Güncelleme Tarihi:
Ketojenik beslenme, İlk olarak 1920'lerin başında epilepsi nöbetinin önüne geçmek için ortaya çıkmıştır.Düşük karbonhidratlı beslenmeyi gerektiren ketojenik diyet son dönemlerde oldukça dikkat çekiyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Buket Adanç, ketojenik diyet hakkında bilgiler verdi.
Ketojenik diyet, tıpta öncelikle çocuklarda kontrol edilmesi zor yani refrakter epilepsiyi tedavi etmek için kullanılan yüksek yağlı besinler ile yeter miktarda protein içeren besinlerin öncelikli tüketildiği, düşük karbonhidratlı bir diyettir.
Ketojenik diyetler hem kan şekeri değerlerinde hem de insülin seviyelerinde büyük bir düşmeye neden olabilir.
Ketojenik oranı 4:1 olan diyette enerjinin %90’ı yağlardan ve %10’u proteinle birlikte karbonhidratlardan gelmektedir.
En sık kullanılan yağ kaynakları terayağı, krema, sıvı yağlar ve mayonezdir.
Ketojenik diyet menüsü et, balık, yumurta, tereyağı, fındık, sağlıklı yağlar, avokado ve bol miktarda düşük karbonhidratlı sebzeler gibi ürün gruplarına dayandırılmalıdır.
Ketojenik diyetin yan etkileri arasında bireyin kendisini enerjisiz, yorgun ve zayıf hissetmesi, zihinsel işlevlerinde yavaşlama, artan açlık hissi, çeşitli uyku sorunları ve sürekli uyuma ihtiyacı, mide bulantısı, sindirim rahatsızlıkları, kabızlık ve egzersiz esnasında performans düşüklüğü bulunmaktadır. Uzun süre kesintisiz devam ettirilmesi sağlık açısından tehlikeli sonuçlara yol açabilir.



