Gökten düşen minik tohum...

Güncelleme Tarihi:

Gökten düşen minik tohum...
Oluşturulma Tarihi: Haziran 09, 2023 16:11

Marianne Dubuc kitaplarında hayvanlar ve doğa daima başroldedir. Köstebeğinden karıncasına, solucanından faresine, rengârenk çiçeklerden sararıp solmuş bir yaprağa kadar her birine pay verir hikâyelerinde.Bu defa minicik bir tohum var başrolde...

Haberin Devamı

Marianne Dubuc kitaplarının şaşmaz özelliklerinden biridir çizimlerdeki ayrıntı zenginliği. Detayları yakalamaya çalışmak, minik sürprizlerle karşılaşmak, uzun uzun resimlere dalmak bile başlı başına keyif verir. Hayvanlar ve doğa daima başroldedir. Köstebeğinden karıncasına, solucanından faresine, rengârenk çiçeklerden sararıp solmuş bir yaprağa kadar her birine pay verir hikâyelerinde.
Bu defa minicik bir tohum var başrolde. Ama önce ‘Yako’nun Bahçesi’nin diğer sakinlerini tanıyalım. Aslında sıradan bir bahçe burası. Tüm bahçeler gibi toprağın üstünde ve altında yaşayanlar var. Bay Bahçe Cücesi ve Yako yukarıdakiler, köstebek Çörek, fare ailesi, solucan Pino ve karınca Mini’yse toprağın altındakiler. Ve hepsi de çok mutlu. Ta ki, gökten pat diye minik bir tohum düşene kadar.
Tohumcuk o kadar çabuk filizlenip kök salıyor ki “bütün bahçeyi ve evleri mahvediyor”. Hani şu, hadsizce büyüyüp ‘manzarayı kapatan ağaçlardan’ farkı yok yani. Hem bizim tohumun günahı daha fazla, gittikçe büyüyen kökleri yüzünden Çörek’in banyosu kullanılamaz hale geliyor, Bahçe Cücesi evinden çıkamıyor, karıncalar sürekli köklerin etrafından dolanmak zorunda kalıyor, fare ailesinin ikinci kez taşınması gerekiyor. Anlayacağınız bu durmaksızın büyüyen bitki kesilmeyi sonuna kadar hak ediyor.
Peki, ya her şeye rağmen bu bitki o kadar da kötü değilse?

YAKO’NUN BAHÇESİ

Gökten düşen minik tohum...

Marianne Dubuc
Çeviren: Ece Erbay Nahum
Redhouse Kidz, 2023
28 sayfa.






HAYVANLARDAN ATASÖZLERİNE İTİRAZ VAR!

Bay Dingo’nun ahırında atasözleri üzerine hararetli mi hararetli bir tartışma var: Sen eşek olduktan sonra semer vuran çok olur, kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez, inek gibi süt vermeyen öküz gibi çift sürer, koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi denir...
Ahır sakinleri bu sözlerin kendilerini ne kadar kırdığından bahsedip sitem ediyorlar boyuna. Hatta insanların, hayvanların arasını bozmaya çalıştığını düşünenler bile var içlerinde.
Hele Karga Gara öyle dolmuş ki yakındıkça yakınıyor: Niye yavrusunu şahine benzetecekmiş ki, kendi yavrusu yine ona benzermiş, hem şahinler de bu sözü duyduklarından beri kendilerini bir şey sanıyorlarmış, tüm bunlar çok ağırına gidiyormuş... Haksız da sayılmaz hani.
Gülsüm Koçak Sönmez daha önce ‘Karga Karga Pırt Dedi’ adlı kitabıyla eğlenceli hikâyeler eşliğinde deyimlerin komik taraflarını anlatmıştı çocuklara. Bu defa atasözlerine bambaşka bir açıdan bakıyor. Her ne kadar atasözleri dili zenginleştirse de cinsiyet, din ve ırk ayrımcılığını tetikleyen pek çok atasözünün olduğu da bir gerçek. Gülsüm Koçak Sönmez ise hayvanlarla ilgili bu türden atasözlerini sıralayarak herkesi düşünmeye davet ediyor. Hem de mizah dolu, çok eğlenceli bir öyküyle.
Hayvanlar bakıyorlar ki olacak gibi değil, bir liste yapıp Bay Dingo’ya anlatıyorlar konuyu. Elbette onları böylesine üzen bir konuda Bay Dingo da eli kolu bağlı oturacak değil, Sözlük Yapıcılar Kurumu’nda alıyor soluğu. Artık ellerindeki dilekçeye bakıp bakıp kurumdakiler düşünsün ne yapacaklarını. Çözüm bulmazlarsa da kendileri bilirler; bizimkiler kararlı, pilavdan dönenin kaşığı kırılsın.

BAY DİNGO’NUN AHIRI
Gökten düşen minik tohum...

Gülsüm Koçak Sönmez
Resimleyen: Miray Durgut
Dinozor Çocuk Yay., 2023
96 sayfa.

BAKMADAN GEÇME!