Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu - Son Dakika Haberleri
HABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu. İsrail'in Gazze'deki sivil katliamını lanetleyen Erdoğan, ABD'ye de tepki gösterdi. Erdoğan, "Dünya bir hastanın, bir manyağın, bir psikopatın, kanla beslenen vampirin barbarlığını canlı yayında izliyor. Ey ABD bu kan senin eline de bulaştı. Sen de bu soykırımdan en az İsrail kadar sorumlusun." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

Aziz milletim, değerli vekil arkadaşlarım sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum. Bizleri takip eden vatandaşlarıma da sevgi ve saygılarımı iletiyorum.

Yol ve dava arkadaşlarıma buradan selamlarımı gönderiyorum. İstanbul'un fethinin 571. yılını milletçe idrak ediyoruz. 21 yaşında askeri dehası ile abidevi kişiliği ile, ilmi, cesareti ile İstanbul'u milletimize armağan eden Fatih Sultan Mehmet'i ve ordusunu rahmetle yad ediyoruz.

Sultan Fatih, bundan 571 yıl önce İstanbul'u fethederek bir çağı kapatıp yeni bir çağın kapılarını açmıştı. Fetih anlaşılmadan milletimizin Kızılelma ideali anlaşılmaz. Fetih anlaşılmadan gemileri karadan yürüten azim, inanç anlaşılmaz.

İSTANBUL TÜRK'TÜR, MÜSLÜMANDIR

Fetih İstanbul'un karanlık bahtını aydınlığa çevirmek demektir. Fethe işgal diyenlerin, İstanbul duvarlarını zulüm 1453 yazıları ile kirletenlerin, fetihten 250 yıl önce şehri istila edip taş üstünde taş bırakmayan haçlı sürülerinden farkı yoktur. İstanbul'un fetih ruhundan koparılmasına göz yummayacağız. İstanbul Türk'tür, Müslümandır. İstanbul'a şehirlerden bir şehir olarak bakmadık. İstanbul bize ecdadın, tüm neferlerinin, şehit ve gazilerin emanetidir. Ayasofya'yı zincirlerinden kurtarıp Fatih'in mirasına uygun şekilde bu şuurla tekrar açtık. Mührümüzü bunun için vurduk. İstanbul'u korumaya kollamaya, güzelleştirmeye devam edeceğiz. Fetihte yer almış gazi ve şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

Dün 28 mayıs seçimlerinin 1. yıl dönümüydü. Milletimizin tercihine mazhar olarak görevi tekrar üstlendik. Buradan 28 Mayıs'ta rekor oy ile görevi şahsımıza veren aziz milletime en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Sonrasında ifşa olan anlaşmalar ülkemizin nasıl felaketin eşiğinden döndüğünü ortaya koyuyor. Vatan edebiyatı yapanların koltuk uğruna değerlerini nasıl sattıklarını ibretle takip ediyoruz. Ortaya sökülenler buz dağının görünen kısmı. Sinsi ve kirli pazarlıklar suyun altında saklı. Adaylarının bolca vakti varken üzerindeki şüphe bulutlarını temizlemesi önemlidir. Gereksiz tartışmaların içine ülkemizi sürüklemek yerine çıksın soru işaretlerini gidersin. İşaret dili ve imalarla konuşmayı bırakıp her şeyi itiraf etsin. Biz kimin kimi hançerlediği ile ilgilenmedik ama ucundan kan damlayan hançerin milletimizin sırtına saplanmasına da izin vermedik. Milletimizin şahsımıza ve partimize deruhte ettiği mesuliyetin farkındayız. Vatandaşın güvenine layık olmak için koşturmaya devam ediyoruz. 

EY ABD, SENİN DE ELİNE KAN BULAŞTI

İsrail'in Gazze'deki soykırım, Refah'taki saldırılar ile daha kanlı safhaya girdi. Çadırlara düzenlenen saldırılarda 45 masum Filistinli şehit edildi. Görüntülere can dayanmıyor, kalp dayanmıyor. Bir baba kafası kopmuş bebeğini çaresizlik içinde eğer kaldı ise dünyanın vicdanına gösteriyor. Hangi günahından dolayı öldürdünüz, şu masum yavrucuktan ne istediniz, 15 bin masum çocuktan ne istediniz. İçinizde insanlıktan kırıntı kalmadı, hiç mi haddiniz hududunuz yok, insanlığa bu kadar mı düşmansınız, içinizde vicdan kırıntısı da mı yok? Masum bebeğin kafasını kopartmayı hiçbir inanç, ideoloji meşru gösteremez. Dünya bir hastanın, bir manyağın, bir psikopatın, kanla beslenen vampirin barbarlığını canlı yayında izliyor. Ey ABD bu kan senin eline de bulaştı. Sen de bu soykırımdan en az İsrail kadar sorumlusun. Ey Avrupa başkanları bu barbarlığa siz de ortak oldunuz, çünkü sustunuz. Yardım konvoylarını, camileri, hastaneleri vurdular sustunuz. Gazze'de sadece insanlık ölmüyor, bebekler ölmüyor. 

BM, SEN NE İŞE YARARSIN

Gazze'de sadece soykırım yaşanmıyor, basın özgürlüğü, çocuk hakları da ölüyor. Kimse çıkıp da bize ifade özgürlüğünden bahsetmesin. İsrail Gazze'de insanlığı, Avrupa'da kendi değerlerini öldürdü. Her platformda dünya beşten büyüktür diye haykırıyoruz. Ey BM 21. yüzyılda canlı yayında insanlığın soykırımı durduramayacaksan sen ne işe yararsın. Dünyanın geleceği 5 ülkeye kaldı ise ne gerek var o binalara.

Gazze'de BM de ruhu ile birlikte ölmüştür. İslam ülkeleri, ortak karar almak için daha neyi bekliyorsunuz. Tepki göstermek için daha ne olmalı. Gazze sokaklarında şehit naaşlarını köpekler yiyor. İsrailli teröristler Filistinlilerin odalarına girip yatak odalarından fotoğraflar paylaşılıyor. Ne zaman tepki göstereceksiniz, bir araya gelip kararlı duruş sergileyeceksiniz. İslam alemi ne zaman Filistin hakkını onurunu canını koruyacak. Allah bunun hesabını size, hepimize sorar. Bir avuç terörist Müslüman soykırımı yaparken duymazdan görmezden gelene Allah bunun hesabını sorar. İsrail uluslararası hukuk kontrolüne girmeden kimse, hiçbir devlet güvende değildir. Buna Türkiye de dahil. Bu barbarlık Gazze ile sınırlı mı sanıyorsunuz. Kan içmeye doymayacaklar. Sırtlarını sıvazlayanlar olduğu sürece durmayacaklar. Sadece Filistin için değil dünya barışı için de tehdittir. Bu vahşet İnsanlık ittifakı ile durdurulmalıdır.  

Filistin'i devlet olarak tanıyan tüm dost ülkeleri tebrik ediyorum. Şu an 147 ülke Filistin'i ülke olarak tanımış durumdadır. 147 ülkenin ortak kararı 5 üyeden oluşan güvenlik konseyinin keyfine bırakılamaz. Tüm dost ve kardeş ülkeleri bu adaletsizliğe itiraz etmeye davet ediyoruz. Tekrar söylüyoruz dünya 5'ten büyüktür. 47 beşten büyüktür. insanlığın vicdanı beşten büyüktür. Bu işgale son vermeli ve yaptığının bedelini de hukuk önünde ödemelidir. İsrail ve onu destekleyenler bu soykırımın unutulacağını zannediyor. Batı kamuoyunda soykırımlarını unutturmayı başardılar ancak bu soykırım unutulmayacak. Ölen bebekleri dünya unutmayacak. Hastaneleri camileri, kilseler hedef alan bu barbarlık unutulmayacak. Sanatçıları, gazetecileri, bilim adamlarını hedef alan bu vahşet unutulmayacak. Çocuğunu toprağa veren babaları, Filistin topraklarında sahnelenen mezalimi unutturmayacağız. Öğrenciler, akademisyenler Siyonist lobinin baskılarına rağmen soykırıma karşı seslerini yükseltiyorlar. İfade özgürlükleri ellerinden alınmış durumda. Okuldan atılma tehditlerine rağmen gençler Filistin ile dayanışma halindeler. Dünya genelinde Gazze'yi yüreğinden taşıyan herkese dayanışma mesajlarımı gönderiyorum.

İsrail'in yargılanmasına müdahil olma kararı aldık. Elimizdeki tüm belgeleri muhataplarımıza ulaştırıyoruz. İsrail hukuk önünde mahkum edilmeden barış gelmez.

Türkiye'deki darbeleri Filistin davasından ayrı düşünmek mümkün değildir. Darbelerin zamanlamasına bakınca Türkiye'nin Filistin ile dayanışmasını kırmaya dönük olduğunu görürsünüz. 15 Temmuz darbe girişiminin Siyonizm uşağı FETÖ tarafından yapıldığını hatırlatmıştım. İnönü döneminde İsrail devlet olarak tanınmışken Menderes Bağdat paktına katılarak İsrail'i rahatsız etmiştir. Kimse sanmasın ki mesele sadece Filistin, sadece Gazze, Siyonizm'in içerideki tasmalı piyonları ile her ülkeyi karıştırmaya çalışmakta. İşte buna biz dur dedik. Bundan sonra darbeye kalkışan herkes milletin, hukukun ve siyasetin tokatlını bulacaktır.

Türkiye'de darbeler dönemi sona ermiştir. Darbeciler yaptıklarının hesabını verecek, hapiste yaşlanacaktır. Milletin iradesinin ipotek altına alınmasına müsaade etmeyeceğiz. Menderes ve arkadaşlarının mücadelesini sürdürüyoruz.

siyaset kurumu sorunlara çözüm üretmek için vardır. Biz pusulası millete ayarlanmış siyasetin temsilcileriyiz. Bugüne kadar rotamızı daima milletimiz belirledi. İstikametimizi milletimiz çizdi. Elitlere değil halka baktık. Bağıran, çağıranların değil sessiz yığınların sesi olduk. Hayat mücadelesi verenlerle yol yürüdük. Allah'tan ve milletten başkası olmayanlar için siyaset yaptık. Biz yaptıysak milletimiz için milletimizle yaptık. Biz milletimizin şikayetlerine çözüm buldukça desteğini ve duasını esirgemedi bizden. Milletimizin can güvenliğini yakından ilgilendiren sahipsiz köpek sorununa da bu zaviyeden bakıyoruz. Türkiye'de4 milyon civarında sahipsiz köpek olduğu tahmin ediliyor. Bu sayı asimetrik şekilde artıyor. Bununla birlikte kuduz tehdidi büyüyor. Kudur riskli temas sayısı 22023 yılında 438 bina yükseldi. Ankara'da Tunahan çocuğumuz köpekler tarafından parçalandı. Antalya'da Mahra kızımız köpeklerden kaçarken hayatını kaybetti. Bitlis'te Mustafa evladımız Kuduza bağlı olarak acılar içinde can verdi. Medine teyzemiz köpekler tarafından yaralandı. Hemen her gün köpeklerin sebep olduğu ya bir saldırı ya bir yaralanma ya bir kaza haberi alıyoruz. Diğer evcil hayvanlara saldırdıkları ve onları telef ettikleri vakalar var. Koruma altındaki hayvanlara saldırdıklarını görüyoruz. Gelişmiş hiçbir ülkede olmayan bir başıboş köpek sorunumuz var. Bazı ülkeler Türkiye'ye gelecek vatandaşlarını uyarmaya başladı. Kuduz riskinde Türkiye Afrika ülkeleri ile aynı kategoride yer alıyor. Bizim medeniyetimiz merhamet medeniyetidir. Her canlıya merhamet ile yaklaştık.

Bizim şikâyet ilkemiz bellidir. Yaratılanı severiz yaratandan ötürü. Kimse bizim merhametimizi sorgulaması. Kimse bize merhamet üzerinden ders vermeye kalkmasın. Hayvanları koruma kanını biz çıkardık. Hayvanları mal statüsünden çıkarıp can statüsüne biz aldık. Yakala kısırlaştır bir çözüm olmadı. Veriler dünya ülkelerinde de bu metodun sayıyı azaltmadığını gösteriyor. bu meseleyi çözmemiz şart. Tarım bakanlığımız köpek sorununu en ince ayrıntısına kadar çalışmaktaydı. Toplumun büyük kesimi bu meselenin çözülmesini, sokakların herkesi için güvenli hale gelmesini istemekte. Bu çağrıya kayıtsız kalmamız düşünülemez. Mevzuattaki değişiklik ile sahipsiz köpeklerin sahiplenilmesini planlıyoruz. Bakım evi olmayan yerlerde hemen bakım evleri açılacak. Sahipsiz köpekler buralarda bakılacak. Sahipsiz hayvanlar kısırlaştırılıp aşılanacak ve sahiplerine verilecek. Bunu başarabilirsek bir sonraki adıma da ihtiyaç kalmayacağını düşünüyoruz. bu sorunu milletimizin arzu ve beklentileri doğrultusunda çözmüş olacağız.

2 Haziran'da 3 ilçe ve 4 beldede yapılacak seçimler hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

GÜNCELLENME

Bunları da beğenebilirsiniz

Son Dakika Haberler