"Sina Afra" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sina Afra" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sina Afra

Sina Afra

Girişimcilerin büyümesine yön verecek dört unsur

12 Mayıs 2019

Bir girişimci için girişimini doğru şekilde büyütmek ve geliştirmek, en az girişim fikrini hayata geçirmek kadar önemli. Bugün girişim ekosistemine baktığımızda markalarını hızlı bir şekilde büyüterek satış gücü oluşturan girişimcilerin sayısının çok da fazla olmadığını görüyoruz. Bu yolda deneyim kazanan, daha önce birkaç kez girişimde bulunan girişimcilerin olumlu sonuca ulaşması daha muhtemel oluyor. Bir girişimcinin stratejisini zamanında ve sorunsuz bir şekilde geliştirmesi ve sürdürmesi için bazı noktalara dikkat etmesi gerekiyor. Gelin bunları dört başlıkta toparlayalım.

1. Liderlik basamakları
Bir girişimci olarak girişiminizin büyüme aşamalarını göz önünde bulundurarak liderlik tarzınızı sürekli geliştirmeli, aşamalı ve bilinçli bir şekilde değiştirmelisiniz. Yeni bir girişimin lideri, kalabalık bir şirketinkinden önemli ölçüde farklıdır. Küçük oluşumlarda ekip üyeleri liderle daha yakın ilişkiler kurarak daha samimi bir dil yakalayabilir. Bu durum hızlı bir iletişimi ve motivasyonu beraberinde getirebilir. Ancak girişim büyüdükçe ekip üyelerini koordine edecek yöneticiler işe alınmalıdır. Bu da beraberinde girişimi kuran kişi ile çalışanlar arasında mesafe getirir. Burada önemli olan liderin diğer ekip üyeleriyle arasında köprü olacak yöneticilere güven duymasıdır. Girişim daha da büyüdükçe girişimcinin liderliği çok daha genel hale gelir. Çalışanlarıyla daha önce olduğu gibi yakın ilişkileri olmaz ama yine de öncülük etmeye devam etmelidir. Yani girişim büyüdükçe liderlik aşamalarını geliştirmek oldukça önemlidir.

2. Uygun pazarlama stratejisi belirleme
Birçok yeni girişimcinin öncelikli pazarlama faaliyeti markasını oluşturmaktır. Markanın ismini duyurmak için bolca para ve emek harcanır. Bu durum girişim sahipleri için tatmin edici olsa da satışlara pek de yansımaz. Yeni girişimler çok daha iyi bir strateji benimsemeli, doğrudan eyleme geçirecek bir satış, sosyal medya veya pazarlama materyali oluşturmalı. Bütçelerini buna harcasalar çok daha faydalı olur.

Yazının devamı...

Startup hayali kuran gençler, bu yazı sizin için!

28 Nisan 2019

Katıldığım pek çok toplantıda, konuşma yaptığım özel davetlerde veya genel olarak iştirak ettiğim sohbetlerde bana en çok sorulan sorular listesinin en üst sıralarında genelde şu sorular yer alıyor: “Startup dünyasına adım atmak için ideal yaş aralığı nedir?”, “Harika bir fikrim var ama fikrimi projelendirmek için yeterince genç olmadığımı düşünüyorum. Sizce de geç kalmış sayılır mıyım?” veya “Henüz öğrenciyim, girişimciliğin kapılarını aralamak için daha çok mu erken?”

Tüm bu soruları hem son derece haklı buluyorum hem de bana akıllarında pek çok fikirle gelen bu heyecanlı kişilerin hepsine aynı yanıtı veriyorum; ortada gerçek bir ihtiyaç, tamamlanması gereken önemli bir eksik varsa ve bu ihtiyaca/eksiğe yönelik olarak fizibilite çalışmasını öngörebildiğiniz, sürecin tüm aşamalarını ayrıntılandırabileceğiniz nitelikli bir girişim fikriniz varsa yaşınıza takılmayın! Çünkü startup geliştirme yolculuğunda gençliğin de tecrübenin de kendine has olumlu ve nispeten olumsuz yönleri mevcut. Hayalinizi gerçeğe dönüştürme noktasında esas önemli olan; gerçekten iyi bir fikre sahip olmanın yanı sıra o fikri 360 derece yani her yönüyle projelendirebilecek vizyona ulaşmak, AR-GE aşamasında sabırlı davranmak, bıkmadan-yorulmadan çabalamak ve o yolda yürürken yeri geldiğinde pek çok kez tökezlemeyi de göze alabilmek...

