"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Başkan galiba kendini şeyhülislam zannettin

YENİ Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş göreve başlarken şu kesin yargıyı dile getirmiş:

“İnsanlık sekülerizmin ve hiçbir değer tanımamanın kıskacında kıvranmaktadır...”

*

“Sekülerlikle” “hiç birdeğer tanımamanın” nasıl yan yana getirildiğini anlamadım ama çok iyi anladığım bir şey var.
Yeni başkan kendine bir dünya misyonu yüklemiş...

Ve bütün konuşmasında kendine yüklenen misyonu da tarif etmiş:

İnsanlığı sekülerizmin kıskacından kurtarmak...

Vay vay vay...

Karşıki dağları yaratmak olayı yani...

*

Cumhurbaşkanı’nın veya Başbakan’ın veya bağlı bulunduğu bakanın başkana şunu hatırlatması gerekmez mi:

“Biiir... Başkan sen şu yolundan çıkmış fani dünyayı hizaya sokma misyonundan önce bizim Diyanet’i bir derleyip toplasan...

Fetva parodisine dönen şu kuruma biraz ciddiyet versen...

*

İkiiii... Diyanet seküler bir yapının kurumudur, bunu da unutmasan....

Yani seni şeyhülislam değil, sadece Diyanet İşleri Başkanı olarak tayin ettik...

Bir de bunu öğrensen...”

*

Vallahi daha iyi olur...

GÜNÜN BİLMECESİ: NUSRET ELİYLE MAKES BULMAK

DİYANET İşleri’nin yeni başkanı Ali Erbaş’ın göreve başlama nutkundaki ifadelerden bir potpuri:

“Rahmeti rahmana kavuşmuş”, “Berhayat olanlar”, “Leyyin ve hikmetli bir dil”, “İnanç, düşünce ve beyin işgalcilerine karşı din güvenliğini sağlamak”, “Nusret eli”, “Makes bulmak”, “Derc etmek”, “Ahlak-ı hamide sahibi olmak”, “Sekinet veren sada”...

Yeni başkan konuşmasında “sahih ve sarih bir üsluptan” söz ediyor...

Eğer o üslup buysa vay halimize...

Demektir ki artık Diyanet’le ancak bir tercüman aracılığıyla konuşabileceğiz...

BU MÜFREDAT EN BÜYÜK ZARARI MUHAFAZAKÂRLARA VERECEK

- Devlet gündüz çocuklarımıza okullarda “cihat”ı öğretecek.

Bizse akşam evlerimizde çocuklarımıza barışı, vatan sevgisini anlatacağız.

*

- Devlet, gündüz okulda çocuklarımıza inancı farklı insanları “kâfir” olarak gösteren şeyler öğretecek.

Bizse akşamları çocuklarımıza bizim gibi olmayan insanların da bizim gibi insanlar olduğunu anlatacağız.

*

- Devlet gündüz okulda çocuklarımıza “erkeğin reis olduğunu, üstün olduğunu, kadının ona biat etmesi gerektiğini” öğretecek.

Bizse akşamları evde çocuklarımıza “kadın ve erkeğin eşit olduğunu” anlatacağız...

- Devlet, gündüz okullarda çocuklarımıza biat etmeyi en büyük erdem olarak öğretecek.

Bizlerse akşamları çocuklarımıza farklı düşündüğünde, haklı olduğunda itiraz etme hakkı olduğunu öğreteceğiz.

*

- Devlet, gündüz okullarda çocuklarımıza “İnsanı Allah yaratmıştır” diyecek.

Bizse akşamları çocuklarımıza “İnsanı Allah yaratmıştır” diyeceğiz, ama Evrim Teorisi’ni, biyolojiyi, uzayı, fiziği, genetik bilimleri öğreteceğiz.

*

Ve bir gün bu rejim sona erdiğinde yeni nesiller hep birlikte şunu görecek...

O yüzden iddia ediyorum.

Bu müfredat en büyük zararı muhafazakâr ailelerin çocuklarına verecektir.

BU HEYKELE BAKARKEN HATIRLADIĞIM ŞİİR

Başkan galiba kendini şeyhülislam zannettin

DÜN Akbük’te harika bir eylül günüydü.

Göl gibi bir deniz içimdeki bütün fırtınaları dindirdi.

Önce Nükhet Duru’nun o harika Mehmet Teoman şarkısını dinledim.

Sonra Tansu’nun, iki cansız mankenden, bu evde yapıp bu eve bıraktığı bu heykele baktım.

1970’li yılların sonlarına, 80’lerin başlarına döndüm.

Ankara Yeşilyurt Sokak’ta Enis ve Figen Batur’un evinde Yusuf Atılgan, Selim İleri, Bilge Karasu, Emre Kongar, Oruç Aruoba ve kimler kimlerle geçen o günler geldi aklıma...

Bir de Enis’in hep başucu kitabım olmuş olan ‘Kandil’indeki o dize:

“Erkeğim ben. Doğuramam bir daha seni...”

35.5 KARŞIYAKA GÜVERCİNİNİN SON İÇTİMASI

BAZI insanlar yanından geçse tanımazdı belki ama Karşıyaka’nın en gariban güvercinine sorsan, vapur iskelesinin tepesinden görse tanırdı onu.

Her sabah aynı disiplinle uyanır, sokağa fırlardı. Fırınlardan atık ekmekleri, pastanelerden kalan simitleri toplar içtima yerine giderdi. Karşıyaka’nın bütün güvercinlerinin eşsiz komutanı Selahattin Albay’ıydı o...

Dün güvercin avlusunda, “Hazır ol” sesi gelmedi... “Dikkaaat” komutunu duymadılar... Selahattin Ünsal albaya bir araba çarpmış, her sabah güvercin kanadı gibi çarpan kalbi durmuştu...

Dün 35.5 Karşıyaka’nın bütün güvercinleri, sıraya geçti...

Selahattin Albaylarını uğurladı...

19 Eylül 2017 günü, Karşıyaka’da insan ve güvercin matemi vardı...

YENİ MÜFREDATA GÖRE ‘AK GEZENLER’İN DURUMU NEDİR

Başkan galiba kendini şeyhülislam zannettin

DÜN New York Times ve Guardian gazeteleri ile BBC News internet sitesinde Türk okullarının yeni müfredat programı hakkında çıkan üç yazı okudum.

Üçü de “cihat”ın okullarda öğretilmesine takılmışlar.

Ancak en garibime giden BBC News’ta gördüğüm bu desen oldu.

İmam hatip okullarında çocuklara bu tür desenlerle Kuran öğretiliyormuş.

Merak ettim gerçekten var mı bunlar?

Bu desenler ne anlama geliyor?

- Beyaz gövdede “ak kalp” olunca bu insan “mümin”...

- Beyaz gövdede “siyah kalp” olunca “münafık”...

- Siyah gövdede siyah kalp olunca o insan “kâfir” oluyor...

Öyle mi?

O zaman “Biz Türklerin zencileriyiz” diye övünen AK Partililer ne oluyor?

Tabii bir de  “Game of Thrones” dizisindeki “Ak gezenler” var.

Kimine göre ölü, kimine göre buzdan doğmuş olup, yaşayan insanları yok etmeye çalışan “Ak gezenler”e ne diyeceğiz?

Müfredat yüzünden Beyaz Türklerin kafası karıştı, Ak hocaların aydınlatması lazım...

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

X