Iskalanmış bir öykü ustası

Güncelleme Tarihi:

Iskalanmış bir öykü ustası
Oluşturulma Tarihi: Ekim 14, 2021 22:45

‘Temizlikçi Kadınlar İçin El Kitabı’, ölümünden yıllar sonra yayımlanan kısa ve vurucu öyküleriyle uluslararası üne kavuşan ıskalanmış yazar Lucia Berlin’in Türkçedeki ilk kitabı. 1960’lar ve 1970’ler Amerika’sının ‘kirli gerçeklerini’ tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren Berlin, okurunu soğukkanlılıkla düşünülemez olana doğru yürütmeyi istiyor hep.

Haberin Devamı

Edebiyatın sonradan keşfedilen hazineleri vardır. Yazar, yaşadığı ve yazdığı dönemlerde kimse ilgilenmez kendisiyle ama ölümünden sonra deyim yerindeyse bir fenomene dönüşür. Bu paralelde Türk edebiyatından bir örnek vereceksek; Ahmet Hamdi Tanpınar’ın yaşadıkları neydi, diye sorabiliriz. Tanpınar, kaleminden çıkanların başına gelenler için “sükût suikastı” diyecek kadar ileri gitmişti. Yazdıkları istediği yankıyı yaratmıyordu, karşılığını bulmuyordu ve bu nedenle de yakınıyordu. Fakat bugün kendisinden bahsedilirken “edebiyatımızın doruklarından...” ifadesini çokça okumuşuzdur. Ya Oğuz Atay? Atay, hayattayken “Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?” diyerek okurunu ararken, edebiyatımızda bugün konumlandığı yeri hayal edebilmiş miydi?
Sadece bizde yok böyle hikâyeler. Dünya edebiyatında da bu türden fenomenler var. Yakın zaman önce Türkçeyle tanışan Lucia Berlin de işte bu fenomenlerden. Berlin’in öykülerinin bir araya geldiği kitabı ‘Temizlikçi Kadınlar İçin El Kitabı’ ile merhaba diyoruz yazara. Hayattayken öykülerini kitaplaştıramayanlardan Berlin. Ancak ölümünden 11 yıl sonra yayımlanan ve uluslararası bir üne kavuşan bu kitap, kendisinin dünyaca ünlü yazarlarla kıyaslanmasını sağlıyor. Berlin, 2004’te öldü ve 2015’te bilinen 77 öyküsünden 43’ünün yayımlanmasıyla edebi bir sansasyon haline geldi. Ölümünden sonra gelen bu ünü ise çok uzun yıllar taşıyacağa benziyor, çünkü üzerine değerlendirmeler yazılıp araştırmalara konu olmaya devam ediyor. Amerika’nın kirli gerçeklerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren yazarlar arasında artık Berlin’in de adı anılıyor. Kısa ve vurucu kurgularıyla Berlin, tüm bunların yanında, yazdığı dönem olan 1960’lar ve 1970’ler Amerika’sının gündelik yaşamının da arka sokaklardan bakılarak yazılmış bir panoramasını sunuyor.
‘Kirli gerçekler’ ifadesinden de tahmin edilebileceği üzere huzurlu bir okuma evreni vaat etmiyor okurlarına bu öykülerinde Lucia Berlin. Aynı şekilde rahat koltuklar, güzel kokular, temiz evler de... Çok uzun süre gözden kaçan Amerikalı yazar, okurunu soğukkanlılıkla düşünülemez olana doğru yürütmeyi istiyor hep. Amacı, okurunu silkeleyip rahatsız etmek. Hareketli cümlelerinin arasına sızan melankoli ve kara mizah ise Berlin’in bunu yaparken kullandığı en önemli silahları olarak dikkat çekiyor. Ve tabii ki öykü kişileri... Berlin, okurunda dilediği etkiyi yaratabilmek ve kendi gördüğü gerçekliği en derinden yansıtabilmek için kahramanlarını -aynı zamanda okurlarını da- zorlayıcı süreçlerin içinden geçirebiliyor. Özellikle de Berlin’in kadınları bu anlamda gerçek yükü omuzlanıyor. Hamile bir kadın, çocukları üst katta uyurken zengin kocasının eroin satıcısını Meksika’da öldürebiliyor örnekse Berlin’in dünyasında. Tıpkı gerçeklikte olabileceği gibi.
Berlin’in kadınlarının sınırlarından da konuşmak gerek. Pek çok çilenin içinden geçirmesine rağmen yazarları onları bir şekilde yaşamak zorunda olduklarının bilincinde hepsi. Bu kadınlar, erkeklere kahvelerini verirken bardağın sıcak kısmını tutarlar, uyandıklarında sıcak olsun diye iç çamaşırlarını ütülerler ancak bastırılmış hayal kırıklıkları hiçbir zaman yüzeyden uzak değildir. Bazıları, yaşadığını hissetmek için postacının hayatını tehlikeye atmalı ya da bir fenerden çıkan alevin bir perdeyi tutuşturmasını izlemelidir. Erkekler ise bu öykülerin ‘öteki’leri. Berlin, kadın dünyasının anahtarını tutuyor elinde.
Pek çok duygunun, olayın, kesişimin aynı anda yaşandığı öykülerin sahibi Berlin. Ayrıntılar keskin ve komik. Ancak hiç bitmeyen bir hüznü de taşıyorlar sürekli. Bir yanda inanılmaz gerçek bir dünya, öte yanda hayal âlemi gibi ancak düş gücüyle meydana getirilebilecek bir kurmaca. Tıpkı tüm bir kitap boyunca zulüm ve merhametin de iç içe görüleceği gibi zıtlıkların ördüğü bir evren olan ‘Temizlikçi Kadınlar İçin El Kitabı’, ıskalanmış bir öykü ustasıyla tanıştırıyor bizi.

TEMİZLİKÇİ KADINLAR İÇİN EL KİTABI

Iskalanmış bir öykü ustası

Lucia Berlin
Çeviren: Aylin Ülçer
Siren Yayınları, 2021
430 sayfa, 45 TL.

BAKMADAN GEÇME!