Girişimcilik ekosistemine girerken akılda tutulması gereken en mühim noktaları paylaştıktan sonra bu yazımda özellikle üniversite öğrencisiyken startup projesini hayata geçirmenin artıları ve eksilerini aktarmak istiyorum. Öncelikle şunun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum; Türkiye’de gençlerimiz girişimcilik kültürüyle mümkün olan en erken yaşta haşır neşir olmalı, yaratıcılık ve inovasyon odaklı bakış açısını hayatının vazgeçilmez bir parçası haline getiren gençlerle ülkemizin önüne koyduğu hedeflere ulaşması işten dahi değil.
İşte bu yenilikçi ruh ve sınırlardan arınmış fikirler, özgür düşüncenin de verdiği güçle belki de en çok üniversite sıralarındaki gençlerimizin enerjisinde mevcut. Her ne kadar Harvard Business Review’in gerçekleştirdiği analize göre yalnızca yüzde 15 oranında startup kurucusunun yaşı 29’un altında olsa da pek çok genç girişimci çarpıcı fikirleriyle girişim dünyasında dikkat çekip sivrilmeye devam ediyor. Düşünün bir kere, dünyanın en popüler girişimlerinden Facebook’un veya Snapchat’in kurucuları da üniversite çağında birer öğrenciydi. Bu örnekleri kolaylıkla artırmak mümkün. Üstelik gençlerin startup ekosistemindeki güçlü adımlarını, her yıl açıklanan “Forbes 30 yaş altı 30” listesine bir göz attığımızda da hemen hissediyoruz. Gençler gümbür gümbür geliyor!

Peki, üniversite çağında girişim fikrini hayata geçirmenin pozitif ve negatif yönleri neler olabilir? Öncelikle olumlu yanlarıyla başlayalım. Bir kere işinizi hayata geçirmek için ihtiyaç duyduğunuz pek çok kaynağa üniversitenizden ulaşabilirsiniz. Bu, fikrine danışabileceğiniz bir profesörünüz olabileceği gibi okulunuzun teknik imkânları da olabilir. Üstelik gençlere ulaşmanın önem teşkil ettiği günümüz teknoloji dünyasında üniversite arkadaşlarınız, startup’ınızı ilk elden deneyimleyen ve önemli geribildirimler alabileceğiniz pazar araştırmanızın en güvenilir kaynakları! Olumsuz yönlere geldiğimizde ilk olarak girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanma oranının ilk 1 yılda yüzde 20’lerde, ilk 5 yılda ise yüzde 50’lerde olduğunu akılda tutmamız gerekiyor. Ayrıca öğrenci olan girişimcilerin bir de bu yoğun emeğin yanı sıra okullarına da gereken önemi göstermeleri gerekiyor. Yani zamanı iyi ayarlamalı, deyim yerindeyse gece gündüz demeden çalışmalısınız... Öte yandan iş dünyasında henüz tecrübe kazanmamış olmak ve bu nedenle fizibilite çalışmalarında da yeterince öngörülü davranamamak da bir diğer olumsuz yön olarak dikkat çekiyor.

Uzun sözün kısası, girişimcilik risk işidir. Risk almaya değer bir projeniz varsa, neden adım atmayasınız? Ne de olsa gençlik, deneye yanıla kendi yolunu çizmek değil mi?

Yazının devamı...

İş dünyasını 2019’da yönetecek dört eğilim

14 Nisan 2019

Teknoloji tüm hızıyla dünyayı değiştirmeye devam ediyor. Günbegün farklı bir yöne doğru gidiyoruz. İş dünyası da bu rüzgara paralel şekilde büyük bir dönüşüm yaşıyor, gelenekselin dışına çıkıyor. Peki 2019’da da devam edecek bu değişikliğe yön veren eğilimler neler?

Yapay zekâ
Teknolojinin hızla gelişimiyle birlikte dijital dönüşüm çağında iş hayatındaki alışılagelmiş düzen yeniden şekillenmeye başladı. Bulut bilişim, büyük veri, blockchain ve veri analitiği gibi önemli teknolojiler oldukça çarpıcı bir hızla ilerliyor. Yapay zekâ, hem tüm bu teknolojileri besleyerek hem de onlardan beslenerek daha önce sadece hayallerimizde canlandırabileceğimiz heyecan verici gelişmelerin tek tek gerçeğe dönüşmesini sağladı. Örneğin otonom araçlar, sürekli öğrenen chatbot’lar ve karar verme yetisine sahip robotlar gibi. Artık tek bir tuşla taleplerin yerine getirilebildiği bir dünyadan bahseder olduk. Yapay zekânın bu baş döndürücü etkisi neredeyse tüm sektörlerde büyük bir pazar potansiyelini de açığa çıkarıyor. Piyasa Araştırmaları Enstitüsü Gartner’a göre, bulut teknolojilerine yapılan yatırımların yıllık bileşik büyüme oranı 2020’ye kadar tahmini olarak ortalama yüzde 18 ile 383,5 milyar dolara ulaşacak.

Yetenek geliştirmek
Hem şirketler hem kişiler gelişen teknolojilere ve dünyanın dijitalleşmesine eğer ayak uydurabilirlerse büyük bir şans yakalayacak. Tabii burada önemli olan dediğim gibi bu duruma adapte olmak. Gelişmeleri hızlı yakalayıp öğrenme sürecini doğru yönetenler kazanır. 2019 yılında da iş dünyasından beklenen, iş gücünü bu yeni dünyaya adapte etmek, hazırlamak. Büyümek isteyen şirketler de yeni koşullara göre mevcut çalışanlarının yeteneklerini geliştirmelerine imkan sağlamalılar. Unutmamak gerekir ki ülkenin becerilerini büyük ölçüde artırmak demek ekonomik kalkınma demek.

Yazının devamı...

Sosyal medya pazarlama platformu olarak nasıl kullanılır?

31 Mart 2019

Sosyal medyanın ortaya çıkmasıyla birlikte geleneksel pazarlama yöntemleri de değişmeye başladı. Bugün çoğumuz günlük hayatında sosyal medyada yaşayan, telefonlarını sık sık kontrol eden insanlar olduk. Bu ağlar, markaların da müşterileriyle etkileşimini kolaylaştırmasında etkili pazarlama araçları haline geldi. Şirketler, bilinirliğini artırmak ve daha fazla kişiye ulaşmak istiyor. Artık pek çok marka yeni bir ürün veya hizmeti sosyal medya aracılığıyla duyuruyor, çeşitli indirim fırsatları sunuyor. Peki sosyal medya bir pazarlama platformu olarak nasıl kullanılabilir ve artıları neler?

Girişimciler, çeşitli ölçüm araçlarıyla sosyal medyadan bir pazarlama aracı olarak nasıl yararlanabileceklerini ortaya koyabilir ve uygun kampanyalar için bu verileri kullanabilir. Twitter, Facebook, Instagram ve Youtube gibi sosyal paylaşım siteleri, markaların bilinirliğini düşük maliyetlerle artırabilecekleri yerler. Buralarda sınırlı kaynaklarla küresel bir takipçi, izleyici kitlesine ulaşabilirsiniz. Ayrıca sosyal medya kullanmak, sitenizin SEO’sunu da güçlendirir.

MÜŞTERİLERİNİZİ TANIYIP ANLAMANIZI SAĞLAR
Sosyal medya pazarlaması takipçilerinizi anlamanıza yardımcı olacaktır. Peki bu neden önemli? Çünkü müşterinizi anlarsanız, daha iyi içerik ve daha ilgi çekici paylaşımlarda bulunabilir, böylece daha fazla trafiğe sahip olabilirsiniz. Bu durum ürün stratejinizi geliştirmede de oldukça avantaj sağlar, satışlarınıza da etkisi olur. Sosyal paylaşım siteleri, potansiyel müşteri tabanınızla etkileşimi sağlamanızda oldukça etkili pazarlama araçları haline geldi. Buralarda büyük bir pazar var ve sonuçları neredeyse anında alabiliyorsunuz.

Yazının devamı...

Tüketicileri memnun etmenin beş anahtarı

17 Mart 2019

Pek çok girişimci için en önemli konuların başında tüketiciyi anlamak ve bu doğrultuda çalışmalar yapmak geliyor. Tüketicilerimiz kimler? Onlara nasıl bir hizmet sunarsak fayda sağlar, beklentilerini karşılarız? Girişimcilerin anlamaları ve uygulamaları gereken konuları beş önemli başlıkta toplayabiliriz.

Basitleştirin
Tüketiciler, kendileri için basitleştirilmiş hizmetleri seviyor. Karmaşık görünen bir yapıyı ne kadar basitleştirirseniz tüketiciyi o kadar cezbedebilirsiniz. Tüketiciler bir ürün veya hizmet hakkında kadar kolay bilgi edinebilmeyi, edindiği bu bilgilere güvenmeyi ve önündeki seçenekleri çabucak değerlendirebilmeyi istiyor. Bir marka, satın alma yolculuğundaki karar verme sürecini ne kadar basitleştirirse, tüketicinin kafa karışıklığını o ölçüde giderir. Başarılı hizmet verenlerin sırrı, bu basitleştirme eylemini kişiselleştirebilmeleridir.

Hızlı olun
Ürün geliştirmede en iyi strateji işleri basit tutmak ve hızlı hareket etmektir. Tüketici ihtiyacını mümkün olduğunca hızlı ve verimli bir şekilde karşılayabilmelisiniz. Rahatlığı sağladığınız ölçüde avantaj yakalarsınız. Artık tüketicilerine verdikleri sözleri yerine getirenlerin çok daha hızlı bir şekilde büyüdüğünü gözlemliyoruz. Zaman tasarrufu özellikle online alışverişte önemli bir rol oynuyor. Sadece işlem sırasında değil, sonrasında da tüketiciyle iletişimi kesmemeli, olası geri dönüşlere hızlı cevaplar vermelisiniz.

Yazının devamı...

Türkiye’nin ilham veren girişimci kadınları

3 Mart 2019

Toplumların sosyo-ekonomik gelişiminde girişimcilerin rolünün ne kadar fazla olduğunu biliyoruz. Bildiğimiz bir diğer gerçek daha var ki kadınların gücünü her alana dahil etmeden ekonomik, insani ve sosyal kalkınmada sıçrama yapmak mümkün değil. Dolayısıyla toplumsal cinsiyet eşitliğinin belki de en fazla iş hayatında sağlanması gerekiyor. Hayallerinin peşinden giderek, girişimleriyle başarılı olan kadınlar kendilerinden sonraki nesillere ilham ve cesaret vermeye devam ediyor. İlham... Bizim de Girişimcilik Vakfı olarak üzerinde en çok durduğumuz kelime.

Gelin şimdi Türkiye’nin ilham veren beş kadın girişimcisinden bahsedelim.

TÜRKİYE’NİN STK DESTEKÇİSİ İLK İŞ MODELİ
Türkiye’nin #modernkahramanlarını ortaya çıkaran sosyal girişimci Bahar Süer, givin’in kurucusu. Türkiye’nin sivil toplum kuruluşlarına destek olmak için geliştirilen ilk iş modelini hayata geçirdi. givin, tüm kişi ve kurumların, her türlü ürün ve hizmeti bağış karşılığında verebilecekleri, yenilikçi, şeffaf bir mobil uygulama. Geçtiğimiz yıl toplamda 140 binin üzerinde bağış toplanan ve 20 bin yeni modern kahramanın dahil olduğu givin’le Bahar Süer, pek çok kadına ilham vermeye devam ediyor.
Yurtdışından ilhamla kurulan platform

Yazının devamı...

Girişimciler için risk yönetimi

17 Şubat 2019

Hayatın her alanında karşımıza çıksa da riskler özellikle girişimciliğin kaçınılmaz bir parçasıdır. Bir girişimcinin işini büyütmek ve sürdürülebilir olmak için risk yönetimini bilmesi oldukça önemlidir. Risk yönetimi, ortaya çıkabilecek risklerin önceden dikkatli bir şekilde tüm ayrıntılarıyla tanımlayıp değerlendirilmesi ve riskleri minimize edecek veya tamamen kaldıracak önlemlerin alınmasıdır. İyi bir pazar araştırması, sağlam bir ekip ve doğru bir finansal bilgiyle riskleri yönetebilirsiniz.

Peki riskleri önceden tahmin etmek ve gerekirse azaltmak için izleyebileceğiniz adımlar neler?

BİLGİ SAHİBİ OLUN
Öncelikle yapılması gereken bilgi sahibi olmaktır. Pek çok insan yeni bir işe başlarken o alan hakkında yeterli bilgiye sahip olmayabiliyor. Oysa alanınızla ilgili sağlam bir piyasa araştırması yapmış olursanız işinizde ilgili sonradan karşılaşabileceğiniz riskleri kolayca halledebilirsiniz.

Yazının devamı...

Türkiye’nin faydalı girişimleri

3 Şubat 2019

Türkiye’de son yıllarda topluma fayda sağlamak için kurulan sosyal girişimlerin sayısında büyük bir artış yaşanıyor. Sosyal girişimlere yönelen ilgi, enerji ve kaynak her geçen gün artıyor. Toplumsal sorunları girişimci yaklaşımlarla çözmeyi hedefleyen ve sosyal fayda sağlamak için çalışan bu yapıların tüm sektörler tarafından desteklemesi oldukça önemli. Peki Türkiye’de dikkat çeken başarılı sosyal girişimler hangileri? İşte herhangi bir sıralama olmaksızın topluma fayda sağlayan 10 sosyal girişim.

