Başbakan Yıldırım: Söğüt ruhu, 15 Temmuz'da tekrar dirilmiştir (2)

Güncelleme Tarihi:

Başbakan Yıldırım: Söğüt ruhu, 15 Temmuzda tekrar dirilmiştir (2)
Oluşturulma Tarihi: Eylül 10, 2017 18:11

Başbakan Yıldırım: Söğüt ruhu, 15 Temmuz'da tekrar dirilmiştir (2)

Haberin Devamı

BAŞBAKAN YILDIRIM, ESKİŞEHİR'DE
Bilecik'in Söğüt İlçesi'nde düzenlenen Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Yörük Şenlikleri'ne katılan Başbakan Binali Yıldırım, helikopterle Eskişehir'e geldi. Eski Atatürk Stadyumu'na inen Başbakan Yıldırım, Tasigo Otel'de işadamları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile bir araya geldi.  'Eskişehir geleceğini konuşuyor' adlı yemekli toplantıda konuşan Binali Yıldırım, dürünün Eskişehirli olduğunu belirterek, "Bugün dünürümle beraberim. Dürünü olduğum Eskişehir'le beraberim. Eskişehir'e benim yeni gelişim değil. Eskişehir bize kız vermeden epey 'ot yoldurdu.' Onun için Eskişehir adeta benim ikinci evim" dedi.
ESKİŞEHİR DARBENİN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ
Darbecilerin tank, toplarına karşı halkın göğsünü siper ettiklerini belirten Yıldırım, darbe gecesi Eskişehir'in de özel bir anlamı olduğunu söyledi. Yıldırım işadamlarına yönelik konuşmasında şu ifadelere yer ver verdi:
"Biz sizlerle geçmişten buyana el ele verip Eskişehir için ülkemiz için iyi şeyler yaptık. Ama bu arada şer odakları da rahat durmadı. Bunun en son örneğini 15 Temmuz'da gördük. 15 Temmuz'da maalesef alçak, hain, asker kılığına girmiş FETÖ terör mensupları ülkeyi karanlığa boğmak istedi darbe yapmak istediler. Ama onların hesap edemediği bir şey vardı. Bu ülke için canını seve seve verecek cumhurbaşkanı bardı. Recep Tayyip Erdoğan vardı. Demokrasiye, istiklale, geleceğe inanmış kararlı hükümeti vardı. Ama bunların da ötesinde tanka karşı, topa karşı göğsünü siper eden yüce Türk milletini kahraman evlatları vardı. Bu sayede bu belayı defetmeyi başardık. Ama burada, Eskişehir'in o gece için özel bir anlamı var. O geceyi, o uzun geceyi en yakından yaşayan birisi olarak bazı şeyleri sizlerle paylaşmak isterim. İstanbul'da darbe kalkışmasını haber aldığımdan itibaren İstanbul, Ankara ile gerekli koordinasyonu yaptıktan sonra karayolu ile Ankara'ya gitmeye karar verdim. Ve yol boyunca darbecilerin üs olarak kullandığı Akıncı'dan uçakların kakmasını ve insanlarımız üzerine bomba yağdırmasını önlemek için Hava Kuvvetlerimizin kalbi olan Eskişehir ile sürekli temas halinde oldum. Ama bilmediğimiz bir şey vardı. Orası da FETÖ'cülerin, darbecilerin eline geçmişti. Ama şunu gördüm. O darbeciler ne kadar alçaklık yaparsa yapsın. ülkesini seven, vatansever kahraman askerlerimiz, polislerimiz, savcılarımız da vardı. Uzun mücadelelerden sonra gece 4.5 civarında kalkan F-16'lar alçakça bomba yağdıran o düşman uçaklarını demeye dilim varmıyor o hainlerin kullandığı uçakları baskılayarak o darbenin kaderini değiştirdiler. İşte onu başaran şehir de Eskişehir'dir. Eskişehir'in 15 Temmuz darbesinde çok özel bir yeri var. Nihayetinde Akıncı üssü pistleri