı.

Bu çok büyük bir haberdi; sansasyonel manşetlerle çeşitli haberler yayımlandı. Artık her yerde menopoz ilaçlarının tehlikelerinden bahsediliyor ve kadınların bu ilaçlardan uzak durması isteniyordu. İlaç şirketi üretimi durdurdu, kadınlar ve doktorlar ellerindeki hapları çöpe attı.

İlaç şirketleri de yükselen öfke ve art arda gelen davalar nedeniyle korku içindeydi. Şirketlerin yeni ilaç geliştirmelerinin önüne geçiliyordu.

‘BUNDAN SONRA TEK BAŞINASINIZ!’

Bununla birlikte, WHI araştırmasının sonuçları, araştırma görevlileri tarafından yanlış yazılmıştı. Araştırma uzmanlarından olan Prof. Dr. Robert D. Langer, tarafından 2017 yılında kaleme alınan makaledeki hataları fark ettiğinde bunları meslektaşlarıyla paylaştı. Hatalar ve çarpıtmalar karşısında dehşete düşmüşlerdi.

Çalışmanın ardından yapılan basın açıklamaları popülist bir eğilime sahipti. Langer, “Bu çalışmaların meme kanserine yol açtığı söylenerek kadınların en büyük korkuları üzerine oynandı. Bir süre sonra yapılan açıklamalar bilimsel verilerden çok duygusal ve siyasi bir havaya sokularak son buldu” diyerek süreci özetledi.

Raporun ardından kadınlara temelde “Bundan sonra tek başınasınız” denmiş oldu. Kamu sağlık hizmetleri menopoz sürecine ilişkin bir tedavi önermekten kaçınıyordu.

Tüm dünyada ise menopoz ilaçları rafa kaldırılıyordu. Ayrıca doktorlar, menopoz ve olası alternatif tedaviler üzerine çalışmayı bırakıyorlardı. The Guardian'a konuşan endokrinolog Ogilvie, “Raporların sonuçlarından biri menopoz eğitiminin tıp fakültelerinden kaldırılmasının önünü açmasıydı” ifadeleriyle araştırmanın yarattığı sonuçlara işaret etti.

The Guardian'daki "‘She will not become dull and unattractive’: The charming history of menopause and HRT"; The Independent'daki "Women 32% more likely to die if operated on by male surgeon, study suggests" ve Time'daki "Medical Myths About Gender Roles Go Back to Ancient Greece. Women Are Still Paying the Price Today" başlıklı haberlerden derlenmiştir. 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!