OtsimoOtsimo, otizm sendromlu çocuklara ücretsiz eğitsel oyunlar ve çocukların ailelerine yapay zekaya dayalı kontrol imkanı sunan mobil bir platform. 2018 yılında tam 167 ülkede kullanıcılara ulaşan Otsimo, iOS ve Android olmak üzere yaklaşık 5 bin farklı cihazda kullanılmış. Toplam oynanan oyun sayısı ise 2 milyona yaklaşmış. Otsimo, otizmli çocukların yoğun ve kaliteli bir eğitim almaları için çocuklara gereken ve eksik kalan eğitimin tablet bilgisayarlar aracılığıyla evde verilmesini amaçlıyor.

Askıda Ne Var2012 yılında kurulan Askıda Ne Var, üniversite öğrencilerine yemek, kıyafet, tiyatro ve konser bileti, kitap, yurtdışı stajı gibi ürün ve hizmetlerin ücretsiz sunulmasını sağlayan bir sosyal girişim. Gönüllü kişiler üniversite öğrencileri için askıya yemek bırakabiliyor, markalar ise ürün veya hizmetleriyle destek sağlayabiliyor. Eski bir Osmanlı geleneği olan “askıda ekmek” uygulamasından esinlenerek tasarlanan bu sosyal girişim, gençlerin paylaşım kültürü kazanmalarını ve kısacası kendilerini geliştirebilmelerini hedefliyor.

GivinTüm kişi ve kurumların, her türlü ürün ve hizmeti bağış karşılığında verebilecekleri, yenilikçi, şeffaf bir mobil uygulama olan Givin, Türkiye’nin sivil toplum kuruluşlarına destek olmak için geliştirilen ilk iş modeli. Elektronikten giyime, tiyatro biletlerinden pilates dersine kadar her türlü ürün ve hizmet satılarak Sivil Toplum Kuruluşları (STK) için alışveriş yoluyla bağışa dönüştüğü Givin’le örneğin evde duran bir çantanin bile eğitime ya da iyi bir amaca destek olabilmesini sağlıyor. Tüm alışveriş gelirlerinin sivil toplum kuruluşlarına aktarıldığı Givin, ilk senesini 500 bin TL’lik bağış potansiyeli yaratarak tamamlamış.

YuvarlaYuvarla, 2014 yılında Türkiye’deki bireysel bağış kültürünü geliştirmek ve bunu yaparken de sosyal ve çevresel sorunların çözümü için çalışan sivil toplum kuruluşlarına kaynak yaratmayı hedefleyerek kurulmuş bir sosyal girişim. Hâlâ devam eden teknik geliştirmeler, banka entegrasyonlarıyla bugün Yuvarla, sosyal fayda amaçlı bir finansal teknoloji girişimi olarak değerlendiriliyor. Gerçekleşen ilk Yuvarla bağışından itibaren bugüne kadar toplamda 1.1 milyon adet küsuratlı harcama işleminde kuruşlar iyilik için 17 farklı sivil toplum kuruluşuna bağışlanmış. Bu 1.1 milyon adet bağış işlemi toplamda yaklaşık 400 bin bağışçı tarafından gerçekleştirilmiş.

KodluyoruzKodluyoruz.org, teknolojiyi kullanarak toplumun her kesimini kalkındırabilmek için kod okuryazarlığını yaygınlaştıran ve yazılım alanında gençlerin geleceklerine değer katan bir yazılım hareketi. Kodluyoruz.org, Türkiye’nin her yerinden gençlere kod okuryazarlığını yaymak ve teknoloji alanında fırsat eşitliği sağlamak amacıyla mevcut imkanları bir araya getirerek kaynak yaratıyor.

EvrakaEvreka, akıllı şehirler konseptinde teknolojiler üreten bir Ar-Ge firması. Geliştirdiği teknolojilerle, nesnelerin interneti sektöründe uzmanlaşmış kadrosuyla yazılım ve donanım çözümlerini bir arada sunarak müşterilerine hizmet veriyor. Güncel olarak, atık toplama sistemlerini iyileştirme amaçlı geliştirdiği atık konteyner doluluk ölçüm sensörleri ve rotalama algoritması ile atık toplama firmaları ve belediyelerle çalışıyor.

FazlaGıda

Yazının devamı...