‘İnsan aşkın içinde kendini unutur’

Güncelleme Tarihi:

‘İnsan aşkın içinde kendini unutur’
Oluşturulma Tarihi: Ocak 27, 2023 10:22

Dördüncü romanı ‘Uzak Bir Masal’da kırık bir aşkın yaralarını sarmaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatan İrem Uzunhasanoğlu, “Aşk geldiğinde bununla nasıl başa çıkılacağını bilemeyiz, ‘ben’ değil ‘biz’ olunca kendinden ödün vermeye başlarız” diyor.

Haberin Devamı

Romanlarınızda aşk ön plana çıksa da aslında ana motif kadınların kendilerini var etmesi mi?
Yazdığım dört romanımda da temel meselem hep kadının kendini var etmesi, gücünü keşfetmesi, sesini bulması, aidiyetini sorgulaması ve toplumsal cinsiyet rollerine göre kendini konumlandırmasıydı. Romanlarımda kadınlar hep içsel bir yolculuğa çıkıyor ve bu yolculukta kendisini keşfetme ya da yeniden var etme sürecine yüreğini açıyor. Bu meseleyi ilk romanımda mübadil bir kadının çeyiz sandığına sığdırdım, diğerinde bir okul yatakhanesinin ıssızlığına ve bu romanımda da bir Doğu kasabasının şefkatli kucağına. Söz konusu insan olunca da aşk ister istemez sızıveriyor metinden içeri. Çünkü aşk insan ruhunun olmazsa olmazı.

Romanın anlatıcısı Neylan’ın kendini bulma öyküsü de kırık bir aşk hikâyesinden sonra başlıyor. Aşk, kadınların kendini bulmasının önünde bir engel mi?
‘Uzak Bir Masal’ın kadın kahramanı Neylan, belki çocukluk travmalarından, belki de kendisine verilen değersizlik hissinden bu aşkın içinde çok fazla hasar alıyor. Tutkulu aşk marazi bir duygudur, aşk geldiğinde bununla nasıl başa çıkılacağını bilemeyiz, insan aşkın içinde kendini unutur, ‘ben’ değil ‘biz’ olunca kendinden ödün vermeye başlar. Bir taraf fazla sevince şiraze kayar ve dibe çöküş hızlanır. Ben aşkı değil, insanı zehirleyen bir aşkın yarattığı çöküş sonrası yeniden ayağa kalkma halini anlatıyorum.

Haberin Devamı

‘Uzak Bir Masal’ın orta yerinde narsist bir erkek ve kadınlara yaptıkları var. Kadınlar neden kendilerini kandırıyor?
Bu sorunun girift bir yanıtı var. Kadının doğuştan gelen yuvayı kurma, bozulan yuvayı onarma, tamir etme içgüdüsü var, buna bilinçaltımızın derinlerine işlenmiş mitsel kadın arketipleri ve de kadına biçilen toplumsal roller eklenince kadınların çoğu eril güce boyun eğmeye meyilli olabiliyor. Sınıfsal, sosyolojik ve ekonomik boyutlarda bakınca “Şimdi ayrılırsam insanlar ne der?” veya “Senelerce emek verdim, ayrılamam” gibi kaygılarla erkeğe karşı affedici olabiliyor. Tüm bu saydıklarıma baskıcı aile, travma ve değersizlik hisleri de binince Neylan gibi kısırdöngünün içine sıkışıp gidemeyen ve çaresizce her durumu kabullenen kadınlarla karşılaşıyoruz. Bir diğer mesele de ev nedir? Sevdiğimiz insanın dizinin dibi midir, çatısı, kapısı olan fiziksel bir yapı mı? Ev kendimiz midir?

Haberin Devamı

Neylan’ın kendi masalını uzaklarda bulmasının bir nedeni var mı?
Zor bulunan ve seneler sonra gelen bir masal olmasını istediğim için onu bir Doğu kasabasına sakladım. Masal izleğini kullanırken aklımda hep iki krallık arası yolculuğa çıkan ve dere tepe düz giden kahramanlar vardı. Kahramanımın hem iç hem de dış yolculuğu uzak ve meşakkatli olsun istedim. Çünkü hepimiz bedeli ödenmiş hikâyeler yaşıyoruz.

Günümüzde erkekler ve bağlanma sorunu epeyce yer tutuyor aşk anlatılarında. Romantik aşk bitti mi?
Bu sorunu sadece erkeklerin üzerine yıkmak yanlış bir tespit olur diye düşünüyorum zira esas mesele ‘insan’. Bu çağa ait yeni kavramlar oluştu, ‘toksik’, ‘narsistik birey’, ‘gaslighting’ gibi yeni jargonlar türedi. Uzman teşhisi olmadan herkes kendi ilişkisine ‘toksik’ diye damga vuruyor. Oysa başka bir şeyi gözden kaçırıyoruz. Romantik aşk 19. yüzyıl romanlarında kaldı, 20. yüzyılda Hiroşima bombası insanı parçalayıp böldü, 21. yüzyılda da dijital devrim bizleri çabuk tüketime ve bireyselleşmeye dönüştürdü. Artık sevdiğimizden gelecek mektubu aylarca beklemiyoruz. ‘Jane Eyre’ romanında kahramanın “Sanki sol kaburgamın altından bir ip sımsıkı senin sol kaburgana bağlı” dediği gibi derin sevmiyoruz. Mavi tiklerin, hızlı akan tweet’lerin, hafta sonu hızla tüketilip unutulan dijital dizilerin, estetize edilen görsel bir dünyanın kurbanları olduk.

Haberin Devamı

‘İnsan aşkın içinde kendini unutur’
Uzak Bir Masal
İrem Uzunhasanoğlu
Doğan Kitap, 2023
296 sayfa.

BAKMADAN GEÇME!