"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Mikroplar akıl hocamız olabilir mi?

BAĞIRSAKLARIMIZDA bizimle ortak biyolojik yaşam süren, sayıları yüz trilyonu, ağırlıkları ise iki kiloyu geçen müthiş bir bakteri gücü var.

O gücün gen çeşitliliği de muazzam. Bizden en az 150 kat fazla, yaklaşık 3.5 milyon civarında. Anlaşılan o ki bu müthiş gen havuzu sadece biyolojimize iyi gelmiyor. Bize akıl da veriyor. Sadece yeme-içme davranışlarımızı değil duygularımızı bile etkiliyor. Diyelim ki “içses”iniz size “öğle yemeğinde patates püreli bir et sipariş et, üstüne de 3-4 top çikolatalı dondurmayı midene indir” diyor. O mesajın kaynağının bağırsaklarınızdaki mikroplar olması mümkün. Kısacası o minik canlılar bizimle adeta sohbet ediyor. Üstelik bu sohbetlerin konusu yalnızca yeme-içme ile de sınırlı kalmıyor. Onlar gönderdikleri kimyasal sinyallerle düşüncelerimize, enerjimize, davranış biçimlerimize bile müdahale edebiliyor.

BİZ GEN FAKİRİ MİYİZ?

Tarih 26 Haziran 2000. Yer Washington, ABD. Büyük bir basın toplantısı. Kürsüde dönemin ABD başkanı Bill Clinton ve arka planda İngiltere başbakanı Tony Blair var. Heyecan dorukta. “Tüm insanlığı ilgilendiren” bir projenin başlangıç vuruşu birazdan yapılacak. Ve o ilk vuruş başkanın “tüm çağların en özel günü” cümlesiyle başlayacak. Sonrası mı? Kocaman bir hüsran. GENOM PROJESİ olarak bilinen o çalışma tamamlandığında hiç de beklenen sonucu vermiyor, adeta “dağ fare doğuruyor!” Çünkü çalışmanın sonunda gen sayımızın topu topu 30 bin kadar olduğu anlaşılıyor. Özetle bana göre biz “gen fakiri”yiz!

BAKIN O BAKTERİLER NELER YAPIYOR

- Bağırsaklardaki bağışıklık yapılanması ile işbirliğine girip BAĞIŞIKLIK gücümüzü etkiliyor.

- Besinlerdeki kanserojenleri parçalayarak ANTİ KANSER gücümüze katkı sağlıyor.

- Yiyecek-içeceklerdeki alerjen maddeleri temizleyip ANTİ ALERJİK destek sağlıyor.

- Bağırsak duvarındaki hücresel-yapısal bozulmaları engelleyip KOLON KANSERİ ve KOLİTİS ÜLSEROZA için baraj oluşturuyor.

- Besinsel toksinleri parçalayarak DETOKS süreçlerine destek veriyor.

- Bağırsaklardaki iyi ve kötü mikroplar arasındaki dengeyi koruyarak bizi kötü mikropların istilasından, dolayısıyla bazı HASTALIKLAR’dan da koruyor.

PROBİYOTİKLERİN İYİ GELDİĞİ SORUNLAR HANGİLERİ?

Bağırsağımızdaki o muazzam “ekolojik denge”nin gücünü oluşturan “faydalı bakteriler” yani probiyotiklerin her biri bizi farklı sağlık probleminden koruyan birer “KORUYUCU MELEK” görevi üstlenmiş. O meleklerin gördüğü işlerden bazıları şunlar…

- İNSÜLİN DİRENCİ ve OBEZİTE meselesi ile bağlantılı olabileceklerini gösteren ciddi kanıtlar var.

- DEPRESYON ile ilgili süreçlere de müdahale edebildikleri anlaşılıyor.

- KOLESTEROL dengesi KAN BASINCI ayarı KAN ŞEKERİ seviyesi gibi metabolik süreçlere de tesir edebiliyorlar.

- KRONİK İLTİHAP (inflamasyon) süreçlerini tetikleyerek ya da baskılayarak yaşlanma hızı ve kalitesi üzerine de etkililer.

- FİBROMİYALJİ, HASSAS BAĞIRSAK SENDROMU, RAHATSIZ AYAK gibi problemlerde de en azından “müdahil” olabiliyorlar.

- UYKU sorunları, KRONİK YORGUNLUK gibi problemler bağırsaktaki ekolojik dengenin bozulması ile bağlantılı.

- PARKİNSON hastalığının bazı noktalarında bile mikrobiotanın etkili olabileceğini düşündüren ciddi kanıtlar var.

HARİKA İKİ MUTLULUK FORMÜLÜ

YENİ FORMÜL…

Eski formül E. Zelinski’ye aitti, yenisi “Her Güne Bir Nietzsche”nin yazarı Allan Percy’den. O da Alman edebiyatçı Johann Wolfkang von Goethe’den aktarmış.

- Keyifle çalışabilmek için sağlık

- Zorluklara karşı savaşabilmek için güç

- Hataları kabullenmek ve affetmek için kapasite

- Hedefe ulaşmak için sabır

- Komşuyu da iyi görebilmek için yardımseverlik

- Başkalarına faydalı olabilmek için sevgi

- Kutsal olanla yaşamak için inanç

- Gelecek korkularını aşmak için umut

ESKİ FORMÜL…

E. Zelinski’nin formülünü yeniden hatırlayalım.

- Doyum sağlayacak  kadar bir amaç

- Geçinebilecek kadar bir

- Temel ihtiyaçlara yetecek kadar zenginlik

- İş ve eğlenceyi dengeleyecek kadar sağlıklı bir akıl

- Birçok insanı beğenecek, birazını da sevecek kadar şefkat

- Kendini sevecek kadar özsaygı

- Muhtaç olanlara verecek kadar iyilik duygusu

- Zorluklarla yüz yüze gelecek kadar cesaret

- Sorunları çözecek kadar yaratıcılık

- Her an gülecek kadar mizah

- İyi bir yarını bekleyecek kadar umut

- Hayatı bütün değerleri ile yaşayacak kadar bir sağlık

- Sahip oldukların için şükran duygusu

VÜCUT DİLİ SÖZLÜĞÜ: NEYİVÜCUT DİLİ SÖZLÜĞÜ: NEYİNEDEN YAPARIZ?

Sizinle yine aynı eserden, Allan Percy’nin Her Güne Bir Nietzsche isimli kitabından (Pena Yayınları/İstanbul) aldığım minik bir sözlüğü de paylaşmak istiyorum. Bu kısa sözlükte sık tekrarladığımız (ama çoğu zaman farkına bile varmadığımız) sıradan bazı hareketlerin ne anlama geldiği yorumlanmış.

- Çeneyi okşamak: Karar vermeden önce düşünmek.

- Kolları bağlamak: Savunmaya geçmek.

- Parmaklarla ritim tutmak: Sabırsızlık, acelecilik.

- Dudakları büzmek: Güvenin sarsılması, memnuniyetsizlik.

- Sandalyenin ucuna oturmak: Gitme isteği.

- Yanağa dokunmak: Düşünme.

- Gözleri ovuşturmak: Şüphe ve inanmama.

X