Biz aşıyı tartışırken virüs boş durmuyor

En büyük korkum, öyle bir varyant ortaya çıkacak ki bugüne kadar yapılan aşılama da hepten boşa gidecek. Lütfen tıbbın tavsiyelerine uyalım ve #KollarıSıvayalım.

Haberin Devamı

Pazar günü “Aşısızlar için çember daralıyor” başlıklı bir yazı yazdım.
Aşı olmayanlar için dünyanın çeşitli ülkelerinde alınan tedbirlerden örnekler verip Türkiye’de de durumun paralel bir seyir izleyeceğini söyledim.
Aşı karşıtları çok kızdı tabii. Hem de ne kızmak...
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta yazımı paylaşınca altına gelen yorumları bir okusanız... En hafifi “satılmış kalem”di.
Fakat yapacak bir şey yok. Fırıncılar Odası, Kıraathaneciler Federasyonu, Turizm Yatırımcıları Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarından aşı olmayanlara karşı tavsiye kararları çıktı.
Özetle aşısızı mekâna sokmayın, bünyenizde çalıştırmayın diyorlar.
En son bir ticari kuruluş olan Saran Holding de aşısızlarla yollarını ayırma kararı aldı.
Önümüzdeki süreçte bunlar daha da artacak bence.
Çünkü birçok sektörde bıçak kemiğe dayanmış durumda. Artan vakalar karşısında kimsenin yeni tedbirlere tahammülü yok.
Üstelik “Aşı olsak mı, olmasak mı?” diye vakit kaybederken virüs boş durmuyor, yeni yeni mutasyonlar geliştiriyor.
En büyük korkum, öyle bir varyant ortaya çıkacak ki bugüne kadar yapılan aşılama da hepten boşa gidecek.
Lütfen kızmayalım, bağırıp çağırıp hakaret etmeyelim, “ana akım” tıbbın tavsiyelerine uyalım ve #KollarıSıvayalım.

Haberin Devamı

Sıkıcı bulunan festival filmlerine kesin çözüm

Türkiye’nin çeşitli yerlerine dikilen tuhaf heykeller gündemimizden çıkmak bilmiyor:
Karpuza girmiş çocuk, selfie çeken şehzade, kemençe şeklinde saat kulesi...
Ünlü ressam Komet (Gürkan Coşkun) konuya ters açıdan yaklaşmış, bunları “Türk pop art’ı” olarak nitelendirmiş, tam da gönüllere su serpmişti ki...
Heykeltıraş Mehmet Aksoy hevesimizi kursağımızda bıraktı:
“Bunlar Türk pop art’ı değil, Türk b.k art’ı olabilir ancak. Madem ‘Türk pop art’ı bunlar, Komet’çiğim sen öncülük yap, böyle bir sergi açıver!”
Sardık mı başa?
Heykellerden rahatsız olanlara kötü bir de haberim var, yenileri de yolda.
En son Trabzon ekmeğine benzettiğim yeni bir heykel düştü sosyal medyaya. Fotoğraf, heykel kamyonun üstündeyken çekilmiş.
Rize’deyse çay bardağı şeklinde dev bir yapı yükseliyor, içinde de çay kokusu veren bir sinema olacakmış. Sinema keyfiyle çay keyfini birleştirmek güzel fikir bence. Hem böylece film festivali falan yapılırsa salonda kimsenin uykusu gelmez...
Ben olsam açılışa Komet’i de davet
ederdim.

Haberin Devamı

Biz aşıyı tartışırken virüs boş durmuyor

Jungkook’a niyet Kim Jong-un’a kısmet

İstanbul Hadımköy’de evden “piknik yapacağız” diye çıkıp kayıplara karışan üç afacan bulundu.
İkisi kız kardeş, üçüncü komşu kızı. Yaşları 11, 13 ve 15. Allah korumuş, başlarına hiçbir şey gelmedi.
Peki niye kaybolmuşlar? Çünkü Kore’ye gideceklermiş!
İnsan kızamıyor da.
İzledikleri filmden (ve muhtemelen K-Pop’tan) etkilenmişler.
Pasaportu, vizeyi, uçağı, bileti, şunu bunu geçtim...
Peki kızlar söyleyin bakalım, Kore’nin kuzeyine mi, güneyine mi gidecektiniz?
Ya kendinizi BTS’den Jungkook yerine Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un huzurunda bulsaydınız?

Gıybet kültürel miras sayılır mı?

İspanya’nın 1400 nüfuslu Algar kasabasının belediye başkanı Jose Carlos Sanchez, bölgedeki geleneksel “kapı önü sohbetleri”nin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne girmesi için girişim başlattı:
“Sosyal medyanın tam tersi. Yüz yüze sohbetler...” İspanya’da bu kapı önü sohbetlerine “al fresco” deniyormuş.
Keşke bizimkiler de başvursa çünkü âlâsı bizde. Alt dalları bile var “al fresco”nun: Komşu dedikodusu, kaynana-gelin gıybeti, kocaları kötüleme, oğlan yarıştırmaca, kız çekiştirmece... UNESCO’nun aklını başından alırız.

Yazarın Tüm Yazıları