"Ferhan İstanbullu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ferhan İstanbullu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ferhan İstanbullu

Yer sofrası ile gelen ‘Şükür’

Bu yaz en keyifle mesai harcadığım proje, Atelier Marvy için küratör Döne Otyam ile birlikte kurguladığımız sergiler oldu.  Atelier Marvy, İzmir yakınlarındaki Kesre Koyu’nda hayata geçmiş bir resort otel olan Club Marvy’nin sanat mekanının adı.

Atelier Marvy’de karma ve solo sergiler ile bir de misafir sanatçı programları düzenleniyor. Atölye alanı diye tarif edilebilecek bu bölümde sanatçı belli bir süre Club Marvy’de yaşayıp üretimini gerçekleştiriyor. Hakan Kırdar’ın ürettiği ‘Şükür’ adlı eserin de anavatanı bu sayede Atelier Marvy oldu. Ağustos’un ortasına dek görülebilecek bu özel çalışmada sanatçı neredeyse tüm galeri alanının zeminine yayılan ve tarhana ile tutkaldan ürettiği hamurla bir Ege rüyasını hayata geçirdi. Bölge kültürünü temsil eden nice ayrıntı, kavim, canlı, lisan; bu simgesel anlatımda yerini buluyor ve gösterişli bir halıya dönüşüyor.

Yer sofrası ile gelen ‘Şükür’

Fotoğraflarından ne denli etkileyici bir çalışma olduğunu anlayacağınızı düşündüğüm projeyi en doğrusu sanatçının kendisinin anlatması diyerek sözü Hakan Kırdar’a bırakıyorum:

 

-Öncelikle yer heykeli kavramından konuya girelim. Neden bu medium ile  çalışmayı tercih ettiniz?

 

Yer heykeli, bastığımız zemini kullanan, oldukça büyük boyutlu, enstalatif nitelikli ve daha çok sergilendiği mekana özgü üretilen (site specific) heykel işlerini tanımlamak için kullanılan bir terim. Eserin konusu ve içeriği bu anlatımı ve aktarım aracını gerektirdiği için seçtim. ''Şükür'' işi konusu gereği bir yer sofrası ve halı formunda tasarlandı. Üretimim de bu şekilde gerçekleşti.

 

-Kullandığınız temel malzemenin tarhana bazlı bir hamur olması elbette çok dikkati çekiyor, sempati yaratıyor. Malzeme seçimiyle ilgili sürece dair neler söyleyebilirsiniz?

 

Malzeme seçimi bu işte anlatımın bir parçası olarak çok önemli bir işlev görüyor. İşin zemini ve bütün parçaları, Orta Asya, Anadolu, Balkanlar gibi geniş bir coğrafyada görülen geleneksel bir besin olan tarhana ile kaplı. Anadolu'da hala konar-göçer bir toplumsal hayat hüküm sürdüğünden, yiyeceklerin yazın kurutulduğu bir saklama kültürü geleneksel olarak devam eder. Birçok sebze ve meyve kışın tüketilmek üzere toprağın üzerinde, güneşte kurutulur. Tarhana da bu şekilde üretilen bir hazır besindir ve Doğu kültürlerine ve felsefesine ait bir özellik olan 'geçiciliği' vurgulamakta benim için çok elverişli bir araç oldu.

 

Ayrıca benzer projelerde gerçekleştirdiğim gibi, bu projede de içerikle paralel ürettiğim bir ses işini de aynı mekanda izleyicinin beğenisine sunduk.

 

- İlk yer heykeli çalışmanızdan bahsedelim…

 

Bu serinin ilk çalışması Mardin Bienali'nde ''Rızık'' adıyla sergilenmişti. Mezopotamya'nın bir parçası olan bölge, çok etnisiteli ve kültürlü yapısıyla öne çıkıyor. Binlerce yıllık tarihe sahip bölge bir çok kadim medeniyete evsahipliği yapmış. Bu medeniyetler uzun süreler barış içinde yaşamalarına rağmen ekonomik nedenlerle zaman zaman aralarında çatışmalar da yaşanmış. Bu durum günümüzde de devam ediyor. ''Rızık''ı bu nedenle, hiçbir farklılık ve ayrım gözetmeden bölgede yaşayan herkesi ortak bir beslenme ritüeline, dolayısıyla barışa davet eden bir yer sofrası/halı olarak tasarladım. Anadolu kültürlerinde hem düğünlerde hem de cenaze evlerinde topluca yemek yeme geleneği vardır. 

 

Atelier Marvy’de Ağustos boyunca sergilenen ''Şükür'' ise birçok doğal ve kültürel zenginliğe sahip Ege Bölgesi’ne özel tasarlandı. İşi sergilediğimiz Club Marvy de Ege'nin olağanüstü güzel koylarından birinde yer alıyor. Ege'nin ovaları için 'dağlarından yağ, ovalarından bal akar' denir. Ancak bu zenginliklere karşı son zamanlarda oldukça hoyrat davrandığımız da bir gerçek. Bu nedenle sahip olduğumuz fakat avucumuzdan kayıp giden bu değerler, bolluk ve bereket için minnet duygularımızı dile getirerek ''şükür'' dedik.

 

Bu çalışmada herkesi doğaya saygı duyarak, yere eğilmeye; Doğu'ya özgü yemek yeme kültürünün bir parçası olan, Ege coğrafyasının doğal, tarihi ve arkeolojik simgeleriyle donatılmış yer sofrasına, sembolik de olsa tarhananın tadına bakmaya ve ''şükür'' demeye davet ediyoruz.

 

- Yer heykellerinizin geleceğine dair ne planlar yapıyorsunuz? Sanatseverler, incelemesi pek keyifli ve hikayesi çok derin olan bu eserlerin bir parçasına olsun sahip olmak istiyorlar. 

 

Önümüzdeki dönemde, bu projeyi İstanbul ve Anadolu'nun diğer kentlerine taşımak istiyorum. İçeriği, estetik etkisi ve kullanılan malzemenin özgünlüğü gibi nedenlerle, iş çok ilgi görüyor ve beğeni topluyor, haklısınız.  Ancak çok büyük boyutlu olması ve kullandığım malzemenin geçiciliği nedeniyle işi bu haliyle saklamak oldukça zor ve daha çok kurumsal bir sahiplenme gerektiriyor. Bu nedenle sanatseverlerin sahip olabilmeleri için, görece daha küçük boyutlu ve kalıcı malzemeyle üretilmiş, asıl işe gönderme yapan 'fragmanlar'ını üretmeye başladım. 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI