GeriSeyahat Badem diyarında badem çiçekleri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Badem diyarında badem çiçekleri

Badem diyarında badem çiçekleri

Bu yıl Datça’da ilki düzenlenen ve gelenekselleştirmek istenen Badem çiçeği festivali, Türkiye'nin bir çok yerinden doğa sever ve fotoğraf tutkunları baharı erken karşılamak festivale akınına uğradı. İşte detaylar…

Bilenler bilir Datça’da baharın müjdecileri badem çiçekleriyle papatyalardır. Çiçekler  bir başka açar badem diyarında. Ama erkencidir badem çiçekleri. Ilıman hava göz kırpmaya görsün, hemen kanar, bembeyaz yapar dört bir yanı. Efsanelere konu olmuştur; bir gelinlik giymişcesine beyaza bürününce, Demophon’la Phyllis’in aşkı akla gelir. Kavuşmalarının nişanesidir bembeyaz badem çiçekleri. Çoşkuludur, neşelidir. Sadece dalında değil gönüllerde de açar; yüzlerde tebessüme, yüreklerde sevdaya dönüşür badem çiçekleri. Şairlerin şiirlerine, ressamların tablolarına ilham kaynağı olmaları bu nedenledir. Değil midir ki Alman ressam Van Gogh, yeğeni, adaşı ve vaftiz oğlu için adının verilmesinden dolayı sevincini, ünlü “Almond Blossoms” Badem Ağacı çiçekleri tablosunda resmetmiştir…

Badem diyarında badem çiçekleri

Tabii ki bizden biri ve en anlamlısı, Datça’yla ismi özdeşleşmiş, Datça’yı gönlünde taç yapmış, Datça’nın da kendisini bağrına bastığı büyük Üstat Can Yücel! Bakın şu dizelerinde nasıl da betimliyor badem çiçeklerini… Kibrit çakıyorsun karanlıkta badem çiçeklerini görmek için/ Ve mart denizlerinde tedirgin bir çift  sarnıç gemisi gözlerin/Bir iş açacaksın başımıza yangın mı olur, artık bahar mı? 

Evet Üstat! Yangın değil baharı gördük bu topraklara ayak bastığımız bu gün… Badem çiçeklerini, neredeyse unuttuğumuz coşkuyu, neşeyi yaşadık! Tebessüm yüzümüzden eksilmedi.  Bahar geldi bak! Datça’da, bu coşkuyu yaşamak, yaşatmak ve önümüzdeki yıllarda da gelenekselleştirmek için  ilki bu sene olmak üzere “Badem Çiçeği Festivali” düzenlendiğini duyunca, soluğu yarımadada almak istedim ve yola koyuldum. Türkiye’nin birçok bölgesinden doğa severler ve fotoğraf tutkunları festivale katılmak ve baharı erken karşılamak üzere Datça’ya akın etmişler. Ancak ilk gün Datça, sürpriz bir yağmurla karşılıyor sevenlerini. İkinci günse harika bir havada güne uyanıyoruz. Tam da bahar geldi dedirtecek bir gün! Gün boyu gülümseyen yüzüyle bu coşkuya eşlik eden güneşin katkısı damga vuruyor ikinci güne.

Badem diyarında badem çiçekleri

İlk gün yağan yağmurun etkisiyle bir kısmı dallarına veda etmişse de misafirlerini üzmemek için dalında kalmaya direnen badem çiçekleri bir başka parıldıyor bu gün. İkinci günün en önemli etkinliklerinden Yakaköy’de bulunan UKKSA’daki (Uluslararası Kültür Sanat Akademisi) badem çiçekleri temalı resim sergisinin açılışına katılıyorum. İlgi bir hayli fazla. Birbirinden güzel tablolar oldukça beğeni topluyor. Ardından Yakaköy’den Palamutbükü’ne, ilçe protokolünün de iştirak ettiği, yaklaşık 5 kilometrelik festival yürüyüşüne katıldım.

Yürüyüş esnasında yol boyunca sıralanan, çiçeklerini henüz dökmemiş badem ağaçları altında fotoğraf çektiren, çeken, anı ölümsüzleştirmeye çalışan katılımcıların farklı kompozisyon oluşturma çabaları görülmeye değerdi.   Üç gün süren festival boyunca bir taraftan badem çiçeklerinin muhteşem görüntülerini fotoğraflarken, bir taraftan da Datça Cumhuriyet Meydanı’nda, Eski Datça’da ve Palamutbükü’nde açılan standlarda yöreye özgü başta badem ürünleri olmak üzere, hediyelik eşyalar ve yöresel yemeklerin sergilendiği alanları dolaşıyorum.

