GeriAvrupa CDU/CSU muhalefete
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

CDU/CSU muhalefete

CDU/CSU muhalefete

Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) başbakan adayı Olaf Scholz, kafaya koymuş. Kendisiyle yapılan söyleşilerde ve katıldığı açık oturumlarda, “Ben başbakan olacağım” diyor. Aslında bunun yadırganacak bir yönü yok. Madem adaylığını ilan etmiş, hedefine ulaşmak ve başbakanlık koltuğuna oturmak istemesinden daha doğal bir şey olamaz.

CDU/CSU muhalefeteSCHOLZ, SPD’nin, Hıristiyan Demokrat/Hıristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU) ile 26 Eylül’de yapılacak genel seçimlerden sonra da büyük koalisyonu sürdürüp sürdürmeyeceği sorusuna da, “Ben başbakan olmak istiyorum. CDU/CSU’nun yeri muhalefettir” yanıtı veriyor.
Ne zaman SPD’li bir politikacıdan böyle şeyler duysam, kendimi birden 18 Eylül 2005 tarihinde yapılan genel seçim akşamında buluveriyorum.
O akşam veriler CDU/CSU’nun yüzde 35.2 ve SPD’nin yüzde 34.7 oy aldığını gösterirken, televizyonda canlı yayınlanan ‘Filler Buluşması’ programına katılan Başbakan Gerhard Schröder, Alman sosyal demokratlarının o dönemdeki ana muhalefet lideri Angela Merkel’le masaya oturmayacağını söylüyordu.
O konuyla ilgili soruya, “Siz gerçekten başbakan olmak istediğini söyleyen Bayan Merkel’in görüşme önerisine benim partimin evet diyeceğine inanıyor musunuz? Kiliseyi köyde bırakalım” yanıtını vermişti.
Yani SPD’nin CDU/CSU ile büyük koalisyona “Hayır” diyeceğini söylemişti.
Ama böyle düşünen yalnız Başbakan Schröder değildi.
SPD’nin o dönemdeki Genel Başkanı Franz Müntefering de “Bu ülke Bayan Merkel’i başbakan olarak istemiyor” demişti.
SPD’li Heidemarie Wieczorek-Zeul, “Niye onu (Merkel’i) başbakan seçelim?’ demişti.

‘BÜYÜK KOALİSYON OLMAYACAK’
CDU/CSU kanadı da pek farklı düşünmüyordu.
Muhafazakâr kanadın başbakan adayı Angela Merkel, “Her şeyi temelden farklı yapma düşüncesini büyük koalisyonla gerçekleştirmek mümkün değildir” demişti.
“Büyük koalisyon olmayacak” demişti.
‘Kardeş parti’ CSU Genel Başkanı ve Bavyera Eyalet Başbakanı Edmund Stoiber de, “Şu durumda bir büyük koalisyon ülke için iyi olmayacaktır” açıklamasında bulunmuştu.
CDU’nun o dönemdeki Genel Sekreteri Volker Kauder de, “Bizim politik rakibimiz, ülkeyi bu duruma getiren hükümet partisi SPD’dir. Büyük koalisyon bizim ülkemizi ileri götürmez. SPD, sorunun bir parçasıdır. Almanya’nın bir büyük koalisyona ihtiyacı yoktur” demişti.
CDU’lu Friedrich Merz, “Bir büyük koalisyon olmayacak. Onlarla (SPD’lilerle) asla” demişti.
Ama hepsi de yanıldı.
Ve SPD, CDU/CSU ile büyük koalisyon hükümetini kurarak, Angela Merkel 22 Kasım 2005 tarihinde “Almanya’nın ilk kadın başbakanı” olarak koltuğuna oturdu.
27 Eylül 2009 tarihinde yapılan genel seçimlerden sonra CDU/CSU, Hür Demokrat Parti (FDP) ile ‘siyah-sarı koalisyon hükümetini’ kurdu.
Merkel koltuğunu korudu.
22 Eylül 2013’te yapılan genel seçimlerde FDP yüzde 5 barajını aşamayınca, sıra yeniden seçim öncesi “Büyük koalisyona yokuz” diyen sosyal demokratlara geldi.
CDU/CSU ile SPD, Merkel başbakanlığında yeni bir büyük koalisyon hükümeti daha kurdu.
Merkel koltuğunda kaldı.

LINDNER MASAYI TERK ETTİ
24 Eylül 2017’de yapılan genel seçim öncesi de SPD, CDU/CSU ile yeni bir büyük koalisyona “Kesinlikle hayır” dedi.
Seçimlerden sonra Başbakan Merkel, CDU/CSU, FDP ve Yeşiller’le ‘Jamaika koalisyonu’ (siyah-sarı-yeşil) kurmak için pazarlığa oturdu.
Ancak FDP Lideri Christian Lindner, son anda “Yönetmemek, kötü yönetmekten daha iyidir” diyerek pazarlık masasını terk etti.
Bunun üzerine devreye yıllarca SPD’de politika yapan Alman Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier girdi.
“Ülkenin size ihtiyacı var” diyerek SPD’nin CDU/CSU ile büyük koalisyonu sürdürmesini istedi.
SPD de, “Ne yapalım, halk böyle istedi” kalkanının ardına sığınarak CDU/CSU ile büyük koalisyona yine “Evet” dedi.
*
İşte tüm bu yaşananlar ışığında, her ne kadar SPD’li Olaf Scholz, “CDU/CSU’nun yeri muhalefettir” dese de, iki kanadın oy oranının kafi gelmesi durumunda, yeni bir koalisyon hükümeti kurmamalarının garantisi yoktur.
Tek garanti, şu andaki kamuoyu yoklamalarına göre SPD’in, CDU/CSU ve Yeşiller’den daha az oy almasına kesin gözüyle bakıldığı için kurulacak hükümetin adının ‘büyük koalisyon hükümeti’ olmayacağıdır.

False