Şentop'tan HDP'nin 'KAAN' çıkışına tepki: Türkiye kuşatılmaya müsaade etmeyecektir

Güncelleme Tarihi:

Oluşturulma Tarihi: Mayıs 03, 2023 12:25

TBMM Başkanı Mustafa Şentop HDP'nin yerli savaş uçağı KAAN'a yönelik tavrına tepki gösterdi. Şentop, "Suriye'nin kuzeyinde Türkiye'yi kuşatmaya çalışan bir yapı var. Türkiye buradaki planı sınır ötesi harekatlarıyla bozdu. Beklenen Türkiye içinde terörle irtibatlı iltisaklı söylemlerin, siyasetçilerin ve onlara arka çıkan destekleyen Türkiye aleyhine faaliyet gösteren ülkelerin amacı Suriye'de gerçekleştirmek istedikleri planın arzu ettikleri şekilde tamamlanmasını sağlamaktır. Türkiye bunu bozmuştur sınır ötesi harekatlarıyla. Türkiye kuşatılmaya müsaade etmeyecek" dedi.

Haberin Devamı

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Meclis Tören Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında 27'nci Yasama Dönemi'ni değerlendirdi. Şentop, yeni yasama dönemi temsilcilerinin 14 Mayıs'ta belirleneceğini belirterek, yaklaşık 4 yıldır, onurla yürüttüğü TBMM Başkanlığı görevinin de eş zamanlı olarak sona ereceğini söyledi. Şentop, 27'nci Yasama Dönemi'nin çeşitli açılardan önceki dönemlerden farklı olduğunu, Meclis'in daha önce benzerine rastlanmayan sınamalara maruz kaldığını ve tarihin akışında müstesna dönüm noktalarına tanıklık ettiğini anlattı.

'VERİMLİ ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLDÜ'

Şentop, 27'nci Yasama Dönemi'nde Meclis çatısında bazı konularda ilklerin yaşandığını, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk döneminin de 27'nci dönemde olduğunu ifade ederek, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, anayasamızda öngörülmesine rağmen parlamenter hükümet sistemi döneminde gerçekleştirilemeyen 'temsilde adaleti ve yönetimde istikrarı aynı anda sağlama' amacını gerçekleştirdiği görülmektedir. Bu kapsamda sistemin 27'nci dönemdeki ilk uygulamasında herhangi bir yönetim zaafı veya boşluğuyla karşılaşılmaksızın yürütme erki icraatlarını kesintisiz şekilde gerçekleştirmiş; yine oy kullanan seçmenlerimizin iradelerini yüzde 98 oranında yansıtan Türkiye Büyük Millet Meclisi, yaklaşık 5 yıllık zaman diliminde oldukça verimli çalışmalar yürütmüştür" dedi.

Haberin Devamı

'TÜRKİYE'NİN YENİ ANAYASAYA İHTİYACI VAR'

Yeni sivil anayasanın da yeni dönemde yapılmasını temenni eden Şentop, "Temennim 28'inci yasama döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, 2017 yılında gerçekleştirilen anayasa değişikliğiyle uyumlu, yeni sistemin ruhuna uygun şekilde Meclis komisyonlarının yetkilerinin ve yasama alanında resen hareket edebilme kapasitelerinin artırıldığı, dolayısıyla Meclis'imizin bugün olduğundan daha da etkin kılınacağı yeni bir iç tüzüğü uzlaşıyla yürürlüğe koyabilmesidir. Burada yeni bir iç tüzüğün yanı sıra belki ondan daha önemli bir mesele olarak, Türkiye'nin yeni bir anayasaya duyduğu ihtiyacın altını tekrar çizmek isterim. Zira demokrasi tarihimiz, askeri darbe kavramıyla hiçbir şekilde ilgisi bulunmayan, tamamını milletimizin meşru temsilcilerinin hazırladığı yeni ve sivil bir anayasayı her şeyden çok hak etmektedir. 27'nci yasama döneminin son günlerinde 28'inci yasama dönemine ilişkin önemli beklentilerimden biri, Gazi Meclis'imizin yeni ve sivil bir anayasayı milletimize kazandırmasıdır. Bu konuda eğer siyasi partilerimiz samimi bir yaklaşım ortaya koyarlarsa, özellikle anayasanın içeriğinden önce, yeni anayasanın hazırlanması ve yürürlüğe konulması noktasında makul bir yöntem benimseyebilirlerse, önümüzdeki dönemde yeni anayasa hayalimizin gerçekleşebileceği noktasında ümitli olduğumu ifade etmek isterim" diye konuştu.

Haberin Devamı

'DOKUNULMAZLIK DOSYALARI 2 BİN 2'YE ULAŞTI'

Şentop, bu dönemde milletvekili dokunulmazlık dosyalarının da rekor seviyeye ulaştığını kaydederek, şunları söyledi:

"Yeni anayasa ihtiyacı vesilesiyle üzerinde durmak istediğim bir diğer konu, yargı mercileri tarafından milletvekillerimiz hakkında hazırlanarak Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı kanalıyla Meclis Başkanlığı'na gönderilen, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması taleplerini havi tezkerelerdir. Üzülerek belirtmeliyim ki 27'nci dönem içinde, makul sınırlar dahilinde olduğu kabul edilemeyecek derecede fazla sayıda dokunulmazlık tezkeresi başkanlığımıza ulaşmıştır. Bu kapsamda 6'ncı yasama yılındaki 247 yeni tezkereyle birlikte 27'nci dönemin tamamında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na gönderilen yasama dokunulmazlığı tezkerelerinin sayısı, maalesef 2 bin 2'ye ulaşmıştır. Bir yasama dönemi içerisinde milletvekillerimiz hakkında 2 bin gibi yüksek sayıda dokunulmazlık tezkeresinin hazırlanmış olmasını, özellikle bu tezkereler kapsamında azımsanamayacak ölçüde terör örgütü üyeliği, terör örgütü yöneticiliği, terör örgütüne yardım, terör örgütü propagandası yapmak gibi suçlara ilişkin dosyalar bulunmasını, Gazi Meclis'imizin mehabeti ve saygınlığıyla bağdaştırabilmenin mümkün olmadığı açıktır."

Haberin Devamı

'SİSTEM YENİ DÖNEMDE YERİNE OTURACAKTIR'

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Şentop, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgili olarak, "Bazı ülkelerde darbeyle hükümet değişikliği oluyor, bir geçiş dönemi yaşanıyor. Biz de ise o gün parlamenter hükümet sistemi tamamlanıp ertesi gün Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne başladık" dedi.

Sistemin, bütün kurum ve kurallarıyla yerine oturabilmesi için biraz süreye ihtiyacı olduğunu söyleyen Şentop, aradan geçen 5 yıllık sürenin böyle bir dönem olduğunu belirterek, "Yeni dönemde, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi daha da yerli yerine oturacaktır. Sistem üzerindeki değişiklik konuları anayasal düzeyde tartışılabilir, konuşulabilir. Bence ona ihtiyaç olmadan da birçok konu çözülebilecek noktada" diye konuştu.

Haberin Devamı

'SİSTEMİN İYİ İŞLEYECEĞİ KANAATİNDEYİM'

Şentop, yeni dönemle birlikte yasama çoğunluğuyla yürütmenin aynı ittifaktan olmaması durumunda sistemin nasıl işleyeceğine ilişkin bir soruya, "Bu tür hükümet sistemleri hazırlanırken farklı senaryolar dikkate alınarak düzenlemeler yapılır. Böyle bir şey olursa ki ben ihtimal vermiyorum; sistemin iyi işleyeceği kanaatindeyim. Seçim öncesi ittifaklar, koalisyondan farklı bir şeyler. Bu sistem, nasıl birtakım uzlaşmalar, ittifaklar meydana getirmişse daha sonraki süreçlerde de parlamento ve yürütme kompozisyonlarına göre işleyebilecek bir mekanizmayı ortaya koyar. Bunda bir tereddüdüm yok" diye yanıt verdi.

Haberin Devamı

BAKAN SOYLU VE BAŞDANIŞMAN UÇUM'UN AÇIKLAMALARI

Şentop, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, '14 Mayıs Batı'nın siyasi darbe girişimidir' ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un 'İktidar değişikliği, Türkiye'nin tam bağımsızlığına darbe olur' açıklamasıyla ilgili soruya da şöyle cevap verdi:

"Bahsettiğiniz arkadaşlarımız, tecrübeli arkadaşlarımız. Bunların söylediği sözleri benim yorumlamam doğru değil. Seçim seçimdir, darbe ve müdahaleler müdahaledir. Seçim sonuçlarına yönelik birtakım ithamlar veya tavsifler olarak değil de seçim kampanyası döneminde tarafların yapmış oldukları açıklamalar bağlamında değerlendirmek lazım. Ben hiçbir siyasetçinin, hiçbir hukukçunun seçimlere yönelik böyle bir kasıtla açıklama yapacağı kanaatinde değilim."

