Arkadaşlar hazır mıyız

Size iki sorum var: Bir, nasıl yaşlanmak ve nasıl bir yaşlı olmak isterdiniz? İki, yaşlılığa hazır mısınız?

Haberin Devamı

Kanaatime göre hedefimiz yalnızca ve çoğumuzun odaklandığı/arzuladığı gibi uzun bir yaşam olmamalı. Yaşlanma planı yapılırken yaşam kalitesi de hesaba katılmalı. İyi ve kötü zamanları ne sıklıkla, ne süreyle ve hangi koşullarda yaşadığımız da mutlaka ama mutlaka dikkate alınmalı. Muhakkak ki farklı fikirde olanlar, meseleye yalnızca ömür uzunluğunun rakamsal yanılgısıyla değerlendirmeye çalışanlar da var. Ama bana sorarsanız ömrün son yıllarının da olumlu ve verimli olay ve anılarla çevrelenmesi bedensel ve ruhsal açıdan ağrılar, sızılar, yorgunluk ve uykusuzluklar ya da diğer olumsuzluklardan uzak yaşlılıkta da sağlıklı bir ömür sürebilmek öncelikli hedefimiz olmalıdır. Unutmayalım ki bu hedefe ulaşmak için bir numaralı belirleyici “daha iyi yaşamak, yaşadığımız her günün hakkını vermek, beden ve ruh sağlığımız üzerindeki dikkatimizi asla elden bırakmamak” vazgeçilmezlerimizdir.

Haberin Devamı

Arkadaşlar hazır mıyız

Ünlü psikolog Elanor Maccoby’nin, 100. yaşına girerken yaptığı konuşmada tekrarladığı aşağıdaki cümleyi eğer siz de tekrarlamak istemiyorsanız lütfen uzun ömürlülük üzerine değil daha yüksek bir yaşam kalitesine odaklanın ve o cümleyi benim gibi siz de bir kenara dikkatle not alın: “BU KADAR UZUN YAŞAYACAĞIMI BİLSEYDİM KENDİME DAHA İYİ BAKARDIM!

İLK HEDEF

HUZURA ODAKLANIN

Bu köşede daha önce de sık sık tekrarladım, tekrarlamaya inatla devam edeceğim: “Eğer hayattan zevk alacak kadar sağlıklı değilseniz uzun bir ömür beklediğiniz ya da düşündüğünüz kadar keyifli bir zaman dilimi olmayabilir. Yeteri kadar dinlenmeden görüp gezmeden; neşeyle eğlenip keyifle gülmeden 3-5 yıl daha fazla yaşasanız ne çıkar.”

Bu nedenle sadece uzun bir ömre değil huzurlu ve mutlu bir hayata, “ayakta ve hayatta kalabileceğimiz” zinde bir yaşlılığa odaklanmak temel hedefimiz olmalı. Ve yine bilelim ki bu hedefe ulaşmak için değişmez ikilimiz öncelikle ve kesinlikle “BEDENİMİZİ VE BEYNİMİZİ HAREKET HALİNDE TUTMAK” olmalı.

Haberin Devamı

Arkadaşlar hazır mıyız

İKİNCİ HEDEF

YAVAŞLAYIN

Ve yine eski bir hatırlatma daha: “Eğer hayata sevgi dolu gözlerle bakabilen, beynini daima olumlu düşüncelere yönlendirip yüreğindeki sınırsız sevgiyi kendine ve etrafına cömertçe yansıtabilen, çalışan, üreten ve iyilikleri çevresinde adeta bir mıknatıs gibi yoğunlaştırabilen zarif ve bilge biri olmak istiyorsanız lütfen yavaşlayın.”

İsterseniz gelin tam da bu noktada şair/yazar Wilfred A. Peterson’a kulak verelim: “Beni yavaşlat tanrım, zamanın sonsuz görüntüsüyle hızımı azalt / Bir çiçeğe bakmayı / İyi bir kitaptan birkaç satır okumayı / Ve yarışın daima / Daha çok hız için olmadığını / Anımsat her gün bana / Köklerimi / Yaşamın katlanılan değerler toprağımın derinliğine / Daha çok göndermek / Ve kaderimdeki yıldızlara doğru / Daha çok büyüyebilmek için / Beni yavaşlat tanrım.

Haberin Devamı

ÖNEMLİ

YAVAŞLARSANIZ KAZANIRSINIZ

Eğer yavaşlayarak yaşamayı başarabilirseniz...

1-Hayata daha olumlu bakarsınız.

2-Daha az yargılarsınız.

3-Hafiflet saflaşırsınız.

4-Daha zarif ve bilge bir yaşlı olma fırsatı yakalarsınız.

5-Daha az hastalanır, daha çabuk iyileşirsiniz.

Arkadaşlar hazır mıyız

BİR UYARI

MUHTEMEL YOL ARKADAŞLARINIZI TANIYIN

Eğer kendinize iyi bakmazsanız hayat yürüyüşünüzün ortalarına doğru -50’li yaşlar sonrasında- hipertansiyon, şeker hastalığı, damar sertliği, eklem ağrıları gibi yol arkadaşlarının da kolunuza girdiğini görürseniz şaşırmayın. 60’lı yaşları geçince yol arkadaşlarınızın sayısının daha da artabileceğinden (menopoz problemleri, prostat birleşmesi, uyku kayıpları) kuşku duymayın. Eğer kısmet olur da yolculuğunuzun 70’li yıllarını da tamamlayabilirseniz katarakt ve benzeri görme sorunları, işitme problemleri, dengesizlik meselesi de kapınızı çalabilir. Yolculuğun biraz daha sonrasında Parkinson veya Alzheimer hastalığı gibi nörolojik sorunların da yolunuza çıkabileceği aklınızda olsun. Hemen ve anında “Peki, çare ne hocam?” diye soracağınızı biliyorum. Yanıt için bir sonraki kutuya geçebilirsiniz.

Haberin Devamı

SONUÇ

YAŞAM TARZINIZI İYİLEŞTİRİN

Yaşlanmayla ilişkili hastalıkların ortak bazı özellikleri var. Çoğu kez kalıcı ve maalesef genelde ilerleyici ve yıpratıcıdırlar. Ama en az bunlar kadar önemli bir özellikleri var: YAŞAM TARZI SEÇİMLERİMİZDEN ciddi ölçüde etkilenirler. Bu nedenle daha iyi yaşlanmak istiyorsak hiç olmazsa 50’li yaşlardan sonra yaşam tarzı seçimlerimize odaklanalım. Sadece ne yiyip içtiklerimize değil, ne okuduğumuza, izlediğimize, öğrendiğimize, kafa yorduğumuza, düşündüğümüze, ne sıklıkla dinlendiğimize, neşelendiğimize, eğlendiğimize ne ölçüde bedensel ve beyinsel egzersiz yaptığımıza uyku kalitemize ayrı ayrı ve çok özel bir dikkat oluşturalım, stratejiler geliştirelim.

Yazarın Tüm Yazıları