Koç seçerken dikkat

2dk okuma

Türkiye’de koçluk derneklerine kayıtlı bine yakın koç var. Fakat halen eğitimsiz de çokça koç var ve ne yazık ki şirketler koç seçimlerinde bu koçlara itibar edebiliyorlar. Halen bir koçun nasıl çalıştığını, koçtan ne beklediğini bilmeyenler de var. Nasıl koç olunur, koçlar nasıl çalışır ve koç seçimlerinde nelere dikkat edilir, bu işin uzmanlarına sorduk.

Haberin Devamı

Türkiye’de faaliyet gösteren, kendi alanının en büyüklerden olan uluslararası bir firma, üst düzey yöneticilerine koçluk vermesi için bir koç ile anlaşıyor... Ancak, bu koç gizlilik ilkesini ihlal edip yöneticilere birbirleri hakkında söylediklerini yetiştiriyor... Tüm üst yönetimi birbirine düşürüyor... En sonunda şirketin insan kaynakları direktörü ile büyük bir tartışma yaşıyor ve olay patron katına kadar taşınıyor... Sonunda koçun foyası ortaya çıkıyor ve olaylı bir şekilde şirketle bağı kesiliyor.”

Şirketin bir başka yöneticisinden bu olayı dinlediğimde aklıma gelen ilk soru “Nasıl olur da uluslararası bir firma böyle bir koçla çalışır” oldu... Belki bundan 10 yıl önce koçluk yeni yeni gelişiyordu, bir çok kişi bu işten ekmek yemek için kısa yoldan eğitim alıp koçluk yapmaya çalışıyordu ama bugün hala sektörde bu tarz eğitimsiz koçların olması ve şirketlerin de bunlara itibar etmesi hem koçluk mesleği açısından hem de kurumlar açısından üzücü.

Üstelik bu sadece Türkiye’nin değil dünyanın da sorunu. UlusIararası Koçluk Federasyonu ICF’in 2016’da PwC’ye yaptırdığı, 137 ülkeden, 15.380 koçun katıldığı ankette, “Gelecek 12 ay içinde koçluğa en büyük engeli” belirtmeleri istendiğinde, anketi yanıtlayan ve fiili olarak koçluk yapanların yüzde 44’ünün, “kendilerini koç olarak tanıtan eğitimsiz kişiler” dediğini ortaya koydu. Yani eğitimsiz koçlar, sadece Türkiye’de değil tüm ülkelerde koçluğun en önemli olumsuz algı oluşturucuları.

Kendisi de C Seviyesi Koçu olan Flow Coaching Institute Türkiye Kurucu Ortağı Talyaa Vardar, Türkiye’de pek çok eğitimsiz koç olduğunu doğruluyor: “İşi almak adına İngilizce bilmeden İngilizce koçluk yapıyorum diyenleri de işittim; yöneticilik deneyimi olmadığı halde yönetici koçluğuna soyunup çalıştığı kişiye tüm takımı külliyen işten çıkarması gerektiğini söyleyeni de. Buradaki kritik husus, ICF tarafından belirlenmiş Koçluk Mesleği Etik İlke ve Prensipleri. Bu mesleğin anayasası var yani. Bu ilkelerden bihaber iş yapan çok gördük” diyor.

Türkiye’nin önde gelen koçlarıyla görüşüp, koçluk nedir, nasıl koç olunur, bu iş nasıl yapılır, şirketler koç seçerken nelere dikkat etmeli diye sorduk.

BİNE YAKIN KOÇ VAR
Koçluk en basit tanımıyla “Danışanların kişisel ve mesleki potansiyelini azami düzeye çıkaracak, onları yaratıcı düşünmeye sevk edecek bir süreçte onlarla ortak olmaktır.”

Türkiye’de koçluk derneklerine kayıtlı bine yakın koç var. Koç olmak isteyenler ICF, EMCC, AC gibi dünya çapında en çok üyesi olan koçluk federasyon/konsey/derneklerden onaylı koçluk eğitimi almalılar.

KOÇLAR NASIL ÇALIŞIR?
Spark Koçluk ve Danışmanlık A.Ş. Kurucu Ortağı Gürkan Sarıoğlu, bir koçun nasıl çalıştığını şu sözlerle anlatıyor: “Güçlü sorular sorar, derinlemesine dinler, söylenenleri farklı şekilde tekrarlar, farkındalık yaratır. Koçluk alanın hedefe ulaşmak üzere plan yapmasına ve eylemler geliştirmesine destek olur. İlerlemeyi ve koçluk alanın sorumluluğunu yönetir. Bunu yaparken koç yönlendirmez, yargılamaz ve koçluk alanın sorularına yanıtları yoktur. Ben buna koçluğun üç Y’si diyorum. Süreç şöyle işler: Koçla koçluk alan koçluk sürecinin sonunda ulaşılması arzulanan hedef konusunda anlaşırlar. Aynı zamanda koçluk alanın o anda bulunduğu durum, güçlü yanları, zorlukları gibi konularda koç, koçluk alanı daha yakından tanımaya çalışır. Sonrasında da seanslar aracılığı ile konulan hedefe ulaşmaya çalışırlar. Bu hedeflerin belirlenmesinde koç sadece sorular sorarak destek olur, konuşulacak konuyu ve hedefi seçen koçluk alandır.”