Badem diyarında badem çiçekleri

Fotoğraf meraklıları, doyumsuz görünümdeki badem ağaçlarını ve yarımadanın muhteşem görüntülerini deklanşörleriyle ölümsüzleştirme yarışıyla Hızırşah, Palamutbükü, Bağlarözü, Knidos Antik Kenti ve Kumyer arasında mekik dokuyorlar. Başta Cumhuriyet meydanı olmak üzere, Palamutbükü’nde birbiri ardı sıra düzenlenen müzik konserlerinin yanı sıra, yerel dans ve müzik gösterileriyle izleyenlerine keyifli anlar yaşatırken, fotoğraf yarışması, atölye çalışmaları  festvalin coşkusunu bir kat daha artıran etkinliklerden oluyor.

Badem diyarında badem çiçekleri

Etkinlikler boyunca ilçe merkezindeki Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan stantlar en fazla ilgi gören yerlerden biri oluyor. Yöresel el işi takı ürünleri ve hediyelik eşyaların da sergilendiği ve satıldığı bu stantlarda elbette en fazla talep gören ürünlerin başında badem ve yörede üretilen bal oluyor. 300 bin civarında badem ağacı ile ülkemizin neredeyse yıllık üretiminin yarısı bu topraklardan karşılanıyor. Onlarca çeşidi olan bademin bu stantlarda, daha çok sıra badem, nurlu badem ve ak badem olarak tezgahları doldurduğunu gördüm. Bir de kabuklu satılan ve kabuğu dişle kırılabilen dişli badem. Bilmenizi isterim en pahalısı nurlu badem. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki her biri birbirinden lezzetli!…

Badem diyarında badem çiçekleri

 “Badem Çiçeği Festivali”’nde en çok dikkatimi çeken şey, ilçeye gelenlerin etkinliklere ilgi göstermelerinin yanı sıra en çok ziyaret edilen yer Eski Datça ve tabii ki Can Yücel sokağı ve evi oluyor. Üstad’ın evi müze değil ve giriş yapılamıyor tabii ki... Ancak kapısının önünde fotoğraf çekmek ve çekilmek, ünlü şairin uğrak yeri Orhan’ın Yeri’nde dut ağacının aldında bir şeyler içerken yorgunluğun atılması neredeyse klasikleşmiş bir davranış olmuş artık.

Badem diyarında badem çiçekleri

Datça, sadece bir festival kapsamında değil, görülmesi, gezilmesi, unutulmayacak anıların yaşanabileceği en önemli turistik yörelerimizden biri. Datça yarımadası topyekün koruma altında olduğundan bozulmayan doğasıyla görülmeye değer kılıyor kendisini.  “Mavi tur” ların en önemli güzergahları ve duraklarıdır Datça koyları. Karya yolunun en önemli güzergahını oluşturan rotalarda trekking yapabileceğiniz gibi, sörf, yelken vb. su sporlarını yapılabileceğiniz koylarıyla ve en önemlisi bol oksijenli havasıyla Datça, sizi bu yaz karşılamaya hazır.

NEREDE KALINIR?

Datça sakinliği, dinginliği, mütavazı ve butik mekanları tercih edecekler için ideal bir tatil beldesi. Ayrıca yarımada bütünüyle koruma altında olduğu için çok yıldızlı otellerden yoksun. Doğanın korunması açısından sevindirici tabii ki bu durum. Palamutbükü, Ovabükü ve Hayıtbükü’nde pansiyon işletmeciliği yaygın.

Ancak son zamanlarda Datça denilince Eski Datça ve sokaklarında dolaşmayı sevenler ve burada konaklamak isteyenlerin talebi, bu özel beldeye hayranlığın bir hayli artmasından dolayı Eski Datça’da da butik otellerin yavaş yavaş arttığı gözlemleniyor. Bu defa üç gün süren festivali izleyeceğimden, konaklamak üzere bu sezon hizmete giren Kaya Guest House otelini tercih ediyorum. Taş kaplama yapısı, tertemiz odaları, şirin ortamı ve hizmet kalitesiyle memnun kaldığım otel, gerek yöneticileri, gerekse  güler yüzlü personeliyle tercih edilmeye değer.

 Fotoğraflar: Erdoğan GÜMÜŞ

 

 

 Namibya'da yaşayan Himba kadınları sizi çok şaşırtacak...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle