"Ahmet Karabıyık" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Karabıyık" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Karabıyık

Ahmet Karabıyık

‘Ortak alan’ için yargı ne diyor?

15 Mayıs 2019

Aynı zamanda Y.Mühendis- Mimar olan Tarhan Bey ayrıntılar da veriyor: “Bizim oturduğumuz sitede de, dairelerin brüt metrekareleri 200 metrekarenin altında. Ancak belediye; ortak alanlardan alınan payları da dahil ederek hesaplama yaptığında, dairelerin brüt 200 metrekareyi geçtiğini söyledi. Ve bu yüzden vergi avantajından yararlanamadık. Normalde; emlak vergisi ödemeyecekken, dairemizin brüt 200 m2’yi aştığı belirtilerek hakkımız elimizden alındı. Ta ki vergi mahkemesine gidene kadar...”

Emlak Vergisi Yasası’ndaki kuralı hatırlayalım: Emekliler, hiç geliri olmayanlar, engelliler, tek konutları için indirimli (sıfır oranlı) emlak vergisi avantajından yararlanabilir. (Md. 8) Avantajdan yararlanmak için koşullardan birisi de; konutun brüt 200 metrekareyi geçmiyor olması...

MALİYE NE DİYOR?

3 Mayıs’da bu köşede ‘emlak vergisinde ortak alana’ dikkat çekmiş ve Maliye’nin (yakın tarihli) görüşüne de yer vermiştik... Normalde brüt 173 metrekare olan daire için Maliye; “Sitenin kapalı otoparkından gelen (dairenin arsa hissesine göre hesaplanan) 86 metrekare de dikkate alınarak dairenin dıştan dışa yüzölçümü 259 metrekare olarak hesaplandığından dolayı sıfır oranlı emlak vergisi avantajından yararlanamayacağını” söylüyordu. (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 04 Şubat 2019 tarih ve 109945 sayılı özelgesi.)

YARGI NE DİYOR?

Tarhan Bey; 3 Mayıs’daki yazımızın üzerine iletti e-postasını... “200 m2 sınırının hesaplanması noktasında yanlış ve haksız bir uygulama yürütüldüğünü” belirterek , ‘Ortak alanın, brüt metrekareye dahil edilmediğine dair’ mahkeme kararını da gönderdi bize... Kararda; bağımsız bölümün (dairenin) brüt alanına, ortak alanlardan gelen payın yeniden eklenmesine olanak bulunmadığı vurgulanıyor.  Belirtilen brüt alana; yeniden ortak yerlerden gelen payın ilave edilmesi suretiyle, konutun brüt 200 m2 sınırını aştığından yola çıkılarak vergi avantajının kaybolmasının hukuka uygun olmadığı belirtiliyor.  (İzmir 4.ncü vergi mahkemesi, Esas No:2016/860, Karar No:2016/1506)

Bu karara belediye itiraz edip üst mahkemeye gitmiş... İzmir Bölge İdare Mahkemesi de konuyu incelemiş ve o da belediyenin yaptığı işlemi uygun görmemiş. (Belediyenin istinaf başvurusu reddedilmiş.) Dolayısıyla ortak alanlardan gelen payın dikkate alındığı brüt metrekare hesabına karşı dava açan vatandaş, üst mahkeme tarafından da haklı bulunmuş.  (E.2017/69, K.2017/383)

Tarhan Bey’in son bir notu da önemli: “Sitedeki komşularının artık Karşıyaka Belediyesi’ne bu mahkeme kararı örneğiyle gittiklerinde direkt vergi avantajından yararlandırıldıklarını, ayrıca mahkeme sürecini yaşamadıklarını” belirtti.

Yazının devamı...

Kızılay ve Yeşilay’a yapılan bağışlarda vergi avantajı

8 Mayıs 2019

Vergi yasalarında bağış ve yardımları teşvik edici düzenlemeler var. Özellikle Türkiye Kızılay Derneği’ne ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti’ne makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamı beyan edilen kazançtan (matrahtan) indirilebiliyor.

Şahsen beyanname veren kişiler de, şirket olarak beyanname veren kurumlar da, vergiye tabi kazançlarından Kızılay’a ve Yeşilay’a yaptıkları bağışların tamamını herhangi bir yüzde veya tutar sınırı olmaksızın indirebiliyorlar. (Gelir Vergisi Kanunu Md. 89 ve Kurumlar Vergisi Kanunu Md.10)

Gıda bankacılığında da sınır yok: Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedelinin tamamı beyan edilen gelirden (matrahtan) indirilebiliyor. 

Yüzde 5 sınıra tabi bağışlar: Bazı bağışlar için yüzde 5 sınırı var. Vergiye tabi kazancın yüzde 5’ine kadar yapıldığında vergi matrahından düşülebiliyor. Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile kamu yararına çalışan dernekler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yıllık toplamı beyan edilecek gelirin yüzde 5’ini (kalkınmada öncelikli yöreler için yüzde 10’unu) aşmamak üzere, makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar kazançtan indirilebiliyor.

Erzaklarda vergileme: İşletmelerin; yardım kurumlarına değil de, bizzat kendi çalışanlarına yaptıkları yardımlarda durum değişiyor, vergi avantajı ortadan kalkıyor. Yapılan yardımın üzerine, ilaveten vergi ödenmesi de gerekiyor. Çünkü erzak vb. yardımlar Gelir Vergisi Kanunu’na (GVK) göre ücret kabul ediliyor. (GVK Md. 61) O ayki maaş bordrosuna KDV dahil erzak bedelinin dahil edilip üzerinden çalışanın tabi olduğu vergi dilimine göre (yüzde 15 ila yüzde 35) vergi ödenmesi gerekiyor. Erzak değeri üzerinden damga vergisi ödenmesi de gerekiyor. 

GVK’na göre ücret olarak görülen ve üzerinden vergi hesaplanan söz konusu yardımlar, diğer bordro kalemleri gibi işletme için aynı zamanda bir gider kalemi olarak muhasebeleştiriliyor. Dolayısıyla işletmenin ödeyeceği verginin hesabında gider olarak da dikkate alınabiliyor

Ramazan pidesinin KDV’si: Ramazan pidesinin fiyatı; bu yıl İstanbul’da 3 lira (350 gram), Ankara ve İzmir’de 2.5 lira (300 gram) olarak açıklandı. Peki; vatandaş pide satın alırken ne kadar vergi ödeyecek? Veya pidenin KDV oranı ne kadar? Kaşarlı, kıymalı, kuşbaşılı vb. iç malzemelerle de pide yapılıyor, susamlı Ramazan pidesi de yapılıyor. Her ikisinin de adı ‘pide’ olduğundan vergi oranlarında tereddüt yaşanabiliyor. 

Normalde ekmek, lavaş, tost ekmeği benzeri ürünlerden yüzde 1 oranında KDV tahsil ediliyor. Ancak; kıymalı pide, kaşarlı pide, kuşbaşılı pide üzerinden yüzde 8 oranında KDV tahsil ediliyor.

Yazının devamı...

Sanayicilerin emlak vergisi avantajında püf noktaları

5 Mayıs 2019

2017’de yapılan düzenlemeyle; organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalara daimi bina vergisi muafiyeti getirildi. (Emlak Vergisi Kanunu Md.4/m.)  Sayılan işyerleri artık emlak vergisi ödemiyor. 

Yazı dizimizin beşinci gününde, sanayicilerin özel durumlarında, vergi muafiyetinden yararlanmanın koşullarını, vergi avantajının püf noktalarını ele alıyoruz. 

İnşaatı tamamlanmamış ama üretime başlanmış bina için muafiyet var mı?

Emlak vergisi muafiyeti için; yasanın işyerlerinde aradığı iki temel şart var; birisi sayılan sanayi bölgelerinde yer alması, diğeri kiraya verilmemiş olması. Bazı işyerlerinde; henüz inşaat tam olarak bitmemiş, tapu belgesi alınamamış ancak fiilen üretime başlanmış olabiliyor. Bu işyerleri de vergi avantajından yararlanabiliyor. Benzer durumdaki işyerinin sorusunu Maliye, “bahse konu taşınmazın, bina olması, organize sanayi bölgesi içerisinde yer alması ve kiraya verilmemesi şartıyla daimi olarak emlak vergisinden muaf tutulması mümkün bulunmaktadır” şeklinde cevaplamış. (Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı, 29 Ocak 2019 tarih ve E.5113 sayılı özelge)

Kapasite raporunun henüz alınamaması muafiyeti engeller mi?           

Yapı kullanım izin belgesini almasına rağmen, henüz kapasite raporunu tamamlayamadığından dolayı işletme ruhsatının alamayan işyeri için Maliye, muafiyetten yararlanılabileceğini belirtmiş. İlgili özelgede özetle: “Bahse konu taşınmazın, bina olması ve organize sanayi bölgesi içerisinde yer alması ve kiraya verilmemesi şartıyla daimi olarak emlak vergisinden muaf tutulması mümkün bulunmaktadır” denilmiş. (Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı, 16 Ocak 2019 tarih ve E.6292 sayılı özelge)

Grup şirkete kiralamak muafiyeti kaldırır mı?

Emlak Vergisi Yasası’nın 4.ncü maddesinde düzenlenen ve sanayicilere tanınan vergi avantajının koşullarından birisi de ‘mülkün kiraya verilmemiş olması’.  Mülk sahibi olan işletmenin, söz konusu taşınmazını herhangi bir kiracı yerine, mülk sahibi olan işletme ile aynı ortaklık yapısına sahip grup/aile şirketlerine kiraya vermiş olması sonucu değiştirmiyor. Kiraya verildiğinde muafiyet hakkı ortadan kalkıyor. Artık o fabrika binası için sanayi bölgesinde de olsa, grup şirketine kiraya verilmiş de olsa, emlak vergisi ödemesinin yapılması gerekiyor. (Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı, 24 Ekim 2018 tarih ve 217704 sayılı özelge)

Yazının devamı...

İşyerlerinde emlak vergisi hesabı

4 Mayıs 2019

Emlak rayiç değerleri (arsa) dört yılda bir kez takdir komisyonları tarafından belirleniyor. Belediyeden, Maliye’den, tapu müdürlüğünden, ticaret odasından, muhtarlıklardan üyelerin de bulunduğu takdir komisyonları tarafından 2018 için (2017 yılında) rayiç değerler belirlenmişti. Sonraki üç yıl içinse (2019, 2020 ve 2021 için) yeniden değerleme oranı dikkate alınarak işyerlerinin rayiç değeri belirleniyor.  

Dolayısıyla; 2019 yılı emlak rayiç değerleri (vergi matrahı), 2018’deki emlak rayicinin üzerine yeniden değerleme oranının yarısı uygulanarak hesaplanıyor. (Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği Seri No: 74)

Örneğin; geçen yıl (2018) bir işyerinin değeri 200 bin lira ise o mülkün değeri bu yıl 223 bin 730 liraya çıktı. (200 bin liranın üzerine yeniden değerleme oranının yarısı- yüzde 11.865- uygulandığında...) Bu rayiç değerin binde ikisi kadar da (447,46 lira) bu yıl için ödenecek emlak vergisi hesaplanır.  (Vergi değerinin hesabında bin liraya kadar olan kesirler dikkate alınmıyor.)

Aynı değerdeki (2019-223 bin 730 lira) işyerinin büyükşehir sınırları içinde yer alan bir işyeri olduğu varsayıldığında ise oran binde dörde çıktığından, ödenecek emlak vergisi bu kez 894,92 lira olarak hesaplanır.

Bazı mülk sahipleri için, kullanıma göre ödenecek verginin hesabı da değişiyor. Kayıtlarda işyeri olarak görünmesine rağmen fiilen konut olarak gayrimenkuller olabiliyor… Veya tam tersi; gayrimenkul, tapuda konut olarak görünmesine rağmen fiilen işyeri olarak kullanılabiliyor… Bu konuda tereddüt yaşayan mülk sahipleri vergiyi konut olarak mı, işyeri olarak mı ödeyeceğini merak ediyor. Yaşanan tereddütleri Maliye’nin yaptığı açıklamalar (özelgeler) çerçevesinde netleştiriyoruz.

1)  İşyeri olarak da kullanılan konutlarda hangi oran geçerli?

Sahibi olduğu ve ikamet ettiği konutun bir kısmını işyeri olarak kullanmaya başlayanlar tereddüt edebiliyor... “Emlak Vergisi; hep konut olarak binde 1 (büyükşehirlerde binde 2) oranında ödeniyordu, artık işyeri olarak binde 2 (büyükşehirlerde binde 4) oranında mı vergisi ödenecek?” deniliyor.

Konutun yalnızca bir kısmı iş yeri olarak kullanılmaya başlansa da, belediyeye bildirimde de bulunularak artık işyerinin tabi olduğu orandan (izleyen yıldan itibaren) vergi ödenmesi gerekiyor. (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, 29 Eylül 2015 tarih ve 83330 sayılı özelge)

Yazının devamı...

Binaların ortak alanları vergi avantajını etkiliyor mu?

3 Mayıs 2019

Bugün; ortak alan hesabının vergi avantajına etkisini ve özellikle emekliler için emlak vergisi avantajının merak edilen diğer kritik noktalarını açıklıyoruz... 

1) Konutun brüt metrekaresine, ortak alanlar da dahil mi?

Apartman veya sitelerde; ‘ortak alanlar da, brüt metrekare hesabına dahil ediliyor’. Kat maliklerinin ortak kullanımına tahsis edilen ve müstakilen tasarrufu mümkün olmayan (sığınak, kapıcı dairesi, otopark gibi...) yerlerin, mükelleflerin (arsa hissesine göre bulunacak) payları oranında, bağımsız bölümlerle birlikte (değerleme konusu yapılarak) vergi değerinin hesaplanması yapılıyor.

Nitekim bu konuda tereddüt yaşayan bir vatandaş Maliye’ye başvurmuş. Belediyeden alınan bilgilere göre; normalde dairesi 173 metrekare olmasına rağmen, oturduğu sitenin kapalı otoparkından gelen (dairenin arsa hissesine göre hesaplanan) 86 metrekare de dikkate alınarak dairenin dıştan dışa yüzölçümü 259 metrekare olarak hesaplanmış. Dolayısıyla; vergi avantajından yararlanmak için gerekli 200 metrekareyi aşmama koşulu gerçekleşmediğinden, emlak vergisini ödemesi gerektiği belirtilmiş. (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, 04 Şubat 2019 tarih ve 109945 sayılı özelge)

2) Hangi emekliler emlak vergisi ödemeyecek?

Sosyal Güvenlik Kurumlarından (Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur emeklileri) aldığı aylıktan başka geliri olmayan emekliler, ‘brüt 200 metrekareyi aşmayan tek konutları için sıfır oranlı bina vergisi imkânından yararlanabilirler.

3) Almanya’dan emekli maaşı alanlar, vergi ödeyecek mi?

Türkiye’deki sosyal güvenlik kurumlarından emekli aylığı alınması durumunda sıfır oranlı bina vergisi uygulamasından yararlanılabilir. Almanya’daki bir sosyal güvenlik kurumundan aylık alınması durumunda vergi avantajından yararlanılamıyor. İlgili konut için emlak vergisinin ödenmesi gerekiyor.

Yazının devamı...

Kimler tek konutu için vergi ödemeyecek?

2 Mayıs 2019

1) KONUTU OLUP DA EMLAK VERGİSİ ÖDEMEYECEKLER KİMLER?

En fazla brüt 200 metrekare ve tek konuta sahip olan;

- Hiç geliri olmayan ev hanımları ve işsizler,

- SGK’dan (SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı) aldıkları emekli aylığından başka geliri olmayan emekliler (ve bunların dul ve yetimleri)

- Engelliler,

- Gaziler,

- Şehitlerin dul ve yetimleri, indirimli (sıfır oranlı) bina vergisi uygulamasından yararlanabilirler.

2) BELEDİYELERE NASIL BAŞVURULUYOR?

Yazının devamı...

Emlak vergisi nasıl hesaplanıyor?

1 Mayıs 2019

Ödeme yapmak için belediyelerin veznelerine gidildiğinde veya internetten kredi kartıyla ödeme yapılmak istendiğinde, direkt ödenecek emlak vergisi çıkıyor vatandaşın karşısına... Peki; binde bir, binde 2 gibi oranlar uygulanarak hesaplanan emlak vergisinin matrahı (değeri) nasıl hesaplanıyor? Diğer bir deyişle, mülkün emlak rayiç değeri nasıl hesaplanıyor?

 Beş gün sürecek yazı dizimizin ilk gününde bu konuyu; yani ‘rayiç değerin nasıl hesaplandığını’ ele alıyoruz. Diğer dört günde ise kimlerin emlak vergisini ödemeyeceğini, tek konutu olup vergi avantajından kimlerin hangi koşullarda yararlanabileceğini, hangi işyerleri için vergi muafiyeti olduğunu, işyerleri için özel durumları ayrıntılarıyla gözden geçireceğiz. 

2019 rayiç değerleri nasıl hesaplanıyor?

2019 yılı emlak rayiç değerleri, 2018’deki emlak rayici üzerine yeniden değerleme oranının yarısı uygulanarak hesaplanıyor.

 Örneğin; geçen yıl (2018) bir konutun değeri 100 bin lira ise o mülkün ‘vergi değeri’ bu yıl 111 bin 865 liraya çıktı. (100 bin liranın üzerine yeniden değerleme oranının yarısı -%11,865- uygulandığında...) Bu rayiç değerin binde biri kadar da (111,87 lira) bu yıl için ödenecek emlak vergisi hesaplanır.  (Vergi değerinin hesabında bin liraya kadar olan kesirlerin dikkate alınmadığını da ayrıca belirtelim.)

 Aynı değerdeki (2018 için 100 bin lira, 2019 için 111 bin 865 lira) konutun büyükşehir sınırları içinde yer alan bir konut olduğu varsayıldığında ise bu kez oran binde 2’ye çıktığından, ödenecek emlak vergisi 223,73 lira olarak hesaplanır.

Bina, arsa ve arazilerin 2019 yılı vergi değerlerinin, geçmiş yıl değerinin yeniden değerleme oranının yarısı (%23,73/2= %11,865) kadar artırılarak hesaplanabileceği Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 74) ile açıklandı. (31 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazete)

 Emlak vergisinin rayiç değeri, (konut ve işyerleri için) arsa (payı) değeri ve bina değerinin toplamından oluşuyor. Emlak vergisi hesaplaması, bu rayiç değere tablodaki vergi oranları uygulanarak hesaplanıyor.

Yazının devamı...

Kimlere beyan zorunluluğu gelecek?

24 Nisan 2019

Bugün; milyonlarca vatandaşı ilgilendiren diğer bir önemli başlık  “beyanname verecek mükellef sayısında artış sağlanması” hedefini  ve bu hedeften kimlerin etkilenebileceklerini ele alıyoruz. Beyanname verecek mükellef sayısının artışıyla beraber; belge düzeninin geliştirilmesi (belge alan-belge veren sayısının artırımı) ve kayıt dışılığın önüne geçilmesi hedefleniyor.

Öncelikle mevcut mükellef sayılarına bakalım: Şahsi kazançlarını beyan eden gelir vergisi mükellef sayısı yaklaşık 1 milyon 917 bin. Kurumlar vergisi mükellef sayısı ise yaklaşık
817 bin.

Kira gelirinden dolayı beyanname veren mükellefleri ayrıca ele almak lazım. Çünkü; kira gelirinde beyanname veren mükellef sayısı zaten her yıl artış gösteriyor. Son 10 yılda sayısı 750 binden, yaklaşık 2 milyon kişiye ulaşmış durumda...

Mükellef sayılarından sonra; hali hazırda gelir elde ettiği halde beyanname verme zorunluluğu olmayanların kimler olduğuna bakalım. Ve bu kişilerin  kazanç türlerine göre yeni dönemde beyanname verme zorunluluğu kapsamına alınma ihtimalini, daha önce gündeme gelen ama yasalaşmayan gelir vergisi değişiklik tasarısından da yola çıkarak sırasıyla ele alalım...

Yüksek ücretliler: Hali hazırda tek işverenden maaş alan ücretliler ne kadar yüksek maaş alırsa alsınlar yıllık gelir vergisi beyannamesi vermiyorlar. İşverenleri, her ay maaşları üzerinden gelir vergisini kesip Maliye’ye ödüyorlar. Yeni dönemde bizzat yıllık gelir vergisi beyannamesi verecek kişiler belirlenirken,  belli bir ücret tutarını aşan çalışanlar da akla gelecektir.

Futbolcular: Gelir vergisi yasasına göre futbolcular da ücretli sayılıyor. Ancak geçici madde ile sporcular, ücretliler gibi artan oranlı (yüzde 15 ila yüzde 35) vergilendirilmiyor. Süper lig futbolcularının gelirleri sabit yüzde 15 oranında vergilendiriliyor.

Normalde 2017 yılı sonunda avantajlı vergi oranı imkânı ortadan kalkıyordu. Yasa değişikliği (7163 Sayılı Yasa, Md.1)  yapılarak, 2020’ye kadar futbolcuların yüzde 15, sabit oranda vergilendirilmesi sağlanmıştı.

Yazının devamı...