Havai fişek hani yasaklanmıştı?

İZMİR Valiliği, bu ayın başında, OHAL süresince havai fişek ve maytap kullanımını yasakladı.

Haberin Devamı


Emniyet’ten yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Spor müsabakalarında ve düğünlerde kullanılan havai fişek, maytap ve meşale (piroteknik maddeler) tarzı eğlence araçları zamansız ve uygun amaçlı kullanılmamaları durumunda halk üzerinde korku ve paniğe neden olmaktadır.
Bu tür maddelerin aynı zamanda güvenlik güçlerine yönelik yapılan eylemlerde de çok sık kullanıldığı görülmektedir.
Bu nedenle piroteknik maddeler kullanılarak suç işlenmesini önlemek kamu düzenini ve güvenliğini korumak amacıyla OHAL süresince piroteknik maddelerin satışı ve kullanımı İzmir Valiliği’nce yasaklanmıştır.”
Peki, ne değişti?
İki kelimeyle özetlersem:
Hiçbir şey!
Yasaklandı yasaklanmasına ama hala her gece kentin dört bir yanında havai fişekler ve maytaplar patır patır patlatılmaya devam ediliyor.
Demem o ki:
Karar almak kolay, önemli olan uygulayabilmek ve denetleyebilmek.
Lütfen kimse bana bunların hepsinin izinli olduğunu söylemesin!

Haberin Devamı

Havai fişek hani yasaklanmıştı

***
NE DERSİNİZ

İzmirli toplu ulaşıma
bürokratlar da sokağa

İZMİR Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’nda alt geçit, kıyı düzenlemesi ve tramvay çalışmaları yapıldığını...
Çankaya ile Şair Eşref ve Gazi bulvarlarının, Şehitler ve Liman caddelerinin şantiyeye döndüğünü...
Meles’e de köprü kurulduğunu hatırlatarak...
Bu nedenlerle kent merkezinde trafiğin tıkandığını söyleyip, İzmirlilere özel otomobilleri yerine toplu ulaşım araçlarını kullanmalarını önermiş.
“4 milyon 250 bin kişilik kentte, ‘Ben arabamla Kordon’a gideceğim, oturacağım, çay içeceğim, yemek yiyeceğim’ derseniz olmaz” demiş.
Bu sözlere itirazım yok.
Ancak İzmir’de başlayan hiçbir iş ne yazık ki zamanında bitmiyor.
Yapılan iş bozuluyor.
Bozulan iş bir daha, bir daha, bir daha (istediğiniz kadar uzatabilirsiniz) bozuluyor.
Bu noktada benim de bir önerim var:
Büyükşehir bürokratları bugünden itibaren sokağa çıksın.
Alt geçit, kıyı düzenlemesi, tramvay, köprü vs tüm işleri yerinde denetlesin.
Ve gerekiyorsa anında müdahale etsin.
Tıpkı geçmiş dönemlerde olduğu gibi...
Biz eskiden başkanlardan çok bürokratlarını tanırdık.
Şimdi çoğunun ne ismini biliyoruz, ne de cismini.
Sanırım bunda da suç bizde değil.
Bilmem yanılıyor muyum?

Haberin Devamı

***
PORTRE

Zeus’un Truva Savaşı’nı izlediği
‘Gargarus’ta bir zeytin masalı

Havai fişek hani yasaklanmıştı

 

HOMEROS’un İlyada Destanı’nda Zeus der ki:
“Ege’nin mavisi ile İda Dağı’nın yeşili arasında öyle bir yer vardır ki...
Orada keskin kekik kokuları içinde lezzetli zeytin çeşitleriyle yaptığım kahvaltının tadını hiçbir yerde bulamadım.
İşte orası Gargarus’dur.”
Yani, Zeus’un Truva Savaşı’nı izlemek için çıktığı dağın zirvesi...
Bugünkü adıyla Adatepe Köyü...
Geçen hafta yolum Adatepe’ye düştü.
Burada, hayata ve birbirine kenetlenmiş bir mimar çiftle tanıştım:
Harika Malkara - Şükrü Dökücü...

Havai fişek hani yasaklanmıştı

TATSIZ SAĞLIK SÜRPRİZLERİ

Şükrü Bey, hep hayalleri olan, gezgin, doğaya, börtü böceğe düşkün biri.
Uzun yıllar, fırsat buldukça yaptığı yurt içi ve yurt dışı motosiklet yolculuklarında hep satın almak üzere taş ev aramış.
Hayali, ilerideki emeklilik yaşamını bu taş evde geçirmekmiş.
Pireneler’de de bakmış, aramış, sormuş.
Toscana’da da, Alaçatı’da da...
Defalarca ev beğenmiş, fotoğraflar çekmiş, proje taslakları yapmış.
Bu gezilerin birinde, 2002’de Adatepe köyü üzerinde yoğunlaşmış.
Civardan zeytinlikler almaya başlamış.
Yıllarca cebinden para harcayıp hiçbir ticari amaç düşünmeden her fırsatta gelmiş, -günün birinde, emekli olduğunda değerli ürün alabilmek adına- zeytinlikleri iyi ve organik tarımla istediği seviyeye getirmiş.
Sonunda aradığını bulmuş, 2009’da Adatepe köyüde beğendiği taş evi, emeklilik döneminde restore edip yaşamak üzere satın almış.
Derken, tatsız sağlık sürprizleri ardı ardına kapılarını çalınca hayallerini zaman kaybetmeden gerçekleştirmek üzere yoğunlaşmış.
2014’ün yazında, “İlerisi ne, ne kadar, kim bilebilir ki, önemli olan anı yaşamak” deyip...
Çeyrek asırdan fazla bir süre üst düzey yönetici olarak çalıştığı Sabancı Holding’ten emekli olup...
İstanbul’u, trafiği, tozlu kirli havayı ve gürültüyü terk edip...
Kazdağları’nın yamaçlarında kurulu, tarihi Adatepe’de yeni bir hayata yelken açmış.
Arkasına Kazdağları’nın rüzgarını da alarak Adatepe’de kendisine bahşedilen ikinci yaşama yüzünü dönmüş.

Haberin Devamı

BİN 200 ZEYTİN AĞACI VAR

Şu an bin 200 zeytin ağacı var.
Zeytinliklerin bulunduğu bölge 150 - 200 metre rakımlı.
Ürün yelpazesini erken hasat çiğ zeytinyağı, erken hasat soğuk baskı ve erken hasat sızma oluşturuyor.
Markası da Zeus Altarı’nın bulunduğu Adatepe’nin mitolojik adı olan GarGaRus...
Kendisine ait ofisinde sinema, konferans salonu koltukları, ofis mobilyaları ve arşiv sistemleri üreten Harika Hanım diyor ki:
“Yine çok çalışıyor ama stressiz ve hayatın her anını keyifle yaşayarak.
Yıllardır iş yoğunluğundan dolayı uzaktan takip ederek yaptırdığı hasatı artık bizzat kendi elleriyle zeytin toplayıp en mükemmel nefaseti bulma adına, farklı boyuta taşıma arzusunda.
Hasat genel olarak kasım - şubat ayları arasında yapılır.
Şubata yaklaştıkça zeytinin yağ oranı artar ancak kalite düşer.
Dolayısıyla hasat dönemi sonu daha fazla ürün alınır.
Kaliteyi ilk kriter olarak hedeflediğinden kasımda başlayıp aralık ortası hasadı tamamlıyor.”
Hedeflenen kocaman bir ticarethane değil, zeytinyağını ritüele dönüştürmek.
Geleneksel yöntemlerle miktarda az ama kalite ve nefasette en güzel zeytinyağını elde edebilmek.
Dolayısıyla GarGaRus marketlerde satılmıyor, internet aracılığıyla sipariş edilebiliyor.
Adatepe’deki yaşam paylaştıkca zenginleşiyor.

Yazarın Tüm Yazıları