'MECLİS'İN DEĞİŞMEYECEĞİ KANAATİNDEYİM'

Şentop, seçimlerle ilgili, "Türkiye'de iki tür seçim başarısı var. Anketlerde seçim kazananlar ve sandıkta kazananlar. Memleketi ankette kazananlar değil, sandıkta kazananlar yönetiyor. Seçime kalan süre kısaldıkça, anketlerde kendi itibarını önemseyenler yavaş yavaş makul noktaya doğru gelmeye başlıyorlar. Türkiye'nin bir yürüyüşü var. Bu yürüyüşü bir film şeridi gibi düşündüğümüzde Türkiye bir istikamete doğru gidiyor. Milletimiz bu istikameti görmüş, desteklemiş, bugüne kadar getirmiş. Seçim öncesi herkes konuşuyor. Nihayetinde bu olgunlukla milletimiz Türkiye'nin bu büyük yürüyüşüne destek olarak karar verecek. Sayın Cumhurbaşkanımızın tereddütsüz ve net şekilde ilk turda kazanacağı kanaatindeyim. Bugünkü tablonun değişmeyeceğini düşünüyorum. Meclis'in, yasama ve yürütme bakımından değişmeyeceği kanaatindeyim" dedi.

HDP'Lİ BULDAN'IN AÇIKLAMALARI

Şentop, HDP'li Pervin Buldan'ın milli muharip uçak Kaan için, 'Türkiye halkının bombaya, savaşa ihtiyacı yok' ifadelerini kullanmasıyla ilgili de şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye artık terör örgütü mensuplarının bulunduğu her yerde onlara gerekli müdahaleyi yapabilir hale geldi. Bu anlamda savunma sanayi alanındaki gelişmelerin de kıymetini bilmemiz lazım. Türkiye'nin bu tam bağımsız politikalar izleyebilmesinin arkasında savunma sanayisi ve teknoloji alanındaki yerli ve milli hamlelerinin büyük payı var. Bugün Türkiye, terör örgütü mensuplarını kendilerine kucak açan ülkelerin görevlilerinin kucağındayken bile vurabilir, imha edebilir hale geldi. Bu, büyük bir başarı. Bütün milletimiz bunu gururla, iftiharla takip ediyor. Suriye'nin kuzeyinde Türkiye'yi kuşatmaya çalışan bir yapı var. Türkiye buradaki planı sınır ötesi harekatlarıyla bozdu. Beklenen Türkiye içinde terörle irtibatlı iltisaklı söylemlerin, siyasetçilerin ve onlara arka çıkan destekleyen Türkiye aleyhine faaliyet gösteren ülkelerin amacı Suriye'de gerçekleştirmek istedikleri planın arzu ettikleri şekilde tamamlanmasını sağlamaktır. Türkiye bunu bozmuştur sınır ötesi harekatlarıyla. Beklenen şey şu: 'Türkiye sınır ötesi harekatlar gerektiğinde teröre karşı ve teröriste karşı mücadele yapmamalı, mümkünse o bölgeyle ilgisini, ilişkisini kesmeli.' 'Ne işimiz var bizim sınır ötesinde?' diyenler bilerek veya bilmeyerek bu plana yeşil ışık yakıyorlar. Bütün ittifakları, süreçleri bu bağlamda değerlendirmek lazım. Türkiye kuşatılmaya müsaade etmeyecek. Türkiye bilhassa güneyinde ve Suriye'de oluşturulmaya çalışılan senaryonun gerçekleşmesine müsaade etmemeli ve etmeyecek. 20 yıldır devam eden süreç, bir film şeridi gibi değerlendirilmeli. Türkiye'nin istikametinin, kararlılığın ne olduğu görülmeli. Bunu bozabilecek, değiştirebilecek bir sonuca milletimiz müsaade etmez. Bundan eminim."

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!