"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Bakan Kurtulmuş netleştirdi: ‘İade öncesi göz hapsi!’

ÜÇ günlük Londra Turizm Fuarı gezisinde Bakan Kurtulmuş’la yalnızca turizm konuşmadık elbette.

Konu başlıklarını şöyle özetleyebilirim:

- FETÖ meselesi.

- Kürt sorunu ve Ortadoğu.

- Avrupa Birliği.

Kısa cevaplar halinde sıralarsam...

- Bakan Kurtulmuş FETÖ ve ABD ilişkisi için şöyle diyor:

Evet, ABD artık bir adım atmak durumundadır. Atmalıdır. Şurası çok açık. FETÖ darbenin planlayıcısı ve içinde olanıdır. 300 civarında dosya var. Davalar sonuçlanıyor. Bu çetenin başındaki kişinin de Gülen olduğu açık. Bunu onlar da biliyor. Ama eğer ‘Bu bir hukuki süreç’ diyorlarsa... O zaman iade için hukuki süreç devam ederken hiç olmazsa göz hapsinde tutulmasını istiyoruz. Uluslararası şebekesiyle ilişkilerinin kesilmesi... Böylece zarar vermesinin önüne geçilmesini istiyoruz. En azından müttefik olarak, demokrat olarak bunu istemek hakkımız.”

- Peki sonuç olarak ABD, FETÖ konusundaki talebimiz için ne yapar?

Türkiye gibi bir müttefiki bir çete elebaşı yüzünden kaybetmek istemez.”

Başbakan Binali Yıldırım’ın Washington’da açıktan dile getirdiği bu taleple ilgili yakında önemli gelişmeler bekleniyor.

BÜYÜK RESİM ÇOK AÇIK ‘SEVR’İ DAYATIYORLAR’

Sohbetin bu noktasında konu Suriye, Irak ve “Kürt koridoru” tartışmasına geliyor.

Numan Bey, çok net bir ifadeyle şöyle diyor:

Dikkat edin. Bu bölgeyi etnik köken ve mezhep üzerinden dağıtmak istiyorlar.

İşte Lübnan... Şimdi Suriye... Irak, Yemen, Libya... Paramparça. Biz Türkiye olarak büyük resmi görüyoruz.”

- Büyük resim nedir?

Suriye’nin kuzeyidir PYD’nin ortaya çıkarılmasıdır... Irak’tır... DEAŞ’ın ortaya çıkarılmasıdır. Büyük resmi gördüğümüz için de hedef oluyoruz.

KÜRTLER ÜZERİNDEN OYUN

Bakan Kurtulmuş, “büyük resmin” Kürt bölgesindeki görüntüsünü ise şöyle özetliyor:

Bölgedeki Kürt kardeşlerimiz için de aynı oyun oynanıyor. Etnik köken, mezhep üzerinden bölünüyor. Terör örgütleri üzerinden bölgede bir devlete zemin hazırlamaya çalışıyorlar. Bizim bölgedeki hiçbir Kürt kardeşimizin varlığıyla ilgili sorunumuz yok. Sorun bu etnik bölme gayretidir. Emperyal güçlerin kurguladığı oyundadır. Kürtler, Araplar, Türkmenler asırlardır bir arada yaşıyor. Burada bir terör koridoru oluşturulmasına izin vermeyeceğiz.

- Peki bu oyunu nasıl özetliyorsunuz?

Bu emperyal oyun, bölgedeki ülkelerin farklı etnik yapılar, mezheplerle bölünüp etkisiz, güçsüz bir hale getirilmesi oyunudur. Bir nevi Sevr’i dayatan bir oyundur. Birbiriyle kavgalı, kendi içine kapanık, bölünmüş unsurlar haline getirilmesi planının bir parçasıdır bu koridor. Biz işte bu oyunu gördük.

Ve Irak’ın, Suriye’nin bölge ülkelerinin toprak bütünlüğünü korumak için bu oyunu deşifre ediyoruz. O yüzden de hedef oluyoruz...

AVRUPA’DAKİ VAHİM TEHLİKE

Londra turizm fuarında bir kez daha gördük ki, Almanya’dan Türkiye’ye gelecek turistler için bir direnç var.

Bu sorun Türkiye-AB ilişkilerine kadar uzanıyor.

Peki nasıl aşılacak?

Numan Bey önemli bir uyarı yapıyor:

Ne yazık ki Avrupa’da yükselen ırkçılık, Avrupa’nın doğasını bozuyor. Yabancı düşmanlığı Türkiye düşmanlığı, ırkçı eğilimler Avrupa’yı kendi değerlerinden uzaklaştırıyor. Bu vahim bir gelişmedir. Türkiye’ye vurmak siyasi partiler için oy getiren bir hareket oldu. Eğer bu Türkiye ve yabancı düşmanlığına karşı bir önlem almazlarsa, yakında Avrupa’da makul söz söyleyen siyasetçi kalmayacak. Asıl tehlike budur...”

-Nasıl bir gelişme olmalıdır?

İşte asıl soru da bu. Kendi içine kapanan, daralan, vizyonunu kaybetmiş, ırkçılığa teslim olmuş bir Avrupa mı? Yoksa farklı kültürleri içinde barındıran, genişleyen, katılımcı, demokrat, insan hakları diyerek büyüyen, zenginleşen bir Avrupa mı? Avrupa kurucu değerlerine dönmezse, kendi içinde çatışacaktır.”

ALMANYA  İLE NE OLUR?

Sonuç olarak gerilimi yaratan taraf biz değiliz. Sayın Cumhurbaşkanımızın başına silah dayayan fotoğraf ortada. PKK’yı konuşturup, bizi susturan yapı ortada.

Ama bu böyle sürdürülemez. Elbette karşılıklı bir anlayışla yumuşama olmalıdır.”

X