GeriÇocuk-Aile Ağız ve diş sağlığı, bağışıklığımızın anahtarlarından biri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ağız ve diş sağlığı, bağışıklığımızın anahtarlarından biri

Ağız ve diş sağlığı, bağışıklığımızın anahtarlarından biri
Abone Olgoogle-news

Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dr. Cengiz Dündar, “Ağız ve dişler sindirim sürecinin başlangıç noktasıdır. Bu açıdan ağız ve diş sağlığı hem sindirim sistemimizin hem de genel vücut sağlığımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Diş çürükleri veya diş eti hastalıkları tedavi edilmediklerinde kalp damar hastalıkları, solunum yolları hastalıkları ve mide bağırsak hastalıkları gibi birçok probleme yol açabilir” dedi.

Türkiye’de 2019 yılında yapılan araştırmaya göre ülkemizde diş hekimine gitme sıklığının 0.9 olduğunu belirten Dr. Cengiz Dündar, “Avrupa ülkelerinde diş hekimine gitme sıklığı yılda 5 iken bu sayı Türkiye’de yılda bir sefer bile değil. Araştırmaya göre Türkiye’de insanların yılda bir kez bile diş fırçası değiştirmediği, kişi başı diş macunu kullanımı da yıllık 89 ml’in üzerine çıkmadığı görüldü. Türkiye’de düzenli diş fırçalayanların oranı %26 oranındayken, yine ülkemizde 4 kişiye yılda 1 adet diş fırçası düşüyor. Türkiye’de 3 kişiden 1’i günde bir kez bile dişlerini fırçalamıyor. Bu tablo açıkçası çok olumlu görünmüyor.” dedi.

Ağız ve diş sağlığı, genel vücut sağlığımızın başlangıcı

Ağız ve diş yapısı iyi bir gülüş, estetik bir yüz açısından hepimiz için önemli olduğunu, genel vücut sağlığımız ve bağışıklığımız açısında anahtar rolünde olduğunu belirten Dündar, “Ağız ve dişlerimiz aynı zamanda bazı hastalıkların belirtilerini de yansıtan bir ayna görevi görmektedir. Bu nedenle ağız ve dişlerimizde bir sorun oluştuğunda tedavi edilmesi gerektiği gibi aksatmadan düzenli kontrol ve bakımdan geçmek çok büyük önem taşımaktadır. Kötü ağız ve diş sağlığı günümüzde tüm toplumları ilgilendiren önemli sağlık sorunlarından biridir. Bireylerin fiziksel sağlığı vücuttaki tüm organ ve dokuların sağlıklı olması ile mümkündür. Bu nedenle ağız ve diş sağlığını bozan faktörler kişinin vücut sağlığını da doğrudan etkilemektedir. Diş çürükleri ve diş eti hastalıkları kalp damar hastalıları, kronik solunum yolları hastalıkları, mide-bağırsak hastalıkları, yüksek tansiyon, kemik erimesi gibi riskleri arttırdığı bilinmektedir. Ayrıca sigaranın diş eti dokularına ciddi zarar verdiğini kesinlikle unutmamak gerekiyor. Nikotin diş eti dokusundaki savunma hücrelerine zarar veriyor ve ne yazık ki oluşturduğu tahribat çok geç fark ediliyor. Ertelenen diş taşı temizliği, diş taşı oluşumunu artırarak ağız kokusu, diş etlerinde kanama gibi sorunlara neden olabiliyor” dedi.

Solunumun yolları açısından da ağız sağlığı büyük önem taşımaktadır

Covid-19 ve mevsimsel nedenlerle meydana gelen enfeksiyon hastalıklarında da artışın gözlendiği şu günlerde vücut sağlığına ve bağışıklığa çok daha fazla önem vermek gerektiğini ifade eden Dr. Dündar, “Her türlü solunum yolu enfeksiyonu açısından değerlendirdiğimizde ağız ve diş sağlığı büyük önem taşımaktadır. Düzenli ağız ve diş temizliği olası solunum yolu, ağız ve burun kanalıyla vücuda girebilecek virüs ve mikroplara set oluşturması açısından ihmal edilmemelidir. Diş eti iltihabı, diş kaybı ve diğer ağız ve diş hastalıkları, koroner arter rahatsızlıkları ve çeşitli kalp hastalıklarının artmasında ciddi risk faktörü oluşturur. Diyabet vücudun enfeksiyona karşı direncini azalttığı gibi diş etlerini de etkiler. Diş eti hastalığı, çürük, diş kaybı, ağız kuruluğu ve çeşitli ağız enfeksiyonları riskini artırır. Diş eti hastalığı diyabetli kişiler arasında daha sık ve şiddetli görülmektedir. Ağız kuruluğu en sık karşılaştığımız problemlerden biridir. Stres birçok hastalıkta olduğu gibi ağız ve diş sağlığını da etkilemektedir ve tükürük salgısını azaltarak ağız kuruluğuna da neden olur. Ağız kuruluğunda çürük oluşumu artar. Parkinson, diyabet, Alzheimer gibi hastalıklarda ağız kuruluğu çok fazla görülür. Ayrıca ağız boşluğunda meydana gelen yaralar bazen ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Ağız içinde oluşan ve nedeni bilinmeyen, 15 günden fazla devam eden, iyileşmeyen yaralar söz konusuysa kesinlikle vakit kaybetmeden diş hekimine başvurulmalıdır” şeklinde konuştu.

Eşyalarınızı kolayca dezenfekte edin!
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle