‘Hayatın hayal gücü bizimkinden daha geniş’

Güncelleme Tarihi:

‘Hayatın hayal gücü bizimkinden daha geniş’
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 03, 2023 17:24

Ceylin Erbak Aytekin, ‘Zamandan Kaçan Ayrılık’ adlı öykü kitabından sonra şiirlerini bir araya getirdiği ‘Bahar Düşü’ ile okuyucu karşısında. Şiirlerini Aytekin’den dinledik.

Haberin Devamı

‘Zamandan Kaçan Ayrılık’ adlı ilk öykü kitabınızın ardından şiir kitabınız ‘Bahar Düşü’ geldi. Yazmaya nasıl başladığınızı ve bu yazıların nasıl kitaba dönüştüğünü bizimle paylaşır mısınız?
Haldun Taner’in bir benzetmesi var; “Nasıl bir marangoz dükkanını açıp sabahleyin çalışmaya başlıyor; sen de yazar olarak dükkanını açıp çalışacaksın. Her gün yazacaksın.” Her sabah ilk iş şiir yazarak başladım güne. Güzel-çirkin ya da ilham var-yok demeden. Bazen o sabah uyandığım bir histen, bazen balkonda gördüğüm bir sahneden, bazen de çektiğim fotoğraflardan aldığım bir ilhamla. Oğluma hamile olduğum dönemde bu şiirleri derleyip kitap haline getirmeye karar verdim. Arzum o doğmadan kitabı yayınevine teslim etmekti. Yazdığım şiirlerimi topladım, elekten geçirdim, bazısını yalınlaştırdım, bazısını zenginleştirdim ve hangi temalar altında buluştuklarını tespit ettim. Akabinde de doğa, hayat ve insan başlıklarına ayırarak kitabı hazır hale getirdim.
Nitekim geçen senenin temmuzunda, bir pazartesi kitabı Karakarga’ya teslim ettim, aynı hafta perşembe günü de oğlumuzu kucağıma aldım. O anlamda ‘Bahar Düşü’nün benim için özel bir anlamı var. İthaf kısmındaki şiirimin varlığı da bu sebepten:
hayat demiş rüya
hayat güzel de,
engin mi?
engin sonsuz da,
derin mi?
peki, bu sevi demiş rüya…
gerçek mi?
ya da belki…
gerçeğin ötesi mi?

Haberin Devamı

İkinci kitabınızda şiire yöneldiniz. Bu değişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şiir yıllar evvel öyküyle birlikte ilk yazmayı denediğim türdü. Zaman içinde, şiirin yalınlık içinde aktardığı derin anlamlar beni kendine doğru çekti. Yazılarımda en az kelimeyle en çok anlamı aktarabilmek, okuyucuya yoğun duygular hissettirebilmek benim için oldukça önemli. Öyküde de benzer bir durum söz konusu. Okuyucuya uzun olmayan bir kurgu veya durum sunarak onun bir dünya kurmasına olanak sağlıyorsunuz, okuyucunun kalbine-zihnine bir tortu bırakıyorsunuz. Öyküde de, şiirde de duygu ve düşünceleri ezcümle aktarmaya çalışıyorsunuz. Fikrinizi ve anlatınızı olabilecek tüm fazlalıklardan arındırıyorsunuz ve özünü okuyucuya ulaştırıyorsunuz. O anlamda, farklı bir türe yöneldim ama kendi içinde tutarlı bir değişim olduğuna inanıyorum.

‘Bahar Düşü’ de aslında doğaya, hayata ve insana dair dizeleriyle çevreci bir yaklaşım sunuyor. Sanatınızın evrenle ilişkisini anlatabilir misiniz?
havalar ısındı mı?
mavi, göğe çıktı mı?
mevsimler bizimle kaldı da,
tomurcuklar açtı mı?
memleketimde yazdan önce bahar vardı.
vaktiyle yazları dolu yağmazdı.
kırkikindi yağmurları…
bu yıl da geç kaldı.
Şiirlerimde, hayatlarımızın merkezinde olması gereken ancak toplum olarak önceliklendirmediğimiz konulara değinmek bilinçli bir tercihti. Nitekim iklim krizi de bunlardan biri. Sanatın duygulara olduğu kadar toplumsal konulara ve sorunlara da dikkat çekmesi gerektiği inancındaydım. Bu dünya ve topraklar üzerinde sevgiye, saygıya, özveriye, iyiliğe ve hakkaniyete ihtiyacımız var. Sadece insandan insana değil. İnsanın kendine olduğu kadar tüm canlılara ve içinde yaşadığı dünyaya karşı da sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. İşte bu yüzden, elimden geldiği ölçüde iyi yaptığıma inandığım bir alanda duyarlı bir duruş sergilemek ve bu duruşla birilerinin kalbine, zihnine dokunmak benim için oldukça kıymetli.

Haberin Devamı

‘Bahar Düşü’nün hayal teması etrafında şekillendiğini görüyoruz. Bir hayalperest olarak henüz düşlerini gerçekleştirememiş olanlara tavsiyeleriniz var mı?
‘Bahar Düşü’ hayal teması etrafında şekilleniyor gibi görünse de özünde oldukça gerçekçi bir şiir kitabı. Ve bu hayatta bir şey değilsem, sanırım o da hayalperest biri olmak. Ancak bu iyiliğe, hayallere, sevgiye, zarafete ve masumiyete inanmadığım anlamına gelmiyor. Galiba dayanıklılık gösterebilmek ve çalışmak verebileceğim tek tavsiye olurdu. Evrenin eylemi desteklediğine inanıyorum. İnsan ne zaman gerçekten emek harcıyor; işte o zaman evren kapılar açıyor, kapılar kapıyor. Bu açılan-kapanan kapılar sayesinde de insan bir yolda ilerliyor. Yeterince yürüdüğünüzde yol, kişiyi mutlaka bir yere çıkarıyor. Bazen hayal ettiğinizden uzak bir yerde buluyorsunuz kendinizi ama bu, vardığınız yerin sizin için kötü bir yer olduğu anlamına gelmiyor. Hayatın hayal gücü bizimkinden her zaman daha geniş bence… Kendi hayallerimize olduğu kadar, hayatın bizim için kurduğu hayallere de alan açmak güzellikler getirebiliyor.

Haberin Devamı

Sırada ne var?
‘Zamandan Kaçan Ayrılık’tan sonraki planım bir novella yazmaktı ama kalbim beni şiirlere götürdü. Şu andaki arzum şiirlere başlamadan önce planladığım gibi novellaya geri dönmek. Tabii, yazdıklarım beni nereye sürükler ben de bilmiyorum.

Bahar Düşü
Ceylin Erbak Aytekin

‘Hayatın hayal gücü bizimkinden daha geniş’

Karakarga Yayınları, 2023






Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!