NASA saniyenin milyarda birini böyle ölçüyor!

NASA saniyenin milyarda birini böyle ölçüyor

Uzayda, olaylar ya çok hızlı yada çok yavaş gerçekleşiyorlar. Yavaş olaylar, yüzyıllardır sahip olduğumuz teknoloji ile – takvimler ve saatler – ölçülebilmekteler. Ancak saniyenin binde biri gibi hızlarda gerçekleşen olayları zamanlamak oldukça zor oluyor.

Haberin Devamı

NASA mühendislerinin Ice, Cloud and Land Elevation Satellite-2 (Buz, Bulut ve Kara Rakım Uydusu-2) veya ICESat-2'yi tasarladıklarında karşılaştıkları problem de tam olarak buydu. Bu uzay aracı, deniz buzu, buzullar, buz örtüleri, ormanlar ve bulutlar gibi Dünya yüzeyinde bulunan çeşitli nesnelerin yüksekliğini ölçmek üzere tasarlanmış durumda.

Doğru ölçüler almak için Advanced Topographic Laser Altimeter System (ATLAS) adı verilen bir araç ile altı yeşil lazer ışını kullanılmakta. Bu lazerler Dünya yüzeyine fırlatılıyor, yansıyor ve geri dönüyorlar. Bu yolculuğun süresi de yansıdığı yüzeyin yüksekliğine göre değişiyor. Ancak problem de tam olarak bu noktada karşımıza çıkıyor.

ICESat-2'nin proje bilim adamlarından Tom Numann'ın da belirttiği üzere "ışık çok, çok hızlı hareket ediyor ve eğer bir şeyi birkaç santimetreye kadar ölçmek için bunu kullanmak istiyorsanız, gerçekten çok çok iyi bir saatiniz olsa iyi olur."

Bu yüzden de bilim adamları, gerçekten çok çok iyi bir saat geliştirdiler. Bu saat, saniyenin milyarda birine kadar doğru bir şekilde zamanı ölçebilmekte. Bu saat, lazerin birkaç fotonunun sinyal algılayıcısına gönderilmesi ile çalışmaya başlıyor ve cihaz, uydu kaydına uzayda tam olarak nerede olduğunu söylüyor. Bu bilgi ile de yerin yüksekliği hakkında daha önceden var olan bilgi ile ışınların tahminen ne zaman geri dönmesi gerektiğini söylüyor. Örneğin Himalayalar üzerine gönderilen bir ışının, Hollanda'ya gönderilen bir ışından çok daha hızlı bir şekilde geri dönmesi gerekiyor.

Haberin Devamı

Sinyal geri geldiğinde, lazerin yeşili ile tamamen eşleşmeyen tüm fotonların ayrıldığı bir filtreden geçiyor. Daha sonra da filtreden geçen yeşil fotonlar sayılıyor ve geri dönmeleri için geçen zaman çok kararlı bir osilator – saniyede 100 milyon kez "tikleyen" küçük bir kristal – kullanılarak ölçülüyor. Bu "tikler" foton sayıcıların üzerindeki elektronikler ile daha da küçük parçalara bölünüyor ve yüzlerce piko-saniyelik bir doğruluk elde edilmiş oluyor. Bu sürecin saniyede yüzlerce kez uygulanması ve aynı arazinin çok kez ölçülmesi ile de, hedef arazinin tam olarak nasıl bir yer olduğunu inanılmaz bir doğruluk oranı ile ölçebiliyorsunuz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: BİLGİSAYARINIZ İÇİN 34 MÜTHİŞ DUVAR KAĞIDI

Haberle ilgili daha fazlası: