GeriEğitim 4 down sendromlu 'Fark Band' grubunu kurdu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

4 down sendromlu 'Fark Band' grubunu kurdu

4 down sendromlu 'Fark Band' grubunu kurdu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2010 verilerine göre Türkiye’de özel gereksinimli bireyler, toplam nüfusun yüzde 12.29’unu oluşturuyor. Türkiye’deki down sendromlu birey nüfusuyla ilgili kesinleşmiş bir veri yok, ancak sayının yaklaşık 70 bin olduğu tahmin ediliyor. Özel gereksinimli bireyler ve aileleri, 21 Mart Dünya Down Sendromlular Farkındalık Günü’nde bir kez daha ayrımcılıktan uzak, bütünleşmiş bir toplum talebinde bulunuyor.

Görme engelli bir solist ve dört down sendromlu bireyden oluşan ‘Fark Band’ müzik grubu ilk şarkısını yaptı. Dünyaca ünlü müzik grubu Bee Gees’in ‘Stayin Alive’ şarkısını Türkçe’ye uyarlayan Fark Band, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü’nde, “Yanımda Ol Benimle Ol” diyerek farkında olmaya davet ediyor.

‘ALGILARI KIRABİLECEĞİMİZE İNANIYORUM’
Toplumsal farkındalık alanında birçok özgün projeye imza atan İstanbul Zihinsel Engelliler için Eğitim ve Dayanışma Vakfı (İZEV), özel gereksinimli bireyler için bir yaşam köyü kurmak istiyor ve bu amaç uğruna çalışmaya devam ediyor. İZEV, 2018 yılında Pink Floyd grubunun 'Another Brick In The Wall' şarkısının Türkçe versiyonuna bir klip çekmişti ve klipte down sendromlular yer almıştı. Üç yıl önce klip oyuncusu olan beş özel gereksinimli birey “Neden kendi şarkımızı kendimiz söylemeyelim?” diyerek Fark Band müzik grubunu kurdu.
“Engelli değil farklıyız” diyen bireyler, bu kez daha müzik yoluyla bütünleşmiş bir toplum çağrısında bulunuyor. 70’li yıllara damga vuran müzik gruplarından Bee Gees’in yaşayan tek üyesi toplumsal farkındalık adına 'Stayin Alive', şarkısını İZEV’e bağışladı. Şarkıyı Türkçe’ye 'Yanımda Ol Benimle Ol' olarak uyarlayan Fark Band üyeleri Elif Yavuz, Selva Çavuşoğlu, Okan Dinç, Buğra Kurtuluş ve Tan Aytıs, özel gereksinimli gençlerin hayatın her alanında var olabileceklerini bir kez daha gözler önüne serdi. Dokuz dilde alt yazılı, işaret dili ve sesli betimleme versiyonlarıyla yayınlanan 'Yanımda Ol, Benimle Ol'un sözleri, İZEV Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kural tarafından yazıldı.

Fark Band grubunun solisti Buğra Kurtuluş, bu projede yer almaktan mutluluk duyduğunu belirleterek duygularını şöyle anlattı:
“Duygularımı saklamayı becerebilen biri değilim. Bu projede çok duygulandım. Benim bu hayatta yapmak istediğim her şeyle örtüşen bir proje oldu. Önceki dönemlerde müzik ile uğraştığımda bu kadar etkili olmuyordu. Ne yaparsak yapalım insanların zihinlerindeki algı yıkılmıyordu. Bu projeyle bu algıyı kırabileceğimize hatta kırdığımıza inanıyorum. Beni engelliler gününde sahneye davet ediyorlardı. Oysa ben birkaç dilde şarkı söyleyebilen bir yorumcuyum. Bu projeyle beni anlayan insanlarla birlikte olmanın mutluluğu bambaşka.”

'HERKES 'FARK BAND'I TANISIN'
Merve Kılıç (İZEV Genel Koordinatörü): Dil, düşüncelerimizi şekillendiriyor. ‘Özürlü çocuk’, ‘engelli kardeşim’ gibi birçok dışlayıcı kavram sıklıkla kullanıyor. Farkındalık projeleriyle değişime giden yolun dilden geçtiği bir kez daha hatırlanmış oluyor. Ayrımcı dil, kırılması gereken bir tuğla. Biz onları farklı olarak tanımlıyoruz, engelli olarak değil, özel gereksinimli bireyler farklıklarıyla var olmak istiyor. İsteğimiz herkesin Fark Band’i tanıması. Onların pop listelerine girmeyi hayal eden bir müzik grubu olduğunu, engelli olarak topluma ulaşmadıklarını, sadece müzik yaparak farkındalık yaratabileceklerini göstermek istiyoruz. Farklılıklarıyla mutlu olmak, var olmak istediklerini anlatmak istedik. Tabi ki herkes klibi izlesin, herkes özel gereksinimli bireylerin bir ‘star’ edasıyla bu işi yapabileceğini görsün. Ancak günün sonunda amacımız bütünleşmiş bir toplum hayal ettiğimizi vurgulamak. Bütünleşmiş toplum derken olağan bireylerle farklı bireylerin yan yana olduğu bir düzeni kastediyoruz. Bütün farklılıkla rağmen herkese eşit yaşam alanı sağlanması için çalışıyoruz.

NİHAİ HEDEF YAŞAM KÖYÜ
Zihinsel ve bedensel açıdan özel gereksinimi bulunan bireylerin yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerinde yaşam koşullarını iyileştiren, sosyalleşmeleri ve bireysel hayatlarını sürdürmeleri için koşullar yeterince elverişli değil. Bu bireylerin, aileleri vefat ettiğinde veya onlara gerekli yaşam desteğini sağlayamadığında hizmeti verebilecek ayrı bir kurum yok. Bu yüzden gönderildikleri yerler yaşlı bakım evleri veya ruh ve sinir hastalıkları hastaneleri oluyor. İZEV, Yaşam Köyü adını verdiği projeyle tüm bu koşulları sağlayan bir yaşam alanı kurmak istiyor. Mimari çizimleri dahi hazır olan proje için tek eksik gerekli olan arazi. Fark Band, Yaşam Köyü’nü kurabilmek için birçok gösteri ve konserde yer almayı planlıyor hatta önümüzdeki Eylül ayında Amerika’da bir konser verilmesi planlanıyor.

EBEVEYNLER EŞİTLİK ÇAĞRISINDA BULUNUYOR
Sibel Pöge (Down Sendromlu İZEV öğrencisi Begüm’ün annesi): Begüm, şimdi 34 yaşında, iki yaşındayken onda bir farklılık olduğunu anlamıştık. Tanı konana kadar hastane hastane dolaştığımız hatırlıyorum. Çocuklarımızın eğitim alması için çok çabaladık, Begüm dokuz yaşındayken birkaç gönüllü veli biraya gelerek o zamanki adıyla Hürriyet-i Ebediye İlkokulunun yanında bir konteynerda çocuklarımıza gönüllü öğretmenler tarafından eğitimler verildi. Hürriyet-i Ebediye İlkokulu bugün, ‘Saadet Özel Eğitim Meslek Okulu’ adıyla özel çocukların okulu oldu. Geçmişten bugüne bakınca farkındalık anlamında umutluyum ama yeterli değil. Çocuklarımızın eşit şartlarda yaşamasını istiyoruz.

Safiye Dinç (Down Sendromlu İZEV öğrencisi Okan’ın annesi): Doktorlar, çocuğunuz ne kadar yaşayacağı belli olmaz demişlerdi. Ama Okan, büyüyüp şarkı söyleyen dans eden bir çocuk oldu. Çok çetrefilli yollardan geçtik ve geçmeye devam ediyoruz. Her şeyden önce çocuklarımızın toplumdan soyutlanmamasını istiyoruz.

Hanife Can Polat (Down Sendromlu İZEV öğrencisi Doğukan’ın annesi): Bizim kaygımız, biz öldükten sonra çocuklarımıza ne olacağı yönünde. Bunun için şartların iyileştirilmesini istiyoruz. Toplumdan beklentimiz ise çocuklarımıza ayrımcı gözle bakmamaları, onları kendilerinden biri gibi görmeleri.

False