bombalanmış akabinde de darbeciler teslim olmuşlardır. O gün yapılmaya çalışan şey bağımlı ekonomiden bağımsız ve üretime dayalı ekonomiye geçen Türkiye'ye, dünyasına ve onun siz değerli mensuplarına karşı yapılmıştır. Ama o gün, diğer illerimizde olduğu gibi Eskişehir de üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Cumhurbaşkanımız, liderimiz 'İnin meydanlara' dedi. İndiniz meydanlara darbecilere dünyayı dar etiniz. Halkın gücü o gece tankın gücünü yenmiştir."
'BİZİM KONUMUMUZ GAZI, PETROLÜ OLANDAN DAHA İYİ'
Türkiye'nin  dünyanın merkezinde olduğunu, coğrafi konum itibarıyla avantajlı durumda olduğunu söyleyen Başbakan Yıldırım, "Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki. Dünyanın merkezindeyiz. Dünya, küre parmağınızı nereye koysanız orası dünyanın merkezi" dedikten sonra arada bir fark olduğunu ifade etti. Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu:
"Ama bir fark var.  Avustralya'ya parmağınızı koyduğunda 5 saat gidin sağa-sola hiçbir yere varamazsınız. Ama Türkiye'ye, Eskişehir'e parmağınızı koyun 3 saat uçarak 56 ülkeye varırsınız. İşte o da Türkiye'yi dünyanın merkeze olarak gösteriyor. Bir buçuk milyar insanın, 30 trilyon gayri sarfi hasılanın döndüğü bir coğrafyadan bahsediyoruz. Bazılarının petrolü ve doğalgazı var. Bunlar mutlak üstün ama bizim de mukasiyeli üstünlüğümüz var. Nedir bunlar bizim de bulunduğumuz coğrafyamızdır, genç nüfusumuzdur, yetişmiş insanımızdır. O kaynaklar gelir geçer, tükenir. Ama yetişmiş insanınız, genç ve dinamik nüfusunuz varsa ve sizin kaderiniz olan coğrafyanız varsa. Bu coğrafya asırlar boyu medeniyetlerin buluştuğu bir yer ise hem geçmişte hem gelecekte ticaretin, taşımacılığın güzergahı üzerinde bulunuyorsa o zaman bizim konumumuz gazı olan, petrolü olanlardan daha iyidir, daha üstündür.Bu bağlamda ülkemizin ne anlama geldiğini, değerini şüphesiz ki biliyoruz. Ve buna göre de orta uzun vadeli planlarımızı, projelerimizi yapıyoruz. Hedef, doğru ekonomi politikalarıyla akılcı yatırımlarla geleceğimizi, gelecek kuşakların hayatını garanti altına almak."
Gelecek 10 yıl içerisinde Türkiye'de ulaştırma, sağlık ve bilişim teknolojine 300 milyar dolarlık yatırım yapacağını  ifade eden Başbakan Yıldırım, "Gelecek 10 yılı düşünün. Sadece ulaştırma altyapılara ülkemizdeki yatırım tutarı 100 milyar, sağlık da 100 milyar, bilişim teknoloji sanal gerçeklikte buralara da 100 milyar dolar yatırım. 300 milyar dolar yatırımdan bahsediyorum. Çok uzak yıllara değil 10 yıl için konuşuyorum. Bütün bunları planlarken, hazırlığını yaparken boşta durmuyoruz. Ülkemizi küresel yatırımcılar bakımından bir çekim merkezi haline getirmek içinde var gücümüzle çalışıyoruz. Bunun için ak Parti hükümeti olarak önceden yabancı yatırımların kurumların Türkiye ile iş yapması  zorlaştıran hususları birer birer tespit ettik ve engelleri ortadan kaldırdık. Bakın son 15 yılda 2003'den 2017 ye kadar Türkiye'ye doğrudan küresel yatırım miktarı 186 milyar dolardır. Peki bir önceki 15 yıl ne kadar, sadece 14 milyar. 2003'den 2017'ye küresel yatırım bunun 10 katından fazla" diye konuştu.
