Ahmet Karabıyık

Vergi ayı şubat oldu

12 Ekim 2021
Milyonlarca vergi mükellefi için artık şubat ayı vergi ayı olacak.

Öteden beri vergiye tabi kazanç elde edenler mart ayında beyanname verir ve ilk taksitlerini de bu ayda öderdi. Herkesin ezberine de yerleşmişti ‘mart ayı vergi ayı’ söylemi... Şahsen kira geliri elde edenler, gayrimenkul satışından, ortak olduğu şirketten kar payı kazancı elde edenler... Kendi adlarına işyerlerinden ticari kazanç elde edenler, avukat, mimar, mali müşavir gibi serbest meslek kazancı elde edenler... Beyana tabi ücret geliri elde edenler... Mecliste görüşülen yasa teklifine göre (Md.7) artık mart ayında değil, şubat ayında gelir vergisi beyannamesi verecekler. İlk taksit ödemesini şubat ayında, ikinci taksit ödemesini (temmuz yerine) haziran ayında ödeyecekler.

BİRER AY ÖNE ÇEKİLDİ

Geçen hafta Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda da kabul edilen yasa teklifiyle şirketler de artık nisan da değil, mart ayında kurumlar vergisi beyannamesi verecekler. Yani şahısların da, şirketlerin de yıllık vergi beyanları birer ay öne çekiliyor. Yasa teklifiyle aynı zamanda; işletmelerin yıl içinde dört kez verdikleri geçici vergi beyannamelerinin sayısı da üçe düşürülüyor, şubat ayındaki dördüncü geçici vergi beyanları kaldırılıyor.

BEYANNAME SÜRESİ

Beyanname verme döneminin bir ay öne çekilmesinin etkilerini, işletmeler mali müşavirleri birlikte değerlendireceklerdir. Ancak bir de çoğunlukla mali müşavirleri olmayan ve Maliye’ye yılda bir kez gelir vergisi beyannamesi hazırlayan sade vatandaşlar var. Beyana tabi; kira geliri elde edenler, gayrimenkul satış kazancı elde edenler, kar payı elde edenler, yurt dışı faiz geliri elde edenler, ücretliler... Yasa teklifinin genel kurulda görüşülüp mevcut haliyle kabul edilmesi ve Cumhurbaşkanı’nın onayı sonrası Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla artık mart ayı sonuna kadar değil, şubat ayının 25’ne kadar gelir vergisi beyannamesi verilebilecek. Beyana tabi kira geliri sınırları hatırlayalım öncelikle... 2021’de yıl boyunca toplamda 7 bin liraya kadar konut kirası elde edenler beyanname vermeyecek. Dolayısıyla vergi de ödemeyecekler. 7 bin lirayı aşan konut kirası elde edenler beyanname vermek zorunda. 2021’de brüt 53 bin liradan fazla işyeri kira geliri elde edenler beyanname (1-25 Şubat 2022) verecek. Eğer işyeri basit usuldeki bir mükellefe kiraya verilmişse (veya vergi kesintisi zorunluluğu olmayanlarca kiralanmış ise) beyanname verme sınırı 2021 gelirleri için 2 bin 800 lira. Gelir türüne göre şartlar ise şöyle;

GAYRİMENKUL SATIŞ KAZANCI

Gelir Vergisi Kanunu’na göre alış tarihinin üzerinden 5 tam yıl geçtikten sonra taşınmaz satıldığında ne kadar kazanç elde edilirse edilsin vergi ödenmiyor. Evini-işyerini beş yıldan önce satıp (2021’de) 19 bin lirayı aşan kazanç elde edenler bu kazançlarını beyan etmek zorunda.

KÂR PAYI GELİRLERİ

Yazının Devamını Oku

Sosyal medya gelirine otomatik vergi

5 Ekim 2021
Sosyal medya aracılığıyla gelir elde eden çok sayıda vatandaş için yeni bir dönem başlıyor. Yeni yasa teklifine göre nasıl vadeli mevduat hesapları üzerinden elde edilen faiz gelirleri için bankalar otomatik vergilendirme yapıyorsa, sosyal medya üzerinden elde edilen gelirler için de bankalar otomatik vergi kesintisi yapıp bu kesintiyi vergi dairesine ödeyecek. Yıllık geliri 650 bin lirayı aşanlar için de beyanname verme zorunluluğu geliyor.

