GeriKitap Sanat Üç bacaklı bir yolculuk
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Üç bacaklı bir yolculuk

Üç bacaklı bir yolculuk
Abone Olgoogle-news

Stephen Michael King imzalı 'Üç' bir bacağı olmayan ve görür görmez peşine takılma isteğine karşı koyamadığımız tatlı mı tatlı köpekçiğin hikâyesini anlatıyor.

Hemen söyleyelim, ‘Üç’ bir matematik terimi değil, bir bacağı olmayan ve görür görmez peşine takılma isteğine karşı koyamadığımız tatlı mı tatlı köpekçiğin ismi. Peki, o önde, biz arkada nereye gidiyoruz? Günlerin onun için hop diye geçiverdiği Üç, her gün şehri baştan başa geziyor, etrafı gözlemliyor, burnu nereye götürürse oraya gidiyor. Amaçsız sanmayın, gayet hatırı sayılır bir amacı var ama o şimdilik kalsın.
Bacakları onu nereye isterse götürebildiği için mutlu. Fazla uzun bacaklı, altı ya da sekiz bacaklı ve hatta dört bacaklı olmadığı için de. Kim bilir, dört bacaklı olsa belki de bir sandalye olurdu ve sandalyelerin bir yere gidemediğini herkes bilir.
Üç’ün çevreyi izlerken aklından geçirdikleri kelimenin tam anlamıyla kalplerimize dokunuyor. Bunda yazarın o anların duygusunu okurlara geçirebilme gücünün ve yine aynı kalemden çıkan sıcacık çizimlerin payı büyük.
Üç’ün yolculuğu nerelere kadar uzanıyor, aradığını bulabiliyor mu derseniz şu kadarını söyleyebilirim; günün birinde kanatlı iki bacaklıyla ve pembe dört bacaklıyla karşılaşacağı umulmadık yerlere çıkıyor yolun sonu. En önemlisi de orada üç bacaklı taklidi yapan ve onunla tanışmak için can atan harika biri var.

ÜÇ
Stephen Michael KingÜç bacaklı bir yolculuk
Çeviren: Sarp Dakni
Meav Yayınları, 2021
32 sayfa, 44 TL.






'SAÇMA' DİYE BİR ŞEY YOK!
“Başkalarının kafasından neler geçtiğini hiçbir zaman bilemezsin.”
Gideon Samson’un bol ödüllü kitabı ‘Kullanılmış Şakalar Ya Da Zebra’nın Matematiği’nin sloganı Etgar Keret’nin yukarıdaki cümlesi. Ancak Samson bununla kalmayarak Keret’nin çarpıcı, öngörülemez ve absürt ama çekici bir mizah anlayışı içeren tarzını bir çocuk kitabında ustalıkla kullanıyor.
Samson’ın yarattığı dünya; gerçekliğin eğilip bükülebildiği, nedenselliğin ihlal edildiği ve bir sonraki anın asla tahmin edilemediği bir dünya. Okuyucuya tuhaf ve saçma görünen her şey her gün karşılaştığımız, en sıradan, normal şeylermiş gibi anlatılıyor. Ve bu yanıyla norm dediklerimizi sorgulamaya açıyor.
Bir sınıftaki öğrencilerin sırayla anlattığı 11 öyküden oluşan kitabın ilk bölümünde Imara o gün sınıfa yeni gelen arkadaşından bahsediyor. Bu öğrenci bir zebra ama Imara için anlatılmaya değer tek şey o gün yeni biriyle tanışmış olması ve onunla oynadığı oyunlar.
Şakaların alınıp satılabildiği, iki arkadaşın aynı rüyaları gördüğü, yürürlüğe giren ağlama yasaklarının protesto edildiği ve iki kere ikinin -tabii ki- beş ettiği diğer öykülerde de olduğu gibi tuhaflıkların altı asla çizilmiyor. İlk afallamayı atlattıktan sonra ‘normal’in sınırlarını aşıyor, nedenini, nasılını bırakarak absürt olanın çekim alanına giriyoruz. Hayal gücünün, mizahın ve edebi tadın en özgün haliyle baş başayız artık. Joren Joshua’nın sayfaların arasından fırlayan ve ilk anda kendini ele vermeyen çizimleri de bu zevki ikiye katlıyor.
Zeb’in anlattığı son öyküde geçen düğünün tarihi 30 Şubat’tı. Ve bu sıradışı davete sadece o günün varlığına inananlar katılabilmişti. O davetiyeyi kitabın giriş bileti varsayın, gerçeği baş aşağı çevirin ve 30 Şubatlara inanın, çok ama çok eğleneceksiniz.

KULLANILMIŞ ŞAKALAR YA DA Üç bacaklı bir yolculuk
ZEBRA’NIN MATEMATİĞİ
Gideon Samson
Resimleyen: Joren Joshua
Çeviren: Mustafa Özen
Kırmızı Kedi, 2020
110 sayfa, 22 TL.

False