'GELECEĞİMİZ PARLAK, YARINIMIZ AYDINLIK'
Ak Parti iktidara geldiğinde Türkiye'de küresel sermayeli şirket sayısının 5 bin 21 olduğunu belirten Başbakan Binali Yıldırım, "bugün ne kadar? 55 bin civarı. Bu ne demektir? Bu iş demek, istihdam demek katma değer demek refah demek. Siz hergün Türkiye hakkında olumsuz propagandalar yapanlara kulak asmayın. Ülkemizin karşı karşıya kaldığı tehditlerin hepsini biliyoruz. Bugün dünyanın hiçbir ülkesinde aynı anda yurt içinde yurt dışında 3 tane terör örgütü ile mücadele eden hiçbir ülke yok. Buna birde darbe koyun eğer bu işlerle başka bir ülke karşı karşıya kalsaydı yerle bir olurdu. Ama fark nerede fark millette. Bu millet istikbaline istiklaline toz kondurmayan bu uğurda her şeyi göze alan bir ülkedir. Dolayısı ile ülkemizin geleceği parlaktık yarınımız aydınlıktır. Ne yapacağız. Daha çok yatırım yapacağız. Ülkemize daha fazla güveneceğiz. Daha fazla yatırım olunca ne olacak daha fazla istihdam olacak. Daha fazla üretim olacak yeter ki ürettiklerimizi satacağız. Sattığımız zaman refah artacak" dedi.
'55 BİN İHRACATÇI YETMEZ'
Başbakan Yıldırım, toplantıya katılan işadamlarından ihracata yönelmelerini isteyerek şöyle konuştu:
"İhracatı artırmamız lazım. 80 milyon nüfusa 55 bin ihracatçı yetmez. Çok daha fazla olması lazım. Bunun için engelleri birer birer kaldırıyoruz. Yerli üretim çok önemli. En güzel örneği TÜLOMSAŞ. 30 tane Avrupa'ya lokomotif yapıyor. İki tane açığımız var. Biri cari açık, diğeri bütçe açığı. Bunları sürdürebilir hale getirmek için biri ihracatı artırmak, diğeri üretim içinde yerli payı artırmak. Bir başka şey de ithalata verdiğimiz bazı kalemlerde kendi yerli kalemlerde katma deği yüksek tesisler kurmak. Herkesin yaptığı işi yapmaktan vazfaçeceğiz. Bir yandan alın teri ile üretirken değer yandan akıl teri ile üreteceğiz. Akıl teri en önemi hale geldi. Bilgiyi ticarete dönüştürmek, geleceğin ekonomisidir."
GENÇ NÜFUS DAHA ETKİN KULLANILACAK
Yıl sonu itaberiyle tahminlerin üzerinde bir büyüme beklediklerini anlatan Yıldırım, kalıcı refah için fazla yatırım yapılması gerektiğini söyledi. Yıldırım, "Alma ağacının altında oturmayacağız satma ağacının altında oturacağız, satmak için oturacağız. Atıl kaynaklarımızı hareket geçireceğiz, yatırama yöneleceğiz. Ar-Ge'ye daha çok önem vereceğiz, daha çok yatırım yapacağız. Ülkemizin en büyük sermayesi genç nüfus. İstihdamı artırarak nüfusumuzu daha etkin kullanacağız. Güneydoğu'da  fabrikalar açacağız. Ülkemizin ürettiği şeylerde katma değeri yüksek ürünlere yönelmesi lazım. Güney Kore bunu en güzel örneklerini vermiştir. Türkiye'de marka olan küresel firmalara ihtiyacımız var. Bunlardan biri THY için diyebilirsiniz. 2023 hedefleri ile ekonomisi ile güçlü bir Türkiye için çok daha fazla ortak noktaya ihtiyacımız var. Birliğe kardeşliğe ihtiyacımız var. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız 80 milyon birlikte Türkiye olacağız" dedi.

FOTOĞRAFLI

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!