SÜPERVİZYON DESTEĞİ
EMCC Dünya Başkanı Dr. Rıza Kadılar, koçluğun kalite standartlarını arzu edilen seviyede tutabilmek için koçluk alan bireylerin bilinçlendirilmesinin şart olduğunu söylüyor: “Şirketlerde her türlü satın alma sürecinde belli bir proses uygulanır. Alınan hizmet veya ürün eğer beklentileri karşılamıyorsa bundan satın alma sürecinde görev alan herkes sorumludur. Bu titizliği şirketler koçluk hizmeti için de uygulamalılar. Aslında koçlukta yeni yeni hayata geçirdiğimiz bir başka kalite güvencesi ‘süpervizyon’luk uygulaması. EMCC bünyesinde tecrübeli koçlardan oluşan bir grup üyemize süpervizyon sistematiği eğitimleri sunduk. Yurtdışında koçluk hizmeti satın alınırken koçlara kimden, hangi sıklıkta süpervizyon aldıkları da soruluyor” diyor.

AKREDİTE EĞİTİM ALMIŞ OLMAK DA YETMEZ
Koçluk diğer meslekler gibi belirli bir uluslararası standardı belli bir kural ve yetkinlik setini gerektiriyor ve aynı diğer mesleklerde olduğu gibi bunu da öğrenebileceğiniz programlar ve okullar var. Bu alanda dünyadaki en önemli otoritelerden bir tanesi 140’tan fazla ülkede 32.000’den fazla üyesi ile uluslararası koçluk federasyonu ya da diğer adıyla ICF. ICF Türkiye Başkanı Sami Bugay, koç olmak için sadece eğitim almış olmanın yeterli olmadığını söylüyor: “ICF tarafından akredite edilmiş bir eğitim almanız sizin de bir koç olarak akredite olacağınız anlamına gelmiyor, üç farklı seviyede olan akreditasyonu alabilmeniz için her bir seviye icin belirli sayıda ve saatte eğitimi almış olmanız, süreklilik ihtiva eden danışanlarınızın olması ve her üç yıl içersinde en az 40 saat eğitim almaya ve kendinizi geliştirmeye devam etmeniz gerekiyor eğer bunu yapmıyorsanız üç yıl sonunda sahip olduğunuz akreditasyon düşüyor. Sadece bu kontrol dahi bir ICF akreditif koç ile çalışmak için yeterli bir sebep. Bu sayede alacağınız hizmetin kalitesini ve garantisini en baştan netleştirmiş oluyorsunuz. Türkiye’de Uluslararası Koçluk Federasyonuna kayıtlı dört yüzü aşkın koç var.”

KOÇ NASIL SEÇİLİR?
ICF, koç seçerken şu soruların sorulmasını öneriyor:

- Koçluk tecrübesi (koçluk süresi, tecrübesi, ne tarz konularda koç yaptığı…vs)
- Koçluk eğitim detayları (ICF tarafından onaylanmış eğitim kurumları tarafından mı, farklı bir eğitim kurumundan mı…vs)
- Koçluk uzmanlık alanı ya da en yoğun çalıştığı konular?
- Koçluğuna katkı sağladığını düşündüğü özelliğini ya da tecrübesi?
- Koçluk ile ilgili felsefesi?
- Koçluk süreci nasıl ilerlemektedir (seanslar nasıl ilerlemektedir, sıklığı…vs)?
- Başarı hikayeleri (değer kattığı koçluk seansları vs.)
- ICF üyesi mi? ICF unvanı var mı?

Talyaa Vardar, ek olarak şirketlere şu tavsiyelerde bulunuyor:

- Öncelikle, koç, kendisi koçluk almış mı ve kimden diye sorarak başlamak lazım. Koç daha önce koçluk hizmetini alıp kendisi danışan olmadıysa süreci içselleştirmiş olması beklenemez.
- İki kişinin uyumu önemli. Uyum varsa süreç başarılı oluyor.
- İnsan kaynakları bazen elmayla armutu karıştırıyor, koçu değerlendirici veya terapist gibi görüyorlar. Burada da koça vazife düşüyor, sürecin başında bir bilgilendirme yapmakta fayda var.
- Deneyim önemli. Deneyimden kastım, koçun biyografisi. Kendisi kişi yönetmemiş, değişim yönetmemiş, risk almamış, hesap vermemiş birisinin yönetici koçu olarak etkili olması zor.

KOÇUN DA KOÇU OLMALI
Talyaa Vardar, Türkiye’deki koçların ciddi bir sorunu olduğunu söylüyor: “Kendileri ellerini ceplerine atıp profesyonel bir koçtan hizmet almıyorlar. Bu bize ait patolojik bir durum. Kendin o değeri biçmezsen, sana niye değer biçsinler? Koçluk yapmaya buradan başlamak lazım. Kişi ne kadar kendisi koçluğa yatkınsa ve koçluk onun üzerinde ne kadar iyi işliyorsa, o kadar dönüştürücü, sağlam ve kalıcı bir koçluk hizmeti verebilir. Kendisi koçluk alan koçlar daha başarılı oluyor. Çünkü birisini etkilemenin gücünü deneyimlemiş ve içselleştirmiş oluyorlar. Eğer kendisi koçluk hizmeti almadıysa, konfor alanı mentorluğa kaçıyor, basıyor tavsiyeyi. Halbuki, koçun gücü tam şah damarına gelen soruları bulup çıkarabilme ve danışanını incitmeden, rencide etmeden, pamuklara sararak o soruların cevabını düşünmeye davet edebilme gücündedir. Kendisi danışan olmamış koçlar, işte bunu beceremiyorlar.

Haberle ilgili daha fazlası: