GeriKitap Sanat Büyük İstanbul kapışması
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Büyük İstanbul kapışması

Büyük İstanbul kapışması
Abone Olgoogle-news

Özel bir tasarımla, Sakine Korkmaz editörlüğünde okura sunulan ‘Aynı Rüyanın İçinde Ara Güler Ahmet Hamdi Tanpınar’ adlı kitap, Tanpınar’dan mülhemle söylersek, ne içinde ne de dışında kalabildiğimiz İstanbul’a yazıklanmanın da bir değerli belgesi.

Hep bir İstanbul ‘kapışması’ olmuş geçmişte. Her ne kadar kelimenin sertlik içeren çağrışımı can sıksa da asıl zamana yayılan ve dinmeyen bir talandan söz edilebilir. Kapışmadaki gizli rekabet, talan edenin tek yönlü iktidarı düşünüldüğünde masum sayılır. Kim bugün İstanbul sevgisinden, onu kutsal bilmekten bahsetse talana dikkat kesilmek gerekir. Ne var ki bazen farklı zamanlarda farklı gerekçe ve bağlamlarla İstanbul’a uzanmış eller birleşebilir, onun artık kayıp bitmiş değerlerine, güzelliklerine ayna tutabilir.
Kendisini bir fotomuhabiri olarak tarih yazıcısı diye tanımlıyordu Ara Güler. İstanbul’u da fotoğraflarken, kartpostal bakışından çıkıp aktüel olanın ruhunu yakalayabilmesi bu sebeptendi. İşçileri, mezarlıkları, tramvayları, kışları, balıkçıları, seyyar satıcıları, insanları fotoğraflarken bu ilkeden, gerçekçi bir fotomuhabirinin tarih yazıcısı olmasından hareket ediyordu. Kaydettiği İstanbul nostaljik değil, değişimin bütün canlılığını üstünde taşıyan bir çaresizdi. Fakat özellikle 1970’lerden sonra öyle bir talan dalgası geldi ki, Ara Güler’in İstanbul’u klasik oldu.
Ahmet Hamdi Tanpınar ise bambaşka bir zaviyeden yazmıştı şehri. Düşünce ve sanat duyuşunun poetik mekânıydı. Onu düşünmek ve yazmak salt bir yazı eylemi değil adeta ontolojik bir vakıaydı. Tarih, psikoloji, felsefe, inanç, edebiyat iç içe geçiyor, bir büyük yapılışın, bir görkemli inşa faaliyetinin odağı oluyordu. Ara Güler sokakta dolaşırken Tanpınar düş kuruyordu şüphesiz. ‘Beş Şehir’in İstanbul bölümü ve ‘Yaşadığım Gibi’ devreden çekildiğinde doğası gereği daha soyut bir İstanbul söz konusuydu. Yine, onun idealize ettiği değerler, özellikle muhafazakâr güçler tarafından sonunda ‘rant’la kavramsallaştırıldı.

Dergâh Yayınları, ‘Aynı Rüyanın İçinde Ara Güler Ahmet Hamdi Tanpınar’ adlı kitapla; mimar Ali Sina Üstün’ün Ara Güler gözüyle Tanpınar duyuşunu buluşturma düşünü hayata geçirdi. Yazı ve fotoğraf ‘arasında’, siyah beyaz fotoğrafın yüksek çağrışım ve bilgi aktarma gücünü izleyebiliyoruz. Tanpınar’ın metinleri ise ‘arada’ dolaşan ruhlar gibi. Bizi içine çekiyor, sözün yüksek diyalektiğiyle buluşturuyor. Kendisine özgü üslupla ‘Huzur’ yazarı, İstanbul’u şehir yapan espriyi gözler önüne seriyor.
Ara Güler gösterirken Tanpınar sezdiriyor. Tarih ve kültür bilgisi Tanpınar’da şehre elektrik akımı gibi yayılırken, Ara Güler o akımla aydınlanan sokak lambasının aydınlattığı anı ölümsüzleştiriyor. Bir tür bağdaştırma işi olsa da bu, sonuçta bir kazı çalışması. Keşke bugünün yazarları yazsa da fotoğrafçılar onu çekse. Güncellik akışı sağlansa! ‘Kapışma’nın ayrıntıları belgelense.
Sanat türleri arasında yapılacak köprü çalışmalar, sanatçılar kadar üzerine eğildikleri hayatın özüne ilişkin meselelerin kavranmasını da kolaylaştırıyor. Özel bir tasarımla, Sakine Korkmaz editörlüğünde okura sunulan kitap, Tanpınar’dan mülhemle söylersek, ne içinde ne de dışında kalabildiğimiz İstanbul’a yazıklanmanın da bir değerli belgesi. İyi ki yazarlar yazmış fotomuhabirleri kaydetmiş. Yoksa acısını duyacağımız bir değer de kalmazdı elde.
Not: ‘Aynı Rüyanın İçinde Ara Güler Ahmet Hamdi Tanpınar’ başlıklı sergi, 28 Şubat 2021'e kadar Bomontiada'daki Ara Güler Müzesi'nde görülebilir.

Büyük İstanbul kapışmasıAYNI RÜYANIN İÇİNDE ARA GÜLER AHMET HAMDİ TANPINAR
Editör: Sakine Korkmaz
Dergâh Yayınları, 2020
248 sayfa, 232 TL.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle