“Eğitimin Niteliğini Arttırma Projesi” Tanıtım Toplantısı

Güncelleme Tarihi:

“Eğitimin Niteliğini Arttırma Projesi” Tanıtım Toplantısı
Oluşturulma Tarihi: Şubat 03, 2016 16:18

ESKİŞEHİR VALİSİ GÜNGÖR AZİM TUNA

Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, “Eğitimin Niteliğini Arttırma Projesi” kapsamında tanıtım toplantısı düzenledi.
Düzenlenen programa, Vali Güngör Azim Tuna, Vali Yardımcısı Günhan Yazar, Odunpazarı Kaymakamı Abdullah Selim Parlar, Tepebaşı Kaymakamı Salim Keser, İl Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen, Eskişehir Özel Sakarya Eğitim Kurumları Müdürü Ali Osman Çavuş, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları, okul müdürleri ve öğretmenler katıldı.
Programın açılış konuşmasına yapan Vali Tuna, “Eğitimde niteliğin artırılmasını hedefleyen bir çalışmada sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade eder, hepinizi en kalbi hislerle selamlarım” dedi. Niteliğin herkes tarafından farklı değerlendirileceğini aktaran Vali Tuna, konuşmasının devamında şunları söyledi:
“Malumualiniz Türk Millî Eğitimi, başlangıcından itibaren eğitimin her iki boyutunu, yani niceliği ve niteliğini ele almıştır. Zaman zaman nicelik sorunlarına ilişkin ilke kararları alınmış, çoğu zaman ise eğitimin niteliği üzerinde durulmuştur. Nitelik gibi, kapsamlı ve her duyanda farklı kavramlar çağrıştıran bir konuyu toplumun her kesimi, hatta eğitim camiasının paydaşları bile, farklı açılardan değerlendirebilirler. Eğitimde nitelik ya da nitelikli eğitimin ne olduğu hakkında, mesela öncelik alanlarına göre, öğretmenlerden başka, yöneticilerden başka, velilerden başka cevaplar gelebilir. İnsan unsuru olarak baktığımızda öğretmenin niteliği, idarecinin niteliği, öğrencinin niteliği; fizikî şartlar olarak baktığımızda eğitim amacıyla kullanılan bina, araç-gereç, teknolojinin niteliği gibi alt başlıklar; eğitimde niteliğin göstergeleri olarak kabul edilebilir. Ancak nitelik konusunda bizce asıl sorun, bu kapsamda ortaya konulan yargıların genel ve yuvarlak ifadelerden oluşmasıdır. Bu bakımdan; kısa adı ENAP olan “Eskişehir’de Eğitimin Niteliğini Artırma Projesi”nden de asıl beklentimiz; niteliği artırma yolunda “şunlar yapılacak”, “şu yol izlenecek” gibi genel ifadelerden ve parçacı yaklaşımlardan çok, nitelik açısından aksayan yanların temel ve uygulamalı araştırmalara dayalı olarak net bir biçimde tanılanması ve çözümlenmesidir.”
“EĞİTİM, TOPLUMUN AYNI ZAMANDA VE ÖNCELİKLE MANEVİ KALKINMASININ SAĞLAYICISIDIR”
Eğitimin niteliğinin disiplinler arası bir disiplin olduğunu vurgulayan Vali Tuna, “Bilindiği üzere eğitim için “disiplinler arası bir disiplindir” tanımlaması yapılagelmiştir. Bu bakımdan eğitimin niteliği de bu çerçevede değerlendirilebilir. Mesela eğitimde ekonomik yapının niteliğinin devre dışı kalması ya da fizikî koşulların niteliksiz olması, eğitimin niteliğini olumsuz etkiler. Bu yüzden eğitim, etkileşim hâlindeki faktörlerin ürünü olarak düşünüldüğünde; ekonomik, politik, sosyo-kültürel açılardan kalkınmış olan toplumlarda, birey-çevre etkileşiminin sonucu oluşan ürün, elbette daha nitelikli olacaktır. Yani bir bakıma eğitim, kalkınmanın yalnızca sonucu olmayıp aynı zamanda, kalkınmayı sağlayıcı bir fonksiyonu yerine getirmektedir. Diğer bir söyleyişle eğitim, toplumun aynı zamanda ve öncelikle manevi kalkınmasının sağlayıcısıdır. Tevazunun kibre, sabrın öfkeye, doğruluğun fesada, cömertliğin cimriliğe galip geldiği gönüllerin neşvünema bulduğu bir toplum, manevi kalkınmasını tamamlamış demektir” ifadelerini kullandı.
“NASREDDİN HOCAMIZ GİBİ “YE KÜRKÜM YE” DİYEBİLEN, ÖZÜ SÖZÜ BİR, GÖNÜL EHLİ NESİLLERE İHTİYACIMIZ VAR”
Asıl başarının güzel ahlak olduğuna dikkat çeken Güngör Azim Tuna, “Yunus’un dediği gibi, “Sakın olma kibir ile yoldaş, Kibir nerdeyse onunla savaş”. Yani birbiriyle değil, kendi kibirleriyle savaşan, birbirlerine değil, “düşmanımız kindir bizim” diyen Yunus gibi “kin”e kin besleyen bireyler için eğitim niteliğini artırmalıyız. Bunun için öyle uzaklara bakmaya, yeni, orijinal fikirler aramaya gerek yoktur. Kendi değerlerimize, kendi özümüze dönmek kâfidir. Bilgi ve teknolojinin baş döndürdüğü, başarı hırsının göz kararttığı günümüzde aslolanın “irfan” olduğunu bir an bile hatırımızdan düşürmemeliyiz. Gönül gözüyle gören, mütevazı, asıl başarının “güzel ahlak” olduğunun idrakinde irfan ehli bireyler, bütün yaradılmışta güzellikler görebilme konusunda “başarılı” olacaklardır. Tüketim çılgınlığının yaşandığı günümüzde ne de az şükrettiğimizin idrakine varabilen, dünya ehli olanlara inat, Nasreddin Hocamız gibi “ye kürküm ye” diyebilen, özü sözü bir, gönül ehli nesillere ihtiyacımız vardır. Yine yiğitler yiğidi Battal Gazi’nin vasiyetlerini yerine getiren bir nesle ihtiyacımız vardır. O ki “danışmadan iş yapmayın, güçsüze değer verin, yalnızca Allah’tan yardım isteyin ve dünyayı dost sanmayın” demişti. Ve eklemişti: “Eğer bu vasiyetlerimi tutarsanız kıyamet gününde yüzünüz ak olsun…” diye. Eğitimin niteliği dendiğinde alt başlıklar hâlinde birçok faktör sıralanabilir. Ancak bu başlıkların ilki, “değerler eğitiminin niteliği” olmalıdır. Bu da yakından uzağa, bilinenden bilinmeyene ilkesi uyarınca ilimizin değerleri ekseninde, verilmelidir. Nitekim değerler dünyamızda yer alan bütün gönül mimarlarımızın özü, sözü, vasiyeti, nasihati birdir zaten” dedi.
Eğitimde niteliğin arttırılması için değerler eğitimin de önemli olduğunu dile getiren Vali Tuna, özellikle ilimizin değerleri ekseninde bütün gönül mimarlarımızın özü, sözü, vasiyeti ve nasihatleri öğrencilere aktarılmasını istedi. TUBİTAK projeleri hususunda öğrencilere gerekli desteğin verilmesini kaydeden Vali Tuna, okullarda öğrencilerin bilgi ve kültür düzeylerini artıracak gezilerin yapılması gerektiğini savundu. Okul önlerinde alınan güvenlik tedbirlerine de değinen Vali Tuna, görülecek her hangi bir olumsuzlukta polis okul irtibat görevlisine haber verilmesi gerektiğini söyledi.
Okul kantinlerinin periyodik olarak denetlendiğini bildiren Vali Tuna, mevzuata ve sağlık şartlarına uydun olmayan ürünlerin satışına izin verilmeyeceğini belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan EBA projesinden de bahseden Vali Tuna, şunları söyledi:
“Malumuâliniz Millî Eğitim Bakanlığı son yıllarda eğitimin niteliğini her alanda geliştirmeye yönelik reformları hayata geçirmiştir. Fatih Projesi ve EBA Platformu hem okul fizikî şartlarının hem öğretmenlerin hem öğrencilerin hem verilen eğitimin niteliğini artırmayı hedeflemektedir. Ayrıca eğitim niteliği ile ilgili birçok alan ve disiplinde çok büyük kazanımları içinde barındırmaktadır. Bakanlığımız, Avrupa ülkelerinde dahi görülmemiş bir alt yapıyı, tabiri caizse, altın bir tepside bizlere sunuyor. Bize düşen; bunun üzerinde, yüksek insani değerlerimizin ruhuna sadık işler inşa etmekten başka bir şey değildir. Nitekim eğitim, her şeyden önce sosyo-kültürel açıdan toplum dinamizmini canlı tutmak, toplumun kurum ve kurallarını geliştirmek yönünden önemli bir fonksiyona sahiptir. Unutmamak gerekir ki eğitimde niteliği sağlamaktan uzaklaşma, eğitim sisteminin ve dolayısıyla toplumun gerilemesine yol açmaktadır. Bu kapsamda “Eskişehir’de Eğitimin Niteliğini Artırma Projesi” stratejik bir öneme sahiptir. Projenin iyiliklere, güzelliklere kapı aralamasını diliyor, ebediyete uzanan bir vizyonla Eskişehir’imizin manevi dinamiklerinden olan Seyit Battal Gazi’nin dediği gibi “yüzümüzün ak olması” ümidiyle hepinize saygılar sunuyorum.”
Ülkemizin eğitim konusunda koyduğu hedefleri anlatan İl Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen de yaptığı konuşmada, temel gayelerinin iyi bir eğitimci olmak olduğunu söyledi. Proje kapsamında, alanında kendini ispat etmiş akademisyenleri, söz sahibi bilim adamlarını, yazarları ve bu konunun uzmanları okul müdürlerini zaman içerisinde bir araya getirmeye çalıştıklarını bildiren Müdür Özen, toplantıya katılan herkese teşekkür etti.
Böyle bir toplantıya ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadıklarını aktaran Eskişehir Özel Sakarya Eğitim Kurumları Müdürü Ali Osman Çavuş ise, okulun faaliyetleri hakkında kısa bir bilgi verdi.
Konuşmaların ardından İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, “Eğitimin Niteliğini Arttırma Projesi” hakkında bilgilendirme sunumu yaptı.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!