“Sosyal medya aracılığıyla gelir elde etmeye başlayan vatandaşlara, vergisel yükümlülükler için yumuşak geçiş yapma imkânı tanınmalı… Devamlılık ve düzenli gelir elde etmek için belirli bir süre tanınarak bu süre sonunda beyanname verme, defter tutma gibi bürokratik işlemler zorunlu hale getirilmeli. Ticaretin başında teşvik edilen vatandaş, uzun vadede istikrarlı bir mükellef haline gelecektir. Defter tutma, aylık beyan verme gibi ağır yükümlülükler yerine hafifletilmiş yükümlülükler olduğunda; vatandaş da, Maliye de uzun vadede kazançlı çıkacaktır.”

BANKALAR KESİNTİ YAPACAK

3 Ağustos’ta yazmıştım yukarıdaki önerilerimi… Sosyal medya üzerinden gelir elde eden çok sayıda vatandaş belki daha önce hiç vergi dairesine gitmemiş. Birçoğunun; ya anne-babasından aldığı harçlıktan başka hiç gelirleri olmamış… Veya maaşlı çalıştığından tüm vergisel ödevleri işverenleri yapmış… Banka hesaplarına yatan paralar için beyanname vermeleri-vergi ödemeleri gerektiğini sonradan çok ağır cezalara muhatap olduktan sonra öğreniyorlardı… Şimdi; geçtiğimiz cuma günü, Meclise verilen yasa teklifi ile artık vergi dairesinde kayıt açtırma, defter tutma, beyanname verme, yükümlülükleri kaldırılıyor. Banka hesaplarına gelen tahsilatlar üzerinden (bankaların yüzde 15 stopaj yapmasıyla) otomatik vergilendirme imkânı tanınıyor. Nasıl; vadeli mevduat hesapları üzerinden elde edilen faiz gelirleri için bankalar otomatik vergilendirme yapıyorsa, (yeni yasa teklifiyle) sosyal medya üzerinden elde edilen gelirler için de bankalar otomatik vergi kesintisi yapıp bu kesintiyi vergi dairesine ödeyecek. Hesabına para gelen vatandaşın ise bir vergi ödeme yükümlülüğü olmayacak. Bu avantajdan yararlanabilmek için, sosyal medya üzerinden elde edilen gelirlerin tek bir banka hesabı üzerinden tahsili gerekecek.

YÜZDE 40’A KADAR ÇIKIYOR

Elde edilen gelirin yıllık (2021 için) 650 bin lirayı aşması durumunda ise beyanname verme zorunluluğu geliyor. Elde edilen gelirin büyüklüğüne göre; yüzde 15’ten başlayan vergi oranları sırasıyla önce 20’ye, sonra yüzde 27 ve yüzde 35’e ve en son yüzde 40’a kadar çıkabilecek. Yasa teklifinde söz konusu gelirlerin nasıl tarif edildiğinden de bahsedelim: İnternet ortamındaki ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video, gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde edilen kazançlar… 

FAİZ GELİRLERİNDE BEYAN VAR MI?

