‘Sonsuzluğun İlk Günü’nün öncesi, 2 bin 635 yıl

‘Sonsuzluğun İlk Günü’nün öncesi, 2 bin 635 yıl

Harun Candan beşinci romanı ‘Sonsuzluğun İlk Günü’nde dünyanın nasıl bir sona ulaşacağına kafa yoruyor. İnsanoğlunun yarattıklarının yıkıcı etkilerinin 2 bin 635 yıllık panoramasını beş kıtadan, merkezine bir madalyonu aldığı romanıyla okuyucusuna sunuyor.

Haberin Devamı

Amerikalı antropolog David Graeber, ekonomik antropoloji alanındaki ünlü kitabı ‘Borç-İlk 5000 Yıl’da standart para tarihinin aslında tam tersi bir yol izlediğini vurgulayarak, “Takasla başladığımız, parayı keşfettiğimiz ve sonunda kredi sistemlerini geliştirdiğimiz doğru değil. Tam tersi olmuş. Önce sanal paranın var olduğunu biliyoruz. Madeni para çok sonra ortaya çıktı, eşit bir şekilde yaygınlaşmadı, asla tamamen kredi sisteminin yerini tutmadı” der. Çok sayıda malın bulunduğu toplumlarda takasla mübadelenin zor olduğu aşikâr. Üzerinde mutabık kalınan bir mübadele aracı, sorunu ortadan kaldıracaktır. Öyle de olur. Para ilk olarak MÖ 7. yüzyılda Lidya Kralı Alyattes’in emriyle altın ve gümüş gibi madenlerden üretilir. Para sadece bir değişim aracı olarak başladığı dünya yolcuğunda ilk andan itibaren dünyanın sonunu getirecek iktidarını kurar. Harun Candan beşinci romanı ‘Sonsuzluğun İlk Günü’nde insanoğlunun yarattıklarının yıkıcı etkilerinin 2 bin 635 yıllık bir panoramasını beş kıtadan, merkezine bir madalyonu alarak oluşturduğu hikâyelerle sunuyor. Candan’ın nüfusun sıfıra indiği dünyayı betimlerken romanına parayı bulan ve dünyanın en ihtişamlı uygarlığını kuran Lidyalılardan başlaması, romanın itici gücünü oluşturuyor.

Lidya, MÖ 536... Dünyanın en zengin, en talihli, en güçlü insanı Lidya Kralı Kroisos bir süredir hiçbir şeyin kendisini mutlu etmemesinden mustariptir. Başvezir Sandaris, kralın yüzünü güldürecek bir hediye arar. Para, kadınlar, zafer duygusu, şöhret, sıhhat, hürriyet, talih, mal mülk sahibi olan kral için hediye bulmak hiç de kolay olmaz. En sonunda kralın hazinelerinin yanında bir hiç sayılabilecek bir madalyon hediye eder. ‘Bugün dünyanın son günü’ yazılı madalyonu takan Kroisos, uzun zaman sonra içtenlikle gülmeye başlar. Henüz zamanı varken hayatın tadını çıkarmasını öğütleyen yazıyı her sabah gören kralın mutluluğu uzun süremeyecektir ama... Kâhinlerin, “Kroisos Perslerle savaşa girerse bir büyük devlet yıkılacak” kehanetini yanlış yorumlayan kralın ve ülkesinin sonu gelir. Kralın kızı Arippe kendisine âşık kölesi ve madalyonla ardına bakmadan kaçar.
Candan, tarihin babası Herodot gibi iki ulus arasındaki savaşı efsaneyle karışık aktarırken coğrafi ve sosyolojik bilgileri de harmanlamayı başarıyor. Yazar ustaca bir kurguyla devam ettirdiği anlatısını 1698’de Korsika’ya taşıyor. Paranın en insanlık dışı değiş tokuş aracı olarak kullanıldığı zamanlarda, yani köle ticaretinin yaygın olduğu Avrupa’da madalyon ölü bir siyahinin boğazında karşımıza çıkıyor. Yazar 1915’te Gelibolu’da bir Mevlevi dervişiyle bir Anzak askerini karşı karşıya getiriyor. İnsanlığı yıkıma götüren savaşları çıkaranların başında geliyor ABD. 1950 Kore Savaşı’nda yaşadığı dehşet sonucu bir Amerikan askeri mahzunlaşıyor, durgunlaşıyor hatta ‘alzheimer’ olana kadar gülüşünü kaybediyor.

Haberin Devamı

Candan çok iyi bir anlatıcı olmasının yanında başka çağlarda, başka yıllarda, başka kıtalarda, başka başka savaşların etkilediği küçük ya da büyük insanların hayatlarından genel bir sonuca ulaşma başarısını yakalıyor. Merak duygusunu kamçılamayı biliyor. Anlatı son bölümde 2099 yılında bir virüsün insanlığın sonunu getirdiği bir bilimkurgu romanına dönüşüyor. Parası olanlar dünyayı bırakıp dünya benzeri bir ülkeye kaçabilse de ya parası olmayanlar...
Bazı önemli ekonomistler “Değiş tokuştan da önce borç -sanal para- vardı” diyorlar. Ne olursa olsun para insanoğlunun hayatına girdikten sonra, yıkımı da beraberinde getirdi. Paranın tedavülden kalkması insanın yok oluşuyla doğru orantılı olacak. Harun Candan’ın okuyucusunu Kroisos’u bekleyen umut dolu günlerden ‘Sonsuzluğun İlk Günü’ne taşıdığı iyi kurgulanmış, iyi anlatılmış, entelektüel geri planı güçlü romanını okumak için son gün gelmeden bir gün zaman ayırın.

Haberin Devamı

‘Sonsuzluğun İlk Günü’nün öncesi, 2 bin 635 yıl
SONSUZLUĞUN İLK GÜNÜ
Harun Candan
Doğan Kitap, 2021
408 sayfa, 44 TL.