GeriEbru Alper Polikistik Over Sendromu Tanısı Aldım: Beni Neler Bekliyor?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Polikistik Over Sendromu Tanısı Aldım: Beni Neler Bekliyor?

Polikistik Over Sendromu Tanısı Aldım: Beni Neler Bekliyor?

"Polikistik over sendromu (PCOS), yumurtlamanın olmamasından ötürü adet düzensizliğine neden olan ve androjen (erkeklik hormonu) düzeylerinin yüksek olmasıyla seyreden bir durumdur."

Kadınların %5-10’unda görülür. Artmış androjen düzeyleri, yüzde kıllanmada artış, akne ve/veya erkek tipi saç dökülmesine neden olabilir. PCOS’lu kadınların hepsi olmasa da pek çoğu fazla kiloda ya da obez olduklarından, önlem alınmazsa ileriki yaşlarında diyabet, kalp hastalıkları, rahim kanseri ve uyku apnesi açısından risk grubuna girerler.

PCOS vücutta nelere sebep olur?

Hipofizden salgılanan LH’nin (Luteinizan hormon) ve androjenlerin yüksek düzeyleri yumurtlama fonksiyonunu bozar ve adet düzensizliklerine neden olur. PCOS olan kadınlarda yumurtalık çeperinde çok sayıda 4-9 mm arasında küçük foliküller bulunur, zaten polikistik terimi de buradan gelmektedir. Bunların hiçbiri büyüyüp olgun yumurta düzeyine ulaşamazlar. Sonuç olarak, üreme hormonları olan östrojen, progesteron, LH ve FSH (folikül stimülan hormon) dengesi değişir.

PCOS aynı zamanda insülin düzeylerinin de arttığı bir durumdur. Kan glukoz düzeylerini kontrol etmek için bazen artmış insülin düzeyleri gerekir ki, bu durum insülin direnci olarak da tanımlanır. İnsülin direnci ve hiperinsülinemi hem normal kiloda hem de aşırı kiloda olanlarda PCOS’lularda ortaya çıkabilir. Kilosu fazla olanların yaklaşık %35’inde 40 yaş sonrasında Tip 2 diyabet gelişebilir.

PCOS belirtileri nelerdir?

Belirtiler genellikle ergenlik döneminde başlar.

Adet düzensizliği: Yumurtlamanın olmadığı durumlarda endometrium adı verilen rahim iç zarı, adet döngüsü olmadığı için zamanında atılmaz ve kalınlaşmaya devam eder. Bu da geciken adetlerin çok kanamalı olmasına ve uzun sürmesine neden olur. Rahim iç zarının kalınlaşması tedavi edilmediği takdirde, uzun dönemde hiperplazi ve rahim kanseri de gelişebileceğinden, adet gecikmelerinin önüne geçilmelidir. PCOS’lu kadınlarda yıllık adet döngüsü 6-8 civarındadır. Bu durum ilk başlarda pubertede normalken, bazen hastanın kilo almasıyla birlikte bozulabilir.

Kilo artışı ve obezite

Kıllanma ve akne: Özellikle erkek tipi kıllanma; dudak üstü, çene, ense, göğüs, üst batın, kalça iç yanları ve üst kolda izlenir.

İnfertilite (çocuk sahibi olamama): Düzenli yumurtlama olmadığı için gebe kalmada sorunlar yaşanabilir ya da gebeliğe ulaşmak beklenenden uzun sürebilir. Ancak, 6-12 aylık korunmamaya rağmen gebelik olmadıysa, vakit geçirmeden bir uzmana danışılmalıdır.

Kalp hastalığı: Obezite ve insülin direnci koroner arter hastalığına zemin hazırlar.

Uyku apnesi

Tanı

PCOS tanısı klinik bulgular, ultrasonografi ve laboratuvar testlerine dayanılarak konulur.

Adet düzensizliği, gecikmesi, yumurtlamanın olmaması.
Androjen yüksekliği bulguları; akne, tüylenme ya da laboratuvar bulguları.
Ultrasonografide polikistik yumurtalıkların görülmesi.
PCOS tanısı konulmuşsa, insülin direnci varlığını değerlendirmek için mutlaka açlık glukoz ve insülin düzeylerine de bakılmalıdır.

Tedavi

İlk önerilmesi gereken, yaşam tarzı değişikliğidir. Doğru ve sağlıklı beslenme düzenine geçerek insülin direnci ve kilo alımının önüne geçilmelidir. Özellikle de adölesan grupta bu değişikliğin yapılması, sonraki yaşamlarında bu sorundan en az etkilenmeleri için çok önemlidir. Diyetin yanında bilinçli bir egzersiz programı sürecin ilerlemesine yardımcı olur.

Doğum kontrol hapları, adet döngüsünün düzenli işlemesine ve rahim içindeki kalınlaşmanın önlenmesine yardımcıdır. Sanılanın aksine, tüylenme ve akne tedavisi için de etkilidir. Özellikle antiandrojenik etkileri olan doğum kontrol hapları tercih edildiğinde tüylenme ve akne şikayeti azalır. İlaç kullanılırken adetlerin düzenli gelmesi, polikistik overin düzeldiği anlamına gelmez. İlaç bırakıldığında düzensiz adetler genellikle geri gelir. Bu nedenle, doğum kontrol haplarını uzun dönem kullanmak gerekebilir.

Metformin ve benzeri şeker ilaçları insülinin vücutta daha etkin işlev görmesini sağlar, yani insülin direncini tedavi eder. Diyet ve egzersizle birlikte tedaviye eklenirse, kilo vermeye de destek olur. Doğum kontrol hapı tedavide ilk seçenektir, ancak kullanamayan kişilerde ya da belirgin kilo, insülin direnci olanlarda bu grup ilaçlar tercih edilir.

İnfertilite tedavisi yumurtlama probleminin çözülmesine dayanır. Kilo fazlası olan grupta elbette ilk yapılması gereken kilo verilmesidir. Yapılmış çalışmalar, yumurtlama sorunu olan bu grup hastada kilonun %5’inin bile verilmesinin adet döngüsü, yumurtlama ve gebelik üzerine olumlu etkileri olduğunu ortaya koymuştur. Bunun yanında, 1 ya da daha fazla yumurta gelişimini sağlayan, ağızdan alınabilen klomifen ve benzeri ilaçlarla yumurta gelişimi sağlanır. Klomifen kullanan PCOS’lu kadınların %80’inde, yeterli sürede kullanıldığında yumurtlama sağlanır. Sonuç alınamayan durumlarda tüp bebek tedavisi uygulanır.

False