Sosyal medya aracılığıyla elde edilen gelirler için yeni yasa teklifinde stopaj uygulaması öngörülüyor. Hali hazırda faiz gelirlerinde bankaların kestiği stopajla da bu işlem benzerlik gösteriyor… Ancak farklı ve kritik bir yönü de var her iki vergisel işlemin… Vadeli mevduat ve repo gibi gelirlerde elde edilen faiz geliri ne kadar yüksek olursa olsun beyanname verilmesi gerekmiyor. Katılım bankalarınca ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr paylarında da durum aynı. (Sosyal medya aracılığıyla elde edilen gelirler 650 bin lirayı geçiyorsa beyana tabi olacak.) Yurtdışından elde edilen faiz gelirlerinin ise yıllık gelir vergisi beyannamesine dâhil edilmesi gerekiyor. Kıyı bankacılığından (off-shore bankacılık) elde edilen faiz gelirlerinin de beyan edilmesi gerekiyor. Türkiye’de vergi kesintisine tabi olmadığından ve istisna da uygulanmadığından yurtdışında elde edilen bu faizlerin 2021 yılı için 2.800 lirayı aşması halinde yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekiyor. TL mevduata avantaj tanıyan stopaj oranları uygulama süresi, daha önce 4311 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 30 Eylül 2021 tarihine uzatılmıştı. 4561 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile uygulamanın tarihi 31 Aralık 2021 tarihi olarak yeniden düzenlendi.

Yazının Devamını Oku

Vergi ve varlık barışında geri sayım

28 Eylül 2021
Ciddi avantajlar sağlayan vergi barışı ve varlık barışı için geri sayım başladı. Geçmiş beş yıla yönelik olarak gelir vergisi veya kurumlar vergisi yönünden vergi incelemesi yaşamak istemeyen, o yıllara ait tüm hesapları kapatmak isteyen mükellefler için süre 30 Eylül’de doluyor. Vergi ödemeksizin ve incelenmeme güvencesi edinilerek yurtdışından getirilecek varlıklar için de 31 Aralık 2021’e kadar bildirim yapılmalı.

Normalde vergi barışına başvurmak için süre geçen ay 31 Ağustos’ta doluyordu. (7326 sayılı yasa) Son başvuru tarihi 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 30 Eylül’e (Perşembe) kadar uzatılmıştı. Varlık Barışı için de normalde başvuru süresi 30 Haziran’da doluyordu. (7256 sayılı yasa) Son başvuru tarihi 4196 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yıl sonuna, 31 Aralık 2021 tarihine kadar başvuru süresi uzatılmıştı. Ciddi avantajlar sağlayan her iki barıştan yararlanmak için yeni bir süre uzatımı olasılığı da görülmediğinden, henüz işlemlerini tamamlamamış kişiler ve şirketler için barışın koşullarını ana hatlarıyla son bir kez hatırlatmakta yarar var.

VERGİ BARIŞI 

Vergi barışı yasasının kritik üç ana başlığı-avantajları var:

1)Matrah-vergi artırımı yoluyla geçmiş beş yıla ilişkin vergi mükelleflerinin ‘incelenmeme güvencesine’ kavuşması.

2)Stok ve kasa affı başvurusu yapılarak, işletmelerin kaydi-fiili uyumsuzluklarını giderebilme imkanına kavuşması.

3)Devlete olan gecikmiş borçlar için faizlerinin silinip ÜFE oranı dikkate alınarak üç yıla kadar taksitlendirme-yapılandırma imkanına kavuşturulması.

BARIŞ İMZALAYABİLİR 

Yazının Devamını Oku

Varlıklarını değerleyen işletmeler daha az vergi ödeyecek

21 Eylül 2021
İşletmelerin bilançolarında kayıtlı gayrimenkul, demirbaş vb. varlıklar için yeniden değerleme imkânı tanınıyor.

Enflasyonun varlık değerlerinde yarattığı tahribat giderilebiliyor. İlk başta değer artışı üzerinden yüzde 2 oranında vergi ödenmesi gerekirken diğer yandan işletmelere çok sayıda vergi avantajı getiriyor. Yeni değer üzerinden daha yüksek tutarda amortisman gideri yazılabilecek. Eğer satış olursa; bu varlık için değer artışı tutarı satış kazancına dahil edilmeyecek, enflasyonun neden olduğu yüksek karın/verginin etkisi azaltılmış olacak.

Dolayısıyla o varlık işletmede kalsa da satılsa da ‘yeniden değerleme işlemi’ daha az vergi ödenmesine neden olacak. 

Ayrıca varlıklardaki değer artışı; örtülü sermaye ve finansman gider kısıtlaması hesaplamalarında “yabancı kaynak/özkaynak” oranını olumlu etkileyeceğinden, gider yazılamayan finansman giderlerinin azalması yoluyla da işletmelere avantaj sağlayacaktır.

DEĞER ARTABİLİYOR 

Yeniden değerleme yoluyla, 30 yıl önce aktife alınmış ve 50 milyon lira olarak bilançoda görünen bir binanın değeri, 290 milyon liraya çıkabiliyor. Vergi Usul Kanunu (VUK) 530 sıra no.lu tebliğde yer alıyor bu örnek (Örnek 1) Amortismanlar (yıpranma payı) dikkate alındığında net değer artışı 94 milyon lira olarak hesaplanan bina için yüzde 2 oranında ödenecek vergi 1,8 milyon lira olarak hesaplanır. Hesaplanan vergi üç taksitle ödenebiliyor.

İşletmelerin 9 Haziran 2021 tarihi itibariyle aktiflerinde kayıtlı gayrimenkuller, tesisat ve makinalar, demirbaşlar, taşıtlar, lisanslar vb. duran varlıklar için yeniden değerleme imkânı tanınıyor. Vergi Barışı (7326 sayılı) Yasası ile tanınan bu avantajın diğer önemli kriterlerini de sıralayalım:

HANGİ MÜKELLEFLER YARARLANABİLECEK

Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan kollektif, adi komandit ve adi şirketler de dâhil olmak üzere ferdi işletme sahibi gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri bilançolarına kayıtlı iktisadi kıymetlerini, yeniden değerleme hakkına sahipler.

Yazının Devamını Oku

Babadan oğula mülk geçişi

14 Eylül 2021
"Oğluma konut satışı yaparsam yüzde 4 tapu harcı varmış. Peki gayrimenkulü bağışlarsam harç masrafı ne kadar tutuyor?” diye soruyor Mehmet Bey postasında.

Gayrimenkullerin bağışında tapu harcının oranı yüzde 6,831. Bağışlarda tapu harcı emlak vergi değeri üzerinden alınıyor. Örnekleyelim de… 500 bin lira emlak vergi değeri olan taşınmazın satışı olduğunda 20 bin lira, bağış olduğunda ise 34 bin 155 lira tapu harcı hesaplanıyor. 

MİRAS OLURSA

Yine aynı çerçevede sorulan bir diğer soru: “Emrihak vaki olunca durum ne? Yani ben öldükten sonra mirasçılarım gayrimenkul için ne kadar tapu harcı ödeyecek?” Bu sorunun da cevabını verelim: Miras yoluyla edinilen gayrimenkuller için tapu harcı hiç ödenmiyor. Sorular hep tapu harcıyla ilgili olduğundan cevaplarımız da hep tapu harcıyla ilgiliydi. Ancak başka vergisel boyutları da var gayrimenkullerin el değiştirmesinin…

* Gayrimenkul satışı olduğunda: Gayrimenkulü satan eğer satmadan önceki beş yıl içinde bu taşınmazı edinmişse, satıştan elde ettiği kazanç üzerinden gelir vergisi ödemesi gerekebilir. (Beş yıldan fazla edinim süresi olan gayrimenkuller için gelir vergisi hesaplanması gerekmiyor.) Satış, emlak vergi değeri üzerinden yapılmış ve gerçek piyasa-satış değeri emlak vergi değerinin üzerinde ise kazanç üzerinden hesaplanacak gelir vergisinin daha yüksek olması gerektiği yönünde sonradan cezai işlem de yapılabilir.

* Bağış olduğunda: Babasından çocuğuna bağış yoluyla gayrimenkul geçişinde öncelikle yüzde 6,831 oranında tapu harcı ödenir. Ardından Veraset ve İntikal Vergisi tarifesine göre hesaplanacak vergi için beyanname verilmek zorunda. Verginin oranları: yüzde 5’den başlayıp, Yüzde 15’e kadar çıkıyor. (Bağışı yapan anne, baba, eş ve çocuk değilse vergi oranları yüzde 10’dan başlayıp yüzde 30’a kadar çıkıyor.) 2021 yılı için 7.703 lirası istisna. İstisnayı aşan kısım için VİV ödenir. Üç yılda ve 6 taksitte (her yıl Mayıs ve Kasım aylarında) ödenir. Gayrimenkulün değeri olarak emlak vergi değeri dikkate alınır.

* Miras yoluyla geçiş olduğunda: Miras yoluyla edinilen gayrimenkul için tapu harcı ödenmez. Veraset intikal vergisinin oranı ise bağışa göre çok daha düşük oranlıdır. Yüzde 1’den başlayıp, yüzde 10’a kadar çıkıyor. 2021 için 334.534 liraya kadar intikaller vergiden istisna. Aşan kısım için VİV ödenir. Üç yılda ve 6 taksitte (her yıl Mayıs ve Kasım aylarında) ödenir. Gayrimenkulün değeri olarak emlak vergi değeri dikkate alınır.

Yazının Devamını Oku

Genç girişimci için vergi ve prim teşvikleri

7 Eylül 2021
“Oğlum yurtdışına evden iş yapacak ama daha çok genç, üniversite öğrencisi. Yurtdışındaki iş yapacağı şirket oğlumdan kendi adına fatura kesmesini istiyor. İşyeri açmak da zorunda. Başına bir şey gelir diye korkuyorum. Hiç tecrübesi yok. ‘Daha erken kendi işini yapman için’ desem de ikna edemedim...Size bir danışayım istedim” diyerek telefonda anlattı Zehra Teyze.

KAYIT AÇILMASI GEREKİYOR

“Endişelenmeyin, engel de olmayın oğlunuza. Yurtdışındaki firma fatura kesmesini istemeye başladıysa artık oğlunuz ciddi mesafe kat etmiş. İşletmeciliğin basamaklarından çıkmaya başlamış...” dedim ilk başta. Sonra süreci anlattım kısaca... “Vergi dairesine kayıt açılması gerekiyor tabi ki. Yazılım yapacağından, evden çalışabileceğinden evini işyeri olarak da gösterebilir. Sonrasında düzenli vergi beyannameleri vermesi gerekecek. Mart ayında vereceği yıllık gelir vergisi beyannamesinde kazanç çıktığında iki taksitte de gelir vergisi ödemesi gerekecek. Bütün bu işlemleri profesyonel destek alarak kolaylıkla da yapabilir. Faturalar, banka ekstreleri vb. evraklar hakkında yapılacak işlemleri mali müşaviri anlatacaktır.”

3 YIL GELİR VERGİSİ YOK

Zehra Teyze’nin endişeleri azalmıştı görüşmemizin sonuna doğru. Devletin genç girişimcilere destek olduğunu; yıllık 75 bin liraya kadar kazançları için üç yıl boyunca gelir vergisi almadığını, ilk bir yıl için bağkur primi istemediğini öğrendi. Ayrıca yurt dışına verilen yazılım hizmeti için bir başka avantajın (GVK Md.89/1-13 kapsamında kazancın yüzde 50’si indirim konusu yapılabilmekte) olduğunu öğrenmesi daha da sevindirdi. Artık Zehra Teyze’nin tereddütleri kalmamıştı, biricik evladının işletmecilik yolculuğuna engel olmayacağını, bizzat katkı vereceğini söyledi.

GENÇ GİRİŞİMCİ TEŞVİKİNİN KOŞULLARI

Teşvikten yararlanmak isteyen girişimcinin hangi sektörde faaliyet göstereceği önemli değil. Yeni açılacak işyeri, cafe de olabilir, market de, lokanta da... Avukat da olabilir, mimar da, doktor da, eczacı da...29 yaşını doldurmamış olan, ‘yeni bir işyeri’ açan, ‘ilk defa vergi mükellefiyeti tesis ettiren’ genç girişimcinin yıllık kazancının 75 bin liraya kadarından vergi istenmiyor. Aşıyorsa aşan kısmının vergisi isteniyor. Ve bu avantajdan üç yıl boyunca da yararlanılabiliyor... (GVK Mükerrer 20.nci madde) Anonim ve limited olarak faaliyete geçen işyerleri teşvikten yararlanamıyor. Şahsen faaliyet gösterenler ve kollektif şirket ve adi ortaklıklarda; ortaklar bizzat gelir vergisi mükellefi olduklarından teşvikten yararlanabiliyorlar. Yeni işyeri açan genç girişimcilere (Ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle) sağlanan vergi avantajının uygulamaya yönelik 292 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde belirtilen diğer koşulları da şöyle:

1. İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması,

2.

Yazının Devamını Oku

Okul masrafları hangi velilere vergi avantajı sağlar?

31 Ağustos 2021
YENİ eğitim öğretim yılının kesintisiz ve sağlıklı geçmesini dileyelim öncelikle...

Sağlıktan sonra birçok veli için eğitimin ikinci kritik noktası da masraflar. Kırtasiye, kıyafet, servis, yemek masrafları. Ve özel okula giden öğrenciler için ödenecek yıllık eğitim bedeli. Masrafları ödeyen veliler, bu masrafların vergi avantajının olup olmadığını da merak ediyor. Evet, eğitim masrafları ödeyen velilere vergi avantajı sağlanıyor. Ancak tüm veliler için söz konusu değil bu vergi avantajı. Yıllık gelir vergisi beyannamesi veren veliler yararlanabiliyor vergi avantajından. Beyan ettikleri gelirin yüzde 10’nuna kadar kısmını gelirlerinden düşebiliyorlar.

GELİR VERGİSİ VERENLER

Ticari kazancı olan esnaflar, işletme sahipleri, doktor, avukat, mali müşavir gibi serbest meslek kazancını yıllık olarak beyan edenler. Kira gelirinden dolayı, gayrimenkul-hisse seneti satış kazancından dolayı, elde ettiği kâr payından dolayı yıllık gelir vergisi beyannamesi verenler eğitim masraflarını (özel okuldan aldıkları eğitim faturalarını) gelirlerinden indirim konusu yapabiliyorlar. Söz konusu harcamaların Türkiye’de yapılmış olması ve mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olması da gerekiyor. Ücretlilerin büyük çoğunluğunun yıllık beyanname verme yükümlülüğü olmadığından eğitim masrafları kendileri için vergi avantajı sağlamıyor, yaptıkları masrafları gelirlerinden düşüp daha az vergi ödeme imkanına sahip değiller. Çalışanların vergileri, işverenlerince stopaj yoluyla kesilip Maliye’ye beyan edildiğinden-ödendiğinden, okul faturaları ücretlilerin vergi hesabında dikkate alınamıyor.

HANGİ ÜCRETLİLER?

Bu yıl elde ettiği ücret geliri 650 bin lirayı aşan yüksek ücretli veliler, 2022/Mart’ da verecekleri beyannamelerinde eğitim masraflarını gelirlerinden düşüp daha az vergi ödeyebilecekler. Ve hatta gelir vergisi iadesi de alabilecekler.

Birden fazla işverenden ücret alan ve birinciden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı (2021) yıllık 53 bin lirayı geçen ücretliler de yıllık beyanname vermek zorunda olduklarından, eğitim faturalarını beyannamelerinde indirim olarak dikkate alabilirler.

Eğitim masraflarının ödeyenlere sağladığı vergi avantajına dair diğer kritik soruları da sırasıyla cevaplayalım...

ÖĞRENCİNİN YAŞI

Yazının Devamını Oku

Özel okul öğretmenlerinin tazminat hakları

24 Ağustos 2021
Önce kıdem tazminatı açısından bakalım konuya...

Genel olarak kıdem tazminatı alabilmek için en az bir yıl çalışma süresi gerekiyor. Özel okul öğretmenlerinin iş sözleşmesi ise zaten belirli süreli (en az 1 yıllık) yapıldığından kendiliğinden sona eren sözleşme için yenilenme de yapılmamışsa kıdem tazminatı ödenip ödenmeyeceği konusunda soru işaretleri oluşuyor. Her ne kadar bir yıllık sözleşme yapılmışsa da, eğer işveren (okul) haklı nedeni olmadan sözleşmeyi yenilemiyorsa öğretmene kıdem tazminatı ödemek zorunda. Yargı kararı örneği de verelim. İşverenin (okulun) haklı nedeni yoksa buna rağmen yenileme yapılmıyorsa öğretmenin kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği belirtiliyor. (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 25 Haziran 2019 tarih ve 2016/17255 esas numaralı kararı)

Yargıtay kararındaki diğer kritik noktalar da şöyle: Gerek 158 Sayılı İLO Sözleşmesi, gerekse iş hukukuna egemen olan ‘işçi lehine yorum’ ilkesi gözetildiğinde, kanun gereği belirli süreli kabul edilen sözleşmeyi, haklı bir neden olmaksızın yenilememe iradesini gösteren işverenin, koşulların var olması halinde sona eren sözleşme nedeniyle kıdem tazminatından sorumlu olduğunun kabulü gerekir.”

İŞE İADE HAKKI YOK

Özel okul öğretmenleri de diğer çalışanlar gibi İş Yasası’na göre işverenleriyle (okul yönetimi ile) sözleşme yapıyorlar. Ancak özel okul öğretmenlerinin sözleşmeleri belirli süreli (en az 1 yıllık) olarak düzenleniyor. İşe iade davası açabilmek için koşulları uygun olan işyerlerinde çalışanlar, kıdem tazminatına ilaveten 4-8 aylık ücretleri kadar bir tazminat hak edebilirlerken özel okul öğretmenleri için bu tazminata kavuşmak mümkün olamıyor. Yargı kararlarında şöyle açıklanıyor konu: “işe iade davası açılabilmesi yönünden iş sözleşmesinin kanun gereği belirli süreli olması sebebiyle İş Yasası’nın 18. maddesindeki yasal şartları taşımadığı” belirtilerek işe iade hakkının, dolayısıyla tazminat elde edilmesinin mümkün olmadığı belirtiliyor. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 3.4.2018 Tarih, E. 2017/23639, K. 2018/7371)

HANGİ ÇALIŞANLAR İÇİN İŞE İADE HAKKI VAR?

En az 30 çalışanı olan işyerlerinde çalışanlar için işe iade hakkı mevcut. (İş Kanunu Md. 18) Ayrıca çalışanın işyerinde altı aydan fazla çalışmış olması da gerekiyor. Bu iki koşul mevcut olduğunda; çalışanın işten çıkarıldıktan sonra bir ay içinde önce arabulucuya gitmesi gerekiyor. Arabulucudan üç hafta içinde karar çıkması gerekiyor. Anlaşma çıkmadığı durumda son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkemeye gidilerek işe iade davası açılabiliyor. Mahkemeye gidildiğinde işverenin iş akdini fesih için geçerli nedeni olup olmadığına bakılıyor. Çalışan lehine sonuçlandığında, çalışan ya işine geri dönebiliyor veya -işveren işe iade almak istemiyorsa- çalışana iki kalem ödeme (işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti) yapılması gerekiyor. İşverenler; davayı kazanan çalışanını eğer işe geri başlatmak istemiyorsa, işe başlatmama tazminatını ve boşta geçen süre ücretini ödemesi gerekiyor. İşe başlatmama tazminatı; dört ila sekiz aylık ücreti tutarında ödeniyor. ‘Boşta geçen süre ücreti’ ise (en fazla) dört aylık brüt ücret tutarında ödeniyor.

Konu tazminat olunca bir diğer kritik konuda tabi ki bu tazminatlar üzerinden vergi hesaplanıp hesaplanmayacağı hususu. Kıdem Tazminatı ve işe iade tazminatı için damga vergisi dışında vergi hesaplanması söz konusu değilken diğer tazminat ve ödemeler içinse gelir vergisinin de hesaplanması gerekiyor.

 

Yazının Devamını Oku