HABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Netanyahu adını tarihe şimdiden Gazze kasabı olarak yazdırdı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuşuyor. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına tepki gösteren Erdoğan, "Netanyahu adını tarihe şimdiden Gazze kasabı olarak yazdırdı." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

Aziz milletim, vekil arkadaşlarım, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Grup toplantımızın hayırlara vesile olmasını rabbimden niyaz ediyorum. Gurbetçilerimize selam ve saygılarımı gönderiyorum. Türkiye Yüzyılı inşası için çalışan tüm kardeşlerime şahsım ve partim adına selamlarımı iletiyorum. 

Filistinli kardeşlerimi, Gazze'nin mağdur insanlarını en kalbi duygularımla selamlıyorum. 7 Ekim'den beri insanlık tarihinin en kalleş saldırılarına maruz kaldılar. Camileri bombalandı, okulları yerle bir edildi, kampları bilinçli şekilde hedef alındı, sabiler hunharca katledildi. 

ADINI TARİHE GAZZE KASABI OLARAK YAZDIRDI

Gıdasını, elektriğini, suyunu kesip açık hava hapishanesine çevirdikleri 2 milyon insana soykırım uyguladılar. Gazze'yi yakıp yıktılar. Her türlü zulmü yaptılar. Yüzde 70'ten fazlası kadın ve çocuk olmak üzere 16 bin kardeşimiz İsrail saldırısında şehit oldu. 35 bin üzerinde kardeşimiz yaralandı. Şehitleri rahmetle yad ediyorum. Gazze'deki binaların üçte ikisi yıkıldı. Eğitim ve sağlık alt yapısı çöktü. Netanyahu adını tarihe şimdiden Gazze kasabı olarak yazdırdı.

HESAP VERMELERİ İÇİN TÜM YOLLARI DENEYECEĞİZ

Bu kara leke Netanyahu'ya destek verenlerin de alnına yapıştı. Bu utanç lekesi tarihten temizlenmeyecek. Bir ikisi hariç batılı ülkelerin tepkisizliğini de unutmayacağız. Hesap vermeleri için mevcut tüm yolları deneyeceğiz. İsrail hukuk önünde hesap verecek. Tüm imkanlarımızla Gazzeli kardeşlerimizin yanındayız. Temaslarımızın en önemli konusu Gazze'deki savaştır. İspanya devlet başkanı ile görüştük. Dik duruşları için İspanya'yı tebrik ediyorum.

Yarın Birleşik Arap Emirlikleri'ne gidiyoruz. Gazze için neler yapabileceğimizi değerlendireceğiz. Cuma günü başlayan esir takaslarını ve insani arayı müspet bir gelişme olarak görüyoruz. Gazze'nin ihtiyaç duyduğu malzemelerin bir kısmının bölgeye ulaştırılmasından memnunuz. Ancak ulaşan yardımlar ihtiyaçları karşılamaktan uzak. İsrail köşeye sıkışan Netanyahu'nun daha fazla can almasının önüne geçilmelidir. Antisemitizmi körükleyerek tüm Yahudilerin güvenliğini tehlikeye atıyor. Dünyada İslam düşmanlığı da yükseliyor. Batılı ülkelerin sorumsuz söylemlerinin bedelini bu ülkelerde yaşayan göçmenler ödüyor.

Kuranı kerimi yakanlara gösterilen müsamakar tavır iyi niyetli değil. Bugün de bir Müslüman sorunu icat edilmeye çalışılmakta. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Tek bir vatandaşımızın dahi burnunun kanamasına izin vermeyeceğiz. Gazzeli kardeşlerimize yönelik yardımlarımız devam ediyor.

1500 ton insani yardım malzemesi taşıyan ikinci gemimiz bugün yola çıkıyor. Kanser hastaları ve çocuklar başta olmak üzere Türkiye’ye getirerek tedavileri ile ilgileniyoruz. İnşallah bundan sonra da girişimlerimiz çok boyutlu olarak sürecek. Ateşkesin kalıcı olması için temaslarımıza hız vereceğiz. 

Türkiye Filistinli kardeşlerinin yanındadır. Barışın 1967 sınırları temelinde başkenti doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması ile mümkün olduğunu hatırlatırım.

Ülkemize ve partimize dair hususları da ihmal etmiyoruz. Almanya ve Cezayir ziyaretlerinde ikili ticari, beşeri ve savunma konularını ele aldık. Almanya ile 50 milyar seviyesinde olan ticaretimizi 60 milyara, Cezayir ile olan 6 milyar olan ticaretimizi 10 milyara taşımayı hedefliyoruz. Maldivler'in ziyareti ile bir ilki gerçekleştirdik. Dostlarımızı artırma hasımlarımızı azaltma politikamızı uyguluyoruz. Biz diplomasiyi sıfır toplamlı bir oyun olarak görmüyoruz. Ülkeler arasında anlaşmazlıkların olması doğal. Asıl olan kördüğüme dönüşmeden çözme iradesidir. 7 Aralık'ta yapmayı planladığımız Yunanistan ziyaretine yaklaşımımız bu yönde. İhtilaflarımız dün de vardı bugün de olacak. Bu gerçek aynı iklimi aynı denizi paylaşan iki ülke olarak ortak paydada buluşamayacağımız anlamına gelmiyor. İşbirliğimizi geliştirebileceğimiz pek çok başlık var. Seyahatimizin şimdiden ülkelerimiz açısından yeni bir sayfa açılmasına vesile olmasını diliyorum.

Muhalefetin kara propagandalarına rağmen firmalarımız dünya çapında başarılara imza atıyor. Diğer firmalarımıza da ilham kaynağı oluyor. Dünyadaki krizlere rağmen bu ivmeyi değerli buluyoruz. Bu iklimin güçlenmesi için iş dünyamıza her türlü desteği sağlıyoruz. Her girişimcimizin yanındayız. Merkez Bankamız bu amaçla yeni yatırım taahhütlü kredi programına 100 milyar dolarlık limit tahsil edildi. 3 yıl boyunca toplam 300 milyar lira limit ayrılacak. İhracatçılarımız için günlük reeskont limitlerini 10 kat artırıp 3 milyar seviyesine çıkardık. Her iki kararın özel sektörümüze hayırlı olsun. İhracatımızın da Eylül 2014'ten bu yana 134 milyar dolara çıktığının müjdesini veriyorum.

Deprem bölgesinde fahiş fiyat uygulayanları konuşmaktan hicap duyuyoruz. Depremi siyaseten fırsata çevirmek isteyenler gibi ekonomik kazanca dönüştürmek isteyenler de var. İstismar edenler sandıkta derslerini alıp milli iradenin şamarını yediler. Yapı malzemelerine fahiş fiyatlar söz konusu. Yakın kentlerde yüzde 20 yüzde 30 farkla satılıyor. Bu vicdansızlığın üzerime gideceğiz. Mevcut cezaların 10 kat ağır uygulanmasını sağlayacağız. Bölgede fedakarca çalışan firmalarımıza da her türlü desteği vereceğiz. Yoğun talebin maliyetleri artırdığının farkındayız. Yapım işlerine ek fiyat farkı ve süre uzatımı verilmesine imkan tanıyoruz. 

Yatırımların zamanında tamamlanması için devlet olarak kolaylık gösterip yük alıyoruz. Deprem bölgesinde yürütülen çalışmalara yaklaşımımız bu yönde. Önümüzdeki aydan itibaren deprem konutlarının hak sahiplerine teslimine başlıyoruz.

24 Kasım vesilesi ile marif davamızın öncüsü öğretmenlerimiz ile bir araya geldik.

GÜNCELLENME

Bunları da beğenebilirsiniz

Son Dakika Haberler