"Erdem Özcan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdem Özcan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdem Özcan

Bandırma depremi

Geçen cumartesi günü Bandırma 1. Deprem Sempozyumu’nda Türkiye ile birlikte Bandırma da masaya yatırıldı.

Bandırma depremi
Deprem denince Bandırmalıları çok yakından ilgilendirmesi nedeniyle bazı sempozyumlarda veya panellerde olsun ilgisizlik nedeniyle boş kalan salonun hemen tamamen dolu olmasına şaşırmadım.

*

Hele Balıkesir Üniversitesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Türkmen sinevizyon gösterisinde Türkiye fay haritasında kıpkırmızı bir hat gösterdi ki, salon adeta nefesini kesmiş “çıt” çıkmıyordu. O kırmızı kuşak 1939 büyük Erzincan depreminin yaşandığı Doğu Anadolu’dan başlıyor Karadeniz’e paralel uzandıktan sonra Ege Bölgesi’nin neredeyse tamamıyla birlikte Güney Marmara’yı da içine alıyor. Bunun içinde Bandırma’da var; yani Bandırma 1. derece deprem bölgesi içinde yer alıyor. Bu gerçek çok iyi biliniyor da Bandırma tedbirini buna göre alıyor mu? Mesela kent imar edilirken bu gerçek nereye kadar kendisini gösteriyor. Bandırma Kent Konseyi Başkanı, CHP’li Belediye Meclis Üyesi ve İmar Komisyonu Başkanı Mimar Şerafettin Engüdar konuşmasında mimarların, mühendislerin öncelikle can kaybını önleyici tasarımlar yapması gerektiğine dikkat çekerken inşaatların planlama safhasında depreme karşı en iyi şekilde nasıl projelendirilmesi gerektiği konusunda bilimsel açıklamalarda bundu. Zaten Prof. Dr. İbrahim Türkmen de yerel yönetimlerin deprem konusunda hassas davranması gerektiğini vurgulamıştı. Yerel yönetimlere, yani belediyelere “DİKKAT EDİN” diyordu.

*

O zaman Bandırma’ya bir bakalım, Bandırma yerel yönetimleri deprem konusuna ne kadar ‘DİKKAT’ etmişler! Mesela; daha önce 2-3 kat olan 5 metrelik sokaklara 7-8 kat imar izni verilirken deprem gerçeğini yok mu farz etmişler? Tabi konu sadece bugünün meselesi değildi. 1922 Kurtuluş Savaşı sırasında işgalci Yunan kaçarken Bandırma’yı ateşe vermişti.
Özellikle enkaz yığınına dönen Hacı Yusuf Mahallesi adeta dümdüz olmuştu. Bu güzelim mahallede yapılaşma başlayınca Hükümet Konağı, Tekel İdaresi gibi resmi binaların yanında 2 katlı bahçeli villa tipi evler yapılmıştı. 1968 yılından sonra sanki deprem gerçeği yokmuş gibi çok katçılık moda oldu.

*

Kaldı mı bugüne 2 katlı bahçeli bir yapı? Bunları deprem değil; belki de mimarlar, mühendisler, belediye imar komisyonları ve çoğunluk partisinin meclis üyeleri yıktı! Yerlerine çirkin mi çirkin bir karışlık sokaklara, heyelan bölgesi dâhil 7-8 katlı binalar yapıldı. Bunlar yapılırken Bandırma 1. derece deprem kuşağı içinde değil miydi? Yıkım bugün hala devam ediyor. 2 katlı 600 Evler Mahallesi’nin hepsi de bahçeli olan evler 4 kata çıktı. Hava Üssü izin verse 8 kat işten bile değil.
Hacı Yusuf Mahallesi’nde 1955’li yıllarında yapılan 2 katlı villa tipi 2 katlı bahçeli evleri deprem yıkmadı ki! Bandırma 1. derece deprem kuşağından çıktı da haberimiz mi olmadı 2 katlı yerlere son 10-15 yılda 4-5 kat imar izni çıktı? Kent merkezinde 4-5 metrelik sokağa 8 kat imar izni verilirken deprem gerçeği yok muydu?
Son kırk yılda hangi belediye iş başına gelse, bugünkü belediye dahil, binaların boyu hep yukarıya doğru uzadı.
Yetmedi galiba şimdi de 5 katlı Bandırma 15 Eylül Üniversitesi çatısına çelikten kat çıkılıyor. Belediye meclislerinde, imar komisyonlarında; mimarlar, mühendisler ve müteahhitler oldukça deprem gerçeği zor anlaşılır.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI